İşçiye imzalatılan ibranamenin geçerliliği, iş hukukunda en çok uyuşmazlık yaratan konulardan biridir. Uygulamada işverenler tarafından iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte işçiye imzalatılan ibranameler, işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve diğer işçilik alacaklarından feragat ettiği anlamına gelebilmektedir. Ancak her imzalanan ibraname hukuken geçerli değildir.
İş hukuku bakımından ibraname; işçinin işverenden olan alacaklarını tamamen veya kısmen aldığını ve başka bir talebinin bulunmadığını beyan ettiği yazılı belgedir. Ne var ki işçi-işveren ilişkisinin yapısal eşitsizliği nedeniyle, ibranameler Türk Borçlar Kanunu m.420 kapsamında sıkı geçerlilik şartlarına bağlanmıştır. Kanun koyucu, işçinin ekonomik ve sosyal bakımdan zayıf konumda olması nedeniyle, ibra beyanının belirli şekil ve içerik koşullarına uygun olmasını zorunlu kılmıştır.
Bu yazımızda, işçi ibranamesinin geçerlilik şartlarını, TBK m.420 düzenlemesini, Yargıtay kararlarını ve dava sürecine etkisini ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Yazı İçeriği
- 1. İbraname Nedir?
- 2. İbranamenin Geçerlilik Şartları
- 3. Geçersiz İbraname Halleri
- 3.1. Fesih Tarihinde veya Bir Aydan Önce İmzalanan İbranameler
- 3.2. Genel ve Soyut İfadeler İçeren İbranameler
- 3.3. Alacak Kalemleri ve Tutarları Ayrı Ayrı Gösterilmeyen Belgeler
- 3.4. Banka Aracılığıyla Ödeme Yapılmamış Olması
- 3.5. Baskı, Tehdit veya İrade Sakatlığı
- 3.6. Tarihsiz veya Geriye Dönük Düzenlenen İbranameler
- 3.7. İş İlişkisi Devam Ederken Alınan İbranameler
- 4. İbranamenin Hukuki Sonuçları
- 5. İbranameye Rağmen Dava Açılabilir mi?
1. İbraname Nedir?
İbraname, alacaklının borçluyu borcundan tamamen veya kısmen kurtardığını beyan ettiği, borcu sona erdiren tek taraflı bir irade açıklamasıdır. Türk Borçlar Hukuku sisteminde ibra, borcun ifa dışındaki sona erme sebeplerinden biri olarak kabul edilir ve alacak hakkının ortadan kalkmasına yol açar. İbra beyanı ile birlikte borç ilişkisi sona erer ve alacaklı artık aynı alacağa dayanarak talepte bulunamaz.
İbranamenin Hukuki Tanımı
Hukuki nitelik bakımından ibra, alacaklının tek taraflı irade açıklamasıyla borç ilişkisinin sona ermesini sağlayan bir tasarruf işlemidir. Ancak uygulamada ibra çoğunlukla tarafların karşılıklı irade beyanını içeren yazılı bir belge ile yapılmaktadır. İbraname, bu irade açıklamasının yazılı şekilde somutlaştırılmış halidir.
Önemle belirtmek gerekir ki ibra, mevcut ve muaccel bir alacağa ilişkin olabilir. Henüz doğmamış veya belirli olmayan alacaklar bakımından yapılan soyut feragat beyanları, borçlar hukuku sistematiğinde geçerlilik sorunu doğurur. Bu nedenle ibranamenin kapsamı, konusu ve miktarı açıkça belirlenmelidir.
İş Hukukunda İbra Kavramı
İş hukukunda ibra, klasik borçlar hukukundan farklı ve daha dar yorumlanır. Bunun temel nedeni, işçi ile işveren arasındaki ekonomik ve hukuki güç dengesizliğidir. İşçi çoğu zaman iş sözleşmesinin sona erdiği aşamada işverene bağımlı konumda olduğundan, kanun koyucu işçi ibranamelerini özel koruma altına almıştır.
Bu çerçevede iş hukukunda ibraname; işçinin işverenden olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve benzeri işçilik alacaklarını aldığını ve başka bir talebinin bulunmadığını beyan ettiği yazılı belgedir. Ancak iş hukukunda her ibra beyanı geçerli kabul edilmez; özellikle Türk Borçlar Kanunu m.420 ile ibranameler sıkı şekil ve içerik şartlarına bağlanmıştır.
Dolayısıyla ibra, borcu sona erdiren güçlü bir hukuki işlem olmakla birlikte, iş hukukunda sıkı şekil ve içerik denetimine tabi tutulmaktadır. İbranamenin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, işçilik alacaklarının talep edilip edilemeyeceği bakımından belirleyici öneme sahiptir.
Borcun Sona Ermesi ile İbra İlişkisi
İbra, borcun sona erme sebeplerinden biridir ve ifadan farklıdır. İfada borç yerine getirilerek sona ererken, ibra halinde alacaklı kendi iradesiyle alacak hakkından vazgeçmektedir. Bu yönüyle ibra, borç ilişkisinin tasfiye yöntemlerinden biridir.
Ancak iş hukukunda ibra çoğu zaman ödeme ile birlikte gündeme gelir. Eğer ibranameye konu edilen alacak gerçekten ve eksiksiz şekilde ödenmişse, belge hem ibra hem de makbuz niteliği taşıyabilir. Buna karşılık ödeme yapılmadan düzenlenen veya miktar içermeyen ibranameler, borcu sona erdirmez ve yalnızca yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir.
2. İbranamenin Geçerlilik Şartları
İşçi ibranamelerinin geçerliliği, genel borçlar hukuku kurallarına değil, özel olarak Türk Borçlar Kanunu m.420 hükmüne tabidir. Kanun koyucu, işçinin korunması ilkesi gereği, iş ilişkisinden doğan alacaklara ilişkin ibra beyanlarını sıkı şekil ve içerik şartlarına bağlamıştır.
TBK m.420’de öngörülen şartlara aykırı olarak düzenlenen ibranameler kesin hükümsüzdür. Bu durumda belge ibra niteliği taşımaz; en fazla yapılan ödeme bakımından makbuz hükmünde değerlendirilebilir.
Geçerli bir işçi ibranamesinden söz edebilmek için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
2.1. Yazılı Şekil Şartı
İşçiye ait ibra beyanının yazılı şekilde düzenlenmesi zorunludur. Sözlü ibra beyanları hukuken geçerli değildir.
Ancak yazılı şekil tek başına yeterli değildir. Belgenin içeriği açık, anlaşılır ve belirli olmalıdır. Genel veya matbu ifadelerle düzenlenen belgeler, çoğu durumda geçerlilik şartını sağlamaz ve hukuken ibra niteliği kazanamaz.
2.2. Fesih Tarihinden İtibaren En Az 1 Ay Geçmiş Olması
Kanun, işçinin iş sözleşmesi sona erdikten hemen sonra baskı altında ibra beyanında bulunmasını önlemek amacıyla, ibranamenin fesih tarihinden itibaren en az bir ay sonra düzenlenmesini şart koşmuştur.
Fesih tarihinde veya feshi takip eden kısa süre içinde imzalatılan belgeler hukuken kesin hükümsüzdür. Yargıtay uygulamasında bu şart katı şekilde uygulanmakta ve işçinin iradesinin özgürce kullanılması açısından büyük öneme sahiptir.
2.3. Alacak Kalemlerinin ve Miktarlarının Açıkça Belirtilmesi
İbranamede;
- Hangi alacak kaleminin (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı gibi işçilik alacaklarının) ibra edildiği,
- Her bir alacağın miktarı,
- Ödeme tutarı
ayrı ayrı ve açık şekilde gösterilmelidir. Sadece “Hiçbir alacağım kalmamıştır” veya benzeri genel ifadeler geçerli bir ibra oluşturmaz. Belirli ve somut alacak kalemleri gösterilmemişse ibraname hukuken hükümsüzdür.
2.4. Ödemenin Banka Aracılığıyla ve Eksiksiz Yapılması
İbranamede belirtilen alacak tutarının banka aracılığıyla ve eksiksiz şekilde ödenmiş olması gerekir.
Elden ödeme, kısmi ödeme veya banka kaydı bulunmayan ödemeler ibra şartını sağlamaz. Eksik ödeme yapılmışsa ibra sadece ödenen kısım bakımından makbuz hükmünde kabul edilir; bakiye alacak yönünden işçinin dava hakkı devam eder.
2.5. Gerçek İbra – Makbuz Ayrımı
Uygulamada en çok karışan noktalardan biri, gerçek ibra ile makbuz arasındaki farktır.
- Gerçek ibra → Borcu sona erdirir.
- Makbuz → Yapılan ödemenin ispatıdır.
TBK m.420 şartlarını taşımayan bir belge, ibra sayılmaz; yalnızca ödemenin yapıldığını gösteren makbuz niteliğinde değerlendirilir. Bu durumda işçi, eksik veya ödenmeyen kısımlar için alacak davası açabilir.
Hukuki Sonuç
TBK m.420’deki şartlar birlikte gerçekleşmediği sürece işçi ibranamesi hukuken geçerli değildir. Bu düzenleme emredici niteliktedir ve tarafların aksine anlaşması mümkün değildir. Mahkeme, ibranamenin geçerliliğini re’sen dikkate almak zorundadır.
Bu nedenle işçi tarafından imzalanmış her belge otomatik olarak işçinin alacak hakkını ortadan kaldırmaz. İbranamenin hukuki geçerliliği somut olayın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir.
3. Geçersiz İbraname Halleri
İşçiye imzalatılan her ibraname geçerli değildir. Türk Borçlar Kanunu m.420’de öngörülen şartlara aykırı olarak düzenlenen ibranameler kesin hükümsüzdür. Yargıtay uygulamasında da işçi lehine yorum ilkesi gereği ibranameler dar ve sıkı biçimde değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki durumlarda düzenlenen ibranameler çoğunlukla geçersiz sayılmaktadır:
3.1. Fesih Tarihinde veya Bir Aydan Önce İmzalanan İbranameler
TBK m.420 uyarınca ibranamenin, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay sonra düzenlenmiş olması gerekir.
Bu nedenle, fesih günü veya feshi takip eden kısa süre içinde imzalatılan belgeler kesin hükümsüzdür. Bu tür belgeler, işçinin baskı altında imza attığı varsayımı nedeniyle geçersiz kabul edilir.
3.2. Genel ve Soyut İfadeler İçeren İbranameler
“Hiçbir alacağım kalmamıştır.” Veya “Her türlü hak ve alacağımı aldım.” Şeklindeki genel ifadeler geçerli ibra oluşturmaz.
İbranamede hangi alacak kaleminin ibra edildiği ve her bir kalemin miktarı açıkça belirtilmelidir. Aksi halde belge hukuken ibra niteliği kazanmaz ve en fazla soyut bir beyan olarak kabul edilir.
3.3. Alacak Kalemleri ve Tutarları Ayrı Ayrı Gösterilmeyen Belgeler
TBK m.420 gereği;
gibi kalemler ayrı ayrı yazılmalı ve tutarları açıkça belirtilmelidir. Toplam bir rakam yazılması yeterli değildir. Kalem ayrımı yapılmamışsa ibraname hukuken geçerli sayılmaz.
3.4. Banka Aracılığıyla Ödeme Yapılmamış Olması
İbranamede belirtilen ödemenin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. Elden ödeme veya banka kaydı bulunmayan ödeme iddiası, ibra şartını sağlamaz.
Eksik ödeme yapılmışsa ibra yalnızca ödenen miktar bakımından makbuz hükmünde kabul edilir; kalan alacak yönünden işçinin dava hakkı devam eder.
3.5. Baskı, Tehdit veya İrade Sakatlığı
İşçinin;
- İşe geri alınma vaadi,
- Tazminatın hiç ödenmeyeceği tehdidi,
- İşsizlik maaşı işlemlerinin yapılmayacağı yönünde baskı
gibi nedenlerle imza attığı durumlarda ibraname, irade fesadı nedeniyle geçersiz olabilir.
Borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca hata, hile veya korkutma hallerinde ibra iptal edilebilir.
