Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir taşınmazı veya eşyayı kullanma hakkını kiracıya bırakmayı, kiracının da bunun karşılığında belirli bir kira bedeli ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen kira sözleşmesi, günlük hayatta en sık kurulan sözleşmelerden biri olup; konut ve işyeri kiralamalarında tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen temel hukuki çerçeveyi oluşturur.
Kira sözleşmesinin hukuken bağlayıcı olabilmesi için tarafların ehliyete sahip olması, kira konusu taşınmazın belirli olması ve kira bedelinin kararlaştırılması gibi bazı temel şartların bulunması gerekir. Bu unsurların eksik veya belirsiz olması hâlinde, sözleşmenin kurulup kurulmadığı veya geçerli olup olmadığı konusunda ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Bu yazımızda, kira sözleşmesinin nasıl yapıldığını, geçerli bir kira sözleşmesi için bulunması gereken şartları ve sözleşmenin hukuken kurulmuş sayılması için gerekli temel unsurları uygulamadaki örnekler ışığında ele alacağız
Yazı İçeriği
- 1. Kira Sözleşmesi Nedir?
- 2. Kira Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
- 3. Kira Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?
- 4. Kira Sözleşmesinde Bulunması Gereken Temel Unsurlar
- 5. Kira Sözleşmesi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- 5.1. Malik ve Yetki Kontrolü
- 5.2. Kiralananın Fiili ve Hukuki Durumunun Kontrolü
- 5.3. Kira Bedeli, Artış Oranı ve Ödeme Şartlarının Açıkça Yazılması
- 5.4. Depozito, Yan Gider ve Ortak Giderlerin Ayrı Ayrı Belirlenmesi
- 5.5. Teslim Anının ve Teslim Şartlarının Yazılı Hale Getirilmesi
- 5.6. Tahliye, Sözleşmenin Sona Ermesi ve Özel Şartların Dikkatle Düzenlenmesi
- 5.7. Kefil, Eş Rızası ve Temsil Belgelerinin Kontrolü
1. Kira Sözleşmesi Nedir?
Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir taşınmazı veya eşyayı belirli bir süreyle kullanma ve yararlanma hakkını kiracıya bırakmayı, kiracının da bunun karşılığında kira bedeli ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Günlük hayatta en sık kurulan sözleşmelerden biri olan kira sözleşmesi, özellikle konut ve işyeri kiralamalarında tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen temel hukuki ilişkiyi oluşturur.
Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Sözleşmenin kurulması için mutlaka yazılı bir metin düzenlenmesi şart değildir; tarafların kira konusu ve kira bedeli üzerinde anlaşmaları hâlinde sözlü kira sözleşmesi de hukuken geçerli kabul edilir. Bununla birlikte, uygulamada uyuşmazlıkların önlenmesi ve ispat kolaylığı sağlanması açısından kira sözleşmesinin yazılı olarak yapılması büyük önem taşımaktadır.
1.1. Kira Sözleşmesinin Hukuki Tanımı
Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesine göre kira sözleşmesi; kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu tanımdan hareketle kira sözleşmesi, iki tarafa borç yükleyen, sürekli edimli ve rızai bir sözleşme niteliği taşır.
Kira sözleşmesinin kurulabilmesi için tarafların anlaşması yeterlidir. Kanun, kira sözleşmesinin geçerliliğini kural olarak herhangi bir şekle bağlamamıştır. Bu nedenle kira sözleşmesi, tarafların açık veya örtülü irade beyanlarıyla kurulabilir. Ancak özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde ve yüksek kira bedellerinde, sözleşmenin yazılı yapılması tarafların haklarının korunması açısından önemli bir güvence sağlar.
1.2. Kira Sözleşmesinin Türleri
Kira sözleşmeleri, kiralanan şeyin niteliğine ve sözleşmenin süresine göre farklı türlere ayrılabilir. Bu ayrım, kira ilişkisinin sona ermesi, kira artışı ve tahliye gibi birçok hukuki konuda farklı sonuçlar doğurabileceğinden uygulamada önem taşır.
1.2.1. Kiralanan Şeyin Niteliğine Göre Kira Sözleşmeleri
- Konut Kira Sözleşmesi
Kiracının bir taşınmazı barınma amacıyla kullanması için yapılan kira sözleşmeleridir. Konut kiralarında kiracı lehine koruyucu hükümler daha geniş şekilde uygulanır.
- İşyeri Kira Sözleşmesi
Bir taşınmazın ticari veya mesleki faaliyet yürütmek amacıyla kiralanması hâlinde kurulan kira sözleşmeleridir. Özellikle kira artışı, tahliye ve sözleşmenin sona ermesi bakımından bazı özel düzenlemeler söz konusudur.
1.2.2. Süresine Göre Kira Sözleşmeleri
Belirli Süreli Kira Sözleşmesi: Başlangıç ve bitiş tarihi taraflarca açıkça kararlaştırılmış kira sözleşmeleridir. Ancak sürenin dolması, konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğurmaz; kanunda öngörülen şartlar gerçekleşmedikçe kira ilişkisi devam eder.
Belirsiz Süreli Kira Sözleşmesi: Sözleşmede kira ilişkisinin ne kadar süre devam edeceği belirlenmemiş olan kira sözleşmeleridir. Bu tür sözleşmeler, taraflardan birinin kanunda öngörülen bildirim sürelerine uyarak fesih bildiriminde bulunmasıyla sona erdirilebilir.
2. Kira Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Kira sözleşmesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için, Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen genel sözleşme şartlarının bulunması gerekir. Bu şartların eksik olması hâlinde sözleşme geçersiz sayılabilir veya taraflar açısından beklenen hukuki sonuçları doğurmayabilir. Özellikle tarafların ehliyeti, sözleşmenin konusu ve taraf iradelerinin serbest şekilde açıklanmış olması, kira sözleşmesinin geçerliliği bakımından temel unsurlar arasında yer alır.
2.1. Tarafların Fiil Ehliyetine Sahip Olması
Kira sözleşmesi yapabilmek için tarafların hukuki işlem ehliyetine sahip olması gerekir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiler, küçükler veya kısıtlılar tarafından yapılan kira sözleşmeleri kural olarak geçersizdir veya kanuni temsilcinin onayına bağlıdır.
Özellikle uygulamada; taşınmaz malikinin küçük olması, vesayet altında bulunması veya şirket adına işlem yapılması gibi durumlarda temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
2.2. Sözleşmenin Konusunun Hukuka ve Ahlaka Uygun Olması
Kira sözleşmesinin konusu hukuka ve ahlaka aykırı olamaz. Hukuka aykırı bir amaçla yapılan kira sözleşmeleri geçersiz sayılır.
Örneğin:
- Ruhsatsız veya yasak faaliyet yürütmek amacıyla kiralama
- Hukuka aykırı kullanım amacıyla yapılan sözleşmeler
geçerli bir kira sözleşmesi olarak kabul edilmez.
2.3. Tarafların İrade Beyanlarının Serbest Olması
Kira sözleşmesi, tarafların özgür iradeleriyle kurulmalıdır. Taraflardan birinin hata, hile veya korkutma etkisi altında sözleşme yapması hâlinde sözleşmenin iptali gündeme gelebilir.
Bu nedenle özellikle kira sözleşmesinin aceleyle imzalatılması, gerçek dışı bilgi verilmesi veya baskı altında sözleşme kurulması gibi durumlar, sözleşmenin geçerliliğini etkileyebilir.
2.4. Sözleşmenin Konusunun ve Şartlarının Belirli Olması
Bir kira sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için sözleşmenin temel unsurlarının açık ve belirli olması gerekir. Özellikle kiralanan şeyin ne olduğu ve kira bedelinin ne kadar olduğu hususlarının belirli veya belirlenebilir olması zorunludur.
Kiralanan taşınmazın açıkça belirlenmemesi veya kira bedelinin hiç kararlaştırılmamış olması hâlinde, sözleşmenin kurulup kurulmadığı konusunda ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
3. Kira Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?
Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kural olarak herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle kira sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi sözlü olarak da kurulabilir. Tarafların kira konusu ve kira bedeli üzerinde anlaşmaları hâlinde kira sözleşmesi hukuken geçerli sayılır.
Bununla birlikte uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, sözleşmenin yazılı olmaması nedeniyle ispat güçlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olmasa da tarafların haklarını koruması bakımından büyük önem taşır.
3.1. Sözlü Kira Sözleşmesi Geçerli midir?
Sözlü olarak yapılan kira sözleşmeleri hukuken geçerlidir. Tarafların kira ilişkisi konusunda anlaşmaları, kira sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Bu nedenle yazılı bir sözleşme bulunmasa dahi kira ilişkisi doğabilir ve taraflar bu sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklere tabi olur.
