İş Hukuku

İşe İade Davası Nedir? Şartları, Süresi ve Dava Süreci

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 28 Şubat 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 19 dk okuma
İşe İade Davası Nedir? Şartları, Süresi ve Dava Süreci

İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki bir işçinin, geçerli bir neden gösterilmeden ya da gösterilen neden geçersiz olduğu halde işten çıkarılması üzerine işine dönmek için açtığı davadır. Bu davada amaç, kaybedilen işin kendisini geri istemek ve feshin hukuka aykırılığının sonuçlarını işverene yüklemektir.

İşe iade süreci kısa ve kesin sürelere bağlıdır. Fesih bildiriminden sonra bir ay içinde arabulucuya başvurmayan işçi, en güçlü davasını bile kaybedebilir. Bu yazıda işe iade davasının şartlarını, sürelerini, arabuluculuk aşamasını, yargılamayı, kanun yolunu ve karardan sonra atılması gereken adımları sırasıyla anlatıyoruz. Davanın dayandığı iş güvencesi şartlarını ayrıntılı olarak iş güvencesi yazımızda ele aldık.

Kısaca
Kimler açabilir?
En az 30 işçi çalıştırılan işyerinde, en az 6 aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçiler.
Süre ne kadar?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvuru; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde dava.
Kazanırsam ne olur?
10 iş günü içinde işverene başvurursunuz. İşveren sizi 1 ay içinde işe başlatmazsa 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ve en çok 4 aylık boşta geçen süre ücreti doğar.
Temyiz var mı?
Hayır. İstinaf incelemesinden sonra bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.

İşe iade davası nedir?

İşe iade davası, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ila 21. maddelerinde düzenlenen iş güvencesi sisteminin yargısal ayağıdır. Dava, hem feshin geçersiz olduğunun tespitini hem de işçinin işe iadesini içerir. Mahkeme feshi geçersiz bulursa işçinin işe iadesine karar verir; aynı kararda işçi işe başlatılmazsa ödenecek tazminatın kaç aylık ücret olacağını ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aylık ücret ve diğer hakların ödeneceğini de belirler (İK m. 21).

Önemli bir ayrıntı: işe iade kararı işçiyi kendiliğinden işe döndürmez. Karar kesinleştikten sonra işçinin işverene süresi içinde başvurması gerekir. İşe dönüş ya da paraya dönüşen haklar, ancak bu başvurudan sonra ortaya çıkar.

Hangi durumlarda açılır?

Uygulamada işe iade davaları en çok şu hallerde gündeme gelir:

  • Sebep gösterilmemesi: Fesih bildiriminde hiçbir neden yazılmamışsa ya da “işyeri ihtiyaçları” gibi soyut bir gerekçeyle yetinilmişse.
  • Performans iddiası: Performans düşüklüğü gerekçesi objektif ölçütlerle ispatlanamıyorsa veya fesihten önce savunma alınmamışsa. Bu konu performans düşüklüğü nedeniyle fesih yazımızda ayrıca ele alınmıştır.
  • Ekonomik neden iddiası: Küçülme, maliyet ya da yeniden yapılanma gerekçesi gerçeği yansıtmıyorsa, örneğin işçinin yerine yeni biri alınmışsa.
  • Keyfi gerekçeler: Somut olaya dayanmayan, genel ifadelerle yapılan fesihler.
  • Sendikal veya ayrımcı nedenler: Sendika üyeliği, şikayet ya da dava açma, gebelik, din veya siyasi görüş gibi nedenlerle yapılan fesihler. Bunlar kanunda açıkça geçerli neden sayılmayan hallerdir (İK m. 18/3).

İşverenin haklı nedenle (İK m. 25/II) derhal fesih yaptığı durumlarda da işçi işe iade davası açabilir. Mahkeme önce haklı nedenin bulunup bulunmadığına, yoksa feshin en azından geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığına bakar (İK m. 25/son). Haklı fesih halleri için işverenin haklı fesih hakkı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Davanın şartları

İşe iade davası açabilmek için iş güvencesinin bütün şartlarının fesih tarihinde birlikte bulunması gerekir. Bu şartlar şunlardır:

İşyeriEn az 30 işçiİşverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerindeki işçiler birlikte sayılır. Sayı, fesih tarihindeki fiili duruma göre belirlenir.
KıdemEn az 6 ayDeneme süresi dahil, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki çalışmalar birleştirilir. Yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz.
SözleşmeBelirsiz süreliBelirli süreli sözleşmede kural olarak işe iade istenemez. Objektif neden olmadan zincirleme yapılan sözleşme belirsiz süreli sayılır.
Konumİşveren vekili olmamakİşletmenin veya işyerinin bütününü yöneten ve işe alma ile çıkarma yetkisi bulunan üst düzey yöneticiler kapsam dışıdır.

