Kat malikleri kurulu, apartman ve sitelerde yönetimle ilgili kararların alındığı en yetkili organdır. Bu kurul tarafından alınan kararlar kural olarak tüm kat malikleri bakımından bağlayıcıdır. Ancak bazı durumlarda alınan kararlar usule, kanuna veya yönetim planına aykırı olabilir ya da kat maliklerinin haklarını ölçüsüz şekilde sınırlayabilir. Bu tür kararların hukuka uygunluğunun denetlenmesi, kat malikleri kurulu kararının iptali davası yoluyla sağlanır.
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, kat mülkiyeti hukukunda sık karşılaşılan ve belirli süre ve usul kurallarına tabi olan teknik bir dava türüdür. Bu nedenle hukuki sürecin dikkatle yürütülmesi büyük önem taşır.
Bu yazıda, kat malikleri kurulu kararının hangi hallerde iptal edilebileceği, iptal davasını kimlerin açabileceği, dava açma süresi, görevli ve yetkili mahkeme ile iptal kararının sonuçları Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri çerçevesinde açıklanacaktır.
Yazı İçeriği
- 1. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davası Nedir?
- 2. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Sebepleri
- 2.1. Toplantı Çağrısının Usulüne Uygun Yapılmaması
- 2.2. Toplantı veya Karar Yeter Sayısının Sağlanmaması
- 2.3. Gündem Dışı Konuda Karar Alınması
- 2.4. Kat Mülkiyeti Kanunu’na veya Yönetim Planına Aykırı Karar Alınması
- 2.5. Kat Malikinin Mülkiyet Hakkını Aşırı Şekilde Sınırlayan Kararlar
- 2.6. Hakkaniyete Aykırı veya Dürüstlük Kuralına Aykırı Kararlar
- 3. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasını Kimler Açabilir?
- 4. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasında Süre
- 5. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasında Yargılama Süreci
- 6. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptal Edilmesinin Sonuçları
1. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davası Nedir?
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, kat malikleri kurulu tarafından alınan bir kararın kanuna, yönetim planına veya hukuka aykırı olması halinde, bu kararın mahkeme kararı ile ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla açılan bir davadır. Bu dava, kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda alınan kararların hukuka uygunluğunu denetlemeye yönelik özel bir dava türüdür.
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası ile amaçlanan, hukuka aykırı bir kararın uygulanmasının önlenmesi ve kat maliklerinin haklarının korunmasıdır. Bu dava sonucunda mahkeme, kararın hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa, söz konusu kararın iptaline karar verir. Kararın iptali halinde, iptal edilen karar hukuki sonuç doğurmaz ve uygulanması mümkün olmaz.
2. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Sebepleri
Kat malikleri kurulu kararlarının iptali sebepleri uygulamada çoğunlukla usule ilişkin aykırılıklar ve kararın içeriğine ilişkin hukuka aykırılıklar şeklinde ortaya çıkar. Aşağıda, kat malikleri kurulu kararlarının iptaline yol açabilecek başlıca hukuki sebepler açıklanmıştır.
2.1. Toplantı Çağrısının Usulüne Uygun Yapılmaması
Kat malikleri kurulu toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapılması, alınan kararların geçerliliği bakımından temel bir şarttır. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca toplantı çağrısının tüm kat maliklerine yazılı olarak yapılması, toplantı tarihi ve gündemin açıkça belirtilmesi ve çağrının toplantı tarihinden en az on beş gün önce kat maliklerine bildirilmesi gerekir. Bu kurallara uyulmaması halinde, alınan kararlar hukuka aykırı hale gelebilir ve iptal edilmesi gündeme gelebilir.
Uygulamada kat malikleri kurulu kararlarının iptal edilmesinin en sık sebeplerinden biri, toplantı çağrısının bazı kat maliklerine hiç yapılmaması veya çağrının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olmasıdır. Özellikle bağımsız bölümde fiilen oturmayan kat maliklerine yapılan bildirimin ispat edilememesi, kararların iptaline yol açabilmektedir.
