Eşlerden birinin vefat etmesi ile sağ kalan eş ölen eşinin yasal mirasçısı olur. Sağ kalan eş, yasal miras hakkının yanı sıra evlilik nedeniyle eşlerin ortak sahip olduğu mallar üzerinde de alacak hakkına sahiptir. Dolayısıyla, sağ kalan eşin ve diğer mirasçıların miras paylarının belirlenebilmesi için öncelikle eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince, 01.01.2002 tarihinden itibaren evliliklerde edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanması gerekmekte olup, bu tarihten itibaren edinilen mallar ortak mal hükmündedir. Yasal mal rejimi olarak kabul edilen, edinilmiş mallara katılma rejimine göre evlilik birliğinin devamı süresince edinilmiş olan malların yarısı üzerinde diğer eşin alacak hakkı bulunmaktadır. Buradaki alacak hakkı eşin miras hakkından bağımsız olarak sahip olduğu haktır.
Mirasın paylaştırılması sürecinde, öncelikle bu alacak hakkı olan katılma alacağı, yani diğer eşin talep edeceği miktar, mirastan çıkarılır ve kalan net miras terekesi sağ kalan eş ile diğer mirasçılar arasında paylaştırılır.
Yazı İçeriği
- 1. Sağ Kalan Eşin Miras Payı
- 2. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Mal Rejiminin Tasfiyesi
- 3. Sağ Kalan Eşin Katılma Alacağı ve Terekenin Tasfiyesi
- 4. Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerindeki Hakkı
- 5. Sağ Kalan Eşin Ev Eşyaları Üzerindeki Hakkı
- 6. Boşanma Davası Devam Ederken Eşlerden Birinin Vefat Etmesi
- 7. Sağ Kalan Eşin Mirastan Yoksunluk Nedenleri
- 8. Mirasta Denkleştirmeye Tâbi Karşılıksız Kazandırmalar
- 9. Sağ Kalan Eşin Miras Payına İlişkin Örnek Tablolar
1. Sağ Kalan Eşin Miras Payı
Evliliğin ölümle sona ermesi durumunda, sağ kalan eş, vefat eden eşin yasal mirasçısı olarak kabul edilir. Ancak, sağ kalan eşin miras payı, diğer mirasçıların ait olduğu zümre (kan hısımı grupları) bağlı olarak değişiklik gösterir. Sağ kalan eş, miras bırakanın kan hısımı olmadığı için zümre mirasçısı olarak kabul edilmez. Bununla birlikte, sağ kalan eş, her zümre ile birlikte mirasçı olarak kabul edilir. Eşin miras payı hangi zümre ile mirasçı olduğuna göre değişmektedir. Buna göre eş;
Avukatla Online Görüş
Sağ kalan eşin miras payı konusunda online hukuki danışmanlık
1.1. Sağ Kalan Eşin Diğer Yasal Mirasçılarla Birlikte Mirasçı Olması
- Birinci zümre ile mirasçı ise miras payı terekenin 1/4’üdür.
(Birinci zümre mirasçılar miras bırakanın çocukları ve evlatlığıdır.)
- İkinci zümre ile mirasçı ise miras payı terekenin 1/2’sidir.
(İkinci zümre mirasçılar miras bırakanın anne ve babası ile kardeşleridir.)
- Üçüncü zümre başları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı ise miras payı terekenin 3/4’üdür.
(Üçüncü zümre mirasçılar miras bırakanın büyükanne ve büyükbabası veya amca/hala/dayı/teyzesi şeklindedir.)
1.2. Sağ Kalan Eşin Tek Başına Mirasçı Olması
- Birinci ve ikinci zümrede kimse yoksa üçüncü zümrede de zümre başları ile onların çocukları da hayatta değilse, sağ kalan eşin miras payı terekenin tamamı olur.
- Eğer ne birinci zümrede ne de ikinci zümrede kimse yoksa ve üçüncü zümre başları ile onların çocukları da hayatta değilse, sağ kalan eşin miras payı terekenin tamamı olur.

2. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Mal Rejiminin Tasfiyesi
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu, eşler arasında yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ni kabul etmektedir. Edinilmiş mallara katılma rejimi, kanunda sayılan haller veya eşlerden birinin ölümüyle sona ermektedir. Mal rejiminin sona ermesiyle birlikte, sağ kalan eş, vefat eden eşin evlilik süresince ve 01.01.2002 tarihinden itibaren edindiği malların yarısı üzerinde hak sahibi olur. Bu gibi durumlarda, sağ kalan eşin çalışıp çalışmaması, edinilen mala kendi geliri ile katkı sağlayıp sağlamaması gibi faktörlerin önemi bulunmamaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejimi sayesinde, sağ kalan eş, bahsi geçen malların doğrudan yarı yarıya sahibi olarak kabul edilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre, edinilmiş mallar özellikle aşağıdaki durumları kapsamaktadır:
- Çalışma karşılığı edinilen mallar: Bir eşin evlilik süresince çalışmasıyla kazandığı mallar, edinilmiş mallar olarak kabul edilir.
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumları ödemeleri: Sosyal güvenlik kurumları veya sosyal yardım kuruluşları tarafından yapılan ödemeler, edinilmiş mallar kapsamına girer.
- Çalışma gücünün kaybı tazminatları: Bir eşin çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, edinilmiş mallar arasında yer alır.
- Kişisel malların gelirleri: Bir eşin kişisel mal varlığından elde ettiği (kira, v.s.) gelirler, edinilmiş mallar kategorisine dahil edilir.
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler: Edinilmiş malların satılması, takas edilmesi veya başka bir mal veya değerle değiştirilmesi sonucunda elde edilen değerler, edinilmiş malların yerine geçen değerler olarak kabul edilir.
Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen bu örnekler, edinilmiş malların kapsamına giren temel durumları göstermektedir. Ancak, kanunda belirtilen diğer hükümler ve koşullar da göz önünde bulundurulmalıdır.
Konuya ilişkin detaylı bilgi için “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Mal Paylaşımı” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
3. Sağ Kalan Eşin Katılma Alacağı ve Terekenin Tasfiyesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, eşler arasında aksine herhangi bir düzenleme yapılmadığı sürece edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde, evlilik birliği süresince edinilen mal varlığı değerleri hesaplanırken, eklenmesi veya denkleştirilmesi gereken değerler çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı katılma alacağı olarak adlandırılır. Miras paylarının belirlenebilmesi için öncelikle katılma alacağının hesaplanması ve miras terekesinden çıkarılarak sağ kalan eşe verilmesi gerekmektedir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı, yasadan kaynaklanmakta olup, bu alacak bakımından, eşin çalışıp çalışmamasının veya malvarlığı edinilmesine katkıda bulunmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Vefat eden eşin edinilmiş malları, bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra hesaplanır.
Sağ kalan eşin, katılma alacağı, miras bırakanın terekesinin öncelikli borçlarındandır. Bu nedenle sağ kalan eşin katılma alacağı terekeden çıkarıldıktan sonra, terekenin diğer mirasçılar arasında paylaştırılmasına geçilir.
4. Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerindeki Hakkı
Türk Medeni Kanunu’na göre, sağ kalan eş diğer yasal mirasçılardan farklı bir şekilde, aile konutu ve ev eşyaları üzerinde kendi miras payından mahsup edilerek intifa yada mülkiyet hakkı talep edebilir. Bu özel düzenleme, sağ kalan eşin mevcut yaşam standardını korumasını ve sürdürebilmesini amaçlar. Aynı zamanda, sağ kalan eşin konut güvencesi sağlanarak korunması ve geçimini sağlayabilmesi hedeflenir.
