Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası, idarenin bir taşınmaza kamulaştırma yapmadan veya kamulaştırma bedelini ödemeden fiilen ya da hukuken müdahale etmesi sonucu, taşınmaz malikinin uğradığı zararın giderilmesi amacıyla açılan bir tazminat davasıdır. Bu dava ile malik, taşınmazın bedelinin ödenmesini, müdahalenin önlenmesini veya uğradığı zararın tazmin edilmesini talep edebilir.
Uygulamada kamulaştırmasız el atma çoğu zaman yol yapılması, park düzenlenmesi, elektrik hattı geçirilmesi veya imar planı ile taşınmazın kullanımının uzun süre engellenmesi şeklinde ortaya çıkar. Bu tür müdahaleler, mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelir ve malike dava açma hakkı verir.
Bu yazıda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasının hukuki şartları, talep edilebilecek haklar, tazminatın nasıl hesaplandığı ve yargılama süreci uygulamaya dönük şekilde ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Kamulaştırmasız El Atma Nedir?
Kamulaştırmasız el atma; idarenin bir taşınmaza kamulaştırma usulünü işletmeden veya kamulaştırma bedelini ödemeden fiilen müdahale etmesi ya da aldığı idari kararlarla taşınmazın kullanımını önemli ölçüde kısıtlaması sonucu ortaya çıkan hukuka aykırı bir müdahaledir. Bu durumda idare, mülkiyet hakkını sınırlamakta ancak kamulaştırma hukukunun öngördüğü usul ve güvenceleri yerine getirmemektedir.
Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırma ancak taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi şartıyla yapılabilir. Bu nedenle kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaza müdahale edilmesi, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup, taşınmaz malikine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açma hakkı verir.
1.1. Kamulaştırmasız El Atma Türleri
Kamulaştırmasız el atma, müdahalenin niteliğine göre genel olarak fiili el atma ve hukuki el atma olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayrım, davanın hangi mahkemede açılacağı (görevli mahkeme), ispat araçları ve tazminatın belirlenmesi bakımından büyük önem taşır.
- Fiili El Atma
Fiili el atma, idarenin taşınmaza doğrudan fiziksel müdahalede bulunması ve taşınmazı fiilen kullanmaya başlaması durumudur.
En Sık Karşılaşılan Örnekler:
- Altyapı Çalışmaları: Taşınmaz üzerinden yol, su hattı veya kanalizasyon geçirilmesi.
- Üst Yapı Çalışmaları: Taşınmaz üzerine okul, hastane, karakol veya park yapılması.
- Enerji Nakil Hatları: Araziden elektrik hattı geçirilmesi veya pilon (direk) dikilmesi.
- İşgal: Taşınmazın herhangi bir tesis kurulmaksızın depo, şantiye veya otopark olarak fiilen kullanılması.
Fiili el atmada taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı somut ve fiziksel bir şekilde ihlal edilir.
- Hukuki El Atma
Hukuki el atma ise idarenin fiziksel bir müdahalede bulunmamasına rağmen, aldığı idari kararlar (genellikle imar planları) nedeniyle taşınmazın kullanımının uzun süre engellenmesi veya mülkiyet hakkının özünün zedelenmesi durumudur.
konuyla ilgili detaylı bilgi almak İçin Hukuki El Atma (İmar Kısıtlaması) Nedir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
En Sık Karşılaşılan Örnekler:
- İmar Kısıtlamaları: Taşınmazın imar planında “yeşil alan”, “park” veya “okul alanı” olarak ayrılması ve üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen kamulaştırılmaması.
- Eylemsizlik: Kamulaştırma kararı alınmasına rağmen idarenin süreci tamamlamaması ve mülk sahibini belirsizliğe terk etmesi.
- Ekonomik Kayıp: Taşınmazın fiilen kullanılabilir olmasına rağmen, hukuki kısıtlamalar nedeniyle satılamaz veya üzerine inşaat yapılamaz hale gelmesi.
