Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ya da taşınmaz mallardaki ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesi amacıyla açılan dava türüdür.
Paydaşlardan her biri, kural olarak ortak mülkiyet ilişkisinin devamına zorlanamaz ve ortaklığın giderilmesini talep etme hakkına sahiptir. Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkeme tarafından öncelikle aynen taksim imkanının bulunup bulunmadığı değerlendirilmekte; aynen paylaşımın mümkün olmaması halinde ise taşınmazın satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmektedir.
Bu yazımızda, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının şartları, yöntemleri, yargılama süreci, satış aşaması ve davanın hukuki sonuçları detaylı şekilde ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
- 1. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?
- 2. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Şartları
- 3. Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri
- 4. Muhdesatın Kime Ait Olduğunun Tespiti
- 5. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yargılama Süreci
- 6. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Sonuçları
- 7. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci
1. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir mal üzerindeki ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesi amacıyla açılan dava türüdür. Bu dava ile paydaşlar arasındaki ortak mülkiyet ilişkisi sona erdirilerek, malın aynen paylaşılması veya satış suretiyle bedelinin paylaştırılması sağlanmaktadır.
Paydaşlardan her biri, kural olarak ortaklığın giderilmesini talep etme hakkına sahiptir.
1.1. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Niteliği
Ortaklığın giderilmesi davası, tam iki taraflı eda davası niteliğinde bir dava türüdür. Bu davalarda klasik anlamda davacı ve davalı ayrımı sınırlı önem taşımakta olup, davaya dahil olan tüm paydaşlar dava sonucundan hukuken etkilenmektedir.
Bu davalarda klasik anlamda davacı ve davalı ayrımı sınırlı önem taşımaktadır. Çünkü davaya dahil olan tüm paydaşlar, ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesinden hukuken etkilenmektedir. Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davalarında verilen karar, davaya dahil tüm paydaşlar bakımından sonuç doğurmaktadır.
1.2. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Dayanakları
Ortaklığın giderilmesi davalarının temel hukuki dayanağı Türk Medeni Kanunu hükümleridir. Özellikle Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi uyarınca, paydaşlardan her biri kural olarak ortaklığın giderilmesini talep etme hakkına sahiptir.
Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi şu şekildedir:
“Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.”
Bunun yanında ortaklığın giderilmesi davalarında:
- Türk Medeni Kanunu’nun paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyetine ilişkin hükümleri,
- Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri,
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri
de uygulama alanı bulmaktadır.
2. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Şartları
Ortaklığın giderilmesi davası açılabilmesi için, ortak mülkiyet ilişkisinin varlığı ve ortaklığın sona erdirilmesini haklı kılan hukuki şartların bulunması gerekir. Mahkeme tarafından dava şartları ve ortaklığın giderilmesine ilişkin koşullar yargılama sırasında resen değerlendirilmektedir.
Özellikle taraf teşkilinin eksiksiz sağlanması, ortak mülkiyet ilişkisinin mevcut olması ve ortaklığın devamını zorunlu kılan hukuki bir engelin bulunmaması uygulamada büyük önem taşımaktadır.
2.1. Paylı veya Elbirliği Mülkiyetinin Bulunması
Ortaklığın giderilmesi davası açılabilmesi için öncelikle taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti ilişkisinin bulunması gerekir.
Paylı mülkiyette her paydaşın belirli bir pay oranı bulunurken, elbirliği mülkiyetinde paydaşların belirlenmiş payları bulunmamakta ve mülkiyet hakkı ortaklık halinde kullanılmaktadır.
Özellikle miras kalan taşınmazlarda mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti ilişkisi bulunduğundan, ortaklığın giderilmesi davaları uygulamada sıklıkla miras ortaklıklarından kaynaklanmaktadır.
2.2. Ortaklığın Devamının Zorunlu Olmaması
Ortaklığın giderilmesi talebinde bulunulabilmesi için, ortak mülkiyet ilişkisinin devamını zorunlu kılan hukuki bir durumun bulunmaması gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi uyarınca:
- Hukuki bir işlem,
- Kanun hükmü
- Taşınmazın sürekli bir amaca özgülenmiş olması
nedeniyle ortaklığın devamı zorunlu tutulmuşsa, ortaklığın giderilmesi talebi belirli sürelerle sınırlandırılabilir. Örneğin paydaşlar arasında ortaklığın belirli süre devam edeceğine ilişkin geçerli bir sözleşme bulunması halinde, bu süre içerisinde ortaklığın giderilmesi talep edilemeyebilir.