İş hukuku uygulamasında, bu durum işçinin korunması açısından kritik öneme sahiptir. Mahkemeler, işçinin baskı atlında imza attığına dair somut deliller gördüğünde ibranamenin geçersizliğine karar verebilir.
3.6. Tarihsiz veya Geriye Dönük Düzenlenen İbranameler
Uygulamada sıkça görülen bir diğer sorun, tarih içermeyen veya geriye dönük tarih atılan ibranameleridir. Fesih tarihine yakın düzenlenmiş görünen belgeler, bir aylık süre şartını dolanma amacı taşıyorsa geçersiz kabul edilir.
3.7. İş İlişkisi Devam Ederken Alınan İbranameler
İş sözleşmesi devam ederken alınan ibranameler kural olarak geçersizdir. İşçi henüz iş ilişkisi içindeyken alacaklarından feragat etmiş sayılmaz. Bu tür belgeler yalnızca yazılı bir beyan olarak kalır ve işçinin ilerdeki alacak taleplerini engellemez.
4. İbranamenin Hukuki Sonuçları
Geçerli bir ibraname, borcu sona erdiren güçlü bir hukuki işlemdir. Ancak iş hukukunda ibranameler sıkı geçerlilik denetimine tabi olduğundan, her imzalanan belge aynı sonucu doğurmaz. İbranamenin hukuki sonucu, belgenin:
- Geçerli olup olmamasına,
- İçeriğine ve kapsamına
göre değişir.
4.1. Alacak Davasına Etkisi
TBK m.420 şartlarını taşıyan geçerli bir ibraname mevcutsa, işçi aynı alacak kalemleri bakımından yeniden talepte bulunamaz. Bu durumda alacak hukuken sona ermiş sayılır ve açılan dava reddedilir.
Ancak ibraname geçersiz ise veya kanundaki şartlardan biri eksikse, belge ibra sonucu doğurmaz. İşçi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve diğer işçilik alacaklarını dava yoluyla talep edebilir.
Mahkemeler ibranamenin geçerliliğini re’sen inceler. Yani taraf ileri sürmese bile hâkim, TBK m.420’ye uygunluk denetimi yapmak zorundadır.
4.2. Kısmi İbra – Makbuz Niteliği
Uygulamada en sık karşılaşılan durum, ibranamenin TBK m.420 şartlarını tam olarak taşımamasıdır. Bu halde belge tamamen hükümsüz sayılmaz; çoğu zaman makbuz niteliğinde değerlendirilir.
Eğer:
- Alacak kalemleri belirtilmemişse,
- Bir aylık süre şartı sağlanmamışsa,
- Banka ödemesi eksikse,
ibraname borcu sona erdirmez; yalnızca yapılan ödemenin ispatı bakımından değer taşır.
Örneğin işçiye 50.000 TL ödeme yapılmış ancak alacak toplamı 80.000 TL ise, belge yalnızca 50.000 TL bakımından makbuz sayılır. İşçi kalan 30.000 TL için dava açabilir.
4.3. İşçilik Alacaklarının İspatında Rolü
İbraname, geçerli olsun veya olmasın, işçilik alacaklarının ispatında önemli bir delildir.
Geçerli ibra halinde:
- Alacak hukuken sona ermiştir. İşçi aynı alacak için yeniden talepte bulunamaz.
Geçersiz ibra halinde:
- Yapılan ödeme miktarı belirlenir,
- Kalan alacak buna göre hesaplanır ve dava yoluyla talep edilebilir.
Ayrıca ibraname içeriğinde yer alan alacak kalemleri, işverenin belirli ödemeleri kabul ettiği anlamına gelebilir. Bu nedenle belge, hem işçi hem işveren açısından ispat stratejisinde belirleyici rol oynar.
5. İbranameye Rağmen Dava Açılabilir mi?
İşçi tarafından ibraname imzalanmış olması, her durumda dava hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez. İş hukukunda ibranameler, Türk Borçlar Kanunu m.420 kapsamında sıkı geçerlilik şartlarına bağlanmıştır. Bu şartlara aykırı olarak düzenlenen belgeler kesin hükümsüzdür ve işçi, alacakları için dava açabilir.
Dolayısıyla “ibraname imzaladım, artık hiçbir hakkım kalmadı” düşüncesi çoğu zaman doğru değildir.
5.1. İbraname Geçersizse Dava Hakkı Devam Eder
Aşağıdaki hallerden biri mevcutsa işçi dava açabilir:
- İbraname fesih tarihinden itibaren 1 ay geçmeden imzalatılmışsa,
- Alacak kalemleri ve miktarları ayrı ayrı gösterilmemişse,
- Ödeme banka aracılığıyla yapılmamışsa,
- Ödeme eksik yapılmışsa,
- Baskı veya tehdit altında imza atılmışsa.
Bu durumlarda belge ibra niteliği taşımaz. En fazla yapılan ödeme kadar makbuz sayılır ve işçi kalan alacakları için dava açabilir.
5.2. Kısmi Ödeme Halinde Dava
İşçiye belirli bir tutar ödenmiş ve ibraname düzenlenmiş olsa dahi, ödeme eksikse işçi bakiye alacak için dava açabilir. Mahkeme, yapılan ödemeyi mahsup ederek kalan miktar üzerinden hesaplama yapar.
Yargıtay uygulamasında, eksik ödeme içeren ibranameler tam ibra sonucu doğurmaz.
5.3. Geçerli İbraname Varsa Ne Olur?
Eğer ibraname TBK m.420’deki tüm şartları taşıyor ve ödeme eksiksiz yapılmışsa, aynı alacak kalemleri bakımından dava açılamaz. Bu durumda borç hukuken sona ermiştir.
Ancak uygulamada bu şartların tümünü taşıyan ibraname sayısı oldukça sınırlıdır. Özellikle bir aylık süre ve banka ödeme şartı çoğu dosyada eksik görülmektedir.
5.4. Mahkeme İbranameyi Kendiliğinden İnceler
İbranamenin geçerli olup olmadığı taraflar ileri sürmese bile mahkeme tarafından re’sen değerlendirilir. Bu nedenle işçi, ibraname imzalamış olsa dahi dava açma hakkını kaybetmiş sayılmaz; belgenin hukuki niteliği yargılamada belirlenir.


Kırsal kesimde fabrikada çalışıyoruz. 10 yıllık işçiye asgari ücret veriliyor ve maaşlar bir sonraki ayın 20-21-22 sinde yatıyor. Defalarca alo 170 i aramamıza rağmen gelen yok. Ne yapmalıyız?
Mazeret nedeniyle işten istifa ettim. İşveren, bana ‘ibraname ve çıkış evraklarını imzalayıp tazminat almayacağına dair imza verirsen, senin zor durumda kalmana karşılık fedakârlık yapıp işsizlik ödeneğinden yararlanman için çıkışını 4 nolu kodla göstereceğiz’ dedi. Ben de onların dediğini yaptım. Ancak ne elden ne de banka yoluyla tazminat almadım, sadece yazılı olarak tüm haklarımı aldığımı belirten kağıda imza attırdılar. İmzayı verdikten 2 hafta sonra işten ayrıldım fakat işveren çıkış kodunu 4 olarak göstermedi ve ‘patron onay vermedi’ diyerek konuyu kapattı. Bu durumda ne yapmalıyım, hak sahibi olabilir miyim? Bir ay geçti, avukata başvursam hâlâ sonuç alabilir miyim?
Merhaba, yaklaşık 2 ay çalıştım. Deneme sürem dolmasına 9 gün kala işten çıkarıldım.
Bana fesih sözleşmesi ve ibraname imzalattılar.
3 kâğıdı üst üste koyup hepsinin aynı olduğunu söylediler, ben de o an imzaladım.
Ancak bana verilen nüshada tüm haklarımı aldığım yazıyordu.
Aynı gün hem fesih hem de ibraname imzalamış oldum.
Bu durumda haklarımı alabilir miyim, nereye başvurabilirim?
İş akdi feshedilen ve kıdem, ihbar ile diğer tüm alacakları banka aracılığıyla hesabına yatırılmış olan işçi, fesih tarihinden itibaren 30 gün geçmesine rağmen ibraname vermezse ne olur? İşverenin bu durumda yapabileceği bir işlem var mıdır?
