Tapusuz taşınmazlar, tapu siciline kayıtlı olmayan ve çoğu zaman zilyetlik yoluyla kullanılan taşınmazlardır. Uygulamada bu taşınmazların haricen satılması ve zilyetliğin devredilmesi oldukça yaygındır. Ancak resmi tapu kaydı bulunmaması nedeniyle, satışın geçerliliği, zilyetliğin ispatı, kadastro süreci ve mülkiyet uyuşmazlıkları bakımından çeşitli hukuki sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle aynı taşınmazın birden fazla kişiye devredilmesi, sınır uyuşmazlıkları ve kadastro tespitleri uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlar arasında yer almaktadır. Bunun yanında tapusuz taşınmazlarda zilyetliğin korunması ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanılması da büyük önem taşımaktadır.
Bu yazımızda, tapusuz taşınmazların devri, geçerlilik şartları, hukuki sonuçları ve uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıklar ele alınmıştır.
Yazı İçeriği
1. Tapusuz Taşınmaz Nedir?
Tapusuz taşınmaz, tapu siciline kayıtlı olmayan ve çoğu zaman zilyetlik yoluyla kullanılan taşınmazları ifade etmektedir. Bu tür taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmamakla birlikte, kişiler taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet kurarak kullanımını sürdürebilmektedir.
Özellikle kadastro görmemiş bölgelerde veya geçmişten beri fiilen kullanılan bazı taşınmazlarda tapu kaydı bulunmamasına rağmen zilyetliğe dayalı çeşitli hak iddiaları ortaya çıkabilmektedir. Ancak tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmaması, mülkiyetin ispatı ve taşınmazın devri bakımından önemli hukuki sorunlara yol açabilmektedir.
1.1. Zilyetlik ve Tapusuz Taşınmaz İlişkisi
Tapusuz taşınmazlarda en önemli hukuki unsur zilyetliktir. Zilyetlik, bir eşya üzerinde fiili hakimiyet kurulması anlamına gelmektedir. Tapusuz taşınmazlarda kişiler çoğu zaman taşınmazı fiilen kullanmak, ekip biçmek, üzerinde yapı yapmak veya sınırlarını belirlemek suretiyle zilyetlik kurmaktadır.
Bu nedenle tapusuz taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda:
- Fiili kullanım,
- Taşınmaz üzerindeki hakimiyet,
- Kullanım süresi,
- Zilyetliğin devamlılığı
büyük önem taşımaktadır. Özellikle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanılması bakımından da zilyetlik temel unsurlardan biridir.
1.2. Tapulu ve Tapusuz Taşınmaz Arasındaki Fark
Tapulu taşınmazlarda mülkiyet hakkı tapu siciline yapılan tescil ile kazanılırken, tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle tapulu taşınmazların devri resmi şekilde tapuda yapılırken, tapusuz taşınmazlarda çoğu zaman zilyetliğin devri ve fiili teslim söz konusu olmaktadır.
Ayrıca tapulu taşınmazlarda tapu kaydı güçlü bir mülkiyet karinesi oluştururken, tapusuz taşınmazlarda hak iddiaları çoğu zaman fiili kullanım ve zilyetlik olgularına dayanmaktadır.
Bu nedenle tapusuz taşınmazlar bakımından:
- İspat sorunları,
- Sınır uyuşmazlıkları,
- Kadastro tespitleri,
- Birden fazla kişinin hak iddia etmesi
uygulamada daha sık ortaya çıkmaktadır.
2. Tapusuz Taşınmazların Hukuki Niteliği
Tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmamakla birlikte, bu taşınmazlar üzerinde fiili kullanım ve zilyetliğe dayalı çeşitli hak iddiaları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kadastro görmemiş taşınmazlarda kişiler uzun yıllar boyunca taşınmazı kullanmak, ekip biçmek veya üzerinde yapı bulundurmak suretiyle fiili hakimiyet kurabilmektedir.