4.1. Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Talep Şartları
Sağ kalan eşin aile konutunun intifa yada mülkiyet hakkı talep edebilmesi için gerekli şartlar:
- Eşler arasındaki mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olması
- Edinilmiş mallara katılma rejiminin ölüm nedeniyle son bulması
- Sağ kalan eşin talepte bulunması
- Üzerinde hak talep edilen konutun ölen eşe ait olması
- Sağ kalan eşin katılma alacağına sahip olması
- Konut üzerinde hak tanınmasının sağ kalan eşin eski yaşantısını devam ettirmesi için zorunlu olması
- Aksine bir hukuki işlemin yapılmamış olması
4.2. Talep Edilebilecek Ayni Haklar
İntifa veya Oturma Hakkı
Türk Medeni Kanunu Madde 240/I hükmü gereğince
“Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir….”
Bu hükme göre, sağ kalan eş, yaşadığı sürece aile konutundan yararlanma hakkına sahiptir.
Mülkiyet Hakkı
Türk Medeni Kanunu Madde 240/III hükmü gereğince
“Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.”
Bu hükme göre, sağ kalan eşe aile konutu üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilmektedir. Kanun, sağ kalan eşin mülkiyet hakkını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin olması gerektiğini belirtmektedir. Ancak, haklı sebeplerin ne olduğuna dair açıklama yapmamıştır. Bu nedenle, haklı sebeplerin her olaya özgü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Haklı sebepler arasında, sağ kalan eşin eski yaşantısını sürdürebilmesi ve küçük çocuklarıyla birlikte kalması gibi durumlar öne çıkmaktadır.
Aile konutun sağ kalan eşe özgülenmesinin ilişkin detaylı bilgi almak için “Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
5. Sağ Kalan Eşin Ev Eşyaları Üzerindeki Hakkı
Sağ kalan eşin ev eşyaları üzerindeki hakkı, vefat eden eşin geride bıraktığı ve eşlerin evlilik birliği süresince birlikte kullandıkları ev eşyalarının kullanım ve mülkiyet hakkını içeren bir koruma sağlar. Bu hak, sağ kalan eşin vefat eden eşin ev eşyalarını kullanmaya ve mülkiyetini talep etmeye yetkili olduğunu ifade eder.
Türk Medeni Kanunu’na göre, sağ kalan eş, vefat eden eşin ev eşyaları üzerindeki haklarını talep edebilir. Bu hak, sağ kalan eşin maddi güvencesini sağlamak ve geçimini sürdürebilmesini temin etmek amacıyla düzenlenmiştir. Bu sayede, sağ kalan eş, vefat eden eşin ev eşyalarını kullanma hakkına sahip olur ve bu eşyaların mülkiyetini talep edebilir.
6. Boşanma Davası Devam Ederken Eşlerden Birinin Vefat Etmesi
Kural olarak eşlerden biri vefat ettiğinde sağ kalan eş, diğer eşin yasal mirasçısı olacaktır. Aynı şekilde, evlilik birliği içerisinde açılmış olan bir boşanma davası henüz kesinleşmeden bir eşin vefat etmesi durumunda da diğer eş mirasçı olarak kabul edilir. Ancak, boşanma davasının varlığı, eşlerin evlilik birliğini sona erdirmek isteği anlamına geldiği tartışmasızdır. Buradan hareketle, boşanma davasının mirasçılığa etki etmeyeceğinin kabulü halinde, eşlerden birinin diğer eşin kendisine mirasçı olmasını istemediği yönündeki muhtemel iradesi de adeta yok sayılmış olacaktır. Bu gerekçeyle Türk Medeni Kanunu’nda, vefat etmeden önce açılan boşanma davasının sürdürülme hakkı vefat eden eşin mirasçılarına tanınmıştır. Bu sayede, vefat etmiş eşin iradesi ve isteği göz önünde bulundurulmuştur.
Mirasçıların boşanma davasını sürdürmesinin amacı, evlilik birliğini sonlandırmak değil, evlilik birliği içerisinde kusurlu olan eşin tespitini sağlamaktır. Çünkü ölümle birlikte evlilik zaten sona ermiştir. Dolayısıyla, mirasçıların sürdürdüğü bu davanın hukuki niteliği, kusurun tespitinden ibarettir.
Sağ kalan eşin boşanmada ağır kusurlu olması, özellikle de zina, haysiyetsiz yaşam sürme gibi kusurlarının tespiti halinde yasal mirasçı olması engellenebilmektedir.