Ancak sözlü kira sözleşmelerinde kira bedeli, kira süresi veya sözleşme şartları gibi hususların sonradan ispat edilmesi güçleşebilir. Bu nedenle uygulamada kira sözleşmesinin yazılı olarak yapılması tavsiye edilmektedir.
3.2. Yazılı Sözleşmenin İspat Açısından Önemi
Yazılı kira sözleşmesi, taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıklarda en önemli delillerden biridir. Özellikle kira bedelinin miktarı, ödeme zamanı, depozito, yan giderler ve sözleşme süresi gibi hususların yazılı olarak belirlenmesi, ileride doğabilecek ihtilafların çözümünü kolaylaştırır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan birçok uyuşmazlık, yazılı sözleşmenin bulunmaması veya sözleşme şartlarının açıkça düzenlenmemesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
3.3. Elektronik Ortamda Yapılan Kira Sözleşmesi Geçerli midir?
Elektronik ortamda düzenlenen kira sözleşmeleri de hukuken geçerli olabilir. Tarafların iradelerinin elektronik ortamda açıklanması, sözleşmenin kurulması için yeterlidir. Özellikle e-posta, dijital platformlar veya elektronik imza kullanılarak yapılan sözleşmeler geçerli kabul edilmektedir.
Ancak elektronik ortamda yapılan kira sözleşmelerinde de sözleşmenin içeriğinin açık olması ve tarafların kimliklerinin belirlenebilir olması önem taşır. Güvenli elektronik imza ile imzalanan sözleşmeler ise hukuken yazılı sözleşme ile aynı ispat gücüne sahiptir.
4. Kira Sözleşmesinde Bulunması Gereken Temel Unsurlar
Bir kira sözleşmesinin geçerli şekilde kurulabilmesi için sözleşmenin temel unsurlarının belirli veya belirlenebilir olması gerekir. Özellikle tarafların kim olduğu, hangi taşınmazın kiralandığı ve kira bedelinin ne kadar olduğu hususlarının açıkça düzenlenmesi, sözleşmenin kurulması ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem taşır.
Bu unsurların eksik veya belirsiz olması hâlinde sözleşmenin kurulup kurulmadığı veya tarafların hangi yükümlülüklere tabi olduğu konusunda ciddi hukuki sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle kira sözleşmesi yapılırken aşağıdaki temel unsurların açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi gerekir.
4.1. Taraf Bilgileri
Kira sözleşmesinde kiraya veren ve kiracının kimlik bilgileri açık şekilde yer almalıdır. Tarafların ad ve soyadı veya unvanı, T.C. kimlik numarası veya vergi numarası, adres bilgileri ve iletişim bilgileri sözleşmede belirtilmelidir.
Özellikle şirketlerin taraf olduğu kira sözleşmelerinde şirket unvanı, ticaret sicil numarası ve imza yetkililerinin kim olduğu açıkça gösterilmelidir.
4.2. Kiralanan Taşınmazın Açık Tanımı
Kiralanan taşınmazın hangi yer olduğu tereddüde yer bırakmayacak şekilde tanımlanmalıdır.
Bu kapsamda mümkünse:
- Açık adres
- Bağımsız bölüm numarası
- Kat ve daire bilgisi
- Varsa eklentiler (depo, otopark vb.)
sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Kiralanan yerin açık şekilde belirlenmemesi hâlinde sözleşmenin uygulanması ve sorumlulukların tespiti güçleşebilir.
4.3. Kira Bedeli ve Ödeme Şekli
Kira sözleşmesinde kira bedelinin miktarı ve ödeme şekli açıkça belirlenmelidir.
Özellikle şu hususlar net olmalıdır:
- Aylık kira bedeli
- Ödemenin hangi gün yapılacağı
- Ödemenin hangi yöntemle yapılacağı (banka, nakit vb.)
- Kira artış oranı ve artışının nasıl uygulanacağı
Kira bedelinin hiç kararlaştırılmamış olması hâlinde sözleşmenin kurulup kurulmadığı tartışmalı hâle gelebilir.
4.4. Kira Süresi
Kira sözleşmesinde kira ilişkisinin ne kadar süre devam edeceği belirtilmelidir. Sözleşmenin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğu açıkça yazılmalıdır.
Ancak kira süresinin belirlenmemiş olması, sözleşmenin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bu durumda sözleşme belirsiz süreli kira sözleşmesi olarak kabul edilir.