Bu dört şart sağlandıktan sonra asıl tartışma feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığıdır. İşveren, işçinin yeterliliğinden, davranışlarından veya işletmenin, işyerinin ya da işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir nedeni somut delillerle ispat etmek zorundadır. Yargıtay bu değerlendirmede ölçülülük ve feshin son çare olması ilkelerini uygular: işveren, işçiyi başka bir görevde çalıştırma veya daha hafif bir yaptırım uygulama imkanı varken doğrudan fesih yoluna gitmemelidir. Davranış ya da verimle ilgili fesihlerde savunma alınması (İK m. 19/2), yazılı uyarı ve tutanak düzeni de sonucu doğrudan etkiler.

İşe iade süreleri

İşe iade sürecindeki sürelerin çoğu hak düşürücüdür. Hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden dikkate alınır; kaçırıldığında hak bütünüyle kaybedilir.

Aşama Süre Başlangıç Dayanak
Arabulucuya başvuru 1 ay Fesih bildiriminin tebliği İK m. 20/1
Arabuluculuk görüşmeleri 3 hafta, zorunlu halde en çok 1 hafta uzatma Arabulucunun görevlendirilmesi 7036 m. 3/10
Dava açma 2 hafta Anlaşamama son tutanağının düzenlenmesi İK m. 20/1
İstinaf başvurusu 2 hafta Kararın tebliği HMK m. 345; 7036 m. 7/4
İşverene işe başlatma başvurusu 10 iş günü Kesinleşen kararın tebliği İK m. 21/5
İşverenin işe başlatması 1 ay İşçinin başvurusu İK m. 21/1

Bir aylık süre, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte başlar. Yazılı bir bildirim yapılmamış ve işçi sözlü olarak ya da fiilen işten çıkarılmışsa, fiili fesih tarihi esas alınır. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (7036 m. 3/17).

Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa dava usulden reddedilir. Bu durumda kanun bir telafi imkanı tanır: ret kararı taraflara re’sen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (İK m. 20/1).

Süre kaçarsa ne olur? Bir aylık başvuru süresi veya iki haftalık dava süresi geçirilirse işe iade talebi süre yönünden reddedilir. İşe dönüş, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti istenemez. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer alacaklar ise 5 yıllık zamanaşımı içinde istenebilir.

Arabuluculuk aşaması

İşe iade talebinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 m. 3/1). Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna yapılır. Süreç ve genel kurallar için iş davalarında zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz; burada işe iadeye özgü noktaları özetliyoruz.

Anlaşma sağlanırsa

Taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa kanun, anlaşmada üç hususun mutlaka yazılmasını ister (İK m. 21):

  • İşe başlatma tarihi.
  • Boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı.
  • İşçi işe başlatılmazsa ödenecek tazminatın parasal miktarı.

Bu unsurlardan biri eksikse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçi anlaşmada belirtilen tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir; işveren yalnızca geçerli feshin sonuçlarından (kıdem, ihbar gibi) sorumlu olur. Avukatlarıyla katılan tarafların ve avukatların imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğindedir; anlaşılan konularda artık dava açılamaz. İşe iade anlaşmalarında arabuluculuk ücreti, anlaşılan parasal miktar üzerinden Tarifenin İkinci Kısmına göre hesaplanır (7036 m. 3/13).

Anlaşma sağlanamazsa

Arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler ve iki haftalık dava süresi bu tarihte başlar. Son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenir. Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısını üstlenir ve lehine vekalet ücretinin ancak yarısına hükmedilir (7036 m. 3/12; 7531 sayılı Kanunla değişik).

Asıl işveren ile alt işveren ilişkisinde, işe iade arabuluculuğuna iki işverenin birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını arayan kural (7036 m. 3/15), Anayasa Mahkemesinin 03.06.2025 tarihli, E. 2024/157, K. 2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 17.10.2025).