2.3. Taşınmazın Ortak Mülkiyete Konu Olması
Ortaklığın giderilmesi davaları çoğunlukla taşınmaz mallar bakımından açılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın tapuda birden fazla kişi adına kayıtlı olması veya miras ortaklığı nedeniyle ortak mülkiyet ilişkisinin bulunması gerekir. Tapuda tek kişi adına kayıtlı taşınmazlar bakımından ortaklığın giderilmesi davası açılamaz.
2.4. Tüm Paydaşların Davaya Dahil Edilmesi
Ortaklığın giderilmesi davalarında tüm paydaşların davada taraf olarak yer alması zorunludur. Çünkü verilecek karar, ortak mülkiyet ilişkisinin tamamını etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.
Bu nedenle tapuda pay sahibi olan tüm kişilerin ve elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez.
Yargılama sırasında paydaşlardan birinin vefat etmesi halinde ise mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
3. Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri
Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkeme, taşınmazın özelliklerini, paydaşların durumunu ve aynen paylaşım imkanını değerlendirerek ortaklığın hangi yöntemle giderileceğine karar vermektedir.
Türk hukukunda ortaklığın giderilmesi kural olarak:
- Aynen taksim,
- Satış suretiyle paylaşım
- Kat mülkiyeti kurulması
yöntemleriyle gerçekleştirilmektedir. Mahkeme tarafından öncelikle aynen taksim imkanının bulunup bulunmadığı araştırılmakta; bunun mümkün olmaması halinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmektedir.
3.1. Aynen Taksim Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi
Aynen taksim, ortak mülkiyete konu taşınmazın bölünerek paydaşlara ayrı ayrı özgülenmesi suretiyle ortaklığın sona erdirilmesidir.
Bu yöntemde taşınmaz satılmamakta; her paydaş mümkün olduğu ölçüde kendi payına karşılık gelen kısmın maliki haline gelmektedir. Ancak aynen taksim yapılabilmesi için taşınmazın:
- Teknik olarak bölünebilir olması,
- Ekonomik değerinde ciddi kayıp meydana gelmemesi,
- İmar mevzuatına uygun bulunması
gerekmektedir. Taşınmazın fiilen veya hukuken bölünmesinin mümkün olmaması halinde aynen taksim yoluna gidilemez.
3.2. Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi
Taşınmazın aynen paylaşımının mümkün olmaması halinde, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmektedir.
Bu yöntemde taşınmaz açık artırma yoluyla satılarak elde edilen bedel paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılır. Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi, uygulamada en sık başvurulan yöntemlerden biridir.
Satış işlemi kural olarak herkese açık ihale yoluyla yapılmaktadır. Ancak tüm paydaşların talep etmesi halinde satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılmasına da karar verilebilir.
3.3. Kat Mülkiyeti Kurulması Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi
Üzerinde birden fazla bağımsız bölüm oluşturmaya elverişli yapı bulunan taşınmazlarda, kat mülkiyeti kurulması yoluyla ortaklığın giderilmesi mümkündür.
Bu yöntemde taşınmaz satılmamakta; bağımsız bölümler oluşturularak paydaşlara özgülenmektedir. Böylece paydaşlar taşınmaz üzerindeki haklarını tamamen kaybetmemekte, bağımsız bölüm maliki haline gelmektedir.
Kat mülkiyeti kurulması yoluyla ortaklığın giderilmesi özellikle aile apartmanları ve çok katlı yapılar bakımından uygulamada önem taşımaktadır.
3.4. Aynen Taksime Öncelik İlkesi
Ortaklığın giderilmesi davalarında kural olarak öncelikle aynen taksim imkanının araştırılması gerekir.
Mahkeme, taşınmazın bölünmeye veya kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olup olmadığını araştırmadan doğrudan satış kararı veremez. Bu nedenle keşif ve bilirkişi incelemeleri ile aynen paylaşım imkanının bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Ancak aynen taksimin mümkün olmaması veya taşınmazın ekonomik değerinde ciddi kayıp yaratacak olması halinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilebilir.
3.5. Denkleştirme Bedeli (İvaz) Uygulanması
Aynen taksim veya kat mülkiyeti kurulması suretiyle paylaşım yapılırken, paydaşlara özgülenen bölümlerin değerleri arasında farklılık bulunabilir.
Bu durumda mahkeme tarafından denkleştirme bedeline (ivaz) hükmedilerek paydaşlar arasındaki ekonomik denge sağlanmaktadır. Örneğin değeri daha yüksek bir bölümün bir paydaşa bırakılması halinde, diğer paydaşlara bedel farkının ödenmesine karar verilebilir.