Ancak tapusuz taşınmazların hukuki durumu, taşınmazın niteliğine göre değişiklik göstermektedir. Özellikle kamu malları, ormanlar, meralar ve kıyılar bakımından özel kurallar uygulanmaktadır.
2.1. Mülkiyet Hakkı Bakımından Değerlendirme
Tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmaması, taşınmaz üzerinde hiçbir hak bulunmadığı anlamına gelmez. Özellikle uzun süreli zilyetlik ve fiili kullanım, belirli şartların varlığı halinde mülkiyet kazanımına dayanak oluşturabilmektedir.
Bununla birlikte tapusuz taşınmazlarda mülkiyet hakkının ispatı, tapulu taşınmazlara göre daha güçtür. Çünkü resmi tapu kaydı bulunmadığından, hak iddiaları çoğu zaman zilyetlik ve fiili kullanım olgularına dayanmaktadır.
2.2. Zilyetliğin Korunması
Tapusuz taşınmazlarda en önemli hukuki koruma zilyetliğe ilişkindir. Taşınmazı fiilen kullanan ve üzerinde hakimiyet kuran kişi, belirli şartlar altında hukuken korunabilmektedir.
Bu kapsamda zilyetliğe yönelik haksız müdahalelere karşı:
- El atmanın önlenmesi,
- Müdahalenin men’i,
- Ecrimisil,
- 3091 sayılı kanun kapsamında koruma
gibi hukuki imkanlar gündeme gelebilmektedir.
2.3. Kadastro Görmemiş Taşınmazlar
Kadastro görmemiş taşınmazlarda resmi mülkiyet tespiti henüz yapılmamış olduğundan, fiili kullanım ve zilyetlik büyük önem taşımaktadır. Özellikle taşınmazı uzun yıllardır kullanan kişiler, kadastro çalışmaları sırasında hak iddiasında bulunabilmektedir.
Bu nedenle kadastro süreci, tapusuz taşınmazlar bakımından mülkiyetin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
2.4. Kamu Malları Bakımından Durum
Tapusuz taşınmazların tamamı özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte değildir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bazı taşınmazlar, kamu malı niteliğinde olduğundan özel mülkiyete geçirilemez.
Bu nedenle bir taşınmazın tapusuz olması tek başına zilyetlikle mülkiyet kazanılabileceği anlamına gelmemektedir.
2.5. Orman, Mera ve Kıyı Alanlarının Hukuki Durumu
Ormanlar, meralar, yaylaklar, kışlaklar ve kıyılar özel koruma altında bulunan kamu malları arasında yer almaktadır. Bu tür taşınmazlar üzerinde uzun süreli fiili kullanım bulunsa dahi, kural olarak özel mülkiyet kazanılması mümkün değildir.
Özellikle orman ve mera niteliğindeki taşınmazlar bakımından kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanmamakta; uygulamada bu taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklar sıkça dava konusu olmaktadır.
3. Tapusuz Taşınmazların Devri Nasıl Yapılır?
Tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmadığından, tapulu taşınmazlarda olduğu gibi tapu müdürlüğünde resmi satış işlemi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle uygulamada tapusuz taşınmazların devri çoğu zaman zilyetliğin devri ve fiili teslim yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Özellikle harici satış sözleşmeleri, adi yazılı belgeler ve fiili kullanımın devri uygulamada sıkça karşılaşılan yöntemlerdir. Ancak bu işlemler resmi tapu devri niteliğinde olmadığından, ileride çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
3.1. Zilyetliğin Devri Yoluyla Satış
Tapusuz taşınmazların devrinde en temel unsur zilyetliğin devredilmesidir. Zilyetlik, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin başka kişiye geçirilmesi anlamına gelmektedir.
Bu nedenle uygulamada tapusuz taşınmaz satışları çoğu zaman:
- Taşınmazın fiilen teslim edilmesi,
- Kullanımın devralana bırakılması,
- Taşınmaz üzerindeki hakimiyetin geçirilmesi
şeklinde gerçekleşmektedir.