Yargılama süreci

İşe iade davaları iş mahkemesinde, iş mahkemesi bulunmayan yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 m. 6). Uygulamada bu yetki kesin yetki olarak görülmez; davalı süresinde itiraz etmezse mahkeme bunu kendiliğinden dikkate almaz. Ancak bu maddeye aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 m. 6/5). Dava basit yargılama usulüne tabidir ve kanun, davanın ivedilikle sonuçlandırılmasını emreder (İK m. 20/3; 7036 m. 7/1). Yargılamanın süresi, tanık ve bilirkişi incelemesine göre değişir.

Mahkeme üç soruya cevap arar: işçi iş güvencesi kapsamında mı, fesih usulüne uygun yapılmış mı ve fesih geçerli bir nedene dayanıyor mu?

İspat yükü ve deliller

Feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverendedir. İşçi, feshin aslında başka bir nedene, örneğin sendikal faaliyete dayandığını iddia ederse bu iddiasını kendisi ispatlar (İK m. 20/2). İşveren fesih bildiriminde gösterdiği nedenle bağlıdır; davada sonradan yeni bir neden ileri süremez.

  • Performans fesihlerinde: Önceden belirlenip işçiye bildirilmiş objektif ölçütler, düşüklüğün süreklilik göstermesi ve savunma alınması aranır.
  • Davranış fesihlerinde: Olayın tutanak, kamera kaydı, tanık gibi delillerle kanıtlanması ve savunma alınması gerekir.
  • İşletmesel fesihlerde: İşletme kararının alındığı, tutarlı biçimde uygulandığı, işçinin kadrosunun gerçekten kaldırıldığı ve başka bir pozisyonda değerlendirme imkanının bulunmadığı incelenir. Mahkemenin denetimi, işletme kararının keyfi olup olmadığı ve tutarlı biçimde uygulanıp uygulanmadığı ile sınırlıdır.

İşçi de her türlü delille fesih nedeninin gerçeği yansıtmadığını gösterebilir. En sık kullanılan deliller tanık beyanları, yazışmalar ve işyeri kayıtları, personel dosyası ve savunma yazıları, SGK hizmet dökümü ve işe giriş bildirgeleri ile fesih bildiriminin kendisidir. Fesihten sonra aynı pozisyona yeni işçi alındığını gösteren SGK kayıtları özellikle etkilidir.

Yargılama giderleri

İşe iade davası parasal bir alacak davası olmadığından maktu harca tabidir. Başvuru harcını ve ilk tebligat giderini davacı işçi öder. Bilirkişi, keşif ve tanık giderleri gibi ispat yükü işverende olan konulardaki giderler çoğunlukla davalı işverenden avans olarak istenir. Yargılama sonunda giderler ve vekalet ücreti davayı kaybeden tarafa yüklenir.

Kanun yolu: istinaf var, temyiz yok

İş mahkemesinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddedebilir, kararı kaldırıp yeniden hüküm kurabilir veya dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilir. Kanun, bölge adliye mahkemesinin işe iade davasında ivedilikle ve kesin olarak karar vereceğini öngörür (İK m. 20/3). İş Mahkemeleri Kanunu da İK m. 20’deki fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararların temyiz edilemeyeceğini açıkça düzenler (7036 m. 8/1-a). Görev ve yetki uyuşmazlıkları nedeniyle merci tayinine ilişkin kararlar da temyiz edilemez.

İşe iade davası parasal sınıra bağlı olmadığından istinaf yolu her durumda açıktır. Buna karşılık işe iadenin ardından açılan alacak davalarında 2026 yılı için istinaf sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı 682.000 TL’dir; sınır, davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesinleştiğinde işe başlatma süreci başlar.

Karar sonrası: işe başlatma başvurusu

  1. Kararın kesinleşmesini ve tebliğini takip edinOn iş günlük süre, kesinleşmiş kararın işçiye tebliğinden itibaren işler. Kesinleşme şerhli kararı mahkemeden alın.
  2. 10 iş günü içinde işverene başvurunBaşvurunun ispatı için en güvenli yol noter ihtarnamesidir. Kayıtlı elektronik posta (KEP), iadeli taahhütlü mektup veya işverenin teslim aldığını gösteren imzalı bir yazı da kullanılabilir. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa fesih geçerli bir fesih sayılır (İK m. 21/5).
  3. İşverenin cevabını bekleyinİşveren başvurudan itibaren 1 ay içinde sizi işe başlatmalı veya başlatmayacağını açıklamalıdır. Bu süre içinde hiçbir işlem yapmazsa işe başlatılmamış sayılırsınız.
  4. Davete ciddi şekilde uyunİşveren sizi eski işinize veya eşdeğer bir işe çağırırsa işe başlamanız gerekir. Daveti cevapsız bırakmak, işe iade kararının parasal sonuçlarını kaybettirebilir.

Başvurunun samimi olması gerekir. Yargıtay, yalnızca tazminat almak amacıyla yapılan ve gerçek bir işe dönme iradesi taşımayan başvuruyu geçerli saymaz. İşverenin daveti de ciddi olmalıdır: farklı ve daha ağır bir görev, düşük ücret veya esaslı değişiklik içeren bir davet geçerli bir işe başlatma sayılmayabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.04.2026 tarihli, E. 2025/9181, K. 2026/3183 sayılı kararında, sözleşmesi yeniden imzalanan, çalışma koşulları belirlenen ve fiilen işe başlatılan işçinin işe başlatmama tazminatı isteyemeyeceği; yalnızca tazminattan kurtulmak için yapılan davetin ise geçerli davet sayılmayacağı belirtilmiştir.

İşveren işçiyi işe başlatmazsa

Süresinde başvuran işçi 1 ay içinde işe başlatılmazsa iş sözleşmesi, işverenin işe başlatmama iradesini ortaya koyduğu tarihte sona ermiş sayılır. İşçi bu durumda şu hakları birlikte isteyebilir:

En çok 4 ayBoşta geçen süre ücretiKararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için fesih tarihindeki ücret ve düzenli parasal haklar. Ayrıntılar
4 ila 8 ayİşe başlatmama tazminatıMahkemenin kararda belirlediği ay sayısı üzerinden. Hesaplama
Fesih sonucuKıdem ve ihbar tazminatıÖnceden ödenmemişse veya eksik ödenmişse, 4 aylık sürenin kıdeme eklenmesiyle oluşan fark dahil. Kıdem tazminatı
Diğerİşçilik alacaklarıYıllık izin ücreti, fazla mesai ve ödenmemiş ücret gibi alacaklar.

Boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı birbirinden bağımsızdır ve birlikte istenir. Boşta geçen en çok 4 aylık süre hizmet süresinden sayılır ve kıdem tazminatı hesabına eklenir; bu süre için SGK primleri de yatırılmalıdır. Fesih tarihinde işçiye kıdem ve ihbar tazminatı peşin ödenmişse, işçi işe başlatıldığında bu tutarlar yapılacak ödemeden mahsup edilir; işe başlatılmayan ve bu tazminatları hiç almamış işçiye ayrıca ödenir (İK m. 21/4). Fesih sendikal nedene dayanıyorsa, işe iade kararıyla birlikte ayrıca en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminata da hükmedilir (6356 sayılı Kanun m. 25).

İşe iade kararı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından doğrudan ilamlı icraya konu edilemez; bu alacaklar için ayrıca takip veya dava yoluna gidilir. Bu alacaklar için de dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. 31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası kaldırıldı (7589 sayılı Kanun). İşçilik alacakları için artık tutar kesin değilse genellikle kısmi dava açılır ve talep, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarına eski hüküm uygulanmaya devam eder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, süresinde başvuran ve işe davet edilmeyen işçinin boşta geçen süre alacağını likit saymış ve itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (04.11.2024, E. 2024/10252, K. 2024/14467).

