Yasal mirasçılık, bir kişinin ölümü üzerine malvarlığının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini belirleyen kanuni miras sistemidir. Türk Medeni Kanunu’nda yer alan bu sistem; mirasçıların kimler olduğunu, hangi sıraya göre mirasçı olacaklarını ve miras paylarının nasıl belirleneceğini düzenlemektedir.
Türk hukukunda yasal mirasçılık, zümre sistemi esasına göre belirlenir. Bu sistem kapsamında miras bırakanın altsoyu, sağ kalan eşi, anne ve babası, büyük anne ve büyükbabası ile evlatlığın mirasçılık durumu ve miras payları Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre tespit edilir.
Bu yazımızda; yasal mirasçıların kimler olduğunu, miras paylarının nasıl belirlendiğini, saklı paylı mirasçıları ve miras paylaşımına ilişkin temel hukuki esasları ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. Yasal Mirasçılık Nedir?
- 2. Mirasçılıkta Zümre Sistemi
- 3. Yasal Mirasçılar ve Miras Payları
- 3.1. Altsoyun Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.2. Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.3 Anne ve Babanın Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.4. Kardeşlerin Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.5. Büyük Anne ve Büyükbabanın Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.6. Evlatlığın Mirasçılığı ve Miras Payı
- 3.7. Devletin Yasal Mirasçılığı
- 4. Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları
- 5. Yasal Mirasçılığın Tespiti
- 6. Miras Paylaşımı
- 7. Miras Payı Hesaplama Örnekleri
1. Yasal Mirasçılık Nedir?
Yasal mirasçılık, bir kişinin ölümü üzerine malvarlığının kanunda belirlenen kişilere kendiliğinden geçmesini ifade eder. Miras bırakan tarafından geçerli bir vasiyetname veya miras sözleşmesi ile farklı bir düzenleme yapılmamış olması halinde, miras Türk Medeni Kanunu’nda belirlenen yasal mirasçılara intikal eder.
1.1. Yasal Mirasçılığın Hukuki Dayanağı
Yasal mirasçılık hükümleri, Türk Medeni Kanunu’nun 495 ilâ 501. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu hükümler kapsamında kimlerin yasal mirasçı olduğu, zümre sistemi, sağ kalan eşin mirasçılığı ve Devletin mirasçılığı gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenmiştir.
Kanun koyucu, yasal mirasçılık sistemi ile miras bırakanın malvarlığının belirli bir sıra ve düzen içerisinde mirasçılara geçmesini amaçlamaktadır. Böylece mirasın paylaşılması ve mirasçıların haklarının korunması bakımından hukuki güvenlik sağlanmaktadır.
1.2. Yasal Mirasçılık ile Atanmış Mirasçılık Arasındaki Fark
Yasal mirasçılık, doğrudan kanundan kaynaklanan mirasçılığı ifade ederken; atanmış mirasçılık, miras bırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesi ile kendi iradesi doğrultusunda belirlediği mirasçılığı ifade eder.
Yasal mirasçılar, miras bırakanın herhangi bir işlem yapmasına gerek olmaksızın mirasçı sıfatını kazanırlar. Atanmış mirasçılar ise ancak geçerli bir ölüme bağlı tasarruf bulunması halinde mirasçı olabilirler.
2. Mirasçılıkta Zümre Sistemi
Türk hukukunda kan hısımlarının mirasçılığı, zümre sistemi esasına göre belirlenmektedir. Zümre sistemi, miras bırakanın kan hısımlarını yakınlık derecelerine göre belirli gruplara ayıran ve mirasçılığı bu sıralamaya göre düzenleyen sistemdir. Türk Medeni Kanunu’nda üç ayrı mirasçı zümresi kabul edilmiştir.
Bu sistemde bir sonraki zümrenin mirasçı olabilmesi için önceki zümrede mirasçı bulunmaması gerekir. Sağ kalan eş ise zümre mirasçısı olmamakla birlikte, bulunduğu duruma göre her zümre ile birlikte mirasçı olabilmektedir.
- Birinci Zümre Mirasçıları
Birinci zümre mirasçılar, miras bırakanın altsoyudur. Altsoy kavramı; çocukları, torunları ve onların altsoyunu kapsar. Miras bırakanın çocukları hayatta ise miras öncelikle çocuklar arasında eşit şekilde paylaşılır.
