Kamu görevine ilk kez veya yeniden atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması, belirli görevler için ise ayrıca güvenlik soruşturması yapılır. Atanma şartlarını taşımak tek başına yetmez; bu araştırmaların sonucunun da olumsuz olmaması gerekir. Olumsuz bir değerlendirme kişinin kamu hizmetine girme hakkını doğrudan etkilediğinden tarafsız, objektif ve kanunda öngörülen usullere uygun yapılmak zorundadır.
İdare bu konuda takdir yetkisini hukuka ve kamu yararına uygun kullanmalıdır. Aksi halde atamanın yapılmaması, atamanın iptali veya memuriyetle ilişiğin kesilmesi hukuka aykırı olur ve idare mahkemesinde iptal edilebilir. Bu yazıda 7315 sayılı Kanun’un getirdiği sistemi, araştırmanın kapsamını, olumsuz sonuca karşı başvuru yollarını ve mahkemelerin bu davalarda neye baktığını ele alıyoruz.
- Kimler hakkında yapılır?
- Arşiv araştırması kamu görevine ilk kez veya yeniden atanacak herkes için; güvenlik soruşturması ise yalnızca Kanunda sayılan görevler için yapılır (7315 s. Kanun m. 3).
- Olumsuz sonuca dava açılır mı?
- Evet. Atanmama, atamanın iptali veya ilişik kesme işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
- Süre?
- İşlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gün.
- Kayıplarım karşılanır mı?
- Dava kazanılırsa göreve iade ve ayrı kalınan dönemin aylık ve haklarının tam yargı davasıyla talebi gündeme gelir.
Hukuki düzenleme: 657 m. 48’den 7315 sayılı Kanun’a
2016 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesine, memurluğa alınma şartları arasında “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” şartı eklenmişti. Anayasa Mahkemesi, 24.07.2019 tarihli, E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla bu hükmü iptal etti. Mahkeme, hangi bilgilerin toplanacağı, nasıl kullanılacağı ve ne kadar süre saklanacağı kanunda belirlenmeden kişisel verilerin işlenmesine imkan tanıyan düzenlemeyi Anayasa’nın 13, 20 ve 128. maddelerine aykırı buldu.
Bu kararın ardından 07.04.2021 tarihinde 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edildi. Kanun; temel ilkeleri, kimler hakkında araştırma yapılacağını, araştırmanın konusu olan bilgileri, bu bilgilerin nasıl kullanılacağını, araştırmayı yapacak mercileri, Değerlendirme Komisyonu’nu, verilerin güvenliğini, saklanma ve silinme sürelerini düzenler. Uygulamanın ayrıntıları ise Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik ile belirlenmiştir.
7315 sayılı Kanun’un bazı hükümleri de Anayasa Mahkemesi önüne taşındı. Mahkeme, 04.12.2024 tarihli, E.2021/60, K.2024/200 sayılı kararında (Resmi Gazete 26.03.2025, sayı 32853) gizlilik dereceli birimlerde çalışacaklar, kamu kurumlarındaki öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri ve milli güvenlik açısından stratejik birimlerde istihdam edilecekler hakkında güvenlik soruşturması yapılmasını öngören ibarelere yönelik iptal taleplerini reddetti. Kararda, olumsuz değerlendirme üzerine kurulan atamama işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu ve yargı mercilerinin araştırmaya esas kayıtları isteyebileceği vurgulandı.
Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması: farkları
Güvenlik soruşturmasında somut verilerin yanında değerlendirmeler de yer alabilir. Ancak Kanun, kullanılacak verilerin “olgusal” olmasını ister. Bu, yorum içermeyen, somut ve gözlemlenebilir vakıalara dayanılması gerektiği anlamına gelir. Söylentiye, tahmine veya kişinin dünya görüşüne ilişkin değerlendirmelere dayanan bir olumsuz kanaat hukuka uygun bir işlemin dayanağı olamaz.
Kanunda sayılan bilgilerin dışına çıkılarak olumsuz karar verilmesi hukuka aykırıdır. Kanunda sayılan bir bilgiye dayanılması da işlemi kendiliğinden hukuka uygun kılmaz; bilginin görevle ilişkisi, ağırlığı ve güncelliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Güvenlik soruşturması, bir kamu hakkının, yani kamu hizmetine girme hakkının kullanılmasının belirli bir görev bakımından sakıncalı olup olmadığını saptamaya yönelik bir araçtır. Bu araç, yansızlık, nesnellik, ideolojik tarafsızlık, hukuka bağlılık ve çoğulculuk ilkeleriyle bağdaşmayan biçimde, kişileri düşünceleri veya çevreleri nedeniyle kamu hizmetinden dışlamak için kullanılamaz.