2.2. Toplantı veya Karar Yeter Sayısının Sağlanmaması
Kat malikleri kurulunda alınan kararların geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen toplantı ve karar yeter sayısının sağlanması zorunludur. Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri kurulu, kural olarak kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasının katılımı ile toplanır ve kararlar toplantıya katılanların oy çokluğu ile alınır. Bu çoğunluk şartları sağlanmadan alınan kararlar hukuka aykırı hale gelir ve iptal edilmesi mümkündür.
Uygulamada bu aykırılık çoğunlukla aşağıdaki durumlarda ortaya çıkar:
- İlk toplantıda yeterli katılım sağlanamadığı halde karar alınması
- İkinci toplantının usulüne uygun şekilde yapılmaması
- Toplantıya katılan kişi sayısının veya arsa payı oranının yanlış hesaplanması
- Vekâlet sınırlarının aşılması
Ayrıca bazı konularda kanun, normal çoğunluktan daha ağır bir çoğunluk şartı aramaktadır. Bu tür konularda özel çoğunluk sağlanmadan alınan kararlar da iptal edilebilir. Örneğin:
- Yönetim planının değiştirilmesi → kat maliklerinin beşte dört (4/5) çoğunluğu
- Ortak yerlerin farklı bir amaçla kullanılması → kat maliklerinin oybirliği
Bu nedenle toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin kurallar, kat malikleri kurulu kararlarının geçerliliği bakımından temel bir güvence niteliğindedir. Bu kurallara uyulmadan alınan kararlar, hukuka aykırılık nedeniyle iptal edilebilir.
2.3. Gündem Dışı Konuda Karar Alınması
Kat malikleri kurulu toplantılarında görüşülecek konuların önceden belirlenmesi ve toplantıya çağrı yazısında açıkça gösterilmesi zorunludur. Bu nedenle kural olarak gündemde yer almayan bir konuda karar alınması mümkün değildir. Kat maliklerinin toplantıya hangi konuların görüşüleceğini bilerek katılmaları, karar alma sürecinin şeffaflığı ve hukuki güvenlik bakımından önem taşır.
Bu kurala aykırı şekilde gündem dışı bir konuda karar alınması, kat malikleri kurulunun kararının iptal edilmesine yol açabilecek önemli usul hatalarından biridir. Özellikle bazı kat maliklerinin toplantıya katılmaması halinde, gündem dışı konularda alınan kararlar hukuka aykırı hale gelebilir.
Uygulamada gündem dışı karar alınmasına yol açan durumlar çoğunlukla şu şekilde ortaya çıkar:
- Toplantı çağrısında yer almayan bir konuda karar alınması
- Gündemde yalnızca genel bir ifade bulunmasına rağmen, kapsamı geniş bir karar verilmesi
- Kat maliklerinin önemli hak ve yükümlülüklerini etkileyen bir konuda önceden bildirim yapılmadan karar alınması
- Toplantı sırasında gündeme sonradan yeni bir madde eklenerek karar verilmesi
Ancak tüm kat maliklerinin toplantıda hazır bulunması ve oybirliği ile kabul etmeleri halinde, gündem dışı bir konunun görüşülmesi ve bu konuda karar alınması mümkündür. Bunun dışında, gündem dışı bir konuda alınan kararlar usule aykırılık nedeniyle iptal edilebilir.
2.4. Kat Mülkiyeti Kanunu’na veya Yönetim Planına Aykırı Karar Alınması
Kat malikleri kurulu tarafından alınan kararların geçerli olabilmesi için Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine ve yönetim planına uygun olması gerekir. Kanunun emredici hükümlerine veya yönetim planında yer alan düzenlemelere aykırı şekilde alınan kararlar hukuka aykırı hale gelir ve iptal edilmesi mümkündür.
Kat Mülkiyeti Kanunu, ana taşınmazın yönetimine ilişkin birçok konuda bağlayıcı kurallar öngörmüştür. Bu kuralların değiştirilmesi veya kat maliklerinin aleyhine olacak şekilde uygulanması mümkün değildir. Aynı şekilde yönetim planı da kat maliklerini bağlayan temel bir düzenleme niteliğinde olup, kurul kararlarının bu plana aykırı olmaması gerekir.
Uygulamada Kat Mülkiyeti Kanunu’na veya yönetim planına aykırı karar alınmasına yol açan durumlar çoğunlukla şu şekilde ortaya çıkar:
- Ortak giderlerin kanunda öngörülen esaslara aykırı şekilde paylaştırılması
- Yönetim planında belirlenen kullanım kurallarına aykırı karar alınması
- Kat maliklerinin ortak alanlardan yararlanma hakkını sınırlayan düzenlemeler yapılması
- Yönetim planında öngörülen çoğunluk şartlarına uyulmadan karar alınması
- Kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini kanuna aykırı şekilde değiştiren kararlar verilmesi
Özellikle kanunun emredici hükümlerine aykırı şekilde alınan kararlar, kat malikleri kurulunun takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemez. Bu tür kararlar hukuka aykırı sayılır ve kat malikleri tarafından süresi içinde iptal davası açılarak ortadan kaldırılabilir.
2.5. Kat Malikinin Mülkiyet Hakkını Aşırı Şekilde Sınırlayan Kararlar
Kat malikleri kurulu, ana taşınmazın yönetimine ilişkin kararlar alma yetkisine sahip olmakla birlikte, bu yetki kat maliklerinin mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlayacak biçimde kullanılamaz. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca her kat maliki, bağımsız bölümünü ve ortak yerleri kullanma hakkına sahiptir. Bu hakkın gereksiz veya aşırı şekilde sınırlandırılması halinde, alınan karar hukuka aykırı hale gelebilir ve iptal edilmesi mümkündür.
Kat malikleri kurulu kararları, ana taşınmazın düzenli yönetimini sağlamak amacıyla bazı sınırlamalar getirebilir. Ancak bu sınırlamaların makul, gerekli ve ölçülü olması gerekir. Kat malikinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldıran veya kullanımını gereksiz şekilde zorlaştıran kararlar, mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıyabilir.
Uygulamada kat malikinin mülkiyet hakkını aşırı şekilde sınırlayan kararlar çoğunlukla şu durumlarda ortaya çıkar:
- Kat malikinin bağımsız bölümünü kullanımını fiilen engelleyen kararlar alınması
- Ortak alanlardan yararlanma hakkını gereksiz veya ölçüsüz şekilde sınırlandıran düzenlemeler yapılması
- Bağımsız bölümde yapılabilecek kullanım faaliyetlerinin hukuka aykırı şekilde yasaklanması
- Kat malikinin mülkiyet hakkını kullanmasını zorlaştıran veya ekonomik değerini düşüren kararlar verilmesi
Bu tür kararlar, kat maliklerinin mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale niteliği taşıyabileceğinden, hukuka aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir. Özellikle kurul kararının gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olup olmadığı, mahkemeler tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
2.6. Hakkaniyete Aykırı veya Dürüstlük Kuralına Aykırı Kararlar
Kat malikleri kurulu tarafından alınan kararların yalnızca kanuna ve yönetim planına uygun olması yeterli değildir. Aynı zamanda bu kararların hakkaniyete ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekir. Kat maliklerinin haklarını gereksiz şekilde zorlaştıran, eşitlik ilkesini zedeleyen veya belirli bir kat malikini hedef alan kararlar, hukuka uygun görünse bile hakkaniyete aykırı sayılabilir ve iptal edilmesi gündeme gelebilir.
Kat malikleri kurulu kararlarında çoğunluk iradesi esas olmakla birlikte, çoğunluğun bu yetkisini kötüye kullanması mümkün değildir. Özellikle azınlıkta kalan kat maliklerini mağdur edecek, makul bir gerekçeye dayanmayan veya kişisel menfaat amacı taşıyan kararlar, dürüstlük kuralına aykırı kabul edilebilir.
Uygulamada hakkaniyete veya dürüstlük kuralına aykırı sayılabilecek kararlar çoğunlukla şu durumlarda ortaya çıkar:
- Belirli bir kat malikini hedef alan veya onu diğer kat maliklerine göre dezavantajlı duruma düşüren kararlar alınması
- Aynı durumda bulunan kat maliklerine farklı uygulamalar yapılması
- Ortak giderlerin adil olmayan şekilde belirlenmesi veya dağıtılması
- Çoğunluk gücünün, azınlıkta kalan kat maliklerini zor durumda bırakacak şekilde kullanılması
Bu tür kararlar, açık bir kanun hükmüne aykırılık içermese bile, hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptal edilebilir. Bu nedenle kat malikleri kurulu kararlarının yalnızca şeklen değil, aynı zamanda içerik bakımından da adil ve dengeli olması gerekir.
3. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasını Kimler Açabilir?
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, her kişi tarafından değil, kanunda belirli şartları taşıyan kişiler tarafından açılabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, alınan bir kurul kararından hukuki olarak etkilenen ve menfaati ihlal edilen kat maliklerine dava açma hakkı tanınmıştır. Bu nedenle iptal davası açabilmek için, kural olarak kişinin kat maliki sıfatına sahip olması veya karardan doğrudan etkilenmesi gerekir.
Uygulamada dava açma hakkı en çok, toplantıya katılan ve karara karşı çıkan kat maliklerine veya toplantıya katılamayan kat maliklerine aittir. Bununla birlikte bağımsız bölümün sonradan devredilmesi halinde yeni malik de belirli şartlar altında iptal davası açabilir. Aşağıda, kat malikleri kurulu kararının iptali davasını açabilecek kişiler başlıca gruplar halinde açıklanmıştır.
3.1. Toplantıya Katılan ve Karara Karşı Oy Kullanan Kat Maliki
Kat malikleri kurulu toplantısına katılan ve alınan karara açıkça karşı oy kullanan kat maliki, söz konusu kararın iptali için dava açma hakkına sahiptir. Bu durumda kat malikinin karşı oy kullandığını toplantı tutanağında göstermesi ve mümkünse karşı oy gerekçesini yazdırması önem taşır. Aksi halde, ileride dava açıldığında karşı oy kullandığının ispatı güçleşebilir.
Uygulamada özellikle şu durumlarda karşı oy kullanılması ve tutanağa geçirilmesi önem taşır:
- Kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen kat malikinin toplantıda açıkça karşı oy kullanması
- Karşı oyun toplantı tutanağına yazdırılması
- Mümkünse karşı oy gerekçesinin tutanakta belirtilmesi
Bu şartları taşıyan kat maliki, süresi içinde kat malikleri kurulu kararının iptali için dava açabilir.
3.2. Toplantıya Katılmayan Kat Maliki
Kat malikleri kurulu toplantısına katılmayan kat maliki de, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa kat malikleri kurulu kararının iptali davası açma hakkına sahiptir. Toplantıya katılmamış olmak, tek başına dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak bu durumda dava açma süresi, kararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Uygulamada kat maliklerinin toplantıya katılamaması çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir. Özellikle toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmaması veya kat malikinin toplantıdan haberdar olmaması sık karşılaşılan durumlardandır. Bu gibi hallerde kat malikinin, kararı öğrendiği tarihten itibaren yasal süre içinde dava açması gerekir.
Toplantıya katılmayan kat malikinin dava açabileceği durumlar çoğunlukla şu şekilde ortaya çıkar:
- Toplantı çağrısının kendisine hiç yapılmamış olması
- Toplantı çağrısının usule uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması
- Toplantıdan haberdar olamaması nedeniyle toplantıya katılamamış olması
- Toplantıya katılmamasına rağmen alınan kararın haklarını ihlal etmesi
Bu nedenle toplantıya katılmamış olan kat maliklerinin, kendilerini etkileyen bir karar alındığını öğrendikleri anda dava açma süresini dikkatle takip etmeleri büyük önem taşır.
3.3. Kiracı veya Diğer İlgililerin Dava Hakkı
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası kural olarak kat maliklerine tanınmış bir hak olmakla birlikte, bazı durumlarda kiracı veya diğer ilgililerin de dava açma hakkı bulunabilir. Özellikle alınan kararın doğrudan kiracının kullanım hakkını etkilemesi veya hukuki menfaatini ihlal etmesi halinde, kiracının da iptal davası açması mümkün olabilir.
Bununla birlikte kiracıların veya diğer ilgililerin dava açma hakkı sınırsız değildir. Bu kişilerin dava açabilmesi için, alınan kararın kendilerini doğrudan ve güncel bir şekilde etkilemesi gerekir. Sadece dolaylı bir menfaatin bulunması, tek başına dava açma hakkı için yeterli kabul edilmez.
Uygulamada kiracı veya diğer ilgililerin dava açabileceği durumlar çoğunlukla şu şekilde ortaya çıkar:
- Kiracının bağımsız bölümü kullanma hakkını doğrudan sınırlayan bir karar alınması
- Kiralanan bağımsız bölümün kullanım amacını değiştiren veya kullanımını engelleyen bir düzenleme yapılması
- Ortak alanların kullanımına ilişkin bir kararın kiracının günlük kullanımını doğrudan etkilemesi
- Yönetim tarafından kiracıya yönelik yükümlülükler getiren bir karar alınması
Örneğin, kiralanan bağımsız bölümde yapılabilecek faaliyetlerin tamamen yasaklanması veya kiracının ortak alanlardan yararlanmasının engellenmesi gibi kararlar, kiracının hukuki menfaatini doğrudan etkileyebilir. Bu gibi durumlarda kiracı, kat malikleri kurulu kararının iptali için dava açabilir.
4. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasında Süre
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, belirli bir süre içinde açılması gereken bir davadır. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca bu süre, kural olarak bir ay olup, sürenin geçirilmesi halinde dava açma hakkı ortadan kalkar. Bu nedenle süreye ilişkin kurallar, kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında en kritik konulardan biridir.
Dava açma süresi, kat malikinin toplantıya katılıp katılmamasına göre farklı şekilde belirlenir. Toplantıya katılan kat malikleri bakımından süre karar tarihinden itibaren başlarken, toplantıya katılmayan kat malikleri bakımından süre kararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Her durumda sürenin doğru tespit edilmesi ve kaçırılmaması büyük önem taşır.
Uygulamada süreye ilişkin en sık karşılaşılan durumlar şu şekildedir:
- Toplantıya katılan kat maliki bakımından süre → karar tarihinden itibaren 1 ay
- Toplantıya katılmayan kat maliki bakımından süre → kararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay ve her halükarda karar tarihinden itibaren 6 ay içinde dava açılmalıdır.
- Süre hak düşürücü nitelikte olduğu için → mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır
- Sürenin geçirilmesi halinde → kararın hukuka aykırı olması tek başına dava açmak için yeterli olmaz
Bu nedenle kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında, kararın hukuka aykırı olup olmadığından önce dava açma süresinin geçip geçmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kararın öğrenildiği tarihin ispatı, uygulamada uyuşmazlık konusu olabilen önemli bir husustur.
4.1. Mutlak Butlan (Yokluk) Hallinde Dava Açma Süresi
Kat malikleri kurulu tarafından alınan bir kararın emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya ahlaka açıkça aykırı olması halinde, bu tür kararlar geçersiz sayılabilir. Bu durumda söz konusu karar, yalnızca iptal edilebilir bir karar değil, yok hükmünde veya mutlak butlanla sakat bir karar niteliği taşıyabilir.
Bu tür kararlar bakımından Kat Mülkiyeti Kanunu’nda öngörülen bir aylık veya altı aylık süre sınırlaması uygulanmaz. Başka bir ifadeyle, mutlak butlan veya yokluk hali söz konusu ise, ilgililer tarafından her zaman tespit davası açılması mümkündür.
Uygulamada mutlak butlan veya yokluk kapsamında değerlendirilebilecek kararlar çoğunlukla şu durumlarda ortaya çıkar:
- Kat malikinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldıran bir karar alınması
- Ortak yerlerin hukuka aykırı şekilde bir kişiye tahsis edilmesi
- Kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırı bir düzenleme yapılması
- Kat malikleri kurulunun yetkisi dışında bir konuda karar alınması
Bu nedenle kat malikleri kurulu kararının iptali davalarında, öncelikle kararın iptal edilebilir nitelikte mi, yoksa mutlak butlanla sakat veya yok hükmünde mi olduğunun doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşır.
5. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasında Yargılama Süreci
Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, kat mülkiyetine ilişkin özel bir uyuşmazlık niteliğinde olup, belirli mahkemelerde görülür. Davanın doğru mahkemede açılması, yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesi açısından önem taşır. Görevli veya yetkili olmayan mahkemede açılan davalarda usulden ret veya dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesi söz konusu olabilir.
5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kat malikleri kurulu kararının iptali davalarında görevli mahkeme, kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar kapsamında değerlendirildiğinden, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme ise, kural olarak ana taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Başka bir ifadeyle dava, kat mülkiyetine tabi taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde açılır.
5.2. Husumet
Kat malikleri kurulu kararının iptali davalarında husumet, kural olarak kat maliklerini temsilen yöneticiye yöneltilir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca yönetici, kat maliklerini temsil etmekle görevli olup, kat malikleri kurulu kararlarına ilişkin davalarda kat maliklerini temsilen davalı sıfatını taşır.
KMK Madde 38 – Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur.
(Ek fıkra: 14/11/2007-5711/19 md.) Kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilmesi suretiyle açılabilir. Yönetici, açılan davayı bütün kat maliklerine ve ada veya toplu yapı temsilciler kuruluna duyurur. Kurul kararının iptali halinde bu konudaki yargılama giderleri ortak giderlerden karşılanır.
Davacı, kat malikleri kurulu kararının iptali davalarında tüm kat maliklerini tek tek davalı göstermek zorunda değildir. Husumetin kat maliklerini temsilen yöneticiye yöneltilmesi yeterli kabul edilmektedir. Bu durum, özellikle çok sayıda bağımsız bölüm bulunan apartman ve sitelerde, usul ekonomisini sağlamak ve yargılamanın gereksiz şekilde uzamasını önlemek amacıyla benimsenmiş bir uygulamadır.
5.3. Harç ve Yargılama Giderleri
Kat malikleri kurulu kararının iptali davaları, niteliği gereği maktu harca tabi davalar arasında yer alır. Bu nedenle dava açılırken harç, dava değerine göre değil, kanunda belirlenen sabit tutar üzerinden hesaplanır.
Yargılama sürecinde ortaya çıkan giderler, davanın sonucuna göre taraflar arasında paylaştırılır. Davayı kaybeden taraf, kural olarak yargılama giderlerini ve karşı tarafın vekâlet ücretini ödemekle yükümlü olur.
5.4. Deliller ve İspat Yükü
Kat malikleri kurulu kararının iptali davasında, davacı taraf kararın hukuka aykırı olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle dava açılırken, kararın usule veya hukuka aykırı olduğunu gösteren belgelerin mahkemeye sunulması büyük önem taşır.
Uygulamada en sık kullanılan deliller şunlardır:
- Kat malikleri kurulu toplantı tutanağı
- Karar defteri kayıtları
- Toplantı çağrı yazısı ve tebligat belgeleri
- Yönetim planı
- Tanık beyanları
- Gerektiğinde bilirkişi incelemesi
Özellikle toplantı çağrısının usule uygun yapılıp yapılmadığı, yeterli çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı veya kararın kanuna aykırı olup olmadığı çoğu zaman bu belgeler üzerinden değerlendirilir.
6. Kat Malikleri Kurulu Kararının İptal Edilmesinin Sonuçları
Kat malikleri kurulu kararının mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde, söz konusu karar hukuki geçerliliğini kaybeder ve uygulanması mümkün olmaz. İptal kararı, yalnızca davayı açan kat malikini değil, tüm kat maliklerini etkileyen bir sonuç doğurur.
6.1. Kararın Geçmişe Etkisi
Kat malikleri kurulu kararının iptal edilmesi halinde, iptal edilen karar kural olarak geçmişe etkili (geriye yürüyen) sonuç doğurur. Başka bir ifadeyle, mahkeme tarafından iptal edilen karar, baştan itibaren geçersiz sayılır ve hukuki sonuç doğurmamış kabul edilir.
Bu durum özellikle şu hallerde önem taşır:
- Haksız şekilde tahsil edilen ortak giderlerin geri istenmesi
- Hukuka aykırı bir karar nedeniyle yapılan işlemlerin geçersiz sayılması
- Kat maliklerinin uğradığı zararların tazmin edilmesinin gündeme gelmesi
Ancak bazı durumlarda, kararın uygulanmış olması veya üçüncü kişilerin haklarının etkilenmesi gibi sebeplerle mahkeme, somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirme yapabilir.