Çocuklardan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde, onun miras payı kendi altsoyuna geçer. Böylece torunlar, ölen anne veya babalarının yerine geçerek mirasçı olurlar.
Evlatlık ve altsoyu da kanun gereği birinci zümre mirasçısı olarak kabul edilmektedir.
- İkinci Zümre Mirasçıları
İkinci zümre mirasçılar, miras bırakanın anne ve babası ile onların altsoyundan oluşur. Buna göre kardeşler, yeğenler ve onların altsoyu ikinci zümre kapsamında değerlendirilir.
İkinci zümrenin mirasçı olabilmesi için miras bırakanın altsoyunun bulunmaması gerekir. Miras bırakanın anne ve babası hayatta ise miras eşit şekilde paylaşılır. Anne veya babadan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde ise onun payı kendi altsoyuna geçer.
- Üçüncü Zümre Mirasçıları
Üçüncü zümre mirasçılar, miras bırakanın büyük anne ve büyükbabaları ile onların altsoyundan oluşmaktadır. Amca, hala, dayı ve teyze gibi akrabalar üçüncü zümre içerisinde yer alır.
Üçüncü zümrenin mirasçı olabilmesi için birinci ve ikinci zümrede hiçbir mirasçının bulunmaması gerekir. Büyük anne ve büyükbabalardan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde, onun payı kendi altsoyuna geçer.
2.1. Zümreler Arasında Öncelik Sistemi
Zümre sistemi içerisinde mirasçılık bakımından öncelik ilişkisi bulunmaktadır. Bir sonraki zümrenin mirasçı olabilmesi için önceki zümrede mirasçı bulunmaması gerekir.
Örneğin miras bırakanın çocuğu veya torunu bulunuyorsa, anne ve baba zümresi mirasçı olamaz. Aynı şekilde ikinci zümrede mirasçı bulunması halinde üçüncü zümrenin mirasçılığı da söz konusu olmaz.
Bu nedenle mirasçılıkta belirleyici olan husus yalnızca yakınlık derecesi değil, hangi zümrede yer alındığıdır.
2.2. Halefiyet (Temsil) İlkesi
Halefiyet ilkesi, miras bırakanın ölümünden önce vefat eden bir mirasçının yerine kendi altsoyunun geçmesini ifade eder. Bu ilke sayesinde miras payı, ölen mirasçının altsoyuna intikal eder.
Örneğin miras bırakanın çocuğu, miras bırakandan önce vefat etmiş ancak torunları hayatta ise; torunlar, ölen anne veya babalarının yerine geçerek mirasçı olurlar. Aynı ilke ikinci ve üçüncü zümre bakımından da uygulanmaktadır.
3. Yasal Mirasçılar ve Miras Payları
Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mirasçılar; miras bırakanın altsoyu, sağ kalan eşi, anne ve babası, kardeşleri, büyük anne ve büyükbabası, evlatlığı ile belirli şartlarda Devletten oluşmaktadır. Yasal mirasçıların miras payları ise mirasçının bulunduğu zümreye, diğer mirasçıların varlığına ve sağ kalan eşin bulunup bulunmamasına göre değişiklik göstermektedir.
Yasal mirasçılık sisteminde öncelikli mirasçı grubu altsoydur. Altsoyun bulunması halinde ikinci ve üçüncü zümre mirasçıları mirasçı olamaz. Sağ kalan eş ise zümre mirasçısı olmamakla birlikte, bulunduğu duruma göre her zümre ile birlikte mirasçı olabilmektedir.
3.1. Altsoyun Mirasçılığı ve Miras Payı
Miras bırakanın çocukları, torunları ve onların altsoyu birinci zümre mirasçılarını oluşturur. Altsoy, miras bırakanın en yakın yasal mirasçı grubudur. Bu nedenle miras bırakanın altsoyunun bulunması halinde ikinci ve üçüncü zümre mirasçıları mirasçı olamaz.
Çocuklar miras üzerinde eşit hakka sahiptir. Miras bırakanın bir çocuğunun miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde ise onun miras payı kendi altsoyuna geçer. Böylece torunlar, ölen anne veya babalarının yerine geçerek mirasçı olurlar.
Sağ kalan eşin de mirasçı olması halinde, eş terekenin dörtte biri oranında miras payına sahip olur. Kalan kısım ise çocuklar arasında eşit şekilde paylaştırılır.