İşçi davayı kazanıp işe başlamazsa

Davayı kazanan her işçi işine dönmek istemeyebilir. Bu durumda sonuç, işçinin süresinde başvurup başvurmadığına ve işe başlamamasının haklı bir nedene dayanıp dayanmadığına göre değişir:

  • Hiç başvuru yapılmazsa: İşverence yapılan fesih geçerli fesih sayılır. İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti istenemez. Sözleşme ilk fesih tarihinde sona ermiş kabul edilir; kıdem, ihbar ve diğer alacaklar bu tarihe göre istenebilir.
  • Başvuru yapılıp davete rağmen işe başlanmazsa: İşe başlatmama tazminatı istenemez. Boşta geçen süre ücreti konusunda Yargıtay uygulaması tek yönlü değildir. Bir dönem bu ücretin ödenmesi gerektiği kabul edilmiş, daha sonraki kararlarda ise davetin samimi olduğu ve işçinin haklı neden olmadan işe başlamadığı durumlarda başvurunun gerçek bir dönüş iradesi taşımadığı sonucuna varılarak bu ücret de reddedilmiştir.
  • İşçinin haklı bir nedeni varsa: Davet samimi değilse, işçiye esaslı biçimde değiştirilmiş koşullarla iş önerilmişse veya işverenin fiilen çalıştırma iradesi yoksa, işçinin işe başlamaması kendisi aleyhine yorumlanmaz.

İşveren açısından

İşe iade davalarının büyük bölümü, feshin esasından çok usul eksiklikleri nedeniyle işveren aleyhine sonuçlanır. Fesih bildirimini yazılı yapmak, nedeni açık ve kesin biçimde yazmak, davranış ve verim nedenli fesihlerde savunma almak ve işletmesel kararları belgelendirmek riski önemli ölçüde azaltır. İşe iade kararından sonra işçi başvurursa, daveti açık, yazılı ve eski koşulları koruyan biçimde yapmak gerekir. Arabuluculuk aşamasında işe başlatma konusunda anlaşılacaksa işe başlatma tarihi ile iki parasal miktarın mutlaka belgeye yazılması, aksi halde anlaşmanın hiç yapılmamış sayılacağı unutulmamalıdır. İlk arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmamanın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden doğrudan maliyeti vardır.

Sık yapılan hatalar

  • Bir aylık süreyi işverenle görüşmeler sürerken kaçırmak. Görüşmeler süreyi durdurmaz.
  • Arabulucuya gitmeden doğrudan iş mahkemesine dava açmak.
  • Son tutanaktan sonraki iki haftalık dava süresini zamanaşımı gibi uzun sanmak.
  • Kesinleşen karardan sonra 10 iş günü içinde işverene ispatlanabilir biçimde başvurmamak.
  • İşverenin ciddi davetine cevap vermemek ve böylece parasal hakları riske atmak.
  • İşe iade kararını doğrudan icraya koyup boşta geçen süre ve tazminat için ayrıca takip veya dava gerektiğini gözden kaçırmak.
İşten çıkarıldınız ve süre işliyor mu?
Fesih bildiriminiz ve çalışma belgeleriniz üzerinden işe iade şartlarını ve sürelerinizi online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

İşe iade davası için süre ne kadar?

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde dava açılır. Her iki süre de hak düşürücüdür.

11 aydır çalışıyordum, bir yıl dolmadan çıkarıldım. İşe iade davası açabilir miyim?

Kıdem şartı 6 aydır, bir yıl aranmaz. 11 aylık çalışmanız bu şartı karşılar. İşverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplam en az 30 işçi çalışıyorsa, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışıyorsanız ve üst düzey yönetici değilseniz, fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurabilirsiniz.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçi işe iade davası açabilir mi?

Kural olarak hayır. Ancak sözleşme objektif bir nedene dayanmadan zincirleme yenilenmişse veya belirsiz süreli ilişkinin güvencelerini dolanmak için kullanılmışsa belirsiz süreli sayılır ve işe iade davası açılabilir.

İşe iade kararına karşı Yargıtay’a gidilebilir mi?

Hayır. Karara karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesinin işe iade davasında verdiği karar kesindir.

Davayı kazandım ama başka bir işe girdim. Ne yapmalıyım?

İşe dönmeyi düşünmüyorsanız bunu dikkatle değerlendirin. Başvuru yapmazsanız fesih geçerli sayılır ve yalnızca kıdem, ihbar gibi alacaklarınızı isteyebilirsiniz. Gerçek bir dönüş iradesi olmadan yapılan başvuru da Yargıtay’ca geçerli sayılmayabilir.

İşe iade davası ne kadar sürer?

Kanun davanın ivedilikle sonuçlandırılmasını öngörür, ancak süre tanık ve bilirkişi incelemesine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Dava ne kadar uzarsa uzasın, boşta geçen süre ücreti en çok 4 ay üzerinden ödenir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İş Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın