Günümüzde üretim çeşitliliğinin artması ve işletmelerin daha verimli çalışma ihtiyacı, işverenlerin kendi faaliyet alanları dışında kalan bazı işleri bu konuda uzmanlaşmış başka işverenlere yaptırmasına yol açmıştır. Bu durum iş hukukunda asıl işveren – alt işveren (taşeron) ilişkisi olarak adlandırılan çalışma modelinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, asıl işveren ile alt işveren arasındaki bu ilişkide asıl işveren, alt işveren işçilerinin iş sözleşmesinden ve kanundan doğan bazı alacaklarından alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu düzenlemenin temel amacı, iş ilişkisinde daha zayıf konumda bulunan işçinin korunmasıdır.
Bu kapsamda uygulamada en sık karşılaşılan sorulardan biri de taşeron (alt işveren) işçisinin asıl işverene karşı dava açıp açamayacağıdır. Bu yazımızda, asıl işveren – alt işveren ilişkisinin hukuki çerçevesi ve taşeron işçinin asıl işverene karşı talep ve dava hakları ele alınmaktadır.
Yazı İçeriği
- 1. Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisi Nedir?
- 2. Taşeron İşçi Asıl İşverene Dava Açabilir mi?
- 3. Taşeron İşçinin Asıl İşverenden Talep Edebileceği İşçilik Alacakları
- 4. Taşeron İşçinin Asıl İşverene Karşı İş Kazası Nedeniyle Tazminat Talebi
- 5. Taşeron İşçinin Asıl İşverene Karşı İşe İade Davası Açabilir mi?
1. Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisi Nedir?
İş hukukunda asıl işveren – alt işveren ilişkisi, bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri ya da asıl işin bir bölümünü, belirli şartlar altında başka bir işverene gördürmesi durumunda ortaya çıkan hukuki ilişkiyi ifade eder. Bu ilişki uygulamada çoğu zaman taşeronluk olarak da adlandırılmaktadır.

- Asıl İşveren Kavramı
Asıl işveren, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretiminin esas faaliyetini üstlenen ve iş organizasyonunun sahibi olan işverendir. Asıl işveren, işin bir bölümünü veya yardımcı işleri başka bir işverene devretse dahi işyerindeki faaliyetlerin genel organizasyonundan sorumlu olmaya devam eder.
- Alt İşveren (Taşeron) Kavramı
Alt işveren (taşeron) ise, asıl işverenden aldığı iş kapsamında kendi işçilerini çalıştıran ve bu işin yürütülmesini üstlenen bağımsız işverendir. Alt işveren, iş sözleşmesini doğrudan kendi işçileriyle kurar ve işçilerin ücretlerinin ödenmesi ile diğer işçilik haklarının yerine getirilmesinden kural olarak sorumludur.
- Taşeron (Alt İşveren) İşçi Nedir?
Alt işveren tarafından istihdam edilen ve fiilen asıl işverenin işyerinde çalışan işçilere alt işveren işçisi ya da yaygın kullanılan ifadeyle taşeron işçi denir. Bu işçiler hukuken alt işverenin işçisi olmakla birlikte çalışmalarını çoğu zaman asıl işverenin işyerinde ve onun iş organizasyonu içinde sürdürürler.
- Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinin Kurulması
Asıl işveren ile alt işveren arasında hukuken geçerli bir ilişkinin kurulabilmesi için belirli şartların bulunması gerekir. Buna göre;
- Alt işveren, işyerinde yürütülen yardımcı işlerde veya
- Asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde
faaliyet göstermelidir.
- 4857 Sayılı İş Kanunu m.2 Kapsamında Düzenleme
Asıl işveren – alt işveren ilişkisi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre, alt işveren işçilerinin iş sözleşmesinden ve kanundan doğan yükümlülüklerinden asıl işveren ile alt işveren birlikte müteselsilen sorumludur. Bu düzenleme, alt işveren işçilerinin işçilik alacaklarının güvence altına alınmasını amaçlayan önemli bir koruma mekanizmasıdır.
2. Taşeron İşçi Asıl İşverene Dava Açabilir mi?
Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde çalışan taşeron işçiler, iş sözleşmesinden veya kanundan doğan alacaklarını yalnızca alt işverenden değil, belirli şartların varlığı halinde asıl işverenden de talep edebilirler. Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen müteselsil sorumluluk ilkesinin bir sonucudur.
Bu nedenle taşeron işçiler, ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve benzeri işçilik alacaklarının ödenmemesi halinde asıl işverene karşı da dava açma hakkına sahiptir. Uygulamada bu davalar çoğu zaman hem alt işverene hem de asıl işverene birlikte yöneltilmektedir.
2.1. İşçinin Dava Açma Hakkı
Alt işveren işçisi, iş sözleşmesinden doğan haklarının ihlal edilmesi halinde, işçilik alacaklarını talep etmek amacıyla dava açabilir. İş Kanunu’nda öngörülen koruyucu düzenlemeler gereği, bu alacakların yalnızca alt işverenden değil, asıl işverenden de talep edilmesi mümkündür. Böylece işçinin alacaklarının güvence altına alınması amaçlanmıştır.
2.2. Asıl İşverenin Sorumluluğunun Türü
Asıl işverenin sorumluluğu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine göre alt işveren ile birlikte müteselsil sorumluluk niteliğindedir. Bu kapsamda işçi, alacağını doğrudan asıl işverenden talep edebilir ve asıl işveren de işçinin alacağından alt işveren ile birlikte sorumlu tutulabilir. Uygulamada işçiler çoğu zaman alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla davayı her iki işverene karşı birlikte açmayı tercih etmektedir.
2.3. Asıl İşverenin Sorumluluğunun Sınırı
Asıl işverenin sorumluluğu sınırsız değildir. Bu sorumluluk, alt işveren işçisinin asıl işverenin işyerinde ve onun iş organizasyonu kapsamında yaptığı işle sınırlıdır. Başka bir ifadeyle, asıl işveren yalnızca alt işverenin kendi işyerinde çalıştırdığı işçilerin, o iş kapsamında doğan işçilik alacaklarından sorumlu tutulur.
Bu sınır, asıl işverenin sorumluluğunun yalnızca alt işveren tarafından yürütülen iş ve bu iş kapsamında çalışanişçiler ile sınırlı olduğunu ifade eder.
3. Taşeron İşçinin Asıl İşverenden Talep Edebileceği İşçilik Alacakları
Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde çalışan taşeron işçiler, iş sözleşmesinden ve kanundan doğan bazı işçilik alacaklarını yalnızca alt işverenden değil, belirli şartların varlığı halinde asıl işverenden de talep edebilirler.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren, alt işveren işçilerinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle taşeron işçi, alt işveren tarafından ödenmeyen işçilik alacaklarını doğrudan asıl işverene karşı da ileri sürebilir.
Bu kapsamda taşeron işçinin asıl işverenden talep edebileceği başlıca işçilik alacakları şunlardır:
- Ücret Alacağı
İşçinin çalışması karşılığında hak kazandığı ancak ödenmeyen ücretler, asıl işverenden de talep edilebilir. İşverenlerin ücret ödeme borcu iş sözleşmesinin en temel yükümlülüklerinden biridir.
- Kıdem Tazminatı
İş sözleşmesinin kanunda öngörülen şartlarla sona ermesi halinde işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı, alt işveren tarafından ödenmemesi durumunda asıl işverenden de talep edilebilir.
- İhbar Tazminatı
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin kanunda öngörülen bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi halinde doğan ihbar tazminatı da müteselsil sorumluluk kapsamında asıl işverenden talep edilebilen alacaklar arasındadır.
- Fazla Mesai Ücreti
İşçinin haftalık çalışma süresini aşan çalışmalarına karşılık ödenmesi gereken fazla mesai ücreti, alt işveren tarafından ödenmemesi halinde asıl işverene karşı da ileri sürülebilir.
- Hafta Tatili Ücreti
İşçinin hafta tatilinde çalıştırılması halinde hak kazandığı hafta tatili ücreti de asıl işverenin müteselsil sorumluluğu kapsamında talep edilebilir.
- Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere ödenmesi gereken ücretler de, alt işveren tarafından ödenmemesi halinde asıl işverenden talep edilebilir.
- Yıllık İzin Ücreti
İşçinin hak kazandığı ancak kullanmadığı yıllık izin sürelerine ilişkin yıllık izin ücreti de iş sözleşmesinin sona ermesi halinde asıl işverene karşı talep edilebilecek işçilik alacakları arasında yer alır.
4. Taşeron İşçinin Asıl İşverene Karşı İş Kazası Nedeniyle Tazminat Talebi
İş kazaları bakımından işverenin sorumluluğu yalnızca iş sözleşmesini kuran alt işverenle sınırlı değildir. İşyerinde kurulan asıl işveren – alt işveren ilişkisi kapsamında, belirli şartların varlığı halinde taşeron işçi uğradığı iş kazası nedeniyle asıl işverenden de tazminat talep edebilir.