7. Sağ Kalan Eşin Mirastan Yoksunluk Nedenleri
Sağ kalan eş, genel olarak vefat eden eşin yasal mirasçısı olarak kabul edilir. Ancak sağ kalan eşin mirasçı olamayacağı durumlar da bulunmaktadır. İşte bazı öne çıkan durumlar:
- Mirastan feragat
- Mirasın reddi
- Boşanma davası ve kararı
- Sağ Kalan Eşin miras bırakanın ölümünde ağır kusurlu olması
8. Mirasta Denkleştirmeye Tâbi Karşılıksız Kazandırmalar
Türk Medeni Kanunu Madde 669/I hükmü gereğince
“Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler…..”
Bu hükme göre, sağ kalan eş, miras bırakan eşinden sağlığında karşılıksız olarak elde ettiği menfaatleri terekeye iade etmekle yükümlüdür.
9. Sağ Kalan Eşin Miras Payına İlişkin Örnek Tablolar
Örnek 1: Miras bırakan öldüğünde geride eşi, annesi, bir çocuğu ve evlatlığının kızı kalmıştır.
| Eş | Çocuk | Evlatlığın Kızı | Anne | |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmışsa | %62,5 | %18,75 | %18,75 | %0 |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmamışsa | %25 | %37,5 | %37,5 | %0 |
Örnek 2: Miras bırakan öldüğünde geride eşi, babası ve kardeşi kalmıştır.
| Eş | Baba | Kardeş | |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmışsa | %75 | %25 | %0 |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmamışsa | %50 | %50 | %0 |
Örnek 3: Miras bırakan öldüğünde geride eşi, iki kızı, kendisinden önce ölen oğlunun üç oğlu ve halası kalmıştır.
| Eş | 1.Kız Çocuk | 2.Kız Çocuk | 1. Torun | 2.Torun | 3. Torun | Hala | |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmışsa | %62,5 | %12,5 | %12,5 | %4,1 | %4,1 | %4,1 | %0 |
| Mal Paylaşımı Davası Açılmamışsa | %25 | %25 | %25 | %8,3 | %8,3 | %8,3 | %0 |
Avukatla Online Görüş
Sağ kalan eşin miras payı konusunda online hukuki danışmanlık


Merhabalar eşim vefat etti benden bir çocuk bir çocukta eski eşinden var eşimin babasida rahmetli ama annesi ve iki kardeşi sağ şu an ben kızım ve kendi adıma nasıl yol izlesem mirası alabiliriz bize düşen payi.Veresat ilamı cikarrtik birde mallar kaynanamın ustuneysr mirastan yararlanirmiuiz tesekkurler
Annem vefat etti bir yıl sonra babam evlilik dışı yaşadığı çocukları olan bir kadınla evlendi banda vefat edince kadın dava açtı 2b arazisi yeni mal kazanımı kabul edilerek kadına bir bolu dört hak ve çocuklara eşit hak verildi 2b arazisi annemin ölümünden önce kullandığımız için bize verilen yaktı nasıl oluyorda annemin hiç hakkı yokmuş gibi işlem görüyor bir yanlışlık yok mu
Annem üzerine engelli aracı alındı babam hiç para ödemedi annem vefat etti mirascı oldu babam evlenirse babamın ikinci eşi bu arabadan hak sahibi oluyormu babam evlenirse bu aracın payı düşüyormu babamın üzerinden
merhaba kolay gelsin bizim böyle bir sorunumuz var bunun hakkında biligisi olan yardımcı ola bilir mi acaba ?
benim babam 2013 martın 30 da vefat etti babamın eski eşinden 2 kızı olup şuanki evliliginden ise 3 cocugu var biz kalan mirası satmak istiyoruz fakat tamamını degil annemin ve erkek kardeşimin yani 3 hakkımızı satmak istiyoruz .