Denkleştirme bedeli uygulaması özellikle kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesi davalarında uygulamada büyük önem taşımaktadır.

4. Muhdesatın Kime Ait Olduğunun Tespiti
Ortaklığın giderilmesi davalarında uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, taşınmaz üzerindeki yapı, ağaç veya diğer eklentilerin hangi paydaşa ait olduğunun belirlenmesidir. Özellikle paydaşlardan birinin kendi imkanlarıyla taşınmaz üzerine bina yapması, ağaç dikmesi veya ekonomik değer taşıyan başka bir muhdesat meydana getirmesi halinde, bu muhdesatın satış bedeline nasıl yansıtılacağı önem kazanmaktadır.
Muhdesatın aidiyetine ilişkin uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi davasının sonucunu ve satış bedelinin dağıtımını doğrudan etkileyebilmektedir.
4.1. Muhdesat Kavramı
Muhdesat, ortak mülkiyete konu taşınmaz üzerinde sonradan meydana getirilen yapı, bina, ağaç, tesis veya ekonomik değer taşıyan diğer eklentileri ifade etmektedir. Örneğin:
- Bina,
- Daire,
- Depo,
- Dükkan,
- Sera,
- Dikili ağaçlar
muhdesat kapsamında değerlendirilebilmektedir. Muhdesatın bir paydaş tarafından kendi emek ve masrafı ile meydana getirildiğinin iddia edilmesi halinde, aidiyet uyuşmazlığı gündeme gelebilmektedir.
4.2. Muhdesatın Satış Bedeline Etkisi
Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satışına karar verilmesi halinde, muhdesatın taşınmazın toplam değerini artırdığı kabul edilmektedir.
Bu nedenle satış bedelinin paylaştırılması aşamasında, muhdesatın hangi paydaşa ait olduğunun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi halde muhdesatı meydana getiren paydaşın emeği ve yaptığı masraflar dikkate alınmaksızın satış bedelinin tüm paydaşlar arasında dağıtılması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabilmektedir.
4.3. Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası
Paydaşlardan biri muhdesatın kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa ve bu husus diğer paydaşlar tarafından kabul edilmiyorsa, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılması gerekir.
Bu dava ile taşınmaz üzerindeki yapı veya diğer muhdesatın hangi paydaşa ait olduğu mahkeme kararıyla belirlenmektedir. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davaları uygulamada çoğu zaman ortaklığın giderilmesi davalarıyla bağlantılı şekilde görülmektedir.
4.4. Bekletici Mesele Yapılması
Muhdesatın aidiyetine ilişkin uyuşmazlık bulunması halinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkeme çoğu zaman muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının sonucunu bekletici mesele yapmaktadır.
Bu durumda muhdesatın kime ait olduğu kesinleşmeden taşınmazın satışına veya satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin işlemler tamamlanmamaktadır. Böylece satış bedelinin doğru şekilde dağıtılması amaçlanmaktadır.
4.5. Satış Bedelinin Paylaştırılmasına Etkisi
Muhdesatın belirli bir paydaşa ait olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilmesi halinde, satış bedelinin dağıtımı buna göre yapılmaktadır. Uygulamada öncelikle:
- Taşınmazın muhdesat dahil toplam değeri,
- Yalnızca arsa değeri,
- Muhdesatın toplam değere katkısı
bilirkişi incelemesi ile belirlenmektedir. Muhdesata isabet eden bedel, muhdesatı meydana getiren paydaşa verilmekte; kalan satış bedeli ise paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılmaktadır. Böylece muhdesatı meydana getiren paydaşın ekonomik katkısının korunması amaçlanmaktadır.
5. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yargılama Süreci
Ortaklığın giderilmesi davaları, ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik teknik ve usuli yönü ağır basan dava türleri arasında yer almaktadır. Yargılama sürecinde taşınmazın aynen taksime elverişli olup olmadığı, satış suretiyle paylaşım gerekip gerekmediği, muhdesat uyuşmazlıkları ve paydaşların hak durumları mahkeme tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirilmektedir.
Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davalarında taraf teşkili, keşif, bilirkişi incelemesi ve satış süreci büyük önem taşımaktadır.
5.1. Zorunlu Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuğa başvurulması dava şartı haline getirilmiştir. Bu nedenle dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanması halinde düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davalarda usulden ret kararı verilebilmektedir.
5.2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu nedenle dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.
5.3. Dava Açılması ve Taraf Teşkili
Ortaklığın giderilmesi davalarında tüm paydaşların davada taraf olarak yer alması zorunludur. Çünkü verilecek karar, ortak mülkiyet ilişkisinin tamamını etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.
