Şartları, Hesaplama Yöntemi ve Dava Süreci
Yıllık ücretli izin alacağı; işçinin iş sözleşmesi devam ederken kullanmadığı yıllık izin sürelerinin, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte ücrete dönüşmesi sonucu doğan bir işçilik alacağıdır. Bu alacak, işçinin dinlenme hakkının korunması amacıyla kanun tarafından güvence altına alınmış olup, iş sözleşmesi devam ederken talep edilemez; ancak fesih ile birlikte muaccel hale gelir ve talep edilebilir.
Yıllık ücretli izin alacağı, fesih türünden bağımsız olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte doğar ve son brüt ücret üzerinden hesaplanır. Bu alacak bakımından zamanaşımı süresi, faiz başlangıcı, ispat yükü ve izin kayıt belgelerinin önemi, dava sürecinde belirleyici unsurlar arasındadır. Özellikle izinlerin kullandırıldığının ispatı işverene ait olup, yazılı belge bulunmaması halinde ciddi hukuki sonuçlar doğabilmektedir.
Bu yazıda yıllık ücretli izin alacağının hangi şartlarda ortaya çıktığını, nasıl hesaplandığını ve arabuluculuk ile dava sürecinde dikkat edilmesi gereken hususları mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında ayrıntılı biçimde inceliyoruz.
Yazı İçeriği
1. Yıllık Ücretli İzin Alacağı Nedir?
Yıllık ücretli izin alacağı, işçinin iş sözleşmesi devam ederken kullanmadığı yıllık izin sürelerinin, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte ücrete dönüşmesi sonucu doğan bir işçilik alacağıdır. İş sözleşmesi devam ettiği sürece yıllık izin hakkı dinlenmeye yönelik bir hak olup paraya çevrilemez; ancak fesih ile birlikte kullanılmamış izin süreleri parasal alacak niteliği kazanır ve işçi tarafından talep edilebilir hale gelir. Bu alacak, fesih tarihinde muaccel olur ve işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanır.
1.1. Fesih Tarihinde Muacceliyet
Kullanılmamış yıllık izin sürelerine ilişkin alacak, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel hale gelir. Başka bir ifadeyle, işçi bu tarihten itibaren alacağını talep edebilir; işveren ise ödeme borcu altına girer. Zamanaşımı süresi de fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle fesih tarihi, hem alacağın doğumu hem de zamanaşımı ve faiz başlangıcı bakımından belirleyici öneme sahiptir.
1.2. İzin Hakkı ile İzin Alacağı Arasındaki Fark
Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin bedensel ve zihinsel dinlenmesini amaçlayan, işveren tarafından fiilen kullandırılması gereken ve vazgeçilemeyen bir haktır. İş sözleşmesi devam ederken işçi izin yerine ücret talep edemez.
Buna karşılık yıllık izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan ve kullanılmamış izin sürelerinin parasal karşılığını ifade eden bir alacaktır. Bu yönüyle izin hakkı “dinlenme hakkı”, izin alacağı ise fesih sonrası doğan “para alacağı” niteliğindedir.
1.3. İzin Alacağının Ücrete Dönüşme İlkesi
İş hukukunda kabul edilen ücrete dönüşme ilkesi gereğince, işçinin kullanmadığı yıllık izin süreleri iş sözleşmesinin sona erdiği anda kendiliğinden ücrete dönüşür. Bu dönüşüm için ayrıca bir talep veya işlem yapılmasına gerek yoktur. İşçinin iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği (istifa, işveren feshi, haklı fesih, emeklilik vb.) bu hakkın doğumunu etkilemez. Ücrete dönüşen izin alacağı, işçinin son brüt ücreti üzerinden hesaplanır ve fesih tarihi itibarıyla talep edilebilir hale gelir.
1.4. Yıllık İzin Alacağının Hukuki Niteliği
Yıllık ücretli izin alacağı, işçinin çalışması karşılığında doğan bir işçilik alacağıdır. Bu nedenle zamanaşımı, faiz, arabuluculuk ve dava şartları bakımından işçilik alacaklarına ilişkin genel hükümlere tabidir. Uygulamada en sık uyuşmazlık, kullanılmayan izin süresinin tespiti ve hesaplama yönteminde ortaya çıkmaktadır. İşveren, izinlerin kullandırıldığını yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır; izin kayıtlarının bulunmaması halinde işçinin izinlerini kullanmadığı kabul edilebilir. Bu nedenle izin kayıt belgeleri, bordrolar ve personel kayıtları izin alacağı davalarında belirleyici rol oynamaktadır.
Konuyla ilgili daha detaylı bilgi almak için Yıllık İzin Hakkı ve Süreleri başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2. Yıllık İzin Alacağı Hangi Şartlarda Doğar?
Yıllık ücretli izin alacağı, işçinin çalışırken kullanmadığı izin sürelerinin iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ücrete dönüşmesi sonucu doğar. Bu alacağın talep edilebilir hale gelmesi için öncelikle iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gerekir.
- İş Sözleşmesinin Sona Ermesi Şartı
Yıllık izin alacağının doğabilmesi için temel şart, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermiş olmasıdır. Fesih gerçekleşmeden önce işçi izin yerine ücret talep edemez. İş sözleşmesinin sona erdiği tarihte kullanılmamış izin süreleri kendiliğinden ücrete dönüşür ve alacak muaccel hale gelir. Bu tarih aynı zamanda zamanaşımının başlangıcı açısından da önem taşır.
- Fesih Türünün Önemi Var mı?
Kural olarak iş sözleşmesinin sona erme şekli, yıllık izin alacağının doğumunu etkilemez. İster işçi tarafından ister işveren tarafından, ister haklı ister haksız nedenle sona ermiş olsun, işçinin hak kazanmış ancak kullanmamış olduğu yıllık izin süreleri ücret alacağına dönüşür. Bu yönüyle yıllık izin alacağı, fesih türünden bağımsız bir işçilik alacağıdır.
- Emeklilik, İstifa, İşveren Feshi Durumları
Yıllık izin alacağı, iş sözleşmesinin sona erdiği tüm hallerde doğabilir. İşçinin emeklilik nedeniyle işten ayrılması, kendi isteğiyle istifa etmesi, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşmenin diğer sona erme halleri (ölüm, sözleşmenin süresinin dolması vb.) izin alacağının doğmasına engel değildir. Bu durumda işçiye, hak kazanılmış ancak kullanılmamış izin sürelerine karşılık gelen ücret, son brüt ücreti üzerinden ödenmelidir.
3. Kullanılmayan İzinlerin Ücrete Dönüşmesi
Yukarıda da detaylı bahsedildiği üzere yıllık ücretli izin hakkı, iş sözleşmesi devam ettiği sürece dinlenmeye yönelik bir haktır ve kural olarak paraya çevrilemez. Ancak iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kullanılmamış izin süreleri kendiliğinden ücrete dönüşür ve işçi bakımından talep edilebilir bir alacak niteliği kazanır. Bu dönüşüm, kanundan kaynaklanan bir sonuç olup ayrıca bir işlem yapılmasını gerektirmez.
- Devreden İzinlerin Etkisi
İş sözleşmesi devam ettiği sürece kullanılmayan yıllık izinler yanmaz ve sonraki yıllara devreder. Bu nedenle fesih tarihinde işçinin geçmiş yıllardan birikmiş izin süreleri bulunuyorsa, bunların tamamı ücrete dönüşür. Uygulamada en sık uyuşmazlık, devreden izin günlerinin tespiti konusunda ortaya çıkmaktadır. İşveren, işçinin izin kullandığını yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır; aksi halde devreden izinlerin varlığı işçi lehine değerlendirilir.
Sonuç olarak, kullanılmayan yıllık izin süreleri fesih anında dinlenme hakkı olmaktan çıkarak tam anlamıyla bir para alacağına dönüşür ve işçinin talep hakkı doğar.
4. Yıllık İzin Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Yıllık ücretli izin alacağı hesaplanırken temel esas, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücret seviyesidir. Kullanılmamış izin süreleri, fesih anında ücrete dönüştüğünden, hesaplama da bu tarih esas alınarak yapılır. Uygulamada en çok uyuşmazlık, hangi ücret kalemlerinin dikkate alınacağı ve günlük ücretin nasıl belirleneceği konusunda ortaya çıkmaktadır.