Kimler hakkında yapılır?
Anayasa Mahkemesi’nin 2019 tarihli iptal kararının temel gerekçelerinden biri, eski düzenlemenin tüm atanacakları ayrım yapmadan kapsamasıydı. 7315 sayılı Kanun bu nedenle iki aşamalı bir sistem kurdu:
- Arşiv araştırması: Statüsü veya çalıştırılma şekli ne olursa olsun, ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacak herkes hakkında yapılır (m. 3/1).
- Güvenlik soruşturması: Arşiv araştırmasına ek olarak yalnızca m. 3/2’de sayılanlar hakkında yapılır.
Güvenlik soruşturmasına tabi olanlar şunlardır:
- Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli.
- Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel.
- Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler.
- Üst kademe kamu yöneticileri.
- Özel kanunlarında güvenlik soruşturması öngörülenler.
- Milli güvenlik açısından stratejik önemi olan birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler.
- Gizlilik dereceli birimlerde çalıştırılacak kamu personeli.
Bu araştırmalar, Kanunun ifadesiyle ilk defa veya yeniden atama aşamasında yapılır. Bu nedenle olumsuz sonuç çoğunlukla atanmama, aday memurluğa başlatılmama veya göreve başladıktan kısa süre sonra atamanın iptali şeklinde ortaya çıkar.
Araştırmayı kim yapar, kim karar verir?
Araştırmayı Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri yürütür. Bu birimler bakanlıklardan, kamu kurumlarının arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi, belge ve kayıt alabilir; yetkileri kendilerine iletilen taleple sınırlıdır.
Toplanan veriler Kanun’un 7. maddesine göre kurulan Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenir. Komisyon, kurumun üst kademe yöneticilerinden birinin başkanlığında, teftiş veya denetim, personel ve hukuk birimlerinden üyelerle oluşur; başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda üyeden kurulur. Milli güvenlik açısından stratejik görevler bakımından değerlendirme, ilgili bakanlık veya kurum bünyesindeki komisyon tarafından yapılır.
- TalepAtamaya yetkili kurum, aday hakkında araştırma talebinde bulunur.
- AraştırmaYetkili birimler kayıtları inceler; güvenlik soruşturmasında gerekirse yerinde araştırma yapar.
- DeğerlendirmeKomisyon, verileri nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirerek yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar.
- KararAtamaya yetkili amir, komisyon değerlendirmesini dikkate alarak atama yapılıp yapılmayacağına karar verir.
Kanun’un 8. maddesi, kişilere istihbari faaliyete konu olmayan kendi verileri hakkında bilgi alma imkanı tanır; milli güvenlik istihbaratı kapsamındaki bilgiler ise kişiye verilmez. Kanun ayrıca yargı mercilerinin araştırmaya esas kayıtları isteyebileceğini ve bu taleplerin yetkili makamlarca karşılanacağını öngörür (m. 10/3). Bu hüküm davada büyük önem taşır: mahkeme, idarenin dayandığı somut bilgi ve belgeleri ara kararıyla ister.
Mahkemeler olumsuz sonuçları nasıl denetliyor?
İdari yargı uygulamasında, olumsuz değerlendirmenin hukuka uygun sayılması için dayanılan bilginin somut, doğrulanabilir ve görevle ilişkili olması aranmaktadır. Mahkemelerin özellikle dikkate aldığı noktalar şunlardır:
- Somut belge sunulması: İdare, ara kararla istenen bilgi ve belgeleri sunmaz ve yalnızca istihbari bir notla yetinirse işlem hukuka aykırı bulunmaktadır.
- Kişisellik: Anne, baba veya kardeş gibi yakınlar hakkındaki kayıtlar, kişinin kendi eylemiyle ilişkisi ortaya konmadıkça tek başına olumsuz sonuç için yeterli görülmemektedir.
- Yaş ve olayın niteliği: Kişinin çocukken karıştığı ve ağırlık taşımayan olaylar, olayın özellikleri dikkate alınarak çoğu zaman olumsuz değerlendirmeye dayanak yapılamamaktadır.
- Sonuçlanmış ceza süreçleri: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra denetim süresi yeni suç işlenmeden geçmiş ve dava düşmüşse, bu kayıt tek başına olumsuz değerlendirme gerekçesi yapılmamalıdır.
- Güncellik: Çok eski tarihli ve sonrasında devam etmeyen bir bağlantı, eksik inceleme sayılmaktadır; bağlantının sürüp sürmediğinin araştırılması gerekir.