Ben ….istifa ettim. Ama maaşım 5 de yatması gerekirken yatmadı.
Yanlarına gidip o şekil paranın yatacağını söylüyorlar.
Mesafe uzak ve gitmeye imkanım yok yeni bir yere başladım bugün.
ibranameyi bahane ediyor. Bende diyorum ki bana posta şeklinde yollayın.
Ben okur imza atabilirsiniz devir teknoloji devri
İstifamı zaten el yazılı şekilde verdim.
Ne yapmam gerekiyor?
1800 dolar olan yurtdışı yaz programına kayıt oldum ve ödeme yaptım, İstanbul’daki bir şirket aracılığıyla pandemiden önce üstelik tek taraflı hazırlanmış bir sözleşme imzalayarak. Sözleşmede, oluşabilecek hertürlü olayın mücbir sebep olmadığına dair bir içerik var, Bu sebeple 500 dolar kesinti yapılıyor. Fakat pandemiden dolayı programdan hiç bir hizmet alamadağım için kesintinin haksız kazanç olduğunu düşünüyorum. Üstelik hazırlanmış olan ibranamenin de tek taraflı olduğunu düşünüyorum çünkü ibraname imzalandığı taktirde hakkımı aramak için hiç bir hukuki süreç başlatmayacağıma ve ya itiraz etmeyeceğime dair maddeler var. Ayrıca 1800 dolar çok yüksek olduğu için Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapamıyorum. Sorum şudur ki, imranameyi imzalar ve eksik olan paramı aldıktan hemen sonra bahsettiğim maddeleri olan bu ibranameye itiraz etme şansım ve daha sonrasında Tüketici Hakem Heyetine 500 dolar için başvuru yapma şansım var mı?
Teşekkürler
19. 03.2020işten cıkarıldım ama devlet personel cıkartmayı yasakladı iş yerınde dava acabılırmıyım
Yurtdışında bir firmada çalışırken iş bitimi nedeniyle sözleşmem feshadildi. Corono virüs tehddi dolayısıyla ülkeden ayrılan son uçağa binmek zorunda kaldım. Çalıştığım firmadan ödenmeyen maaşlar ve tazminatım dolayısıyla oldukça yüklü bir alacağım vardı. Uçağa bineceğim sırada bana bir takım doğru olmayan belgeler imzalattılar ve şirketi ibra ettirdiler. Bu ibrayı yapmasaydım alacaklarım da hiç ödenmeyecekti. Bu durumda Türkiyeye döndüm. Şu anda da 65+ problemi dolayısıyla evden çıkamıyorum. Yani, ibrayı sözleşmenin feshinden bir ay sonra yapmış olmam fizikman mümkün değil. Evde firmanın bana yapacağı ödemeleri bekliyorum. Ödmeler bittikten sonra mahkemeye başvurup hakkımı arayabilirmiyim. Teşekkürler
Biz 6 yıl çalıştık sonra sozleşmesi fesih ettiler fabrikadan
Ibranemi imzalattılar bize el yazısı olarak ama akid fesih ettikten sonra 25 gün içersinde bizi imzalattılar .
Bu ibrname geçerli mi yoksa geçersiz sayılır.(yani en az bir ay geçmesini yazıyor bu eksi 5 günü bir ay sayılır mı)
Tüm haklarımı elden aldım gibi kavramlar kullanılan ibranamede tarih yok ve imza ile Metin arasında boşluk var ve metin bilgisayar ile yazılmış ancak hiçbir ödeme yapılmamış mahkeme bu ibranameyi geçerli sayar mu?
Kamu Bit (Belediye istişare teşebbüsleri) adı altında büro personeli olarak da çalışırken bazı olumsuzlukların olması sebebiyle karşılıklı olarak anlaşarak işten ayrılmak istediğimi belirttim anlayışla karşılandı gerekli haklarımın verileceği söylendi fakat 10 ay işsizlik parası alabilmem için 1080 güne ihtiyacım vardı Ocak 15 de bu süre dolmadan kuruma çağrıldım 16 Aralık ta ikale imzaladım sorum Benim fesih ve ibranamemde 10 ay işsizlik parası alabilmem için imzalayacağım kağıtlarda ne yazmalı