- Son Brüt Ücret Esası
Yıllık izin ücreti, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son brüt ücreti üzerinden hesaplanır. İşçinin geçmiş yıllarda hak kazandığı izinler için eski ücretler değil, fesih tarihindeki güncel ücret esas alınır. Bu husus, Yargıtay’ın yerleşik uygulaması ile de kabul edilmiştir.
- Günlük Ücret Hesabı
Günlük brüt ücret, aylık brüt ücretin 30’a bölünmesi suretiyle belirlenir:
- Aylık brüt ücret ÷ 30 = Günlük brüt ücret
- Ardından kullanılmamış izin gün sayısı ile çarpılır:
- Günlük brüt ücret × kullanılmamış izin günü = Yıllık izin alacağı
- Burada izin süresi takvim günü üzerinden hesaplanır.
Yıllık İzne Rastlayan UBGT, Hafta Tatili ve Genel Tatil Halinde Hesaplama
İş Kanunun 56. Maddesinde açıkça öngörüldüğü üzere yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
- Kıdem Tazminatına Esas Ücret mi?
Yıllık izin alacağı hesaplanırken esas alınan ücret, çoğu durumda kıdem tazminatına esas ücret ile paralellik gösterir. Ancak bu iki hesaplama tamamen aynı değildir. Kıdem tazminatında “giydirilmiş ücret” dikkate alınırken, yıllık izin ücretinde esas olan işçinin son brüt ücretidir. Süreklilik arz eden bazı ödemeler dahil edilebilirken, arızi ve düzensiz ödemeler kural olarak hesaba katılmaz.
- Prim ve Yan Hakların Dahil Edilmesi
Prim, ikramiye ve sosyal yardımların hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceği, ödemenin niteliğine göre belirlenir:
- Süreklilik ve düzenlilik gösteren ödemeler (örneğin her ay düzenli ödenen satış primi) ücret kapsamında değerlendirilebilir.
- Performansa bağlı, arızi veya yılda bir defa yapılan ödemeler ise genellikle hesaplamaya dahil edilmez.
Yargıtay uygulamasında temel ölçüt, ödemenin işçinin asıl ücretinin bir parçası haline gelip gelmediğidir.
5. Faiz Türü ve Faiz Başlangıcı
Yıllık ücretli izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte muaccel hale gelen bir işçilik alacağıdır. Bu alacağa uygulanacak faiz türü ve faizin başlangıç tarihi, talebin ileri sürülme şekline ve temerrüt durumuna göre belirlenir. Uygulamada en çok uyuşmazlık, faizin hangi tarihten itibaren işletileceği konusunda ortaya çıkmaktadır.
- Hangi Faiz Uygulanır?
Yıllık izin alacağı, niteliği itibarıyla bir ücret alacağı sayıldığından, bu alacağa kural olarak yasal faiz uygulanır. Taraflar arasında aksine bir sözleşme bulunmadıkça veya farklı bir faiz türü kararlaştırılmadıkça, mahkemelerce yasal faiz uygulanmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da yıllık izin alacaklarında yasal faiz uygulanması yönündedir.
- Temerrüt Tarihi
Yıllık izin alacağı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel hale gelir. Ancak faizin başlangıcı her zaman fesih tarihi değildir. İşverenin temerrüde düşmesi gerekir. Bu nedenle:
- İşçi, fesih tarihinde ödeme talebinde bulunmuş veya ihtar göndermişse, faiz temerrüt tarihinden itibaren başlar.
- Önceden temerrüt oluşturulmamışsa, faiz kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir.
Bu husus, dava stratejisi bakımından önem taşımaktadır.
- Dava ve Islahın Etkisi
Yıllık izin alacağına ilişkin davalarda faiz başlangıcı, talebin ileri sürülme şekline göre değişebilir. Alacak başlangıçta eksik talep edilmiş ve sonradan ıslah yoluyla artırılmışsa, artırılan kısım bakımından faiz genellikle ıslah tarihinden itibaren işletilir.
Belirsiz alacak davası açılması halinde ise, alacağın tamamı için faiz dava tarihinden itibaren uygulanabilir. Bu nedenle dava türünün doğru belirlenmesi, faiz yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Uygulamada Önemli Not
Yıllık izin alacağı davalarında faiz başlangıcı; fesih tarihi, temerrüt tarihi, dava tarihi ve ıslah tarihi gibi unsurların birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir. Bu nedenle dava açılmadan önce temerrüt ihtarı gönderilmesi, faiz kaybının önlenmesi açısından önemlidir.
6. Yıllık İzin Alacağı Davası Nasıl Açılır?
Yıllık ücretli izin alacağı, işçilik alacağı niteliğinde olduğundan doğrudan dava konusu yapılabileceği gibi, çoğunlukla arabuluculuk sürecinin ardından iş mahkemelerinde talep edilmektedir. Dava açılmadan önce usul şartlarının doğru değerlendirilmesi, hak kaybının önlenmesi açısından önem taşır.
6.1. Yıllık İzin Alacağında Dava Şartı Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince yıllık izin alacağı davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan dava, usulden reddedilir. Başvuru, işçinin yerleşim yeri veya işin görüldüğü yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen son tutanak ile dava açma hakkı doğar.
6.2. Yıllık İzin Alacağı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Yıllık izin alacağı davalarında görevli mahkeme İş Mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yıllık izin alacağı davalarında yetkili mahkeme ise; davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi yada İşin fiilen yapıldığı işyeri mahkemesi olup, işçi bu iki yerden birinde dava açabilir.
6.3. Yıllık İzin Alacağı Davasında Kısmi Dava – Belirsiz Alacak Davası
Yıllık izin alacağı davaları, çoğunlukla belirsiz alacak davası şeklinde açılmaktadır. Çünkü işçinin kullanılmayan izin süresi ve alacak miktarı çoğu zaman işveren kayıtlarına bağlıdır ve dava açılırken tam olarak belirlenemeyebilir.
- Alacak miktarı net olarak biliniyorsa kısmi dava açılabilir.
- Miktar başlangıçta belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası açılması daha doğru olur.
Belirsiz alacak davası, zamanaşımı ve faiz yönünden işçi lehine önemli avantajlar sağlar.
6.4. Yıllık İzin Alacağı Davasında İspat Yükü
Yıllık izin alacağı davalarında izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. İşveren, işçinin izin kullandığını;
- İmzalı izin formları
- İzin kayıt defteri
- Personel izin çizelgeleri
- Ücret bordroları
ile ispat etmek zorundadır. Bazı durumlarda işbu belgelerin usulüne uygun tutulmamış olması sebebinden kaynaklı mahkeme nezdinde kabul edilmemesi ile de karşı karşıya kalınabilir. Yazılı belge bulunmaması halinde ise, işçinin izinlerini kullanmadığı kabul edilebilir. Buna karşılık işçi, iş sözleşmesinin sona erdiğini ve izin alacağı bulunduğunu ileri sürmekle yükümlüdür.
6.5. Yıllık İzin Alacağı Davasında Harç ve Masraflar
Yıllık izin alacağı davaları, nispi harca tabidir. Dava açılırken talep edilen miktar üzerinden peşin harç yatırılır. Belirsiz alacak davasında başlangıçta belirtilen kısım üzerinden harç alınır, alacak miktarı belirlenince tamamlanır.
Ayrıca;
- Tebligat giderleri
- Bilirkişi ücreti
- Keşif gideri (gerekiyorsa)
gibi yargılama masrafları da davacı tarafından karşılanır; ancak davanın kabulü halinde bu giderler davalıdan tahsil edilir.


Eylül 2022’de işe başladım. Yaştan dolayı 2023’e 20 gün, 2024’e 20 günlük izinler verildi. Bu ay emekliye ayrılıyorum. Henüz 2025 hakkı gelmediği için, 10 aylık iznimin ödemesi yapılır mı?
Kullanılmamış yıllık izinler, sigorta gün ve prim sayısı dolduktan sonra iş yerinden ayrılırken tazminatla beraber ödenir mi? Teşekkürler.
Özel sektörde çalışmaktayım.
11. ay işten kendi isteğimle ayrılıcam.
Yıllık izin hakedişime 20 gün kalacak.
Yıllık izin ücreti tarafıma yatar mı ?
11 ay olduğu için hakedişim olmaz mı ?
İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.” Ayrıca; 5510 sayılı Kanun’un 80’inci maddesine göre; “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur.”
