Mirastan men olarak bilinen mirasçılıktan çıkarma, mirasçının, aile bağlarını önemli ölçüde zedelenmesi halinde, mirastan men edilerek mirastaki saklı payına ulaşmasını engelleyebilen istisnai bir düzenlemedir.
Kanun koyucu sınırlı hallerde, saklı paylı mirasçıların mirasçılıktan çıkarılmasına olanak vermiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda, “cezai” ve “koruyucu” olmak üzere iki farklı çıkarma hali düzenlenmiştir. Buna göre, miras bırakanın saklı paylı mirasçısının bazı davranışları, aile bağlarının önemli ölçüde zedelenmesine neden olmuşsa, “mirasçılıktan cezai çıkarma” hali gündeme gelebilecektir. Bu durumda mirastan çıkarılan kimse, mirasçılık sıfatını kaybedecektir. “Koruyucu mirasçılıktan çıkarma” ise, borç ödemekten aciz olan saklı paylı mirasçının, sahip olduğu saklı miras payının yarısının, alt soyuna özgülenmesidir. Bu durumda borç ödemeden aciz belgesi bulunan alt soyun, bütün miras payının alacaklılara geçmesi önlenerek çıkartılan kimsenin alt soyunun mirastan pay alabilmesi istenmiştir.
Yazı İçeriği
- 1. Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Kavramı
- 2. Mirasçılıktan Çıkarma Sebepleri
- 3. Cezai (Cezalandırıcı) Mirasçılıktan Çıkarma
- 4. Koruyucu Mirasçılıktan Çıkarma
- 5. Mirasçılıktan Çıkarma Yöntemleri Nelerdir?
- 6. Mirasçılıktan Çıkarmanın Sonuçları Nedir?
- 7. Mirasçılıktan Çıkarılan Kimse Ne Yapabilir?
- 8. Sıkça Sorulan Sorular
Mirasçılıktan çıkarma işlemi, ölüme bağlı tasarruflar olan “miras sözleşmesi” veya “vasiyetname” yolu ile yapılabilmektedir. Miras bırakanın yaptığı bu ölüme bağlı tasarrufta muhakkak çıkarma sebebini belirtmesi gerekmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, çıkarılan kimse tarafından gerekli koşulların oluşması halinde tenkis ve iptal davaları açılabilecektir.
1. Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Kavramı
Mirasçılıktan çıkarma, saklı paylı mirasçıların, saklı paylarının tamamına yahut bir kısmına ulaşmalarını engelleyen istisnai bir hal olarak düzenlenmiştir. Mirasçılıktan çıkarma sebeplerini anlatmadan evvel, bu durum ile karşılaşabilecek olan saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu açıklamakta fayda görüyoruz. Buna göre, saklı paylı mirasçılar, miras bırakanın alt soyu yani çocukları, torunları, torunların çocukları; miras bırakanın ana babası ve sağ kalan eşidir.
Aslında mirasçılıktan çıkarma işleminin muhatabı olan saklı paylı mirasçıların miras payları, kanun koyucu tarafından korunmak istenmektedir. Zira görüldüğü üzere bu kimseler miras bırakanla oldukça yakın kan bağına sahip olan kişilerdir. Bu nedenle bu kimselerin sahip olduğu miras paylarının kanun koyucunun belirlediği oranın altında kalması istenmemiştir. Fakat saklı paylı mirasçının bazı davranışları korunmak istenen bu aile bağını derinden sarsabilir veya ortadan kaldırabilir. Böyle bir durumda da bu kişiler lehine saklı pay öngörülmesinin herhangi bir anlamı ve amacı kalmayacaktır ve mirastan çıkarma kurumu işletilebilecektir.
2. Mirasçılıktan Çıkarma Sebepleri
Yukarıda bahsedildiği üzere saklı paylı mirasçının bazı davranışları mirasçılıktan çıkarma işleminin yapılmasına sebep olabilir. Böyle bir çıkarma haline, “cezai mirasçılıktan çıkarma” veya “cezalandırıcı mirasçılıktan çıkarma” denilmektedir. Bu durumda, aile bağlarının derinden sarsan saklı paylı mirasçının, mirastan pay alması engellenmek istenmiştir.