3.2. Harici Satış Sözleşmeleri
Tapusuz taşınmazlar çoğu zaman taraflar arasında düzenlenen harici satış sözleşmeleri ile devredilmektedir. Bu sözleşmeler genellikle adi yazılı şekilde yapılmakta olup, tarafların satış iradesini ve taşınmazın devrine ilişkin anlaşmayı göstermektedir.
Ancak tapusuz taşınmazlarda yapılan harici satışlar, resmi tapu devri niteliğinde değildir. Bu nedenle özellikle:
- Aynı taşınmazın birden fazla kişiye satılması,
- Sınır uyuşmazlıkları,
- Mirasçılarla yaşanan ihtilaflar
uygulamada sıkça ortaya çıkmaktadır.
3.3. Fiili Teslimin Önemi
Tapusuz taşınmazlarda fiili teslim büyük önem taşımaktadır. Çünkü resmi tapu kaydı bulunmadığından, taşınmaz üzerindeki fiili kullanım ve hakimiyet çoğu zaman hak iddiasının temelini oluşturmaktadır.
Bu nedenle taşınmazın:
- Devralana teslim edilmesi,
- Kullanımın fiilen bırakılması,
- Sınırların gösterilmesi,
- Taşınmaz üzerindeki hakimiyetin geçirilmesi
uygulamada önemli deliller arasında kabul edilmektedir.
3.4. Yazılı Belge Düzenlenmesi
Her ne kadar tapusuz taşınmaz devrinde resmi şekil şartı bulunmasa da, uygulamada uyuşmazlık yaşanmaması bakımından yazılı belge düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Özellikle:
- Satış bedeli,
- Taşınmazın sınırları,
- Kullanım durumu,
- Teslim tarihi
gibi hususların yazılı hale getirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlamaktadır.
3.5. Noter İşlemleri Gerekli Midir?
Tapusuz taşınmazların devri bakımından noter işlemi yapılması zorunlu değildir. Çünkü ortada resmi tapu devrine konu olabilecek kayıtlı bir taşınmaz bulunmamaktadır.
Bununla birlikte uygulamada taraflar, satış ilişkisini belgelemek amacıyla noter huzurunda çeşitli sözleşmeler veya beyanlar düzenleyebilmektedir. Ancak noter işlemi yapılması, tek başına taşınmaz mülkiyetinin resmi olarak devredildiği anlamına gelmemektedir.
4. Tapusuz Taşınmaz Devrinin Geçerlilik Şartları
Tapusuz taşınmazların devrinde resmi tapu işlemi bulunmamakla birlikte, yapılan devrin hukuken sonuç doğurabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Özellikle zilyetliğin devri, tarafların devir iradesi ve taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin devralana geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Uygulamada çoğu uyuşmazlık, taşınmazın kim tarafından kullanıldığı, fiili teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği ve tarafların gerçek iradesinin ne olduğu noktasında ortaya çıkmaktadır.
4.1. Devredenin Zilyet Olması
Tapusuz taşınmazın devredilebilmesi için, devreden kişinin taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet kurmuş olması gerekir. Başka bir ifadeyle devredenin taşınmazın zilyedi olması önem taşımaktadır.
Taşınmaz üzerinde fiili kullanım ve hakimiyeti bulunmayan kişinin yaptığı devir işlemleri uygulamada ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
4.2. Devir İradesinin Bulunması
Tapusuz taşınmaz devrinin geçerli olabilmesi için tarafların taşınmazın devri konusunda karşılıklı iradelerinin bulunması gerekir. Tarafların taşınmazın kullanımını ve zilyetliğini devretme konusunda anlaşmış olmaları önemlidir.
Bu irade uygulamada çoğu zaman:
- Harici satış sözleşmeleri,
- Yazılı belgeler,
- Tanık beyanları,
- Fiili kullanım durumu
ile ortaya konulmaktadır.
4.3. Taşınmazın Belirlenebilir Olması
Devre konu taşınmazın belirli veya belirlenebilir olması gerekir. Özellikle sınırları belli olmayan veya hangi alanın devredildiği anlaşılamayan taşınmazlar bakımından uygulamada ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle:
- Taşınmazın sınırlarının gösterilmesi,
- Bulunduğu yerin açık şekilde belirtilmesi,
- Kullanım alanının belirlenmesi
önem taşımaktadır.
4.4. Fiili Hakimiyetin Devralana Geçirilmesi
Tapusuz taşınmaz devrinde en önemli unsurlardan biri fiili hakimiyetin devralana geçirilmesidir. Çünkü resmi tapu devri bulunmadığından, zilyetliğin ve kullanımın fiilen devredilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda taşınmazın:
- Teslim edilmesi,
- Kullanımın devralana bırakılması,
- Taşınmaz üzerindeki hakimiyetin geçirilmesi
uygulamada devrin gerçekleştiğinin önemli göstergeleri arasında kabul edilmektedir.
4.5. Hukuka ve Ahlaka Aykırılık Bulunmaması
Tapusuz taşınmaz devrinin hukuken korunabilmesi için işlemin hukuka ve ahlaka aykırı olmaması gerekir. Özellikle kamu malları, ormanlar, meralar ve özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazlar bakımından yapılan devir işlemleri hukuki koruma görmemektedir.
Benzer şekilde muvazaalı işlemler, dolandırıcılık amacı taşıyan satışlar veya hukuka aykırı kullanım ilişkileri de çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
5. Tapusuz Taşınmazlarda Zilyetliğin Korunması
Tapusuz taşınmazlarda resmi tapu kaydı bulunmasa da, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyet ve zilyetlik hukuken belirli ölçüde korunmaktadır. Özellikle taşınmazı fiilen kullanan kişinin zilyetliğine yönelik haksız müdahaleler, çeşitli dava ve idari başvuru yolları ile önlenebilmektedir.
Bu nedenle tapusuz taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda çoğu zaman mülkiyet hakkından ziyade zilyetliğin korunmasına ilişkin hükümler uygulama alanı bulmaktadır.
5.1. Zilyetliğe Yapılan Müdahaleler
Tapusuz taşınmazlarda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, taşınmazı fiilen kullanan kişinin zilyetliğine yapılan müdahalelerdir. Özellikle:
- Taşınmaza izinsiz girilmesi,
- Kullanımın engellenmesi,
- Sınırların değiştirilmesi,
- Taşınmazın başkası tarafından kullanılmaya başlanması
uygulamada sıkça görülmektedir. Bu tür müdahaleler karşısında zilyetliğin korunmasına ilişkin hukuki yollar gündeme gelebilmektedir.
5.2. El Atmanın Önlenmesi Davası
Tapusuz taşınmazı fiilen kullanan kişi, zilyetliğine yönelik haksız müdahalelerin sona erdirilmesi amacıyla el atmanın önlenmesi davası açabilmektedir.
Bu dava ile:
- Müdahalenin durdurulması,
- Taşınmazın kullanımının engellenmesinin önlenmesi,
- Fiili hakimiyetin korunması
amaçlanmaktadır. Özellikle uzun süredir devam eden fiili kullanım durumlarında bu dava uygulamada büyük önem taşımaktadır.
5.3. Ecrimisil Talepleri
Tapusuz taşınmazın haksız şekilde kullanılması halinde, taşınmazı fiilen kullanan kişi belirli şartların varlığı halinde ecrimisil talebinde bulunabilmektedir.
Ecrimisil, haksız kullanım nedeniyle oluşan kullanım tazminatı niteliğinde olup; özellikle taşınmazın başkası tarafından izinsiz kullanılması halinde gündeme gelmektedir.
5.4. 3091 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma
Tapusuz taşınmazlarda zilyetlik, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında da korunabilmektedir.
Bu kapsamda taşınmaza yönelik haksız müdahalelerin önlenmesi amacıyla idari makamlara başvuru yapılabilmekte ve belirli şartların varlığı halinde müdahalenin kaldırılmasına karar verilebilmektedir.
Uygulamada özellikle uzun süren dava süreçlerine alternatif olarak bu yol sıkça kullanılmaktadır.
5.5. Zilyetliğin İspatı
Tapusuz taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda en önemli konulardan biri zilyetliğin ispatıdır. Resmi tapu kaydı bulunmadığından, fiili kullanım ve hakimiyet çeşitli delillerle ortaya konulmaktadır.
Bu kapsamda:
- Tanık beyanları,
- Vergi kayıtları,
- Elektrik ve su abonelikleri,
- Ekim ve kullanım durumu,
- Fotoğraflar,
- Keşif ve bilirkişi incelemesi
uygulamada sıkça başvurulan deliller arasında yer almaktadır.
6. Kazandırıcı Zamanaşımı ile Mülkiyet Kazanılması
Tapusuz taşınmazlarda uzun süreli ve belirli şartlara uygun zilyetlik, bazı durumlarda mülkiyet kazanımına dayanak oluşturabilmektedir. Özellikle kadastro görmemiş veya tapu kaydı bulunmayan taşınmazlarda, taşınmazı malik sıfatıyla uzun yıllar boyunca kullanan kişiler bakımından kazandırıcı zamanaşımı hükümleri önem taşımaktadır.
Ancak kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet kazanılabilmesi için, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olması ve kanunda aranan şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6.1. Olağanüstü Kazandırıcı Zamanaşımı
Tapusuz taşınmazlarda en sık uygulama alanı bulan kurum olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıdır. Türk Medeni Kanunu m. 713 kapsamında, tapu kaydı bulunmayan veya maliki belirlenemeyen taşınmazların belirli şartlarla kazanılması mümkün olabilmektedir.
Özellikle taşınmazın uzun yıllar boyunca malik gibi kullanılması ve zilyetliğin kesintisiz şekilde devam etmesi büyük önem taşımaktadır.
Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Olağanüstü Kazandırıcı Zamanaşımı ile Taşınmaz Mülkiyetinin Kazanılması başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
6.2. Zilyetlik Süresi ve Şartları
Kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet kazanılabilmesi için zilyetliğin belirli süre boyunca aralıksız ve çekişmesiz devam etmesi gerekir.
Bu kapsamda zilyetliğin:
- Malik sıfatıyla sürdürülmesi,
- Fiili hakimiyetin devam etmesi,
- Açık ve sürekli olması,
- Başkasının üstün hakkına dayanmaması
önem taşımaktadır. Özellikle fiili kullanımın uzun süre boyunca devam ettiğinin ispatı uygulamada büyük önem taşımaktadır.
6.3. İyiniyet Şartı
Tapusuz taşınmazlarda uygulama alanı bulan olağanüstü kazandırıcı zamanaşımında, kural olarak olağan zamanaşımındaki anlamda bir tapu kaydı ve iyiniyet şartı aranmamaktadır.
Ancak somut olayın özellikleri, kullanım şekli ve zilyetliğin niteliği mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilmektedir.
6.4. Mülkiyet Kazanımının Sonuçları
Kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleşmesi halinde, zilyet taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı kazanabilmektedir. Bu durumda taşınmazın tapuya tescili gündeme gelmekte ve kişi adına mülkiyet kaydı oluşturulabilmektedir.
Ancak bu sonucun doğabilmesi için çoğu zaman mahkeme kararı ile tescil işleminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
6.5. Tapu İptal ve Tescil Davası İlişkisi
Kazandırıcı zamanaşımına dayalı mülkiyet iddiaları uygulamada çoğu zaman tapu iptal ve tescil davaları ile gündeme gelmektedir. Özellikle tapu kaydı bulunmayan veya malik hanesi açık bırakılmış taşınmazlar bakımından, zilyetliğe dayalı tescil talepleri mahkeme önüne taşınabilmektedir.
Bu tür davalarda:
- Zilyetlik süresi,
- Fiili kullanım,
- Taşınmazın niteliği,
- Kadastro kayıtları,
- Bilirkişi incelemesi ve keşif
büyük önem taşımaktadır.


merhabalar. ocak 2016 yılında samsun bafradan 25 bin tlye 400 metre kare arazi aldık ancak bu arazinin tapuda kaydı bulunmamaktaydı. bu yüzden de biz muhtar ve iki şahitin de imzası olan zilliyet devir senedi düzenledik. daha sonra bu yapıya 2018 yılında küçük prefabrik bir ev yaptırdık ve 05.12.2018 tarihinde yapı kayıt belgesini aldık. ancak samsun valiliğinden adımıza bir suç duyurusunda bulunuldu. buna göre; imar barışı kapsamında usulsüz olarak alınan yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi, yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslara ilişkin tebliğin 8. maddesi ikinci fıkrasında tck 206. maddesi uyarınca hakkımızda suç duyurusı-unda bulunacağına dair bilgilendirme yapıldı. ancak bizim durumumuzda yüz küsür kişi mevcut. bütün bunlara ek olarak da aldığım arsanın hazineye ait olduğu ve açık arttırma ile satılacağı eğer almak istersem bana öncelik verileceği de belirtildi. daha önceden ödediğim hiçbir ücretin de iadesinin yapılamayacağı bildirildi. öncelikle sormak istediğim; bu arsanın bu şekilde benden alınmasının hukuki dayanağı var mı ikinci olarak almış olduğum muhtarın da imzası olan zilyetlik belgesinin hiçbir geçerliliği yok mu? son olarak da yaptırmış olduğum yapının akıbeti nolur? şimdiden teşekkür ederim.
merhaba 120 dairelik bir sitede 60 dairenin tapusu var 60 dairenin tapusu yok mütahit bu şekilde teslim etmiş bu tapusu olmayan dairelerin satışı nasıl yapılır almak istiyorum ama sonrası için kafamda dolandırılır mıyım veya hakkımda dava açılıp ev elimden geri alınır mı endişeleri var yardımcı olursanız sevinirim.
Merhaba, orman arazisi olarak görünen bir köyde tapusuz 4 dönüm bir tarlayı sahibinden satın almak istiyoruz. Köyün hemen hemen tümü tapusuz olup bir iki yıl içinde tapu verilmesi planlanıyor. Noter huzurunda yapılacak zilyetliğin devrine ilişkin sözleşme ile kadastro çalışması sırasında tapuyu edinmemiz mümkün mü? Teşekkürler.
Merhaba Sayın Meslektaşım, tapuda kayıtlı ancak tapusuz kooperatif yapımı bir taşınmazı babam 93 yılında ilk hisse sahibinden hisse devir sözleşmesi ile almış ancak kooperatife bu devri bildirerek üye kaydını gerçekleştirmemiş. Kooperatif 99 yılında tasfiye edilerek sona ermiş.Babam 93 ve 2004 yılları arasında devreden ismine kayıtlı ve borçlu sıfatıyla, taşınmazın bankaya olan geri ödemesini taksitlerle yatırmış ve borç bitmiş. Şu an tapuda taşınmazın kime kayıtlı olduğunu sorduğumuzda devreden ilk hisse sahibinin adı çıkıyor ve kadın 1918 doğumlu.Muhtemelen vefat etmiş yaşıyorsa da 102 yaşında… Şu aşamada nasıl bir yol izlememizi önerirsiniz? Yeni avukatım, kafam biraz karışık söz konusu kendi davanız olunca işin rengi değişiyormuş. Şimdiden teşekkür ederim.
Merhaba
Dedemden kalma 70 dönüm tapusuz arazimiz var 30 yıldır zilliyet i bizde bu yer üzerinde sadece zilliyet sahibi miyiz yoksa mülkiyeti bizde midir
Şimdiden teşekkürler
Merhaba
Dedemden kalma 70 dönüm tapusuz arazimiz var 30 yıldır zilliyet bizde mülkiyet hakkına sahip miyiz yoksa diğer mirasçılar da hak sahibi midir
Şimdiden teşekkürler
Merhabalar;zilyetlik olan 40.000 m2’lik bir tarlanın 37,400 m2 kısmı zilyet tarafından farklı kişilere adi sözleşme ile satışını yapmış, boş durumda olan 2600 m2’lik kısmını satın almak istiyorum,zilyet tapusu olmadığı için satıcı adi sözleşme ile satış yapabileceğini beyan etmektedir.bu durumda olan bir yerin zilyetliği bana geçer mi, satın alınabilir miyim ?ileri ki zamanlarda buradan satıcının mirasçıları veya kamu yetkilileri beni çıkarabilir mi? yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Merhabalar, dedemden anneme bir miras intikal etti fakat annem de uzun bir süre önce vefat etti. söz konusu arazinin tapusu bulunmamakta. Annemizden bizlere veraset ilanı bulamıyoruz. Ne yapmamız gerekli? dededen kalan bu tapusuz mirası nasıl elde edebiliriz?
kolay gelsın dedemden kalan bi tarlamiz var ama tapusu olmayan ama suanda babam 7 kardeş ama babamın düşen paıyını bana verdi sonra bende amcamın hissesini almak istiyorumileride tapusu cıktığında ben amcamla aramızda nasıl bir sözleşme yapmam lazım varsa böyle bir sözleşme onun adı ne ne yapmam gerekıyor nasıl bir sözleşme doldurmam gerekiyor ve noterde bir sözleşmede yapmam gerekiyormu
şimdiden cok teşekkü ederim
Merhaba bizim tapusuz koy evimiz satilmadan kardesim arkadasina devretti geri vermiyor nasil alabiliriz o farkli bir koyde yasiyor
Mrb tapusu olmayan enkaz hükmündeki taşınmazın icra yolu ile satışından sonra teslimi nasıl yapılır. Taşınmazda oturan kişi tahliye edilebilir mi? Edilirse prosedür nedir? Yargitay menkul hükmünde olduğundan iki 135/2 ye gore muhtıra gönderilemez diyor. Kolay gelsin iyi calismalar
Merhaba
1.5 donumluk arazi uzerinde 2 katli bir yapimiz var.
imar barisi kapsaminda buranin yapi kayit belgesini aldik.
yaklasik 25 yildir bu adreste ikamet etmekteyiz.
belediye beyanimiz, elektirik su hepsi adimiza var.
Arazimiz hazineye ait.
orman arazisi olarak gozukuyor.
elimizde ne tapu var ve tapu tahsis belgesi.
Biz bu arsamizi satmak istiyoruz.
nasil bir yol izlememiz lazim.
ilginiz icin tesekkur ederiz.
selamlar
tapuda aktif kullanıcı olarak dedemin üstünde görünen ve zamanında kadastro geçerken kullandıgı ev ve arsa tapu beyanlar hanesine yazılmış.1960 senesinden itibaren üstünde evler yapılmış noter satışları olmuş fakat ne alanlar nede verenler arsanın ve içindeki evlerin tapudan herhangi bir düzeltmesini yaptırmamışlar.arazide bir kararla ist.b.b devredilmiş 1960 lı yıllarda dedem dava açmış sonuç belli degil ve dedeme karşı herhangi bir davada şu ana kadar biz varislerine açılmadı.bizim hakkımız ve arsa üzerinde içindekilere karşı savunmamız ne olabilir. neler yapmalıyız.