Bu nedenle tapuda pay sahibi olan tüm kişilerin ve elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez.
Yargılama sırasında paydaşlardan birinin vefat etmesi halinde ise mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
5.4. İspat ve Deliller
Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkeme tarafından taşınmazın hukuki ve fiili durumu çeşitli deliller aracılığıyla değerlendirilmektedir. Bu kapsamda uygulamada sıklıkla:
- Tapu kayıtları,
- Veraset ilamı,
- Nüfus kayıtları,
- Belediye ve imar kayıtları,
- Mimari projeler,
- Bilirkişi raporları,
- Keşif incelemeleri
delil olarak kullanılmaktadır. Özellikle taşınmazın aynen taksime elverişli olup olmadığı ve muhdesat uyuşmazlıkları bakımından bilirkişi incelemeleri büyük önem taşımaktadır.
5.5. Harç ve Yargılama Giderleri
Ortaklığın giderilmesi davalarında yargılama giderleri; keşif, bilirkişi incelemesi, satış işlemleri ve diğer yargılama masraflarından oluşmaktadır.
Bu davalarda harç ve yargılama giderleri kural olarak paydaşların pay oranlarına göre taraflara yükletilmektedir. Ancak mahkeme, somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmelerde de bulunabilir.
5.6. Vekâlet Ücreti
Ortaklığın giderilmesi davaları tam iki taraflı dava niteliğinde olduğundan, uygulamada vekille temsil edilen taraflar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmektedir.
Ancak somut olayın özelliklerine, tarafların taleplerine ve yargılama sürecindeki tutumlarına göre mahkeme tarafından farklı değerlendirmeler yapılması da mümkündür.
5.7. Kanun Yolları (İstinaf ve Temyiz)
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı ise kanunda öngörülen parasal sınırın aşılması halinde temyiz yoluna gidilmesi mümkündür.
Kararın kesinleşmesi ile birlikte aynen taksim, kat mülkiyeti kurulması veya satış işlemlerine ilişkin süreçler uygulanabilmektedir.
6. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Sonuçları
Ortaklığın giderilmesi davasının kabulü halinde, taşınmaz üzerindeki ortak mülkiyet ilişkisi sona ermektedir. Mahkeme tarafından taşınmazın özellikleri, aynen paylaşım imkanı ve paydaşların durumları değerlendirilerek ortaklığın hangi yöntemle giderileceğine karar verilmektedir.
6.1. Ortaklığın Sona Ermesi
Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesi ile birlikte, paydaşlar arasındaki ortak mülkiyet ilişkisi sona ermektedir.
Böylece paydaşların taşınmaz üzerindeki birlikte mülkiyet ilişkisi ortadan kalkmakta ve taşınmazın paylaşım şekline göre taraflar bağımsız mülkiyet hakkı elde etmektedir.
6.2. Taşınmazın Aynen Paylaşılması
Mahkeme tarafından taşınmazın teknik ve hukuki olarak bölünmeye elverişli olduğu kanaatine varılması halinde, ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesine karar verilebilir.
Bu durumda taşınmaz bölünerek veya kat mülkiyeti kurulmak suretiyle bağımsız bölümler paydaşlara özgülenmektedir. Böylece taşınmaz satılmaksızın her paydaş kendi bölümünün maliki haline gelmektedir.
Aynen paylaşım sırasında paydaşların pay oranları dikkate alınmakta; gerekli görülmesi halinde denkleştirme bedeline (ivaz) de hükmedilebilmektedir.
6.3. Taşınmazın Satışına Karar Verilmesi
Taşınmazın aynen paylaşımının mümkün olmaması veya ekonomik değerinde ciddi kayıp meydana gelecek olması halinde, mahkeme tarafından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmektedir.
Bu durumda taşınmaz açık artırma yoluyla satılarak nakde çevrilmektedir. Satış işlemi kural olarak herkese açık ihale yoluyla yapılmaktadır. Ancak tüm paydaşların talep etmesi halinde satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılmasına da karar verilebilir.
6.4. Satış Bedelinin Paylaştırılması
Taşınmazın satışından elde edilen bedel, paydaşlar arasında tapudaki pay oranlarına göre paylaştırılmaktadır.
Ancak taşınmaz üzerinde belirli bir paydaşa ait olduğu tespit edilen muhdesat bulunması halinde, muhdesata isabet eden bedel öncelikle ilgili paydaşa verilmektedir. Kalan satış bedeli ise diğer paydaşlara pay oranları dikkate alınarak dağıtılmaktadır.
Böylece hem ortak mülkiyet ilişkisi sona erdirilmekte hem de paydaşların ekonomik haklarının korunması amaçlanmaktadır.
7. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci
Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın aynen paylaşılmasının mümkün olmaması halinde, mahkeme tarafından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmektedir. Bu durumda taşınmaz açık artırma yoluyla satılarak elde edilen bedel paydaşlar arasında paylaştırılır.
Satış süreci, ortaklığın giderilmesi davalarının uygulamada en teknik ve en fazla uyuşmazlık doğuran aşamalarından biridir. Özellikle ihale süreci, satış şartları, ihale bedelinin ödenmesi ve ihalenin feshi konuları uygulamada büyük önem taşımaktadır.
7.1. Satış Kararı Verilmesi
Mahkeme tarafından taşınmazın aynen taksime veya kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olmadığı kanaatine varılması halinde, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilir.
Kararda taşınmazın satışına hükmedilmekte ve satış işlemlerinin yürütülmesi için dosya satış memurluğuna gönderilmektedir.
7.2. Satış Memurluğu Süreci
Satış kararı kesinleştikten sonra dosya satış memurluğuna devredilir ve satış işlemleri bu aşamadan sonra satış memurluğu tarafından yürütülür.
Bu kapsamda:
- Kıymet takdiri yapılması,
- Satış ilanlarının hazırlanması,
- İhale tarihinin belirlenmesi,
- Elektronik satış işlemleri
gerçekleştirilmektedir. Satış memurluğu tarafından yürütülen işlemler İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.
7.3. Açık Artırma Usulü
Ortaklığın giderilmesi davalarında satış işlemi kural olarak açık artırma usulü ile yapılmaktadır.
Günümüzde satış işlemleri çoğunlukla elektronik ihale sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir. İhalede en yüksek teklifi veren kişi taşınmazı satın alma hakkını kazanmaktadır.
7.4. İhalenin Herkese Açık Yapılması
Kural olarak ortaklığın giderilmesi davalarında yapılan satış ihaleleri herkese açıktır. Bu nedenle paydaş olmayan üçüncü kişiler de ihaleye katılabilmektedir.
İhalenin herkese açık yapılmasının amacı, taşınmazın mümkün olan en yüksek bedelle satılmasını sağlamaktır.
7.5. Satışın Yalnızca Paydaşlar Arasında Yapılması
Tüm paydaşların oybirliği ile talepte bulunmaları halinde, satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılmasına karar verilebilir.
Bu durumda ihaleye yalnızca paydaşlar katılabilmekte ve üçüncü kişilerin taşınmazı satın alması engellenmektedir. Özellikle aile taşınmazlarının aile dışına çıkmasının önlenmesi amacıyla uygulamada bu yöntem sıklıkla tercih edilmektedir.
7.6. İhale Bedelinin Ödenmesi
İhaleyi kazanan kişi, ihale bedelini kanunda öngörülen süre içerisinde ödemek zorundadır.
İhale bedelinin süresinde ödenmemesi halinde ihale iptal edilebilmekte ve taşınmaz yeniden satışa çıkarılabilmektedir. Ayrıca ihale şartlarını yerine getirmeyen alıcı bakımından çeşitli hukuki ve mali sorumluluklar da doğabilmektedir.
7.7. Satış Bedelinin Paylaştırılması
Taşınmazın satışından elde edilen bedel, paydaşların tapudaki pay oranlarına göre dağıtılmaktadır.
Ancak taşınmaz üzerinde belirli bir paydaşa ait olduğu tespit edilen muhdesat bulunması halinde, muhdesata isabet eden bedel öncelikle ilgili paydaşa verilmektedir. Kalan satış bedeli ise paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılmaktadır.
7.8. İhalenin Feshi
Satış işlemleri sırasında usulsüzlük bulunması halinde, ilgililer tarafından ihalenin feshi talep edilebilir. Özellikle:
- İhale ilanındaki usulsüzlükler,
- Kıymet takdirine ilişkin ciddi hatalar,
- İhaleye fesat karıştırılması,
- Satış şartlarının ihlali
gibi durumlarda ihalenin feshi gündeme gelebilmektedir. İhalenin feshi talepleri, ilgili icra mahkemesi tarafından değerlendirilmekte olup, talebin kabulü halinde ihale iptal edilerek satış işlemi yeniden gerçekleştirilebilmektedir.