ayrı ayrı satmamız mümkün mü ? veraset hersey cıkarıldı zamanında sadece tapu yenılenmedi şimdi biz kendi hakkımızı satarken tapu yenileme yapıp kendi hakkımızı satmamız da bir sıkıntı olurmu? alıcak kişi aldıktan sonra sıkıntı yaşar mı yardımcı olur musunuz
not: Evlerden biri babanın diğeri annenin üzerine ama ikisi de 2002’den sonra evlilik süresince satın alınmış.
anne vefat etti, geriye baba ve 1 kız çocuğu kaldı. 2002 yılından sonra satın alınmış 1 yazlık, 1 de kışlık var. anne-baba bu kışlıkta kalıyorlardı. miras paylaşımında baba bu iki evin yarı bedeline sahip olup, sonra kalan yarısında dörtte bir hakka sahip olup, kız çocuk da dörtte üç hakka (mirasa) mı sahip olur? örneğin yazlık 100.000 tl, kışlık 500.000 tl. sağ kalan baba 50.000+250.000 tl yarı hakkı alıp ondan sonra kalan 12.500+62.500 tl mi alır? ve kız çocuğu 37.500+187.500 tl mi alır miras olarak?
başka sitelerde okuduğumda sanki ev değerinin 1/4ü sağ kalan eşe, 3/4 ü tek çocuğa verilir gibi okumuştum;ama, sizin sayfanızda önce yarısı sağ kalan eşe sonra kalan bu şekilde miras payı edilir yazıyor.
01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunundan önceki eski Türk Medeni Kanununda yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimi benimsenmekte olup o dönemde eşlerden bir kural olarak evlilik bittikten sonra diğer eşin evlilik süresi içerisinde edindiği malvarlığı değerleri üzerinde hak iddia edememektedir. Ancak bu durumun istisnasını ise eşin söz konusu malvarlığı değerinin alınması için diğer eşe yaptığı katkıyı ispat etmesi oluşturmaktadır. Böyle bir iddia ve buna ilişkin bir ispat söz konusu değil ise; bu mal varlığı değerleri malikin ölümü halinde terekesine dahil edilecek ve mirasçıların miras payları oranına göre paylaştırılacaktır. Dolayısıyla ölen eşin ilk eşinden olan çocuklar da mal varlığı değerleri ölen eşin üzerinde kayıtlı ise, mirasçı olarak hak sahibi olacaklardır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, yazı ve yorumlar, kişisel hukuki yorum ve genel bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğranılmaması açısından, hukuki destek ve detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
1 Ocak 2002 tarihinden önce yani eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin yasal mal rejimi olarak kabul edilmesinden önce evlilik birliği içerisinde edinilmiş gayrimenkulde, eşlerden birinin 2020 yılında ölmesi halinde diğer eşin katılma alacağı hakkı olur mu? Yoksa tüm terekeye dahil olup mirasçılar arasında miras payları oranına göre mi paylaştırılır? Ölen eşin ilk eşinden olan çocuklarının bu evlilik içerisinde edinilmiş gayrimenkulde nasıl bir talep hakkı olur ve nasıl ileri sürülebilir?
Kural olarak, evlilik birliği eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğinde, sağ kalan eş ve çocuklar ve diğer mirasçılar arasında miras paylaşımı yapılmadan önce, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi yapılır. Bu durumda sağ kalan eş, mal rejiminden kaynaklı haklarını aldıktan sonra yine ölenin mirasçısı olarak terekedeki payını kanuni oranına göre alacaktır. Dolayısıyla, evlilik esnasında aldığınız ev eşinizin edinilmiş malı kapsamında yer aldığından, eşinizin ölümü ile, eşinizin edinilmiş mallarının yarısını aldıktan sonra miras paylaştırma aşamasına geçilecektir. Bununla birlikte, Kanun sağ kalan eşe, aile konutu şerhli taşınmazın miras payından düşülmek kaydıyla kendine verilmesini yani aile konutunun talep etme hakkı tanımıştır. Buna göre, evlilik birliği ölüm ile sona erdiğinde, mülkiyeti ölen eşe ait olan aile konutuna ilişkin olarak, sağ kalan eşin, kendi payına düşen miras hissesinden mahsup edilmesi şartıyla, aile konutunun mülkiyetini sağ kalan eş talep edebilmektedir.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Sağ kalan eş müşterek çocuk bulunmadığı takdirde, ölen eşinin ailesi ile mirası paylaşmak zorunda mıdır?