Önemli Ayrım:
Fiili el atma durumunda davalar genel olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri‘nde görülürken; hukuki el atma nedeniyle açılacak davalar kural olarak İdare Mahkemeleri‘nde çözümlenmektedir. Yazımızın devamında özellikle “Fiili El Atma” nedeniyle açılan tazminat davalarına odaklanacağız.
2. Kamulaştırmasız El Atmanın Şartları
Kamulaştırmasız el atmanın varlığından söz edilebilmesi için, idarenin taşınmaza yönelik müdahalesinin belirli hukuki unsurları taşıması gerekir. Bu unsurlar, hem doktrinde hem de yargı kararlarında kamulaştırmasız el atmanın tespiti bakımından temel kriterler olarak kabul edilmektedir.
- Taşınmazın Özel Mülkiyete Konu Olması
Kamulaştırmasız el atmanın varlığından söz edilebilmesi için, müdahale edilen taşınmazın gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait olması gerekir. Kamu malları üzerinde yapılan işlemler kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilmez.
- Müdahalenin Kamulaştırma Yetkisine Sahip Bir Kamu İdaresi Tarafından Yapılması
Kamulaştırmasız el atma, ancak kamulaştırma yetkisine sahip bir kamu tüzel kişisinin taşınmaza müdahale etmesi halinde söz konusu olur. Bu nedenle müdahalenin belediye, bakanlık, il özel idaresi veya benzeri bir kamu idaresi tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir.
- Müdahalenin Kamu Yararı Amacıyla Yapılması
Kamulaştırmasız el atma genellikle kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen müdahaleler sonucunda ortaya çıkar. Yol yapılması, altyapı tesis edilmesi veya taşınmazın kamu hizmetine ayrılması gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilir.
- İdarenin Taşınmaza Sahiplenme İradesiyle Hareket Etmesi
Kamulaştırmasız el atmanın varlığı için idarenin taşınmaza geçici değil, kalıcı nitelikte bir müdahalede bulunması ve taşınmazı iade etme niyetinde olmaması gerekir. Başka bir ifadeyle, müdahalenin süreklilik arz etmesi ve taşınmazın kamu hizmeti amacıyla fiilen kullanılmaya başlanmış olması gerekir.
- Taşınmazın Malik Tarafından Kullanımının Engellenmiş Olması
İdarenin müdahalesi sonucunda taşınmaz malikinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin fiilen ortadan kalkması veya önemli ölçüde sınırlandırılması gerekir. Taşınmazın kullanılamaz hale gelmesi veya ekonomik değerinin ciddi şekilde azalması bu şartın gerçekleştiğini gösterir.
3. Kamulaştırmasız El Atma Durumunda Açılabilecek Davalar
Kamulaştırmasız el atma halinde taşınmaz maliki, idarenin hukuka aykırı müdahalesine karşı bir veya birden fazla dava açabilir. Açılacak dava türü, müdahalenin niteliğine, taşınmazın kullanım durumuna ve müdahalenin kalıcı olup olmamasına göre değişir.
Uygulamada kamulaştırmasız el atma durumunda en sık açılan davalar aşağıda yer almaktadır.
3.1. Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası
Kamulaştırmasız el atma halinde en temel dava, taşınmazın gerçek değerinin idare tarafından ödenmesi talebiyle açılan tazminat davasıdır. Bu dava, özellikle taşınmazın yol, park veya altyapı gibi kamu hizmetine kalıcı olarak tahsis edildiği ve iadesinin fiilen mümkün olmadığı durumlarda açılır.
Mahkeme, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerini bilirkişi incelemesi ile belirler ve bu bedelin taşınmaz malikine ödenmesine karar verir.
3.2. Ecrimisil (Haksız Kullanım Tazminatı) Davası
İdarenin taşınmazı kamulaştırma yapmadan kullanması halinde, taşınmaz maliki taşınmazın kullanıldığı süreye ilişkin kullanım bedelinin tazminini talep edebilir. Bu talep uygulamada ecrimisil olarak adlandırılır.
Ecrimisil davası ve talebi, taşınmazın fiilen kullanıldığı süre boyunca malikin mahrum kaldığı kullanım gelirinin karşılığıdır ve çoğu durumda taşınmaz bedeli talebi ile birlikte ileri sürülebilir.
3.3. Müdahalenin Önlenmesi (El Atmanın Kaldırılması) Davası
Kamulaştırmasız el atma henüz kalıcı nitelik kazanmamışsa veya taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmesi zorunlu değilse, malik idarenin müdahalesinin sona erdirilmesini talep edebilir. Bu dava sonucunda mahkeme, hukuka aykırı müdahalenin kaldırılmasına ve taşınmazın malik tarafından yeniden kullanılabilmesine karar verebilir.
Bu nedenle taşınmazın iadesi, çoğu durumda ayrı bir dava konusu değil, müdahalenin önlenmesi kararının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.
4. Kamulaştırmasız El Atma Davasında Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda tazminat, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri esas alınarak hesaplanır. Mahkeme, taşınmazın değerini idarenin belirlediği bir bedel üzerinden değil, bağımsız bilirkişiler tarafından yapılan teknik inceleme sonucunda belirler. Bu hesaplama yapılırken kamulaştırma hukukunda geçerli olan değerleme esasları uygulanır.
Tazminatın belirlenmesinde temel ilke, taşınmaz malikinin uğradığı zararın tam olarak giderilmesidir. Bu nedenle taşınmazın geçmişteki değeri veya idarenin yaptığı yatırımlar değil, taşınmazın dava tarihindeki ekonomik ve hukuki durumu esas alınır.
- Tazminatın Hesaplanmasında Esas Alınan Temel İlke: Gerçek Değer
Kamulaştırmasız el atma davalarında tazminat, taşınmazın gerçek ve güncel değeri üzerinden belirlenir. Bu değer, taşınmazın serbest piyasa koşullarında alım satıma konu olması halinde ulaşabileceği bedeli ifade eder.
Bu nedenle:
- Taşınmazın geçmişteki değeri
- İdarenin yaptığı yatırım nedeniyle oluşan değer artışı
- Gelecekte beklenen muhtemel kazançlar
kural olarak tazminat hesabında dikkate alınmaz.
- Tazminatın Hesaplanmasında Dikkate Alınan Kriterler
Mahkeme, taşınmazın değerini belirlerken teknik bilirkişi raporuna dayanır ve aşağıdaki unsurları dikkate alır:
- Taşınmazın niteliği (arsa, arazi, tarla vb.)
- Yüzölçümü
- Konumu ve ulaşım imkânları
- İmar durumu
- Kullanım şekli
- Emsal satışlar
- Gelir durumu (özellikle tarım arazilerinde)
- Üzerinde bulunan yapı veya tesisler
- Taşınmazın değerini etkileyen diğer objektif unsurlar
Bu kriterler, uygulamada 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde düzenlenen değerleme esaslarına dayanmaktadır.
- Arsa ve Arazi Ayrımına Göre Değerleme Yöntemi
Kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın arsa veya arazi niteliğinde olması, uygulanacak değerleme yöntemini doğrudan etkiler.
Arsa niteliğindeki taşınmazlarda değerleme genellikle emsal satış karşılaştırma yöntemi ile yapılır. Aynı bölgede bulunan benzer taşınmazların satış değerleri incelenerek taşınmazın piyasa değeri belirlenir.
Arazi niteliğindeki taşınmazlarda ise çoğunlukla gelir yöntemi uygulanır. Bu yöntemde taşınmazın yıllık net geliri, üretim kapasitesi ve ekonomik verimliliği dikkate alınarak değer hesaplanır.
- Faiz ve Değerleme Tarihi
Kamulaştırmasız el atma davalarında tazminat yalnızca taşınmazın değerinden ibaret değildir. Mahkeme, taşınmaz bedeline ayrıca faiz uygulanmasına da karar verir.
Uygulamada:
- Taşınmaz bedeli dava tarihindeki değere göre belirlenir
- Faiz de aynı şekilde dava tarihinden itibaren işletilir
Bu düzenleme, malikin uzun süre taşınmazından mahrum kalması nedeniyle uğradığı ekonomik kaybın giderilmesini amaçlar.