3.2. Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı ve Miras Payı
Sağ kalan eş, Türk Medeni Kanunu’na göre özel statülü bir yasal mirasçıdır. Eş, kan hısımı olmamasına rağmen miras bırakanın bulunduğu her zümre ile birlikte mirasçı olabilir. Bu nedenle sağ kalan eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişiklik göstermektedir.
Sağ kalan eşin mirasçılığı yalnızca resmi evlilik ilişkisine dayanır. Resmi nikâh bulunmaksızın birlikte yaşama, nişanlılık veya dini nikâh gibi ilişkiler mirasçılık hakkı sağlamaz. Ayrıca boşanma kararının kesinleşmesi halinde eşlerin birbirlerine yönelik yasal mirasçılığı sona erer.
Sağ kalan eşin miras payı Türk Medeni Kanunu’nda şu şekilde düzenlenmiştir:
| Birlikte Mirasçı Olduğu Kişiler | Sağ Kalan Eşin Miras Payı |
| Altsoy ile birlikte | 1/4 |
| Anne ve baba zümresi ile birlikte | 1/2 |
| Büyük anne ve büyükbaba zümresi ile birlikte | 3/4 |
| Başka mirasçı bulunmaması halinde | Mirasın tamamı |
Miras bırakanın altsoyu bulunuyorsa sağ kalan eş terekenin dörtte biri oranında mirasçı olur. Kalan kısım altsoy arasında eşit şekilde paylaşılır. Altsoyun bulunmaması halinde ise eşin miras payı artmakta ve birlikte mirasçı olduğu zümreye göre yarı, dörtte üç veya mirasın tamamı üzerinde hak sahibi olabilmektedir.
Sağ kalan eşin katılma alacağı ve aile konutuna ilişkin haklar da uygulamada miras paylaşımı ile birlikte değerlendirilmektedir. Özellikle eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu durumlarda, miras paylaşımından önce mal rejiminin tasfiye edilmesi gerekir.
3.3 Anne ve Babanın Mirasçılığı ve Miras Payı
Miras bırakanın altsoyu bulunmuyorsa, anne ve baba ikinci zümre mirasçı olarak mirasçı olurlar. Anne ve baba hayatta ise miras eşit şekilde paylaşılır.
Anne veya babadan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde, onun payı kendi altsoyuna geçer. Bu durumda kardeşler ve onların altsoyu mirasçılık hakkı kazanabilir.
Sağ kalan eşin bulunması halinde ise eşin miras payı ayrıldıktan sonra kalan kısım anne ve baba arasında paylaşılır.
3.4. Kardeşlerin Mirasçılığı ve Miras Payı
Kardeşler, ikinci zümre içerisinde anne ve babanın altsoyu olarak yer alan mirasçılardır. Miras bırakanın anne veya babasının miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde kardeşler mirasçı olabilirler.
Kardeşlerin miras payı, ölen anne veya babalarının payı üzerinden belirlenir. Kardeşlerden birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde ise onun payı kendi altsoyuna geçer. Miras bırakanın altsoyunun bulunması halinde kardeşlerin mirasçılığı söz konusu olmaz.
3.5. Büyük Anne ve Büyükbabanın Mirasçılığı ve Miras Payı
Birinci ve ikinci zümrede hiçbir mirasçı bulunmaması halinde, üçüncü zümre mirasçıları olan büyük anne ve büyükbabalar ile onların altsoyu mirasçı olur.
Büyük anne ve büyükbabalardan birinin miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde, onun payı kendi altsoyuna geçer. Böylece amca, hala, dayı ve teyze gibi akrabalar da mirasçı olabilirler. Sağ kalan eşin üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olması halinde eşin miras payı terekenin dörtte üçüdür.
Bununla birlikte, üçüncü zümre mirasçılarının da miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde, onların payı kendi altsoyuna geçmez. Başka bir ifadeyle, amca, hala, dayı veya teyzenin çocukları; sağ kalan eşin bulunduğu durumda yasal mirasçı olamaz. Bu halde sağ kalan eş tek başına mirasçı olur.
3.6. Evlatlığın Mirasçılığı ve Miras Payı
Evlatlık ve altsoyu, Türk Medeni Kanunu gereği birinci zümre mirasçısı olarak kabul edilmektedir. Evlatlık, evlat edinenin öz çocuğu gibi miras hakkına sahiptir ve miras payı bakımından altsoy ile eşit konumdadır.