İdare, ara kararla istenen belgeleri gizlilik gerekçesiyle hiç sunmazsa mahkeme, işlemin dayanağının ortaya konulamadığı sonucuna varabilir. Belgeler sunulduğunda ise mahkeme bunları inceleyerek olgunun gerçek, kişiye ait ve görevle ilgili olup olmadığını değerlendirir. Sonuçta ya işlem iptal edilir ve idare kişiyi atamakla yükümlü olur ya da olumsuz değerlendirmenin somut ve yeterli verilere dayandığı kabul edilerek dava reddedilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının memuriyete etkisi için HAGB kararlarının memuriyete engel olup olmadığı yazımıza; adli sicil kayıtlarının silinmesi için adli sicil kaydının silinmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Olumsuz sonuca karşı başvuru ve dava yolu
Araştırma sonuçları gizli olduğundan kişiler çoğunlukla olumsuz sonuçtan, atanmama veya atamanın iptali kararı kendilerine bildirildiğinde haberdar olur. Olumsuz değerlendirmeye dayanan bu kararlar, tek yanlı ve hukuk düzeninde sonuç doğuran idari işlemlerdir. Komisyon değerlendirmesi ise kişinin menfaatini doğrudan etkileyen bir hazırlık işlemi olarak, son işlemle birlikte dava konusu yapılır.
- Bildirimi saklayınAtanmama, atamanın iptali veya ilişik kesme yazısının tebliğ tarihi dava süresinin başlangıcıdır.
- Bilgi isteyinKurumdan olumsuz değerlendirmenin gerekçesini ve dayanılan kayıtları yazılı olarak isteyin. Kişisel verilere erişim talebi de değerlendirilebilir.
- İsterseniz itiraz edinDava açma süresi içinde işlemi yapan makama veya üst makama itiraz edebilirsiniz (İYUK m. 11). İtiraz zorunlu değildir; süreyi durdurur ve 30 gün içinde cevap verilmezse reddedilmiş sayılır.
- Davayı 60 gün içinde açınDava, tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde açılır. Dilekçede mahkemeden, İYUK m. 20 ve 7315 sayılı Kanun m. 10/3 uyarınca idarenin dayandığı bilgi ve belgelerin istenmesini talep edin.
- Yürütmenin durdurulmasını isteyinGöreve başlayamamak veya görevden uzaklaşmak, telafisi güç zarar unsurunu oluşturur.
Dava dilekçesinde nelere yer verilmeli?
Bu davalarda davacı, idarenin hangi bilgiye dayandığını çoğu zaman bilmeden dilekçe yazmak zorunda kalır. Bu nedenle dilekçenin hem bilinen olguları açıklaması hem de mahkemenin araştırmasını yönlendirmesi gerekir:
- Kişisel durum: Öğrenim ve meslek geçmişi, varsa kamuda daha önceki görevler ve bu görevlerde hakkında olumsuz bir işlem yapılmadığı.
- Bilinen kayıtların açıklanması: Hakkınızda bir soruşturma veya kovuşturma olduysa sonucunu gösteren kesinleşmiş kararlar.
- Belge talebi: Komisyon değerlendirmesi, araştırma sonucu ve dayanılan kayıtların ara kararla istenmesi.
- Görevle ilişki: Dayanılan olgunun atanılacak görevin nitelikleriyle neden ilgisiz olduğu.
- Eşitlik: Benzer durumdaki başka adayların atandığına ilişkin bilgi varsa bu bilgiler.
İptal davasının genel şartları ve dilekçe unsurları için idari işlemlere itiraz ve iptal davası rehberimize bakabilirsiniz.
Yetkili mahkeme
Henüz atanmamış bir aday için dava, işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (İYUK m. 32). Göreve başlamış ve sonradan ilişiği kesilmiş bir memur için ise son görev yaptığı yerdeki idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m. 33/2).
Yürütmenin durdurulması
Dava sonuçlanana kadar işlemin uygulanmasını durduran yürütmenin durdurulması kararı için işlemde açık hukuka aykırılık bulunması ve işlemin uygulanmasıyla telafisi güç veya imkansız zararların doğacak olması şartları birlikte aranır (İYUK m. 27/2). Karar verilirse kişi atanabilir ve dava sonuçlanana kadar görev yapabilir. Bu aşamada idarenin yeni bir ret yazısıyla kararı etkisiz bırakmaya çalışması, kararın uygulanmaması anlamına gelir. Ayrıntılar için yürütmenin durdurulması yazımıza bakabilirsiniz.
Tazminat (tam yargı) davası
Memuriyetle ilişiği kesilen veya atanmayan kişi, dava sonunda göreve iade edildiğinde, görevden uzak kaldığı dönemde alamadığı aylık ve diğer mali haklarını talep edebilir. Bunun için üç yol vardır:
| Yol | Ne zaman tercih edilir? | Süre |
|---|---|---|
| Doğrudan tam yargı davası | İşlemin iptali yerine yalnızca zararın tazmini isteniyorsa | İşlemin tebliğinden itibaren 60 gün |
| İptal ve tam yargı birlikte | Zarar dava açılırken belliyse | İşlemin tebliğinden itibaren 60 gün |
| Önce iptal, sonra tam yargı | Zarar iptal kararı ve uygulanmasıyla netleşecekse | İptal kararının ya da kanun yolunda verilen kararın tebliğinden itibaren 60 gün (İYUK m. 12) |
Uygulamada iptal kararı üzerine göreve iade edilen kişilerin, ayrı kalınan sürenin hizmetten sayılması, emeklilik keseneklerinin tamamlanması ve geriye dönük aylıkların ödenmesi konusunda ayrıca başvuru yapması gerekebilir. İdare bu talepleri karşılamazsa tam yargı davası açılır. Ayrıntılar için idari işlemin iptali sonrası tam yargı davası yazımıza bakabilirsiniz. Görevden çıkarılan kişinin göreve dönme talebinin reddi halinde izlenecek yol ise açıktan atama talebinin reddine itiraz yazımızda anlatılmıştır.
Kanun yolları
İdare mahkemesinin nihai kararına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde bölge idare mahkemesinde istinaf yoluna başvurulabilir. Atamama ve ilişik kesme davaları temyizi mümkün olan konular arasında sayılmadığından, bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı kural olarak kesindir. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse, 31.07.2026’dan sonra verilen bu kararlara karşı 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna gidilebilir (İYUK m. 46/2). Tam yargı davalarında ise temyiz imkanı, 2026 yılı için 1.661.000 TL olan parasal sınırın aşılıp aşılmadığına göre belirlenir.
Sık yapılan hatalar
- Olumsuz sonucun gerekçesini öğrenmeden dava açmak ve mahkemeden belge istenmesini talep etmemek.
- Yakınlar hakkındaki kayıtlara dayanıldığında, kişinin kendisiyle bağlantı bulunmadığını gösteren belgeleri sunmamak.
- HAGB, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararlarını kesinleşme şerhiyle dosyaya eklememek.
- İptal kararından sonra geriye dönük mali haklar için ayrıca başvuru yapmamak ve tam yargı süresini kaçırmak.
- Yürütmenin durdurulması kararından sonra idarenin yeni ret yazısına karşı süresinde tepki vermemek.
Sık sorulan sorular
İdare mahkemesinde avukat tutmak zorunlu mu?
Genel olarak hayır. Ancak süreler kısa ve kesin, araştırma kayıtları ise gizli olduğundan, dosyanın doğru kurulması için idare hukuku alanında destek alınması önerilir.
Olumsuz güvenlik soruşturmasına itiraz edilebilir mi?
Evet. Olumsuz değerlendirmeye dayanan atanmama veya ilişik kesme kararı bir idari işlemdir. Dava açma süresi olan 60 gün içinde işlemi yapan idareye dilekçeyle itiraz edebilirsiniz.
İtiraz yolunu kullanmak zorunlu mu?
Hayır. Doğrudan, tebliğden itibaren 60 gün içinde iptal davası açabilirsiniz. Önce itiraz ederseniz süre durur; idare cevap verdiğinde veya 30 gün içinde cevap vermediğinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Davada görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Atanmamış adaylar için işlemi yapan kurumun bulunduğu yer, ilişiği kesilen memurlar için son görev yeri idare mahkemesi yetkilidir.
Yürütmenin durdurulması kararı alınırsa göreve başlayabilir miyim?
Evet. Yürütmenin durdurulması kararı, işlemin uygulanmasını dava sonuna kadar durdurur; bu karar üzerine atamanız yapılabilir ve dava sonuçlanana kadar görev yapabilirsiniz.
Davayı kazanırsam geçmiş maaşlarımı alabilir miyim?
Evet. Göreve iade edildiğinizde, görevden uzak kaldığınız döneme ait aylık ve diğer mali haklarınızı talep edebilirsiniz. İdare ödemezse, iptal kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açmanız en güvenli yoldur; kanun yolunda verilen kararın tebliğinden itibaren de süre işleyebilir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla