Grev, işçilerin ekonomik ve sosyal haklarını korumak veya geliştirmek amacıyla toplu şekilde işi bırakmalarıdır. Türk hukukunda grev hakkı Anayasa’nın 54. maddesi ile güvence altına alınmış olup, grevin şartları ve uygulanma usulleri 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında düzenlenmiştir.
Ancak uygulamada her iş bırakma eylemi hukuken grev olarak kabul edilmez. Grevin kanuna uygun olup olmaması, işçiler ve işveren açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Nitekim kanuni grev ile kanun dışı grev arasındaki farklar; iş sözleşmesinin durumu, işverenin hakları ve olası yaptırımlar bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu yazımızda, grev kavramını, grev hakkının kimlere ait olduğunu, grev kararının nasıl alındığını, kanuni grev ve kanun dışı grev arasındaki farkları ile grev sürecinin işçi ve işveren açısından doğurduğu hukuki sonuçları ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. Grev Nedir?
- 2. Kimler Grev Hakkına Sahiptir?
- 3. Grev Kararı Nasıl Alınır?
- 4. Kanuni Grev Nedir?
- 5. Kanun Dışı Grev Nedir?
- 6. Kanuni Grev ve Kanun Dışı Grev Arasındaki Farklar
- 7. Grev Sürecinde İşçi ve İşverenin Hak ve Yükümlülükleri
- 8. Grev Sırasında Ücret ve Sosyal Haklar
- 9. Grev Ne Zaman Sona Erer?
- 10. İşveren Lokavt Yapabilir mi?
1. Grev Nedir?
- Grev Hakkının Tanımı
Grev, işçilerin ekonomik ve sosyal haklarını korumak veya geliştirmek amacıyla toplu şekilde işi bırakmalarıdır. İş hukukunda grev, özellikle toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan önemli bir toplu iş hukuku aracıdır.
- Anayasal Grev Hakkı
Türkiye’de grev hakkı Anayasa’nın 54. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Anayasa’ya göre işçiler, toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde, kanunda öngörülen usul ve şartlara uygun olarak grev hakkını kullanabilirler.
- 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda Grev
Grev hakkının kapsamı, uygulanma usulü ve sınırları 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu kanuna göre grev; işçilerin topluca çalışmayı durdurmaları suretiyle işyerindeki faaliyeti önemli ölçüde aksatmak amacıyla gerçekleştirdikleri eylemdir. Ancak her iş bırakma eylemi hukuken grev olarak kabul edilmez. Grevin kanuna uygun sayılabilmesi için kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi gerekir.
2. Kimler Grev Hakkına Sahiptir?
- Sendikalı İşçiler
Türk hukukunda grev hakkı esas olarak sendikalı işçilere tanınmıştır. Grev, toplu iş sözleşmesi sürecinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümüne yönelik bir toplu iş hukuku aracı olduğundan, bu hakkın kullanılması kural olarak işçi sendikaları aracılığıyla mümkündür. Bu nedenle bireysel olarak bir işçinin tek başına grev kararı alması hukuken mümkün değildir.
- Grev Kararının Sendika Tarafından Alınması
Grev hakkının kullanılabilmesi için yetkili işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıkması üzerine grev kararı alması gerekir. Grev kararı, sendika tarafından kanunda öngörülen usule uygun şekilde alınır ve işyerinde ilan edilerek uygulanır. Bu nedenle grev, bireysel değil sendika tarafından organize edilen toplu bir eylem niteliğindedir.
- Sendikasız İşçilerin Durumu
Sendikasız işçilerin doğrudan grev kararı alma hakkı bulunmamaktadır. Ancak işyerinde yetkili sendika tarafından alınmış kanuni bir grev kararı varsa, sendika üyesi olmayan işçiler de bu greve katılabilirler. Buna karşılık sendikasız işçilerin kendi başlarına topluca işi bırakmaları çoğu durumda kanun dışı grev olarak değerlendirilebilir.
- Kamu Görevlileri ve Grev Yasağı
Türk hukukunda kamu görevlileri bakımından grev hakkı tanınmamıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat gereği memurlar ve diğer kamu görevlileri grev yapamazlar. Bunun yanı sıra bazı işkollarında da kamu düzeni ve toplum sağlığı gerekçesiyle grev hakkına sınırlamalar getirilebilmektedir.
3. Grev Kararı Nasıl Alınır?
- Toplu İş Sözleşmesi Süreci
Grev kararı, kural olarak toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında ortaya çıkan uyuşmazlık üzerine gündeme gelir. İşçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde tarafların anlaşmaya varamaması halinde uyuşmazlık süreci başlar.
- Uyuşmazlık Tutanağı
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması durumunda taraflar arasında uyuşmazlık tutanağı düzenlenir. Bu tutanak, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını gösterir ve grev sürecinin başlayabilmesi için gerekli hukuki aşamalardan biridir.
- Arabuluculuk Süreci
İlgili uyuşmazlık tutanağının görevli makama bildirilmesiyle arabulucu atanır ve arabuluculuk süreci başlar. Arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamaması halinde arabulucu uyuşmazlığa ilişkin tutanak düzenler ve görevli makama iletir.
- Sendika Tarafından Grev Kararı Alınması
Uyuşmazlık tutanağının düzenlenmesinin ve arabuluculuk toplantısının ardından yetkili işçi sendikası, kanunda öngörülen süre ve usullere uygun olarak grev kararı alabilir. Grev kararı, sendikanın yetkili organları tarafından alınır ve işçilerin toplu şekilde işi bırakması yönünde bir irade ortaya konulmuş olur.
- Grev Kararının İlanı ve Uygulanması
Alınan grev kararı, kanunda belirtilen usule uygun şekilde işyerinde ilan edilir ve ilgili mercilere bildirilir. İlan edilen grev kararı, belirlenen süre içinde uygulanabilir. Grevin fiilen başlamasıyla birlikte işçiler topluca işi bırakır ve işyerindeki faaliyet önemli ölçüde durur veya aksar.
4. Kanuni Grev Nedir?
- Kanuni Grevin Tanımı
Kanuni grev, işçilerin ekonomik ve sosyal haklarını korumak veya geliştirmek amacıyla, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda öngörülen usul ve şartlara uygun şekilde topluca işi bırakmalarıdır. Kanuna uygun olarak gerçekleştirilen grevler hukuken geçerli kabul edilir ve işçiler bakımından belirli bir hukuki koruma sağlar.
- Kanuni Grevin Şartları
Bir grevin kanuni grev sayılabilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Buna göre grevin;
- Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında ortaya çıkan bir uyuşmazlığa dayanması,
- Yetkili işçi sendikası tarafından grev kararı alınması,
- Grev kararının kanunda öngörülen usule uygun şekilde ilan edilmesi,
- Kanunda belirtilen süre ve prosedürlere uygun olarak uygulanması
gerekmektedir. Bu şartları taşımayan iş bırakma eylemleri kanuni grev olarak kabul edilmez.
- Kanuna Uygun Grev Örnekleri
Örneğin, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ücret, çalışma koşulları veya sosyal haklar konusunda tarafların anlaşamaması üzerine yetkili sendika tarafından alınan ve usulüne uygun şekilde ilan edilerek uygulanan grevler kanuni grev niteliğindedir. Bu tür grevlerde işçiler, kanundan doğan haklarını kullanmakta olup grev sürecine katılmaları tek başına iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir neden oluşturmaz.
5. Kanun Dışı Grev Nedir?
- Kanun Dışı Grevin Tanımı
Kanun dışı grev, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda öngörülen usul ve şartlara uyulmaksızın gerçekleştirilen iş bırakma eylemleridir. Başka bir ifadeyle, kanunda belirtilen prosedürlere uygun şekilde alınmış bir grev kararı bulunmadan işçilerin topluca işi bırakmaları kanun dışı grev olarak değerlendirilir.
- Hangi Durumlarda Grev Kanun Dışı Sayılır?