4.5. Depozito (Güvence Bedeli) ve Yan Giderler
Depozito tutarı ve hangi giderlerin kiracıya ait olduğu sözleşmede açık şekilde belirtilmelidir. Özellikle:
- Depozito tutarı
- Aidat ve ortak giderler
- Abonelik giderleri
- Bakım ve onarım giderleri
ayrı ayrı gösterilmelidir. Depozito tutarının konut ve çatılı işyeri kiralarında üç aylık kira bedelini aşamayacağı da unutulmamalıdır.
4.6. Kullanım Amacı
Kiralanan taşınmazın hangi amaçla kullanılacağı sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
Örneğin:
- Konut olarak kullanım
- Ofis olarak kullanım
- Ticari faaliyet yürütme
gibi kullanım amacı sözleşmede yer almalıdır. Kullanım amacının belirlenmesi, sözleşmeye aykırı kullanımın tespiti ve tahliye sürecinin değerlendirilmesi bakımından önem taşır.
4.7. Sözleşmenin Başlangıç Tarihi ve Teslim Bilgisi
Kira sözleşmesinin hangi tarihte başladığı ve kiralananın hangi tarihte teslim edildiği sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
Bu tarih:
- Kira borcunun başlangıcı
- Kira artış tarihi
- Tahliye sürelerinin hesaplanması
- Zamanaşımı ve fesih süreleri
bakımından belirleyici rol oynar.
4.8. Tarafların İmzaları
Kira sözleşmesinin taraflarca imzalanması, sözleşmenin varlığının ve tarafların iradesinin ispatı bakımından önem taşır.
İmza bulunmayan bir metin, uygulamada sözleşmenin varlığı konusunda ciddi ispat sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle sözleşmenin tüm sayfalarının taraflarca imzalanması veya paraflanması tavsiye edilir.
5. Kira Sözleşmesi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Kira sözleşmesi kural olarak tarafların karşılıklı ve uygun irade beyanlarıyla kurulur. Ancak uygulamada uyuşmazlıklar çoğu zaman sözleşmenin kurulmasından değil, sözleşme yapılırken gerekli kontrollerin yapılmamasından kaynaklanır. Bu nedenle kira sözleşmesi yapılırken yalnızca kira bedeline değil; kiraya verenin yetkisine, kiralananın hukuki ve fiili durumuna, ödeme şartlarına, depozitoya, yan giderlere ve teslim biçimine de açıkça yer verilmelidir. Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesi tarafların anlaşmasıyla kurulur; kiraya veren ise kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli şekilde teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Ayrıca kiralananın kullanımıyla ilgili yan giderlere kural olarak kiraya veren katlanır; konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli de üç aylık kira bedelini aşamaz.
5.1. Malik ve Yetki Kontrolü
Kira sözleşmesi imzalanmadan önce, kiraya veren sıfatıyla hareket eden kişinin gerçekten malik olup olmadığı veya malik değilse kiralama yetkisinin bulunup bulunmadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Uygulamada taşınmazın emlakçı, aile bireyi, yönetici veya vekil tarafından kiraya verildiği; ancak bu kişinin geçerli bir yetkisinin bulunmadığı durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır.
Bu nedenle:
- Tapu kaydı mümkünse incelenmeli,
- Sözleşmeyi imzalayan kişi malik değilse vekâletname veya yetki belgesi görülmeli,
- Paylı mülkiyet veya miras ortaklığı bulunan taşınmazlarda kimin hangi yetkiyle kiraya verdiği netleştirilmelidir.
Özellikle işyeri kiralarında, kiraya verenin malik olması tek başına da yeterli olmayabilir; taşınmazın planlanan kullanım için fiilen ve hukuken uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
5.2. Kiralananın Fiili ve Hukuki Durumunun Kontrolü
Kiralanan yer yalnızca adres olarak değil, hangi bağımsız bölüm olduğu, eklenti ve ortak kullanım alanları, demirbaşlar, mevcut ayıplar, abonelikler, iskan/ruhsat durumu ve özellikle işyeri bakımından faaliyet amacına uygunluk yönünden kontrol edilmelidir.
Örneğin:
- Konut diye kiralanan yerin fiilen farklı nitelikte olması,
- İşyeri olarak kullanılmak istenen taşınmazda ruhsat veya yönetim planı engeli bulunması,
- Demirbaşların sonradan tartışma konusu yapılması,
- Teslim sırasında mevcut hasarların yazılmaması
ileride ciddi uyuşmazlık yaratır.
Bu nedenle mümkünse teslimden önce:
- Fotoğraflı kontrol yapılmalı,
- Demirbaş listesi hazırlanmalı,
- Mevcut hasar, eksiklik ve sayaç bilgileri tutanak altına alınmalıdır.
5.3. Kira Bedeli, Artış Oranı ve Ödeme Şartlarının Açıkça Yazılması
Kira sözleşmesinde özellikle şu hususlar açık olmalıdır:
- Aylık kira bedeli,
- Ödemenin hangi gün yapılacağı,
- Hangi hesaba veya ne şekilde ödeneceği,
- Kira artışının nasıl uygulanacağı,
- Gecikme hâlinde ne olacağı.
Kira bedelinin yalnızca miktarı değil, ödeme yöntemi de önemlidir. Elden ödeme, banka yoluyla ödeme, açıklama kısmı, kısmi ödeme gibi hususlar sonradan ispat sorununa yol açabilir. Bu nedenle bankadan ve açıklamalı ödeme sistemi tercih edilmesi daha güvenlidir.
Ayrıca artış şartı da belirsiz bırakılmamalıdır. Artış hükmü yazılırken kanunun emredici sınırlarına aykırı, genel ve muğlak ifadelerden kaçınmak gerekir.
5.4. Depozito, Yan Gider ve Ortak Giderlerin Ayrı Ayrı Belirlenmesi
Depozito ile aidat, ortak gider, abonelik, bakım gideri ve kullanım giderleri birbirinden farklıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kararlaştırılan güvence bedeli üç aylık kira bedelini aşamaz; para olarak veriliyorsa bankaya yatırılması gerekir. Öte yandan TBK’ya göre kiralananın kullanımıyla ilgili yan giderlere kural olarak kiraya veren katlanır; bu nedenle hangi giderin kiracıya, hangi giderin kiraya verene ait olduğu sözleşmede açıkça gösterilmelidir.
Bu nedenle sözleşmede ayrı ayrı yazılmalıdır:
- Depozito tutarı,
- Aidatın kime ait olduğu,
- Apartman/tesis ortak giderleri,
- Su, elektrik, doğalgaz, internet abonelikleri,
- Demirbaş bakım ve onarım yükümlülükleri.
Özellikle “tüm giderler kiracıya aittir” gibi genel cümleler yerine, gider kalemleri mümkün olduğunca tek tek gösterilmelidir.
5.5. Teslim Anının ve Teslim Şartlarının Yazılı Hale Getirilmesi
Kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Bu nedenle taşınmazın hangi tarihte teslim edildiği, hangi durumda teslim edildiği ve teslim sırasında nelerin mevcut olduğu yazılı hale getirilmelidir.
Bu çerçevede:
- Anahtar teslim tarihi,
- Sayaçların son endeksleri,
- Boya/badana durumu,
- Demirbaşların listesi,
- Mevcut hasar ve eksiklikler,
- Teslim tutanağı
mümkünse ayrı bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır.
5.6. Tahliye, Sözleşmenin Sona Ermesi ve Özel Şartların Dikkatle Düzenlenmesi
Kira sözleşmelerinde özellikle şu hususlara dikkat edilmesinde fayda vardır:
- belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğu,
- sözleşmenin uzama şartları,
- tahliye hâlinde anahtarın nasıl teslim edileceği,
- erken tahliyede sorumluluk,
- tadilat yasağı veya izin şartı olup olmadığı,
- alt kira ve devir yasağı bulunup bulunmadığı ve
- ortak kullanım alanlarına ilişkin kurallar.
Bir de çok önemli pratik nokta şudur: Tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinden ayrı değerlendirilmesi gereken özel bir belgedir. Kira sözleşmesi imzalanırken aynı anda alınan tahliye taahhüdü ileride ayrıca geçerlilik tartışmasına yol açabilir. Bu nedenle böyle bir belge varsa, ayrı hukuki sonuç doğurduğu bilinciyle düzenlenmelidir.
5.7. Kefil, Eş Rızası ve Temsil Belgelerinin Kontrolü
Sözleşmede kefil varsa:
- Kefalet hükümlerine uygunluk,
- İmzanın gerçekten kefile ait olması,
- Tarih ve sorumluluk sınırının açık olması
kontrol edilmelidir. Kiracı evli ise ve sözleşme aile konutunu ilgilendiren sonuçlar doğurabilecek bir ilişki içine girecekse, somut olaya göre eşin durumu da göz ardı edilmemelidir. Aynı şekilde şirket kiracılarda imza yetkilisi, imza sirküsü ve temsil yetkisi incelenmelidir.