Evlatlığın mirasçı olabilmesi için evlatlık ilişkisinin miras bırakanın ölüm anında geçerli şekilde kurulmuş olması gerekir. Evlatlığın mirasçılığı tek yönlüdür. Buna göre evlatlık, evlat edinene mirasçı olur; ancak evlat edinen ve onun akrabaları, evlatlığa yasal mirasçı olamazlar.
3.7. Devletin Yasal Mirasçılığı
Türk Medeni Kanunu’nun 501. maddesine göre, miras bırakanın hiçbir yasal veya atanmış mirasçısının bulunmaması halinde miras Devlete geçer.
Devletin mirasçı olabilmesi için miras bırakanın altsoyu, eşi, anne ve babası ile onların altsoyu, büyük anne ve büyük babası ile onların altsoyu ve atanmış mirasçılarının bulunmaması gerekir.
Diğer mirasçılardan farklı olarak Devlet, tereke borçlarından yalnızca miras yoluyla edindiği malvarlığı değerleri ölçüsünde sorumludur.
4. Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları
Türk miras hukukunda miras bırakan, malvarlığı üzerinde kural olarak serbestçe tasarrufta bulunabilmektedir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Kanun koyucu, miras bırakanın en yakın mirasçılarının belirli bir orandaki miras haklarını koruma altına almak amacıyla “saklı pay” kurumunu düzenlemiştir.
Saklı pay kurumu sayesinde miras bırakan; vasiyetname, miras sözleşmesi veya bağışlama gibi işlemlerle bazı mirasçıların miras hakkını tamamen ortadan kaldıramaz. Saklı paylı mirasçılar, kanunda belirlenen oranlar üzerindeki haklarını her durumda koruma imkanına sahiptir.
4.1. Saklı Pay Kavramı
Saklı pay, miras bırakanın tasarruf edemeyeceği ve belirli mirasçılar lehine kanun tarafından korunan miras payını ifade eder. Başka bir ifadeyle saklı pay, miras bırakanın iradesine rağmen korunması gereken asgari miras hakkıdır.
Miras bırakan, terekenin yalnızca tasarruf edilebilir kısmı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Saklı paya müdahale eden kazandırmalar ise belirli şartların varlığı halinde tenkis davasına konu olabilir.
4.2. Saklı Paylı Mirasçılar
Türk Medeni Kanunu’na göre saklı paylı mirasçılar; miras bırakanın altsoyu, anne ve babası ile sağ kalan eşidir. Bu kişiler, kanunda belirlenen oranlarda saklı pay hakkına sahiptir.
Kardeşler ise önceki düzenlemelerden farklı olarak günümüzde saklı paylı mirasçı değildir. Bu nedenle miras bırakan, kardeşlerinin miras hakkını ölüme bağlı tasarruflarla sınırlandırabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.
4.3. Saklı Pay Oranları
Saklı pay oranları Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre:
| Saklı Paylı Mirasçı | Saklı Pay Oranı |
| Altsoy | Yasal miras payının 1/2’si |
| Anne ve baba | Yasal miras payının 1/4’ü |
| Sağ kalan eş (altsoy veya anne-baba ile birlikte mirasçı ise) | Yasal miras payının tamamı |
| Sağ kalan eş (üçüncü zümre ile birlikte veya tek başına mirasçı ise) | Yasal miras payının 3/4’ü |
Saklı pay oranlarının hesaplanmasında öncelikle yasal miras payı belirlenir, ardından kanunda öngörülen oranlar uygulanır.
4.4. Saklı Payın İhlali Halinde Açılabilecek Davalar
Miras bırakanın yaptığı tasarrufların saklı payı ihlal etmesi halinde, saklı paylı mirasçılar çeşitli hukuki yollara başvurabilirler.
Bu durumda en sık başvurulan dava türü tenkis davasıdır. Tenkis davası ile saklı payı ihlal eden kazandırmaların kanuni sınıra çekilmesi ve saklı paylı mirasçının eksik kalan miras hakkının tamamlanması amaçlanır.
Bunun yanında somut olayın özelliklerine göre muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası, miras sözleşmesinin iptali davası veya vasiyetnamenin iptali davası gibi farklı hukuki yollara da başvurulabilmektedir.
5. Yasal Mirasçılığın Tespiti
Miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasçılık sıfatı kanun gereği kendiliğinden kazanılır. Ancak mirasçıların resmi işlemleri gerçekleştirebilmesi için mirasçılık durumlarının ve miras paylarının resmî olarak tespit edilmesi gerekir. Bu tespit, uygulamada “veraset ilamı” veya “mirasçılık belgesi” olarak adlandırılan belge ile yapılmaktadır.
Mirasçılık belgesi; mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarının hangi oranlarda olduğunu gösteren resmî bir belgedir. Tapu işlemleri, banka işlemleri, veraset ve intikal vergisi işlemleri ile terekeye ilişkin birçok işlem bakımından mirasçılık belgesinin ibraz edilmesi gerekmektedir.
5.1. Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi)
Veraset ilamı, miras bırakanın yasal ve varsa atanmış mirasçılarını gösteren resmî belgedir. Uygulamada “mirasçılık belgesi” olarak da adlandırılmaktadır.
Bu belge içerisinde mirasçıların kimler olduğu ve her bir mirasçının miras payı ayrı ayrı gösterilir. Mirasçılık belgesi, mirasçı sıfatını kuran değil; mevcut mirasçılık durumunu tespit eden açıklayıcı nitelikte bir belgedir.
Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar geçerliliğini korur. Bu nedenle mirasçılık belgesinin hatalı düzenlenmiş olması halinde iptali veya düzeltilmesi mümkündür.
5.2. Mirasçılık Belgesinin Alınması
Mirasçılık belgesi noterliklerden veya sulh hukuk mahkemelerinden alınabilmektedir. Ancak yabancılık unsuru bulunan durumlarda, nüfus kayıtlarının yeterli olmaması halinde veya mirasçılık durumunun tereddütlü olduğu hallerde noterler tarafından işlem yapılamayabilir. Bu durumda sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekir.
Mirasçılık belgesi talebi, mirasçılardan yalnızca biri tarafında da yapılabilmektedir. Başka bir ifadeyle tüm mirasçıların birlikte başvurması zorunlu değildir. Yasal mirasçılardan her biri tek başına noterliğe veya sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep edebilir. Bunun yanında atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları, mirasbırakanın veya mirasçının alacaklıları da mirasçılık belgesinin çıkartılmasını talep edebilir.
Mirasçılık belgesi alınabilmesi için genellikle miras bırakanın ölüm kaydı ile nüfus kayıtlarının incelenmesi yeterlidir. Mahkeme veya noter tarafından yapılan inceleme sonucunda mirasçılar ve miras payları belirlenerek mirasçılık belgesi düzenlenir.
6. Miras Paylaşımı
Miras paylaşımı, miras bırakanın vefatından sonra terekenin mirasçılar arasında paylaştırılması sürecini ifade eder. Miras paylaşımı, miras bırakanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflar ile Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen yasal mirasçılık hükümlerine göre gerçekleştirilir.
Birden fazla mirasçının bulunması halinde mirasçılar, mirasın paylaşılmasına kadar terekeye elbirliği ile sahip olurlar. Bu süreçte terekeye dahil malvarlığı üzerinde mirasçılar birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılar arasında paylaşımın nasıl yapılacağı konusunda anlaşma sağlanamaması halinde, her mirasçı mirasın paylaşılmasını mahkemeden talep edebilir. Paylaşım sürecinde mirasçıların miras payları, saklı pay hakları ve terekeye dahil malvarlığı değerleri dikkate alınmaktadır.
6.1. Miras Ortaklığı
Miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasçılar arasında kendiliğinden miras ortaklığı oluşur. Bu ortaklık, mirasın paylaşılmasına kadar devam eder.
Miras ortaklığı süresince mirasçılar tereke üzerinde birlikte hak sahibi olur ve terekeye ilişkin işlemler kural olarak birlikte gerçekleştirilir.
6.2. Elbirliği Mülkiyeti
Miras ortaklığı süresince mirasçılar tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyetine sahip olurlar. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş bağımsız payları bulunmaz.
Bu nedenle terekeye ait taşınmazların satılması, devredilmesi veya üzerinde tasarrufta bulunulabilmesi için kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.
6.3. Mirasın Paylaşılması
Mirasın paylaşılması, mirasçıların anlaşmasıyla yapılabileceği gibi mahkeme kararıyla da gerçekleştirilebilir. Mirasçılar kendi aralarında paylaşım sözleşmesi düzenleyerek terekeyi paylaşabilirler.