iyi çalışmalar
Hazineye ait köyde 500m2 ve içinde ev olan bir yeri satın almak istiyorum.Nasıl bir yol izlemeliyim.yardımcı olursanız sevinirim.saygılarımla
Merhaba,
dedemden kalan içerisinde ev olan bir hazine arazimiz var ben bunu 3 amcamdan almak istiyorum onlarda kabul ediyor.Fakat ileride sorun yaşamamam adına bunu nasıl resmileştirebilirim.Yani noterde bir şey hazırlatmalımıyım.
merhaba,
biz 3 kardeşiz. babamızdan üzerinde bina olan 338 m2 arsa kaldı. yerimiz tapu tahsis belgeli. milli emlağa ecrimisil borcumuz var ve ödemeye devam ediyoruz. ancak benim ihtiyacımdan dolayı 1/3 hissemi başka birine satmak istiyorum..henüz tapu olmadığı için alacak kişiye satışı yada devri nasıl yapmalıyım. devir işlemini milli emlaktamı yoksa noterdemi yapmalıyım.
teşekkürler.
Murat YAKUT
Daha önce işlediğimiz bir tarla var bu tarlayı bir başka arkadaş ile 2, şer yıl olarak isliyoruz dört yıl önce yine aynı tarla üzerinde aynı oranda hak sahibi olan bir arkadaş bu yeri işlemeye başladı dört yıldır o işliyor geçen yıl uyarmama rağmen yerden çıkmadı bu yıl yeri ben hazırlayıp Ekim yaptım kaymakamlığa şikayette bulunmuş sonuç ne olur saygılar
merhaba,babamın üzerine kayıtlı ve tapulu bi arazimiz bulunmakta. bunun 1440 metrekarelik kısmını satmak istiyoruz fakat arazi köy yerleşim yerinde olmasına rağmen böldürüp iki tapu çıkartamadık. satmak istediğimiz kısım arazinin alt kısmında boş bir alandır fakat yola cephesi vardır. üst kısmında ise köy evimiz ve ahırımız bulunuyor. biz alt taraftaki boş alanı satmak ve o alanın satıldığına dair hem kendimizi hem alıcıyı garantiye almak istiyoruz. rızai taksim sözleşmesi gibi bir sözleşme duyduk bu şekilde tapuda iki isim görünüp bu sözleşme ile hangi parselin satıldığı belirtilebiliyor mu ve bu sözleşme taraflar hayatta olduğu sürece mi geçerlidir yani arazi mirasçılara kaldığında da bu sözleşme geçerli oluyor mu?babam hayatta yani satışı o yapacak. bu tek tapu üzerinde arazinin belli bir kısmının satılması mümkün müdür? yani tapuda iki isim birden olacak sanırım bu şekilde satış olabilirse. biz aslında hem kendimizi hem alıcıyı güvene almak istiyoruz,yani örneğin satış sonrası müşterek tapu olursa arazide nerenin kimde olduğunu kesin belirten kanuni geçerliliği olan bir yol var mıdır? teşekkürler
İyi akşamlar.tapusuz bir talınmazımız var 10yıldır bende.benim devraldığım 1yıl kullanmış onun devraldığı ise 30yıl kullanmış şimdi ben tescil davası açmış olsam onların süreleri bana geçer mi yoksa ben yek başıma 20 yılı doldurmak zorunda mıyım?
Merhabalar, zilyetlik devri ile ilgili bir sorum olucaktı. Tapuda, ada, parseli, sahibi, yüzölçümü belli olan zilyetlik hakkı bulunan tapuyu noter aracılığı ile satın almam kanunen uygunmudur? Bana haklarını devreden kişi başka insanlara da noter satışı yapması durumunda haklarımı nasıl korurum? Teşekkür ederim