- İşverenin Gözetim Borcu
İş hukukunun temel ilkelerinden biri, işverenin işçiyi koruma ve gözetme borcudur. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli her türlü önlemi almak, uygun çalışma koşullarını sağlamak ve işçileri olası tehlikelere karşı korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, işyerinde çalışan tüm işçiler bakımından geçerlidir.
- Asıl İşverenin İş Kazasından Doğan Sorumluluğu
Asıl işveren, işyerindeki iş organizasyonunun sahibi olması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasından belirli ölçüde sorumludur. Bu nedenle işyerinde meydana gelen bir iş kazasında, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması veya denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde asıl işveren de sorumluluk altına girebilir.
- Maddi ve Manevi Tazminat
İş kazası sonucu zarar gören taşeron işçi;
- Çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat,
- Uğradığı bedensel ve ruhsal zarar nedeniyle manevi tazminat
talebinde bulunabilir. İşçinin hayatını kaybetmesi halinde ise yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilir.
Sonuç olarak, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan veya gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan asıl işveren, taşeron işçinin uğradığı zararlardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabilir. Bu durumda taşeron işçi veya hak sahipleri, asıl işverene karşı da tazminat davası açma hakkına sahiptir.
5. Taşeron İşçinin Asıl İşverene Karşı İşe İade Davası Açabilir mi?
Taşeron işçilerin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde işe iade davasının kime karşı açılacağı uygulamada sıkça tartışılan konulardan biridir. Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde bu sorunun çözümü, işçinin hukuken hangi işverenin işçisi sayıldığına bağlıdır.
- İşe İade Davasının Muhatabı
Kural olarak işe iade davası, iş sözleşmesini kuran ve fesheden işverene karşı açılır. Taşeron işçilerin iş sözleşmesi alt işveren ile kurulduğu için, normal şartlarda işe iade davasının muhatabı alt işveren olacaktır.
- Alt İşveren – Asıl İşveren İlişkisi
Alt işveren işçileri hukuken alt işverenin işçisi olmakla birlikte, çoğu zaman çalışmalarını asıl işverenin işyerinde ve onun iş organizasyonu içinde sürdürürler. Ancak bu durum tek başına işçinin asıl işverenin işçisi sayılması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, geçerli bir alt işverenlik ilişkisi bulunduğu sürece işe iade davası kural olarak alt işverene karşı açılır.
- Muvazaa Halinde Sorumluluk
Buna karşılık alt işverenlik ilişkisinin gerçekte bulunmadığı, yani muvazaalı olarak kurulduğu tespit edilirse durum değişir. Muvazaalı alt işverenlik ilişkisinde işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu durumda işçi işe iade davasını doğrudan asıl işverene karşı açabilir.
- Yargıtay Uygulaması
Yargıtay kararlarında da, geçerli bir alt işverenlik ilişkisinin bulunduğu hallerde işe iade davasının alt işverene yöneltilmesi gerektiği; ancak alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti halinde işçinin asıl işverenin işçisi sayılacağı ve işe iade davasının asıl işverene karşı da açılabileceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle uygulamada, taşeron işçiler tarafından açılan işe iade davalarında çoğu zaman hem alt işveren hem de asıl işveren birlikte davalı gösterilmektedir. Bu yöntem, olası hukuki ihtilafların önüne geçilmesi bakımından tercih edilmektedir.


Merhaba 02 07 2017 tarihinde beri alt isveren de çalışmaktayım ust is veren 07 12 2019 yılında el değiştirdiği için alt isveren bize girdi çıktı yapti 04 kodu ile ama tasima yaptik tum haklariniz sakli diyerek tazminat odemedi yeni gelen üst iş veren su an bizi bünyesinde istemiyor ve gruplama alanını kendi bünyesine çekiyor bizim şu ana kadar tazminat hakkımızı vermediler tamamen burdan cikartilirsak tazminatımızı kimden alacağız
Kidem ihbar
Hocam
2017 /16 mart ayında taşeron firmadan işe başladık. 2018/9 martta çıkış yapıldı. Asıl işveren 10 mart 2018 de bizi bünyesine aldı. Şuan işten çıkarılırsak herhangi bir tazminat. Hakkımız olacakmış..
Saygılar
TAŞERON OLARAK ÇALIŞTIĞIM FİRMADA ASIL İŞÇİLERİN YAPTIĞI ÜCRET SÖZLEŞMESİ VE DİĞER SOSYAL HAKLARINDAN YARARLANAMIYORUZ BU SEBEPLE ASIL İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ VARMI