Anlaşma sağlanamaması halinde ise mirasçılardan her biri sulh hukuk mahkemesinde mirasın paylaşılması talebinde bulunabilir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre aynen paylaşım veya satış suretiyle paylaşım kararı verebilir.
7. Miras Payı Hesaplama Örnekleri
Miras paylarının hesaplanması; mirasçıların bulunduğu zümreye, sağ kalan eşin varlığına ve halefiyet ilkesinin uygulanıp uygulanmamasına göre değişiklik göstermektedir. Aşağıdaki örnekler, yasal miras paylarının nasıl belirlendiğini genel hatlarıyla göstermektedir.
- Örnek 1
Miras bırakanın geride sağ kalan eşi, bir çocuğu, evlatlığının kızı ve annesi kalmıştır.
| Mirasçı | Mal Rejimi Tasfiyesi Yapılmadan | Katılma Alacağı Ayrıldıktan Sonra |
| Sağ kalan eş | %2 5 | % 62,5 |
| Çocuk | % 37,5 | % 18,75 |
| Evlatlığın kızı | % 37,5 | % 18,75 |
| Anne | % 0 | % 0 |
Bu örnekte altsoy bulunduğundan anne mirasçı olamamaktadır. Sağ kalan eşin katılma alacağının bulunması halinde ise öncelikle mal rejimi tasfiye edilmekte, kalan tereke üzerinden miras payları hesaplanmaktadır.
- Örnek 2
Miras bırakanın geride sağ kalan eşi, babası ve kardeşi kalmıştır.
| Mirasçı | Mal Rejimi Tasfiyesi Yapılmadan | Katılma Alacağı Ayrıldıktan Sonra |
| Sağ kalan eş | % 50 | % 75 |
| Baba | % 50 | % 25 |
| Kardeş | % 0 | % 0 |
Bu durumda kardeş, baba hayatta olduğu için mirasçı olamaz. Sağ kalan eş ise ikinci zümre ile birlikte mirasçı olduğundan terekenin yarısı üzerinde hak sahibidir.
- Örnek 3
Miras bırakanın geride sağ kalan eşi, iki kızı, kendisinden önce ölen oğlunun üç çocuğu ve halası kalmıştır.
| Mirasçı | Mal Rejimi Tasfiyesi Yapılmadan | Katılma Alacağı Ayrıldıktan Sonra |
| Sağ kalan eş | % 25 | % 62,5 |
| 1. kız çocuk | % 25 | % 12,5 |
| 2. kız çocuk | % 25 | % 12,5 |
| 1. torun | % 8,3 | % 4,1 |
| 2. torun | % 8,3 | % 4,1 |
| 3. torun | % 8,3 | % 4,1 |
| Hala | % 0 | % 0 |
Torunlar, halefiyet ilkesi gereği ölen babalarının yerine geçerek mirasçı olmaktadır. Hala ise üçüncü zümrede yer aldığından altsoy bulunduğu için mirasçı olamamaktadır.
- Örnek 4
Miras bırakanın geride iki kızı ile kendisinden önce ölen oğlunun üç çocuğu kalmıştır.
| Mirasçı | Miras Payı |
| 1. kız çocuk | % 33,33 |
| 2. kız çocuk | % 33,33 |
| 1. torun | % 11,11 |
| 2. torun | % 11,11 |
| 3. torun | % 11,11 |
Bu örnekte torunlar, halefiyet ilkesi gereği ölen babalarının miras payına birlikte hak kazanmaktadır.


Selamün aleyküm; Muhlis Baba, ölmeden önce boşanma davası açmıştır. Dava görülmeden vefat etmiştir. Geride kalan altı çocuktan üç tanesi, davayı terk eden anneye kusur yönünden devam etmiştir. Mahkeme, anneyi kusurlu bulmuştur. Baba, ölmeden önce vasiyet bırakmış ve vasiyet geçerli sayılmıştır. Annenin üzerine düşen mal varlığını davayı açan üç çocuk mu alacak, yoksa tüm çocuklar mı paylaşacak? Bu konuda çelişkili görüşler var. Kanundaki maddesi ile yardımcı olursanız sevinirim.
Merhaba kocamla benim çocuğum yok. Eşim vefat ederse kardeşleri mirastan pay alır mı?
Evin tek evlatlık çocuğuyum. Annem ve babam öldü, mirasta tek ben gözüküyorum. Annem ve babamın akrabaları da mirasçı olur mu?