Mevzuatımızda bunun dışında bir de “koruyucu mirasçılıktan çıkarma” kurumu mevcuttur. Burada ise miras bırakan, kendi alt soyunun borçlarını ödemekten aciz olması halinde, ona kalacak miras payının tamamının alacaklılara geçmesini önlemek istemektedir. Örneğin, babasının oldukça fazla borcu olması nedeniyle dedesinden kalan mirasa ulaşamayacak olan çocuğun miras hakkı bu şekilde korunabilmektedir.
3. Cezai (Cezalandırıcı) Mirasçılıktan Çıkarma
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 510. maddesinde aşağıdaki durumlarda, miras bırakanın saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabileceği düzenlenmiştir.
- Saklı paylı mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse mirasçılıktan çıkartılabilir.
- Saklı paylı mirasçı, miras bırakan yahut miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse, mirasçılıktan çıkartılabilir.
Kanunda sayılan bu haller sınırlı sayıdadır. Yani bu sebepler dışında mirasçılıktan çıkarma kurumunun işletilmesi mümkün değildir.
Görüldüğü üzere mirasçılıktan cezai çıkarma, saklı paylı mirasçının bazı davranışları nedeniyle miras bırakan ile aralarındaki aile bağını zedelemesi halinde söz konusu olmaktadır. Söz gelimi, mirasçının, miras bırakana karşı süregelen biçimde ağır hakaretler etmesi, mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak kabul edilebilir. Zira böyle bir durumda mirasçı ile miras bırakan arasında yakın aile bağından kaynaklı, var olması beklenen saygı ve sevginin ortadan kalktığı düşünülecektir.
3.1. Ağır Bir Suç İşlenmesi
Yukarıda mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden biri olarak saklı paylı mirasçının ağır bir suç işlemesinden bahsettik. Ancak bu suçun niteliğine ilişkin herhangi bir netlik olmadığını söylemek gerekir. Yani hangi suçların ağır suç olarak kabul edileceğine ilişkin mevzuatımızda bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle, somut olayın özellikleri dikkate alınarak suçun niteliği ve mirasçılıktan çıkarma sebebi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu durumda, saklı paylı mirasçının suç teşkil eden fiili, aile bağlarını zedelemiş yahut aile bağlarının kopmasına neden olmuşsa mirasçılıktan çıkarma sebebinin var olduğu kabul edilebilir. Önemle belirtmek isteriz ki, mirasçının fiili, Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca mutlaka suç teşkil etmelidir. Örneğin, mirasçının miras bırakanın çok sevdiği bir vazoyu yanlışlıkla kırmış olması nedeniyle aile bağlarının zayıflaması mirasçılıktan çıkarma nedeni olarak kabul edilemez.
3.2. Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlal Edilmesi
Bir diğer cezai mirasçılıktan çıkarma sebebi, mirasçının aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olmasıdır. Aile hukukundan doğan yükümlülüklere örnek olarak; evladın ana babasına bakma yükümlülüğü, eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü verilebilir. Bu yükümleri yerine getirmeyen taraf için mirastan çıkarma durumu söz konusu olabilecektir. Keza, ana veya babanın evladına karşı nafaka yükümlüğünü yerine getirmemesi durumunda da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlal edildiği kabul edilecektir. Böyle bir durumda, miras bırakan evladın, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen babayı mirasçılıktan çıkarması mümkün olabilecektir. Ancak önemle belirtmek isteriz ki, burada da yine somut olayın özellikleri dikkate alınarak mirasçılıktan çıkarma sebebinin oluşup oluşmadığı hâkim tarafından değerlendirilecektir.
Cezai mirasçılıktan çıkarma sebepleri, çoğu zaman mirastan yoksunluk halleri ile benzerlik göstermektedir. Örneğin, saklı paylı mirasçının, miras bırakanı kasten yaralaması, hem mirastan çıkarma hem de mirastan yoksunluk nedeni olarak değerlendirilebilir.
4. Koruyucu Mirasçılıktan Çıkarma
TMK m. 513’e göre koruyucu mirasçılıktan çıkarma, miras bırakanın “hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan alt soyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan” çıkarmasıdır. Bu hüküm, alt soyun borç ödemeden aciz olması halinde, mirasçıya kalacak miras payının tamamının alacaklıların eline geçmesini önlemek amacıyla düzenlenmiştir. Zira aksi durumda, saklı paylı mirasçının alt soylarının miras payına ulaşması mümkün olamayacaktır.
Burada kanun koyucu tarafından menfaatler dengesi gözetilerek, mirastan çıkarılan alt soya ait olan saklı payın yarısının onun alt soyuna özgülenmesi mümkün kılınmıştır. Görüldüğü üzere böyle bir durumda miras payının tamamının alt soya özgülenmesi söz konusu değildir. Zira alacaklıların da hiçbir şekilde alacaklarına ulaşamamaları hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle, saklı payın yarısının özgülenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
4.1. Payın Yarısının Alt Soya Özgülenmesi
Yukarıda belirtildiği üzere koruyucu mirasçılıktan çıkarmada, çıkartılan alt soyun miras payının yarısı, kendisinin doğmuş ya da doğacak olan çocuklarına özgülenmelidir. Yani, söz gelimi miras bırakan dedenin, borç ödemeden aciz olan evladı, bir çocuk sahibiyse; dede evladının sahip olduğu miras payının yarısını torununa özgülemelidir. Buradaki doğmuş olan çocuk ile kastedilen miras bırakanın vefat ettiği anda hayatta olan çocuklardır. Doğacak olana çocuk kavramından anlaşılması gereken ise, miras bırakanın vefatı anında en azından anne rahmine düşmüş olan çocuktur. Yani kanun koyucu ceninin de miras hakkını korumak istemiştir.
4.2. Koruyucu Mirasçılıktan Çıkarma İşleminin İptali
Önemle vurgulanmalıdır ki, miras bırakanın vefatı anında mirasçının borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalkmışsa, yani örneğin mirasçının borcu kalmamışsa, mirasçı mirasçılıktan çıkarma işlemini iptal ettirebilir. Aynı şekilde, mirasçının borcu, saklı payının yarısını aşmıyorsa da iptal talebinde bulunulabilir.
5. Mirasçılıktan Çıkarma Yöntemleri Nelerdir?
TMK m. 510 ve 513’teki sebeplerin oluşması, kendiliğinden mirasçılıktan çıkarmaya neden olmayacaktır. Bunun için miras bırakanın iradesini ortaya koyması gerekmektedir. TMK m. 510’da, miras bırakanın saklı paylı mirasçısını ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkartabileceği hükme bağlanmıştır. Buradaki ölüme bağlı tasarruf ile anlaşılması gereken ise, mirasçılık sözleşmesi ve vasiyetnamedir. Şu halde mirasçılıktan çıkarma işlemi, miras sözleşmesi hazırlanılarak yapılabileceği gibi miras bırakan tarafından vasiyetname hazırlanarak da yapılabilir.
5.1. Vasiyetname İle Mirasçılıktan Çıkarma
Özellikle cezai mirasçılıktan çıkarma hallerinde, işin doğası gereği bir miras sözleşmesi yapılması pek muhtemelen görünmemektedir. Bu nedenle miras bırakan bir vasiyetname hazırlayarak bu talebini dile getirebilecektir. Vasiyetname ise; resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olarak üç farklı şekilde yapılabilmektedir. Mirasçılıktan çıkarma işlemi yapmak isteyen kimse için imkân olması halinde, birçok açıdan daha avantajlı olan resmi vasiyetnamenin yapılmasını tavsiye etmekteyiz.
5.2. Miras Sözleşmesi İle Mirasçılıktan Çıkarma
Koruyucu mirasçılıktan çıkarma işlemi açısından ise miras sözleşmesinin yapılması daha olasıdır. Burada da vurgulanması gereken husus “miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak” gerektiğidir. Elbette burada da vasiyetname düzenlenerek, saklı paylı mirasçının mirasçılıktan çıkartılması mümkündür.
Miras sözleşmesi ve vasiyetname yapılması hakkında detaylı bilgiye “Miras Hukuku Nedir?” başlıklı makalemizden ulaşabilirsiniz.
Önemle vurgulamak isteri ki, mirasçılıktan çıkarma işleminin geçerliliği, miras bırakanın gerçekleştirdiği ölüme bağlı tasarrufta, çıkartma sebebini belirtmesine bağlıdır. Söz gelimi, miras bırakan vasiyetnamesinde, mirasçısının kendisine bakmadığından, kendisini yıllardır görmediğinden bahisle aile hukukundan doğan yükümlükleri ihlal ettiğini belirtmelidir.
6. Mirasçılıktan Çıkarmanın Sonuçları Nedir?
Mirasçılıktan cezai çıkarmada, saklı paylı mirasçı, miras payının tamamı kaybedeceğinden, mirasçılık sıfatını da kaybedecektir. Bu nedenle çıkarılan mirasçı, mirasçılık sıfatına bağlı olanaklardan yararlanamayacaktır.
Mirasçılıktan çıkarma işleminin miras bırakanın mal varlığı üzerindeki tasarruf hakkına etkisi bakımından ise ikili bir ayrıma gitmek gerekir. Bilindiği üzere saklı paylı mirasçılar miras bırakanın kendi mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufa bulunmasını engelleyebilmektedir. Burada da şayet, çıkarılan mirasçının saklı paylı mirasçıları varsa (örneğin çocukları), bu mirasçının payı çocuklarına intikal edecektir. Yani çıkarılan mirasçı sanki kendilerinden önce ölmüş gibi çocuklar miras payı üzerinde hak sahibi olacaktır. Fakat çıkarılan mirasçının da saklı paylı mirasçıları yoksa miras bırakan bu kişinin miras payı üzerinde dilediği gibi tasarrufa bulunabilecektir.
Koruyucu mirasçılıktan çıkarma halinde ise, kısmi bir çıkarma söz konusu olduğu için saklı paylı mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetmeyecektir. Bu nedenle, mirasçı saklı payının yarısı oranında mirasın paylaşımına katılacaktır. Hatta diğer mirasçıların, mirasçılık sıfatı nedeniyle sahip oldukları her türlü hakka ve sorumluluğa da sahip olacaktır.
Mirastan menin altsoya etkileri hakkında detaylı bilgiye “Mirasçılıktan Çıkarmanın Altsoya Etkisi” başlıklı makalemizden ulaşabilirsiniz.
7. Mirasçılıktan Çıkarılan Kimse Ne Yapabilir?
Mirasçılıktan çıkarılan kimse, çıkarma sebeplerinin oluşmadığını düşünüyorsa ya da gösterilen sebeplerin gerçek olmadığını iddia ediyorsa tenkis davası açabilecektir. Keza, çıkarma işlemine ilişkin yapılan ölüme bağlı tasarrufun iptali dava açılması da mümkündür.
Mirasçılıktan çıkartılan saklı paylı mirasçının açabileceği davalara ilişkin daha detaylı bilgi için “Tenkis Davası Nedir“ ve “Vasiyetnamenin İptali“ başlıklı makalelerimizi inceleyebilirsiniz.
8. Sıkça Sorulan Sorular
Çocukların, yani altsoyun miras paylarının yarısı saklı pay niteliğindedir. Yani çocukların miras paylarının yarısına mirasbırakan kural olarak dokunamamaktadır. Bu durumun istisnası ise mirasçılıktan çıkarma kurumudur. Altsoy, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse veya miras bırakan yahut miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse, mirasçılıktan çıkartılabilir.
Miras bırakan, başka türlü tasarrufta bulunmadığı sürece mirasçılıktan çıkardığı kişinin miras payı, o kişi miras bırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa miras bırakanın yasal mirasçılarına kalır. Yani mirasçılıktan çıkarılan kişinin çocukları mirasçı olmaya hak kazanabilmektedir.
Kanunda belirtilen nedenlerin meydana gelmiş olması halinde mirastan yoksunluk kendiliğinden hüküm doğurur. Mirasçılıktan çıkarma içinse mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunması gereklidir. Ayrıca mirasçılıktan çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçılar için söz konusu olabilirken mirastan yoksunluk saklı payı olmayan mirasçılar hakkında da söz konusu olabilir.
Mirasçılıktan çıkartılan kişi, çıkartma sebebinin gerçeği yansıtmadığı, çıkarma işleminin şekle aykırı yapıldığı gibi gerekçelerle mirasçılıktan çıkarma işleminin iptali için dava açabilir.
Mirasçılıktan çıkarılan kişi, mirastan bir pay alamayacağı için tenkis davası da açamaz.
Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle yıllardır konuşulmayan çocuğu mirasçılıktan çıkartmak mümkündür.
Türk Hukuku, tarafların mahkemelerde kendilerini bizzat savunmalarına ve temsil etmesine imkan tanımakta olup, tarafların mahkemelerde temsil edilmek için avukat tutması, bazı istisnalar dışında zorunlu değildir. Bu kapsamda yapılacak işlemler için Miras Avukatı tutma zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Ancak Miras Hukuku mevzuatının karmaşık yapısı nedeniyle, hukuki süreçlerin hukukçu olmayan kişiler tarafından yürütülmesi halinde, gerek şekil, gerekse de esas açısından telafisi mümkün olmayan hatalı işlemler yapılabilir. Hak kaybına uğranılmaması için, herhangi bir işlem yapılmadan önce “Miras Hukuku” alanında hizmet veren avukatlardan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.


Altsoyu mirastan mahrum bırakmanın yolu mirasçılıktan çıkarmadır. Kural olarak mirasbırakanın altsoyu saklı paylı mirasçısıdır ve saklı paylı mirasçının saklı payı üzerinde mirasbırakan tasarrufta bulunamaz. Mİrasbırakan belirli şartların varlığı halinde saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabilir. Medeni Kanun md 510’da belirtildiği üzere Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse saklı paylı mirasçı mirasçılıktan çıkartılabilir.
Mirasçılıktan çıkarma ölüme bağlı tasarruf ile yapılabilir. Ölüme bağlı tasarruf vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Mirasçılıktan çıkarma genellikle vasiyetname yoluyla yapılır. Geçerlilik koşulları tam olan bir vasiyetname ile mirasçı mirasçılıktan çıkartılabilir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
3.kişilere satıldı ise onların kadastro hakkı korunur.ama şimdiki mirasın değeri üzerinden mirasçılardan miras payınız nakdi olarak talep edilir diye anlıyorum.
Mirasçılıktan çıkarma hükümleri Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde düzenlenmiştir. TMK madde 510;
“Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.”
diyerek, mirasçılıktan çıkarılma hükümlerini düzenlemiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, bir mirasçıyı mirasçılıktan çıkarma yetkisi muristedir. Mirasçılardan herhangi biri diğer mirasçıya yönelik mirasçılıktan çıkarma işlemini uygulayamaz.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, kişisel hukuki yorum ve bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat edilmesini tavsiye ederiz.
Mirascı olarak diğer bir mirasçıyı haklı gerekçe ile mirastan çıkarabilir mi?
Mirasın reddi istemi, mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesinde (6100 sayılı HMK uyarınca) mirasçı tarafından sözlü veya yazılı beyanla yapılabilmektedir. Ayrıca bu hususta yetki kesinlik arz etmektedir. MK m.609 uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan mirasçıların yazılı yahut sözlü olarak mirası reddettikleri şeklindeki kayıtsız ve şartsız beyanlarını miras bırakanın (murisin) son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine bildirmeleri sayesinde miras reddedilir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, yazı ve yorumlar, kişisel hukuki yorum ve genel bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğranılmaması açısından, hukuki destek ve detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Mirasın reddi için nereye müracaat edilmesi gerekiyor?
Merhabalar.. Bu satırları içim yanarak yazıyorum. Boşandığım eşimden bir kızım var. Ben bir daha evlenmedim ve başka çocuğum yok. Şartlar ve mahkeme kararı gereği kızım babasında büyüdü..Ne kadar gayret etsem de gerçek bir anne-kız ilişkisi tesis edemedik..Şu anda 30 yaşında ve saldırgan bir kişiliğe sahip. Bana akıl almaz hakaretler, küfürler içeren mesajlar yolladı. Ruhsal travma geçirdim ve ona beslediğim duygularım öldü. Sizden öğrenmek istediğim konu şu..Benim çalışarak ve kredi çekerek aldığım bir evim var..Ne yapmalıyım ki bu ev; bana ağır hakaretler eden, sağlık sorunumu bedensel kusur gibi görüp beni aşağılayan o kişiye kalmasın..
Teşekkür ederim.