5. Kamulaştırmasız El Atma Davasında Yargılama Süreci
Kamulaştırmasız el atma davaları, idarenin taşınmaza yönelik hukuka aykırı müdahalesinin varlığının ve bu müdahale nedeniyle doğan zararın tespiti amacıyla açılan tazminat davalarıdır. Bu davalarda mahkeme, öncelikle taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığını ve müdahalenin hukuka aykırı olup olmadığını inceler; ardından taşınmazın değeri ve uğranılan zararın miktarı bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
Kamulaştırmasız el atma davaları kural olarak yazılı yargılama usulüne tabidir ve yargılama süreci belirli usul adımlarından oluşur.
5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
5.2. Zamanaşımı ve Süreler
Kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı, müdahalenin niteliğine göre değerlendirilir.
Özellikle fiili el atma durumunda, idarenin müdahalesi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Çünkü müdahale süreklilik arz eden bir hukuka aykırılık niteliğindedir. Bu nedenle taşınmaz maliki, müdahale devam ettiği sürece her zaman dava açabilir.
Buna karşılık, ecrimisil gibi parasal talepler bakımından genel zamanaşımı süreleri uygulanabilir. Bu nedenle davada hangi talebin ileri sürüldüğü, süre bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
5.3. Deliller ve İspat
Kamulaştırmasız el atma davalarında davacı, taşınmaza idare tarafından müdahale edildiğini ve bu müdahalenin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ispat etmek zorundadır.
Bu davalarda en önemli deliller şunlardır:
- Tapu kayıtları
- İmar planları ve belediye yazışmaları
- Keşif ve bilirkişi incelemesi
- Hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri
- Tanık beyanları (gerektiğinde)
Özellikle fiili el atma iddialarında mahallinde keşif yapılması ve taşınmazın mevcut durumunun teknik olarak tespit edilmesi çoğu zaman zorunlu hale gelir.
5.4. Yargılama Giderleri
Kamulaştırmasız el atma davalarında harç uygulaması genel tazminat davalarından farklıdır. Bu davalarda talep edilen bedel yüksek olsa dahi nispi harç değil, maktu harç uygulanır.
Bu nedenle davacı, dava açarken taşınmazın değeri üzerinden nispi harç ödemez; yalnızca maktu başvurma ve karar harcı öder. Yargılama sonunda davanın kabul edilmesi halinde, yapılan yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kural olarak davalı idare üzerinde bırakılır.
Kamulaştırmasız el atma davalarında harcın maktu olması, yüksek bedelli taşınmazlarda dava açılmasını fiilen mümkün kılan önemli bir düzenlemedir
5.5. Vekâlet Ücreti
Kamulaştırmasız el atma davalarında vekâlet ücreti, davanın sonucuna göre belirlenir. Bu davalar niteliği itibarıyla bir haksız fiil tazminatı olarak değerlendirildiğinden, vekâlet ücreti bakımından uygulamada yerleşmiş özel bir kural bulunmaktadır.
Bu kapsamda:
- Davacı (taşınmaz maliki) davayı kazanırsa: Mahkeme, hükmedilen tazminat tutarı üzerinden nispi vekâlet ücretine karar verir ve bu ücret davalı idare tarafından ödenir.
- Davacı (taşınmaz maliki) davayı kaybederse: Mülkiyet hakkının korunması ilkesi gereği, davacı aleyhine yüksek tutarlı bir vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu durumda davalı idare lehine yalnızca maktu vekâlet ücretine hükmedilir.
Bu uygulama, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını korumak ve yüksek bedelli taşınmazlar nedeniyle dava açma hakkının fiilen zorlaşmasını önlemek amacıyla kabul edilmiş yerleşik bir yargısal yaklaşımdır.
5.6. Faiz ve Değerleme Tarihi
Kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın değeri kural olarak dava tarihindeki rayiç değer esas alınarak belirlenir. Faiz bakımından ise talebin niteliğine göre ayrı değerlendirme yapılır. Taşınmaz bedelinin tazmini taleplerinde faiz kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir. Ecrimisil taleplerinde ise her dönem bakımından ayrı hesaplama yapılması gerekebilir. Bu nedenle değerleme tarihi ile faizin başlangıç tarihi her zaman aynı değildir.
5.7. Kanun Yolları
Kamulaştırmasız el atma davalarında verilen mahkeme kararlarına karşı taraflar, genel hükümlere göre istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurabilir.
Bu davalarda verilen tazminat kararları kesinleşmeden icra edilebilir. Bu nedenle kanun yoluna başvurulmuş olması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.
6. Karar ve Hukuki Sonuçları
Kamulaştırmasız el atma davası sonucunda mahkeme, taşınmaza idare tarafından hukuka aykırı şekilde müdahale edildiğini tespit ederse, taşınmaz malikinin uğradığı zararın giderilmesine karar verir. Bu karar, yalnızca bir tazminat hükmü değil; aynı zamanda mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin yargısal olarak tespiti anlamına gelir.
Mahkemenin vereceği kararın başlıca hukuki sonuçları şunlardır:
6.1. Taşınmaz Bedelinin Tazminine Karar Verilmesi
Mahkeme, taşınmaza fiilen el atıldığını ve müdahalenin devam ettiğini tespit ederse, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri üzerinden tazminata hükmeder.
Bu durumda:
- Belirlenen bedel davalı idare tarafından taşınmaz malikine ödenir
- Taşınmazın mülkiyeti kural olarak idareye geçer
- Taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkı sona erer
Bu sonuç, uygulamada kamulaştırma yapılmadan fiilen gerçekleşmiş bir kamulaştırmanın hukuken tamamlanması anlamına gelir.
6.2. Ecrimisil ve Diğer Zararların Tazmini
Mahkeme, taşınmazın kamulaştırma yapılmadan kullanıldığını tespit ederse, taşınmaz bedeline ek olarak geçmişe dönük ecrimisil (haksız kullanım tazminatı) ödenmesine de karar verebilir.
Bu kapsamda:
- Taşınmazın kullanıldığı süreye ilişkin zararlar hesaplanır
- Tazminata faiz uygulanır
- Malik, kullanım hakkından mahrum kaldığı süre için ayrıca ecrimisil tazminatı alır.


Merhaba, öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim. Benim de belediyeler tarafından uygulama imar planlarında belirtilen park, yol, yeşil alan gibi kamu yararına tahsis edilen özel mülkiyete ait alanların, imar planlarının yürürlük tarihinden itibaren uzun yıllar herhangi bir işlem yapılmadan bırakılmasına ilişkin bir sorum olacaktı.
Söz konusu bu durum, sizin de yazınızda belirttiğiniz üzere hukuki el atma olarak nitelendirilmektedir. Benim de müvekkilimin taşınmazı 1979–1990 tarihleri arasında yeşil alan ve 1990 tarihinden bu yana imar planında park alanı olarak görünmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin hukuki el atma davalarına ilişkin vermiş olduğu iptal kararı üzerine, davalı idare tarafından taşınmaza yapılan hukuki el atma nedeniyle idare mahkemesinde dava ikame etme yoluna gitmeyi düşünüyorum. Ancak müvekkillerim taşınmaz bedelinin tespitinden ziyade arsanın üzerindeki söz konusu kısıtlamanın kaldırılmasını ve taşınmazın park alanından çıkarılmasını talep ediyorlar.
Benim araştırmalarım neticesinde, hukuki el atma durumunda yalnızca “taşınmaz bedel tespiti davası” açılabildiğini gördüm. Bunun dışında açılabilecek herhangi bir dava var mıdır (uzun yıllar kullanılmaması nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin tazminat davası) ya da açılacak davada terditli olarak “öncelikli olarak kısıtlamanın kaldırılarak hukuki el atmanın sona erdirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise bedel tespitinin hesaplanmasına” ilişkin bir dava açılabilmesi mümkün müdür?
Yeni malikin dava açabilmesini mümkün kılan yeni bir Danıştay kararı verildi mi? Ben araştırmalarım sonucu yeni bir karara ulaşamadım.
Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
Merhabalar. Bizim İstanbul Sancaktepe’de bulunan arsamızın tamamı imar planında park alanına alındı. Ayrıca 3 m²’si de kaldırım olarak fiilen kullanılıyor.
Acaba bedel davasında ecrimisil de isteyebilir miyiz?
Şimdiden teşekkür ederim.
Merhabalar. Kafama takılan bir mevzu var. Tüzel kişiliğe ait bir taşınmaza yönelik yapılan kamulaştırmasız elatma durumunda ne gibi sonuçlar ortaya çıkacaktır?
2002 yılında İstanbul/ Arnavutköy’den 14049 parselli arsayı Arnavutköy belediyesine danışıp aldım. İmarı vardı. 2010 yılinda Park alanı yeşil alan gösterdi. Belediyeye gittim. Alırken imarı var dediniz dedim. Belediye 5 yılda bir şehir planı değişiyor diyerek mağdur etti. 2018 yılında 219 Mt2 arsamı 165 Mt2 olarak taşımaya açtı. 54 Mt2 işlem dışı kaldı. Bu konuda ne yapmamı tavsiye edersiniz.
Mahkemeye versem kazanabilirmiyim?
2002 yılında İstanbul/ Arnavutköy’den …..parselli arsayı Arnavutköy belediyesine danışıp aldım. İmarı vardı. 2010 yılında Park alanı yeşil alan gösterdi. Belediyeye gittim. Alırken imarı var dediniz dedim. Belediye 5 yılda bir şehir planı değişiyor diyerek mağdur etti. 2018 yılında 219 Mt2 arsamı 165 Mt2 olarak taşımaya açtı. 54 Mt2 işlem dışı kaldı. Bu konuda ne yapmamı tavsiye edersiniz.
Mahkemeye versem kazanabilir miyim?
merhaba ..istanbul büyükçekmece de bulunan 4.448 m2 arsamız 1999 a kadar imarı acıktı belediye bunu 2000 senesi gibi yeşil alana cevirdi yanlış hatırlamıyorsam 5 sene kadar sonra da park alanına cevrildi sene 2020 oldu ortada ne kamulaştırma var ne de imara acılması söz konusu 20 yıl oldu.. Bu konu ile ilgili hangi yolu izlemem gerekiyor saygılar
448 metre kare imar ruhsatlı arazimizin %40’ına 2011 yılında belediye yeşil alan göstermiş.Şuan bu arazi üzerinden bir binamız var ve 18 malik’iz.Yani bina’da 18 hane var.Biz bina sakinleri olarak bize ait olan araziyi geri alıp kentsel dönüşüme girmek istiyoruz.Çünkü aksi taktirde geri kalan arazide yapılacak olan bir kentsel dönüşümde maliklerin bir bölümü dışarıda kalacaklar.Sizce nasıl bir yol çizmeliyiz?
Teşekkür ederim.
El atma davası maksimum kaç yıl sürüyor
Merhaba,
Cevaplariniz icin cok tesekkurler. Bedel tespit davasi temyize gitmisken ve herhangi bir odeme yapilmamisken idare evi 20 gun icerisinde bosaltmamiz icin bir tahliye mektubu gondermis. Ne yapabiliriz?
Merhaba.
1992 yilimdaki imar uygulamasinda dop payindan fazla olarak hisseli parselimizin tum hissesine el konularak baska adadan bir kismi veriyor kalan alacak bedele donusturuluyor sozlu olarak bilgi veriliyor tabi tarafimizdan kabul gormuyor. Ancak idare hicbir dava ve tebligat yapmiyor. Itiraz dilekceleri red olunuyor yol fiili olarakda gecince ucret talep ediyoruz ancak belediye alacaginiz yok almissiniz yanitini veriyor. Oyle 28 yil kaliyor fiyat suyulandirma cetveline etl es ki tl olarak kaydediliyor. Bolge ilce oluyor belediye sinirlari degisiyor yeni belediye yollari genisletmek isterken yaptigimiz itiraza binayen arsivleri aciyor alacagimiz ortaya cikiyor. Ancak yeni belediye encumen karari ile eski tl uzerine yasal faiz odeme karari veriyor. Buda cok komik bir rakam demek. Karara itiraz dilekcesi veriyoruz ancak cevap gelmiyor bu nedenle kamulastirmasiz el atma davasi acma zaririyeti doguyor belgeler sunuluyor dava aciliyor. Gelen cevap zamanasimi itirazi aytica itiraz dilekcemize cevap teblig edildigi ama adres acik oldugu halde yetersizlikten iade oldugu ve eski belediyeye ihbar edilip husumeten reddi isteniyor ayrica daha sonra 2. Imar uyg
ulamasi oldugu orada dop kesilmedigi vurgulaniyor dava
henuz baslqmadi bu konuda sansimiz ve ileri surmemiz gereken tezler neler olmalidir tsk.