MERHABALAR. BABAM VEFAT ETTİKTEN SONRA MİRASI BEN, ANNEM VE İKİ ABLAM OLMAK ÜZERE DÖRT KİŞİYE 1/4 ORANINDA PAY OLDU. TOPLAMDA 5 TAŞINMAZ VE 3 TRAKTÖR VAR. BÜYÜK ABLAM YAPMAK İSTEDİĞİMİZ HER ŞEYE İNAT EDEREK ENGEL OLUYOR. MİSAL BİR TRAKTÖRÜ SATAMIYORUZ. HİÇBİR ŞEY İLE DE İLGİLENMİYOR. ONA KALSA HER ŞEY ÇÜRÜMEYE KALACAK. BEN, ANNEM VE KÜÇÜK ABLAM BİRLEŞEREK BÜYÜK ABLAMA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇSAK SATIŞA ÜÇÜMÜZ TEK KİŞİ GİBİ KATILABİLİR MİYİZ ? ÇÜNKÜ HİÇBİR ŞEYİN BAŞKA BİRİNE SATILMASINI İSTEMİYORUZ. BİZ SATIN ALMAK İSTİYORUZ. BU DURUMDA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ Mİ YOKSA PAYDAŞLIKTAN ÇIKARMA DAVASI MI DAHA MANTIKLI OLACAKTIR ? TEŞEKKÜRLER.
Merhaba.
Babam ve dedem zamanında bir arsa alıyorlar ve tapuyu yarı yarıya alıyorlar.
daha sonra bu arsaya ev yapılıyor(tapusuz).Daha sonra üst ev yapılıyor şuan biz oturuyoruz üst evde tapusuz.İki daireninde emlak ,elektrik,su vs. abonelikleri mevcut .
Dedem evler yapıldıktan sonra vefat ediyor ve bizim hakkımız %60 oluyor. Kalan haklar babamın iki kız kardeşi ,bir erkek kardeşi ve annesine düşüyor. 2010 yılında kız kardeşler ve annesi haklarını erkek kardeşlerine yani amcama devir ediyorlar.
Biz amcamla anlaşamıyoruz , arsa üzerine dava açmak istiyoruz .(alt ev yapılırken babam yarısını yaptırıyor fakat ne fatura ne de kanıt var. üst evi zaten biz yaptırdık fakat ondada tapu yada fatura yok) sadece arsanın tapusu var ve yüksek hisse bizde.
Mahkemeye verdiğimde öncelik satın alma hakkı bize doğar mı? Başkasına satılmasınıda istemiyoruz çünkü ikamet ettiğimiz ev.
DETAYLICA ANLATMAYA ÇALIŞTIM. YORUMUNUZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM
Yüksek Mahkeme kararlarına göre bu tür bir taşınmazın yahut bir parselin mahkeme kararında yazılmamış olması yahut unutulması gibi durumlar; maddi bir hata olarak değerlendirilmemekte, kararda yer verilmeyen bir hususun hüküm fıkrasına ilave edilmesi suretiyle hükmü değiştirilmesinin ancak bu kararın iptali talebiyle süresi içinde üst mahkemeye başvurulması başka bir deyişle istinaf yoluna başvurulması ya da yargılamanın yenilenmesi talep edilmesi gerekmektedir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, kişisel hukuki yorum ve bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Merhaba,
Ortak taşınmazın %79 oranında hissedarıyım. Açılan ortaklığın gideri davasında satış aşamasında arttırma üzerimde kalırsa kendi payım için ödeme yapmam gerekiyor mu? Satıştan doğan vergiler için kendi hisseme ait bir vergi doğacak mı?
Merhabalar, benim sorum tapusuz bir gayrimenkulün (evin) ortaklığının giderilebilmesi için yine diğer tapulu taşınmazlarda olduğu gibi mahkeme yolunla açık artırma usulüyle satışını gerçekleştirebilir miyiz?Şayet yoksa hukuki açıdan başka ne şekilde ortaklığı giderebiliriz? Şimdiden çok teşekkür ederim…
Merhaba köyümüzde rahmetli dedemden kalma 7.500 metre kare bi tarlamız var. Normalde tarlamız ile alakası olmayan birini “bilir kişi” diye tabir edilen kişiler tarlamıza ortak etmişler zamanında. İçlerinde annem teyzemler ve sonradan eklenen şahıs dahil 7 kişiye şuurlamışlar. Tabi yol iz bilmediklerinden ve o zamanlar yaşları küçük olduğu için annemler itiraz etmemişler. Şimdi biz o kişinin akrabalarına hakkınızı bize satın diyoruz. Fahiş bir bedel istiyorlar anlaşma yoluna da gitmeyip sürekli fiyat yükseltiyorlar. Bu kişiler izaleyi şuyu davası açarsa ön alım hakkı çoğunluk olduğumuz için bize mi verilir onlara mi verilir? Yada verilirse onlara yada bize hangi şartlarda verilir? Çoğunluk 7/6 olarak bizde onların hakkı 7/1. Bilgilendirirseniz sevinirim. Teşekkür ederim…
Merhabalar
Benim merak ettiğim 2 husus vardı. 1.si Bir davacı olarak izaleyi şuyu davası duruşmalarına gitmek zorunlumudur ? Gitmezsek herhangi bir cezayi müeyyideye yada hak kaybına maruz kalır mıyız ? 2.si örneğin 30 adet tarla için açılmış bir izaleyi şuyu davasında 10 tarla için hak sahipleri anlaşıp kendileri satışa çıkarsa ve satsa kalan 20 adet tarla için mahkeme süreci kaldığı yerden satılan yerler düşülerek devam eder mi yoksa dava bozulur yeniden mi dava açmak gerekir ?