Aşağıdaki durumlarda gerçekleştirilen iş bırakma eylemleri genellikle kanun dışı grev olarak kabul edilir:
- Yetkili işçi sendikası tarafından alınmış bir grev kararı bulunmaması
- Grevin toplu iş sözleşmesi süreci dışında gerçekleştirilmesi
- Kanunda öngörülen usul ve süre şartlarına uyulmaması
- Grev yapılması yasak olan işkollarında veya kamu hizmetlerinde grev yapılması
- İş Bırakma Eylemleri
İşçilerin sendika kararı olmaksızın topluca işi bırakmaları, işi yavaşlatmaları veya işyerindeki faaliyeti durdurmaya yönelik eylemler gerçekleştirmeleri çoğu durumda kanun dışı grev kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür eylemler, hukuki açıdan grev hakkının kullanılması olarak kabul edilmez.
- Kanun Dışı Grevin Hukuki Sonuçları
Kanun dışı grevin hem işçiler hem de sendikalar açısından bazı hukuki sonuçları olabilir. Kanuna aykırı şekilde gerçekleştirilen grev nedeniyle işveren, iş sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir ve doğan zararların tazmini talep edebilir. Ayrıca kanun dışı grev organize eden sendikalar bakımından da hukuki sorumluluk ve yaptırımlar söz konusu olabilir.
İşverenini iş sözleşmesini haklı nedenle fesih konusunda daha fazla bilgi için İşveren Hangi Hallerde Sözleşmeyi Haklı Olarak Feshedebilir? başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Buradan hareketle, kıdem tazminatı hakkında daha fazla bilgi edinmek için Kıdem Tazminatı Alacağı başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
6. Kanuni Grev ve Kanun Dışı Grev Arasındaki Farklar
Kanuni grev ile kanun dışı grev arasındaki en önemli fark, grevin kanunda öngörülen usul ve şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığıdır. Kanuni grev, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda belirtilen prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirilen ve hukuken korunan bir eylem iken; kanun dışı grev bu şartlara uyulmaksızın gerçekleştirilen iş bırakma eylemleridir. Bu ayrım, grevin taraflar açısından doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından büyük önem taşır.
Aşağıdaki tabloda kanuni grev ile kanun dışı grev arasındaki temel farklar özetlenmiştir:
| Konu | Kanuni Grev | Kanun Dışı Grev |
| Hukuki Dayanak | 6356 sayılı Kanun’da öngörülen usule uygun olarak yapılır | Kanunda öngörülen usul ve şartlara uyulmadan yapılır |
| Hukuki Sonuçlar | Hukuken korunan bir haktır | Hukuka aykırı kabul edilir |
| İşverenin Hakları | Greve katılan işçilere karşı haklı fesih yapılamaz | İşveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir |
| İşçilerin Sorumluluğu | Greve katılmak tek başına yaptırım nedeni değildir | İşçiler disiplin yaptırımları ve fesih riskiyle karşılaşabilir |
| Sendikanın Durumu | Yetkili sendika tarafından organize edilir | Sendika veya işçiler hukuki sorumlulukla karşılaşabilir |
Bu nedenle bir iş bırakma eyleminin kanuni grev mi yoksa kanun dışı grev mi olduğu, hem işçilerin haklarının korunması hem de işverenin alabileceği hukuki tedbirler açısından belirleyici bir öneme sahiptir.
7. Grev Sürecinde İşçi ve İşverenin Hak ve Yükümlülükleri
- Grev Sürecinde İş Sözleşmesinin Durumu
Kanuni grev süresince işçilerin iş sözleşmesi sona ermez; ancak grev süresi boyunca askıda kalır. Bu süreçte işçi çalışmaz, işveren de ücret ödeme borcu altında değildir. Grevin sona ermesiyle birlikte iş sözleşmesi kaldığı yerden devam eder.
- İşyerinde Çalışma Düzeni
Grev sırasında işyerindeki faaliyetler büyük ölçüde durur veya önemli ölçüde aksar. Greve katılan işçiler çalışmazken, işveren de grev sürecinde işyerinde çalışma düzenini kanuna uygun şekilde yürütmekle yükümlüdür. Grev süresince işverenin grev kırıcı uygulamalarda bulunması veya grevin etkisini ortadan kaldırmaya yönelik hukuka aykırı davranışlar sergilemesi mümkün değildir.
- Greve Katılan ve Katılmayan İşçilerin Durumu
Kanuni greve katılan işçiler grev hakkını kullanmış sayılır ve bu nedenle iş sözleşmeleri yalnızca greve katıldıkları gerekçesiyle feshedilemez. Buna karşılık greve katılmak istemeyen işçiler de çalışmaya devam edebilir. Ancak grev sürecinde işyerinde çalışma düzeninin önemli ölçüde aksaması nedeniyle uygulamada çalışmanın fiilen mümkün olmadığı durumlar da ortaya çıkabilmektedir.
8. Grev Sırasında Ücret ve Sosyal Haklar
- Grev Süresince Ücret Ödenir mi?
Kanuni grev süresince iş sözleşmesi askıda olduğundan, işçi çalışmadığı süre için ücret talep edemez. Bu nedenle grev süresince işverenin ücret ödeme borcu bulunmamaktadır. Greve katılan işçiler, grev süresi boyunca ücret ve ücret niteliğindeki haklardan yararlanamaz.
- SGK ve Sigorta Durumu
Grev süresi boyunca iş sözleşmesi askıda olduğundan, bu dönem için SGK primleri de yatırılmaz. Dolayısıyla grevde geçen süreler kural olarak sigortalılık süresine dahil edilmez ve prim gün sayısına eklenmez.
- Yan Hakların Durumu
Grev süresince iş sözleşmesi askıda olduğu için yemek, yol, prim, ikramiye gibi yan haklar da kural olarak işlemez.
9. Grev Ne Zaman Sona Erer?
- Toplu İş Sözleşmesinin İmzalanması
Grev çoğu zaman taraflar arasında toplu iş sözleşmesinin imzalanması ile sona erer. Tarafların ücret, çalışma koşulları ve sosyal haklar konusunda anlaşmaya varması halinde grev amacı gerçekleşmiş olur ve işçiler yeniden çalışmaya başlar.
- Grevin Sendika Tarafından Kaldırılması
Grev kararı yetkili işçi sendikası tarafından alındığı gibi, grevin sona erdirilmesi kararı da yine sendika tarafından alınabilir. Sendika, çeşitli nedenlerle grevi sona erdirme veya askıya alma kararı verebilir.
- Grevin Başka Sebeplerle Sona Ermesi
Grev bazı durumlarda farklı sebeplerle de sona erebilir. Örneğin taraflar arasında uzlaşma sağlanması, grevin yasal süreler veya idari kararlar nedeniyle sona erdirilmesi ya da işyerindeki koşulların değişmesi gibi durumlarda grev süreci son bulabilir. Grevin sona ermesiyle birlikte işçiler işlerine geri döner ve iş sözleşmeleri askıdan çıkarak yeniden yürürlüğe girer.
10. İşveren Lokavt Yapabilir mi?
- Lokavt Nedir?
Lokavt, işverenin toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığı sırasında, işçilerin çalışmasını geçici olarak durdurmak amacıyla işyerindeki faaliyeti tamamen veya kısmen durdurmasıdır. Başka bir ifadeyle lokavt, grevin işveren tarafından kullanılan karşılığı niteliğinde bir toplu iş hukuku aracıdır.
- Kanuni Lokavt
Türk hukukunda lokavtın uygulanabilmesi için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda öngörülen şartlara uyulması gerekir. Kanuna uygun olarak ilan edilen ve uygulanan lokavt, kanuni lokavt olarak kabul edilir. Bu durumda iş sözleşmeleri lokavt süresince askıda kalır ve işçiler çalışmadıkları süre için ücret talep edemez.
- Grev ve Lokavt İlişkisi
Lokavt, kural olarak kanuni bir grevin karşılığı olarak başvurulabilen bir uygulamadır. İşveren, işçi sendikası tarafından alınan grev kararına karşılık olarak lokavt kararı alabilir. Bu nedenle grev ve lokavt, toplu iş sözleşmesi sürecinde tarafların karşılıklı olarak kullanabildiği iki önemli hukuki araç olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, grev yapılamayacak işler, grev yapamayacak işçiler ve grevin iş sözleşmelerine etkileri gibi konularda getirilen birçok düzenleme lokavt bakımından da uygulanmakta olup bu hususlarda grev ve lokavta ilişkin hükümler paralel bir düzenleme ve uygulama alanı oluşturmaktadır.