Merhaba. Öncelikle çok faydalı bir paylaşım olmuş teşekkürler. Anneannemin kardeşi, yani büyük teyzem 5 yıl önce bana bir evini sattı. Daha doğrusu alım satım vergisini ödedik ve tapu benim üzerime geçti. Diğer birkaç evini de ailemiz içinde ihtiyacı olan diğer aile fertlerine sattı. Büyük teyzemin erkek kardeşi de bu konuyu öğrendikten sonra sorun çıkarttı. Hatta bu yüzden küstüler ve görüşmüyorlar. Şöyle bir sorum olacak: büyük teyzem öldüğünde mirasçısı olarak kardeşi dava açıp, bu evleri bizlerden geri alabilir mi? Evi satmış ve başka yatırım yapmış olan kuzenim var, onun için hangi yol izlenir? Evine, arabasına el koyulur mu? Ayrıca büyük teyzemde yaş itibariyle şu an demans başlangıcı var. Noterde kardeşini mirasçılıktan çıkarmak için vasiyet verse, akli dengesi yerinde olmadığı için kabul olur mu? Ya da kabul olsa dahi, teyzem öldükten sonra mirasçısı olan kardeşi dava açsa ve demans olduğunu kanıtlasa yine mirastan faydalanabilir mi? Birkaç avukata danıştım ama yeterince bilgi alamadım. Cevaplayabilirseniz çok mutlu olurum. Cevap almamın başka bir yolu varsa telefon, mail ya da ücretli danışmanlık yoluyla yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Ekstra olarak babamın vasiyet ile mesela tek bir kişiye bırakabiliyor mu ?
Merhabalar babamın bir evi var bunu bize bırakmak istiyor ben ve kardeşime fakat babamın önceki evliliğinden 2 evladı daha var vasiyetname ile tapuyu ve evi tek birine devredebiliyormu ? çünkü tapu ya gittiğimizde babamın bana devretmesinin mümkün olmadığını babamın başkasına vekalet ile bırakıp o kişinin bana tekrar satması gerektiğini babanın hem alıcı hem satıcı olamayacağını söyledi.Bu durumda ne yapmamız gerek
babam geçen sene öldü. öldükten sonra vasiyeti ortaya çıktı. vasiyetinde bayramlarda ve hastalığında ziyarete gelmediğim için benim hiç mal almamı istemediğini bütün malların abime kalmasını istediğini vasiyet etmiş. daha öncede abime değeri
120 milyar olan evi vermişti. bunu satmış gibi gösterdi ama ben eminim babam ondan para almamıştır. öldüğündede bankada 100 milyar parası vardı.ve bu parada abime kaldı. bu durumda ben hangi davayı açabilirim? talep edebileceğim bir şey söz konusu mudur? davayı kazanırsam ne kadar alabilirim?
Merhaba
Babamızdan 6 dönüm tarla kaldı ben hissedar olarak kardeşimin payını satın alırsam ilerde arsa olup değer kazanırsa bir hak iddia edebilir mi? Annemde tarlaya bağ evi benim yapacagim için ve onun masrafları ile ben ilgilendiğim için payını bana satmak istiyor. Ancak bu durumda anneme değerini ödesem bile kardeşler ilerde gizli pay hakkına sahip olur mu? Bir diğer sorumda kardeşim satmaya yanaşmaz ise izalei suyu davası açıp tarlayı satın alırsam ilerde kardeşlerim bu davada anneminde payını satın aldığım için bir hak iddia edebilir mi? Okuduğum üzere mirasçı olan annemden diğer kardeşlerim de gizli paya sahip. İzalei suyu ile satın alındığında bu gizli pay devam edermi yoksa geçersiz mi olur. Teşekkürler
babam vefat etti eğerki annem başkası ile evlenirse mirastan men edebilirmiyiz
Evlilik dışı olan çocuğum var ben de ve babasında değil ilerde evlendiğim zaman mirastan reddetme hakkım ne zaman olur veya cocuk kaç yaşındayken bunu yapabilirim ?
mirastan ıskatın sadece ölüme bağlı tasarrufla yapılabilmesinin anayasa ile teminat altına alınmış olan mülkiyet hakkına aykırı olduğunu düşünüyorum. mirasbırakan birtakım haklı olduğunu gösteren belgelerle mirasçısını ıskat edecek. Sonra ölecek ıskat edilen o belgelerin geçersizliği ve değişik iddialarla mirstan ıskatı iptal ettirmeye çalışacak. ıskat davasını açan kişiye karşı mirasbırakanın cevap verme hakkı mirasçısının iddialarını çürütme hakkı yok. Çünkü ölmüş. bu nedenle mirstan ıskat imkanı dava açma yoluyla da olmalı. dava kabul edilip kesinleşince ıskat edilen mirasbırakan ölünce hiçbirşey yapamamalı. bu nedenle anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir mi. mülkiyet hakkım ihlal ediliyor. ıskatın iptali davasına karşı savunma imkanın öldüğüm için kalmıyor gibi nedenlerle.
babam 75 yaşında evlilik dışı çocuk dedem 1987 de ölmüş olup babam babalık davası açtı ve kazandı şimdide miras davası açtı fakat kadastro geçen yerlerden 10 yıl zaman aşımı var diye davanın iptali isteniyor fakat babam versaet ilamını 1 yıl önce aldı bu bahsedilen kadastro hak düşündürücü 10 yıl zaman aşımı babam veraset ilamını yeni aldığı için bunlardan hak talep edemezmi edermi
Merhaba.Dedemden kalan bir ev var. Babam, 2 halam (ikisi de bekar), 1 amcam (bekar) ve 1 amcam daha var (evli ve çocuğu var).Toplamda 5 hisseliydi ev.Evli olan amcam hissesini halamın birine sattı ve iştirakten çıkmış oldu.Neticede babam, (bekar ve çocuğu olmayan) 2 halam, (bekar ve çocuğu olmayan) 1 amcam iştirakçi olarak kaldı. Bu arada da hissesini satmış olan amcam vefat etti. Şimdi, daha önce amcamın hissesini satınalmış ve üzerinde 2 hisse olan halam, 2 hissesini de babama satmak istiyor. Şu anda diğer yeğen olan amcamın çocuğunun buna itiraz hakkı var mıdır? Sonuçta şuanda amcam evde iştirakçi değil, sadece halalarım ve amcalarımın çocukları olmadığı için onların vefat durumunda mirasçı olma durumu söz konusu. Kardeşlerin saklı payı da yok bildiğim kadarıyla. Aydınlatırsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla.
Merhaba,
Kardeşim şu an demans hastası ve ileri düzeyde unutkanlık yaşıyor. Öyle ki kendi çocuklarını dahi hatırlamıyor. Mahkeme kararı ile onun vasisi olarak atandım. Eşinden boşandıktan sonra çocukları hiçbir şekilde arayıp sormadılar, ancak bizim ısrarlarımızla görmeye geldiklerinde de “babamızı o şekilde görünce midemiz bulanıyor” şeklinde konuşuyorlar. Bunun dışında kardeşim bu hastalığa yakalandıktan sonra çocukları tarafından eve alınmamış, evde olmalarına rağmen kapıyı açmamışlar.
Size sorum, kardeşimin vasisi olarak çocuklarına miras kalmasını istemiyoruz. Bu durumda benim vasi olarak izleyeceğim yol nedir acaba? Mirasçılıktan çıkarma müessesesini ben de işletebilir miyim?
Şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar dilerim.
Merhabalar sorular uzun zaman önce sorulmuş ama bir umut belki benim soruma cevap yazarsanız çok sevinirim. Şöyle ki benim babama ait tek tapulu üç katlı bir bina var. iki kardeşiz ancak kardeşim bankalara yüklü miktarlarda borçlu. Sorum şu Allah gecinden versin ama babam vefat ettiği zaman kardeşimin payına bankalar el koyarmı? Mirastan men edilse yinede bankalar eve el koyabilirmi?
merhabalar. benim şöyle bir durumum var. iki ablam evli ve durumları iyi maddi olarak.fakat benim durumum onlar kadar iyi olmadığı gerekçesiyle babam bana kendi isteğiyle tüm mal varlığını(daire+yazlık+dükkan) ölümü durumunda bırakabilecek bir vasiyetname düzenlemek istiyor.ömrünün sonuna kadarda ben babamla ilgileneceğim(annemde sağ). kanunlara göre saklı payda var ama babam onu bile almalarını istemiyor eniştelerimle pek arası yok çünkü. tam teşekküllü hastaneden rapor da alabiliriz şu anda 60 yaşında. ablamlara ve anneme karşı saklı pay hakkınıda iptal edebileceği bir vasiyetname veya bakım sözleşmesi ne şekilde bir yol önerirsiniz yardımcı olursanız sevinirim iyi akşamlar