Şimdiden Teşekkür ederim.
İyi Çalışmalar Dilerim.
Kolay gelsin benim de bir sorum olacaktı 452 m2 arsa 2 hissedarız ve bu arsaya babam bir kaç yıl önce ev yaptı ve belediye ye imar ücreti ödemiş ama şikayet olunca iptal olmuş haliyle ruhsatsiz simdi diğer hisse sahibi şikayet etti benim yerime ev yaptı diye . Babam da ortaklığın giderilmesi davası açtı ve satış istedi sizce sonuc ne olur . hisse uzerindeki ki Babamın yaptıgı ev simdi diğer hissedarın da ortaklığında oluyor mu yoksa ev değeri Babamın mı nasıl satışa çıkacak .. biraz karışık olduysa k.bakmayın saygılar.
Günaydın,
Üvey annemin üzerine tapulu dairesi vardı. Üvey annemin babamdan bir kızı var. Üvey annemin vefatı ile daire, Babama ve üvey kızkardeşime mıras yoluyla geçmiş. Babam da vefat etti. Bir Babamın ilk eşinden 5 Kardeşiz. Üvey annemden kalan bu taşınmazı nasıl bölüşebiliriz? ( Babamın sağlığında kendi hissesini üçüncü şahıs üzerinden üvey kızkardeşine devrettiğinin duyumlarını aldım)
Teşekkür eder, Saygılar sunarım.
Merhaba ,iyi günler.Paydaşlardan biri ortaklığın giderilmesi davası açıyor.Ortak olunan arazi imarda ilköğretim okul alanı olarak geçiyor.Davacı paydaş aynen taksimin bu sebeple mümkün olmadığını söylemekte ve arazinin satışını istemektedir.Bu durumda satıştan başka öne sürülebilecek daha avantajlı bir yol var mı yoksa satışı kabul mü etmeliyiz?
Teşekkürler,iyi çalışmalar.
Merhaba
Tapuda mesken olarak görülen bir apartman dairesinde her birimiz 1/3 oranında ortak olmak üzere paylı mülkiyet sahibiyiz.Daireyi mimarlık ofisi olarak kullanıyoruz. Banka kredisi benim üzerime;ancak ben kendi payımı peşin ödediğim için kredi taksitleri diğer iki ortak tarafından, ofisten elde ettikleri gelirden eşit olarak ödeniyor . Dairenin tapu kaydında (tümü üzerinde) ipotek var. Şimdi aramızda anlaşmazlık çıktı ; ben ve ortaklardan biri, diğer ortağa karşı ortaklığın giderilmesi davası açmak ve en nihayetinde onun daire üzerindeki 1/3 hissesini almayı hedefliyoruz. İki sorum var :
1) İhalede biz veya 3 ncü şahıs kim alırsa , daireyi ipotek yükü ile mi alacaktır yoksa ipotek bedeli (ya da kredi borcu) kadar tutarın da ihalede karşılanması gerekecek midir ?
2) Fiilen dairenin mimarlık ofisi olarak kullanılıyor olması, belirli bir amaca tahsis edildiği şeklinde yorumlanabilir ve bu nedenle ortaklığın giderilmesine engel olabilir mi?
Yanıtlarınız için peşinen teşekkür ederim
merhaba hisseli bir arsada hissedar kendi payini cocuklarina satmasi durumda diger hissedarin ön alim sufa hakki varmidir tesekkurler
Merhabalar, size şöyle bir sorum olacak: Biz yedi kardeşiz daha annem hayatta iken tapusu anneme ait arsayı yediye böldük ve dört kardeş tapusu anneme ait olan arsa üzerine eşit metrekarede bina yaptık diğer üç kardeşe de eşit arsa payı bıraktık.Annem rahmetli oldu şimdi arsa payı olan paydaşlar izale i şuyu davası açarak binalarda ortak olabilirmi veya binalar mahkeme yoluyla başka birilerine satılabilirmi endişesi içindeyiz.Ne yapılması gerektiği ile ilgili bilgi verebilirmisiniz.
Teşekkürler.
MERHABA GERÇEKTEN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SABIRLA OKUYUP HEPSİNE CEVAP YAZMIŞSINIZ.
Benim imarlı noter caplı bitişik 370mk arsam vede ortağımın 182mk toplam 550mk arsamız var.yani2/3 pay benim 1/3 ortağımın.iyilik olsun diye daha buyuk alanda güzel bir site olur diye vede çekmeköy de asgari imar 300mk benimki yeterli fakat ortağımınki 182mk olduğu için tamam dedim demez olaydım.iyilikten magraz doğarmış.bu arsayı alalı 36 sene geçti.ortağım hiçbir mütehite güvenip arsayı vermiyor.satış içinde çok yüksek fiyatlar istiyor.belediyeden ayırabilirmiyim yoksa izaleyi şuyu davası mı açmalıyım.Bu davayı açamadan önce konuyu yani ihtarnameyi iadeli taahütlü mü yoksa noter kanalıylamı göndermeliyim ileride kanıt olması için şimdiden teşekkür ederim.
Merhaba, bizim hisseli olan arazimize zorla almaya çalışan bir müteahhit hissedarlardan birinin payını alıp sonra hemen izlei şüyuya götürerek diğer hissedarların payını da alacağını söylüyor.. Eğer hissedarlardan birinin payını alırsa hemen izalei şüyuya götürme imkanı var mı? Yoksa 2 yıl beklemesi mi gerekir?
Merhaba hisseli bir araziden yer alan bir kişi o yeri alır almaz diğer kişilerin elindeki yerleri mahkeme yoluyla almak için izalei şüyuya gidebilir mi? Bunun için bir süre var mı?
MERHABALAR BİZ 3 KARDEŞİZ, TOPLAMDA 25 DÖNÜM 5 PARÇA TARLAMIZ VAR, UFAK KARDEŞİMLE ANLAŞAMADIĞIMIZ İÇİN ABİMLE BERABER İZALİYE ŞUYU DAVASI AÇTIK MAHKEME ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ KARARI VERDİ 1 AY OLDU NEZAMAN SATIŞ İÇİN AÇIK ARTIRMAYA GİDECEĞİZ VEDE DAVALI OLAN KARARIN İPTALİ İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURABİLİRMİ, TŞKR
Merhaba. Kesinleşen davamız sonucu satış öncesi kıymet yenileme raporunda, 6 parsel arsa için açılmış kıymet takdiri yapılmış ve devam etmişken 1 parselin bulunmamaktadır. Mahkeme son kararına bakıldığında bu parselin numarasının bulunmadığını farkettim. Davacının, komşu parsel sahibinin blok halinde olan tüm parsellerin arasında bırakarak açık artımaya katılmasını önlemek için bu tek parselden feragat ettiğini tahmin ediyorum. Hiçbir ara ve nihai mahkeme kararında bu feragat bahsi geçmedi. sadece parsel numaraları yazılırken nihai kararda bu parsel yazılmamış bizde yazım hatası sandık. Davalıların onayı alınmadan ve hatta hiç bahsedilmeden böyle bir işlem yapabilir mi mahkeme? Satışta zararımıza olan bu durumda ne yapılabilir.
öncelikle teşekkür ederim eşime babasından çeşitli büyüklüklerde 13 ayrı tapulu 38 dönüm fındık bahcesi kaldı 6 ortaklar her birine altı bucuk dönüm yer düştüğü halde kendisi bunun yarısı büyüklüğünde bahce istiyor ortaklardan biri kabul etmıyor ortaklıgın giderilmesi davası acılırsa bütün yerlerin hepsimi bölünecek biz az olsada ayrı bir yer almayı tercih etmekteyiz reşekkürler.
Merhaba,
Eski eşimle %50 ortaklığım olan bir evde oturuyorum.
Boşanma protokolüne göre zaman sınırsız kullanım ve kira getirisini alma hakkı tanımlı.
Bu durumda yine de ortaklığın bozulması davası açabilir mi? Yoksa kullanım hakkı bir garanti midir?
Teşekkürler