Merhabalar. Cevabınız için teşekurler. Evelcede yazdım cevap alamadım. Sanırım sayfanıza düşmemiş olabileceğini düşümdüm. Tamamı park olarak planlanan parselimin yarısı çit içine alınarak elatıldığından 2012 yılında dava açtım. mahkeme davayı kabul etti parselin tamamı için tazmimata hüküm etti. yargıtay 18 daire tazminatın el atılan kısımla kalması gerektiginden bozdu. yerel mahkeme karara uydu. Mahkemenin vazgeçilen kısım için iderenin avukatına vekalet üçreti maktu belirlrdi. aynı yargıtay idere avukatına nispi avukatlık üçreti ödenmesi için bozdu. Karar düzeltme talebimiz red edildi.Tekrar ilk mahkeme uydu itiraz ettim yargıtay 5. hukuk dairesi onadı.
1-Kamulaştırmasız el atılan parselimin kalan kısmıda park el atılan kısmı gibi parktır. Kalan kısımda bir işe yaramamaktadır.Kısmı kamulaştırma doğrumudur.
2- Mahkemenın telebim dışında davadan çıkardığı kısımdan dolayı davalı iderenin avukatlık üçreti nisbi mi maktumudur. tekrar anayasa mahkemesine itiraz yolu varmıdır.
3-Mahkemenin bilhasa yargıtayın düzelterek onyayabileciği kararlar bozularak 6 yıl sürmüştür. Aynı idere aynı türde kararları düzelterek onadığı kararlar var.Hükm edilen tazminatın faizi nedir. Normal borçlanma faizimi öngörülen en yüksek faizmidir.
bilgileriniz için teşekür.
iyi günler
evimizin bulunduğu arsa (şahıs tapulu) kamulaştırmasız el atma kapsamı (park alanı) içerisinde kalmaktadır
bugüne kadar hukuki yollara başvurmadım
imar barışına müracaat edip yapı kayıt belgesi aldım
yasa ile evim kaçak olmaktan çıkıyor ama arsam park alanı kapsamında bırakılıyor
dolayısıyla evimi yıkıp tekrar inşa etmeme izin verilmiyor
evimi yıkıp tekrar inşa edebilmem için hukuki yollara başvurursam sonuç alabilir miyim?
Selam öncelikle 2015 yılında kamulaştırmadan dava açtık herşey yolun da giderken dava karara tam bağlanacak ken belediye bize başka bir yerden 2018 tarihinin 4 ayında belediye meclis kararı ile başka bir yerden yer vermiş bunuda 23/01 2019 tarihinde mahkemeye sunmuş hakim bize red kararı verdi bu yasalmıdır mehkemenin kararını etkilermi saygılar
Merhaba,
Müvekkilin dedesine ait olan tarladan 1970li yıllarda Kilitbahir Keşan yolu geçmiş ve o dönem idare usuli bazı işlemleri eksik yaptığı için bedel ödenmemiş. Gelinen noktada Karayolları Genel Md. işlemleri halletmek gerektiğini söylüyor. Önce başvuru yapıp sonra dava mı açmak gerekir? Süreç nasıl ilerler? Bilgi verir misiniz?
Merhabalar
2011 yılında benim tapumdan 960 m2 ayırarak ayrı parsel numarası vererek yol sıfatına çevirdiler ve takdiyatına kamulaştırma şerhi işlediler. Yıl oldu 2018 henüz bir ödeme için tarafımıza henüz bir tebliğat veya herhangi bir vatandaş gelmemiştir. Bu durumda nasıl bir yöntem izlemem gerekmektedir.
merhaba, bizim müvekkillerin taşınmazlarına belediye fiili olarak el atmış, kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talebimiz bulunmakta.Belediyeye uzlaşma teklifi gönderildi ancak henüz cevap gelmedi.Ne kadar sürede dava açmak gerekiyor?Burada iyuka göre hareket edip 60 gün içinde dava açılabilir mi?
Merhaba. Öncelikle vereceğiniz cevaptan ötürü şimdiden teşekkür ederim. Müvekkilin ve ortaklarının malik olduğu taşınmazların üzerine 3 adet yüksek gerilim hattını taşıyan direkler dikilmiştir. 2014 yılında dikilmiş yaklaşık 4 yıl olmasına rağmen hala direkleri diken şirket kamulaştırma yapmamıştır ve tapuda şerhte yoktur.
1. Uzlaşma yoluna gitmeden asliye hukuk mahkemesinde dava açabilir miyiz? (ben uzlaşmaya gitmeden dava açmak istiyorum)
2. Tazminat isteminde bulunurken ecri misil de isteyebilir miyiz?
3. Bedel olarak Bin tl İkibin tl gibi rakamlarla dava açıp fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutsak ileriki süreçlerde bir sıkıntı yaşar mıyız?
idare anayol üzerinde bulunan 1.derece konut alanı imarlı arazimiz için 2011 de toprakla doldurup üzerindeki ağaçları kesmiştir. 2017 yılına kadar başka hiç işlem yapmadı.haziran 2017 tapuya şerh düştürüp bedel tespiti yapıp uzlaşma toplantısı yaptı.imzalamayı düşünmüyorum.2011 ve sonrası ağaçlardan elde edilecek mahsul geliri dikkate almamış.bedeli kat karşılığı oabilecek bir gelirden yoksun olarak hesaplamıştır.ve 2017 yılına dek fiili işgal için kamulaştırmasız el atma sayılıp tazminat talebi yapabilirmiyim. 2011 sonrası mahsul gelirini ayrıca mahkeme hesaplatır mı..konut yapılabilecek arsamız için kat karşılığı elde edilebilecek gelir istenebilir mi..yardımcı olursanız sevinirim..lütfen
Merhaba, öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim. Benim sormak istediğim yazınızda 2003 tarihinden sonra ve bundan önceki 20 yıl içinde taşınmazlarına kamulaştırmasız el konulan maliklerin idare aleyhine dava ikame edebileceğini belirtmişsiniz. Ancak yapmış olduğum araştırmalarda ; 6745 Sayılı Yasa ile uygulama imar planları içerisinde kalan ve kamu hizmetine ayrılan ancak kamulaştırma yapılamadığından dolayı tasarrufu kısıtlanan taşınmaz maliklerinin dava hakkının 2942 Sayılı Kanuna eklenen ek 1.madde ile davalı idare ile önce uzlaşma işlemlerinin tamamlanması gerektiği belirtilmiş ve ayrıca 07/09/2016 tarihinden önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında 5 yıllık sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.
Benim müvekkilimin taşınmazı Kıyı Kanunu hükümleri uyarınca belli bir kısmı ilk 50 metre içerisinde olduğundan yeşil alan olduğu belirtilmiş ve mülkiyet hakkı kısıtlanmış ve bugüne kadar belediye tarafından taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmamıştır. Müvekkilin taşınmazı imar planında uzun yıllardır park olarak görünmekte dolayısıyla 07/09/2016 tarihinden önce hukuki olarak el atılmıştır. Bu durumda dava açmak için 2021 yılının mı beklenmesi gerekmektedir yoksa yazınızda belirttiğiniz gibi dava açılabilir mi bu konuda bilgilerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.
Kamulaştırmasız hukuki el atma konusunda kazandığımız davayı temyiz yeni torba yasa yüzünden bozdu 5 yıl beklemeniz gerekir dedi ne yapmalıyız
Teşekkür ederim