Merabalar işten ayrıldım 8 gün çalışma 7 günde içerde yıllık iznim mevcuttur bu ücretten 2000 tl eksik yatırıldığını görünce böyle bir mesaj geldi muhasebecimden bu doğru mudur?
Yorumdan ziya de bir soru sormak istiyorum. Ben bir kamu kurumunda 23 yıldır çalışan bir işçiyim. Geçmiş yıllarda kullandırılmayan izinlerim var. Bu yıl ki izin hakkımı kullandım. Lakin tasarruf genelgesi kapsamında içerde kalan izinleri bu kış ortamında kurum kullandırmak istiyor. Tabi bu kış mevsiminde ben kalan izinlerimi kullanmak istemiyorum. Zorla kullandırmak istedikleri izine itiraz edip izin kullanmasam iş kanunu çerçevesinde bir sıkıntı yaşar mıyım? Biriken izinleri kullanmasam kanuni bir sorumluluğum olur mu? Teşekkürler.
Eksik sigorta nedeniyle işyerinden ayrıldım ve işyerini mahkemeye verdim 5 yıllık çalışmam var ve 2 yıllık iznimin içerde kaldığını biliyorum işyeri mahkemeye daha önce kullandığım izin formu sunmuş geçen yıldan devreden izin 7 gün ve kullanılacak izin 7 gün hiç izin kalmamıştır şeklinde bende imzalamıştım ama yöneticinin imzası yok benimde izin dönüşü imzam yok sadece izin kullanma tarihinde imzam var yani 2 yılık izim içerde sizce mahkeme ne karar verir bilgi verirseniz sevinirim teşekkürler.
Bir yıl iki ay çalıştım, yıllık iznimi hiç kullanmadan işten ayrıldım. Bu durumda kullanmadığım izinlerin ücretini alma hakkım var mı?
2009 ve öncesinden kalan, 200 günü aşan kullanılmayan yıllık izinleri bulunan daimi işçileri tek seferde izne çıkarmamız mümkün müdür? Bu durumda işçiyi en fazla kaç günlük izne ayırabiliriz? Geçmişe dönük bu izinlerin toplu şekilde kullandırılması yasal olarak mümkün müdür?
Sözgelimi, iş sözleşmesi sona erdiğinde işçinin hak ettiği 30 günlük yıllık izin süresi bulunsun. Bu durumda kendisine 30 günlük izin ücreti ödenmesi gerekir. Peki, bu ücret hesaplanırken hafta sonu ve resmi tatiller ayrıca dikkate alınarak ekleme yapılır mı, yoksa yalnızca 30 günlük brüt ücret mi esas alınır?
Merhaba. İş akdinin sona ermesiyle yıllık izin hakkının tutarı nasıl hesaplanmaktadır? (günlük brüt ücret × izin günü) olarak mı?
örneğin 2020 yılına ait 25 günlük iznini 2021 yılı Aralık 25 inde kullanmaya başlasa, 2022 yılında devam eden 20 günlük kısım hakkında ne gibi işlem yapılır. 2022 yılına aşan 20 günlük izin 2021 yılının izninden mi düşer. izin hakkının düşmesi başlama tarihi itibarıyla mı? yoksa iznin bitiş tarihi itibariyle mi? değerlendirilir.
2014 yılında işe başlayan bir işçi, 2021 yılında COVID nedeniyle 6 ay fiilen çalışmamışsa, o yıla ait yıllık izin hakkını yine de kazanır mı?
1997 yılında işe başladım ve 2021 yılı Aralık ayında işten çıkarıldım. Bu 25 yıllık süre boyunca hiç yıllık izin kullanmadım ve işverenin elinde de izin kullandığıma dair herhangi bir belge bulunmuyor. Ancak işten ayrılırken, baskı altında bazı evrakları imzalamak zorunda kaldım. Bu evraklardan birinde, ‘yıllık izin defteri işçinin huzurunda imha edilmiştir’ şeklinde bir not yer alıyor. İhbar ve kıdem tazminatım tam olmasa da ödendi. Bu durumda, yıllık izin alacaklarım için dava açabilir miyim? Son net maaşım 6.500 TL idi. Yaklaşık ne kadar tazminat alabilirim?