Evlendikten sonra alınan ev için aile konutu talebinde bulunulabilir mi?
Ölüm halinde hayatta olan tüm çocukları ve ikinci eşi mirasçı olacaktır. Mirasçılık noktasında evlilikler arası ayrım gözetilmeksizin her bir çocuğun miras payı birbirine eşittir. Birinci evlilikteki evin ve tarlanın satın alındığı tarih bu noktada önem arz edecektir. Ancak bu ev ve tarla da babanızın kalan mirasına dahil edildiğinden ikinci eşin de bu mallar üzerinde mirasçılığı söz konusudur.
Özellikle belirtmek isteriz ki, yazı ve yorumlar, kişisel hukuki yorum ve genel bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğranılmaması açısından, hukuki destek ve detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Murisin ikinci eşi ve ondan olan çocukları arasında miras nasıl paylaştırılır?
2. Eşten önce edinilen mallar üzerindeki 2. eşin hakkı nedir?
01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanun’u ile eşlerin mal varlıklarını düzenleyen mal ayrılığı rejimi değiştirilmiş ve kanuni mal rejimi olarak, edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerin edinilmiş mal ve kişisel mal olmak üzere iki türlü mal grubu belirlenmiştir. Evlenmeden önce alınan mallar, kanunda düzenlenen kişisel mal kapsamına girmektedir. Buna göre, kanun ile kişisel mal kapsamına sokulan evlenmeden önce alınan mallar, evlilik birliğinin sona ermesi halinde tasfiyeye tabi tutulmayacaktır. Ancak, evlenmeden önce alınan malların evlilik dönemi içinde getirdiği gelirleri kişisel mal olarak sayılmıştır. Örneğin, evlenmeden önce taraflardan birine ait olan bir evin getirdiği kira gelirleri edinilmiş mal olarak kabul edilerek tasfiyeye tabi tutulacaktır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Evlenmeden önce bir eşin üzerinde bulunan evde diğer eşin mülkiyet hakkı doğar mı?
Yürürlükte olan yasal düzenleme uyarınca, evlenme esnasında başkaca bir irade beyanında bulunulmamışsa, eşler arasındaki mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak kabul edilmektedir. Bu rejim uyarınca, evliliğin boşanma, vefat gibi herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda, evlilik birliği içerisinde edinilen mallar üzerinde her iki eşin de eşit miktarda hakkı olduğu kabul edilmektedir. Buna göre, sorularınıza dair açıklama yapılacak olursa;
1- Eşlerden birinin vefatı halinde, evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlığının tapusunun kimin üzerinde olduğunun bir önemi olmaksızın, sağ kalan eş, katılma alacağı olarak ilgili malvarlıklarının toplam değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Kalan yarı üzerinde de yasal mirasçı olarak pay hakkını haizdir.
2- Söz konusu malvarlıklarının üzerinde vefat eden eşin katılma alacağı olan malvarlığı bedelinin yarısı, murisin terekesine dahil olacaktır. Vefat eden eşin çocukları da bu tereke üzerinden yasal miras paylarını alma hakkını haiz olacaklardır.
3- Vefat eden eşin evlenmeden önce edindiği mallar üzerinde sağ kalan eşin katılma alacağı olarak hiçbir hakkı bulunmamaktadır. Miras hukuku bakımından tereke hesaplanacak ve bu mallar da terekeye dahil edilecektir. Hem eş hem de murisin diğer mirasçıları, terekeden kendilerine düşen payları alacaklardır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, soru ve yorumlarınıza vermiş olduğumuz cevaplar, bilgilendirme niteliğinde olup, hak kaybına uğramamanız açısından, detaylı bilgi için avukat bir meslektaşımıza müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
1- Tapunun ortak alınması durumunda, eşlerden birinin vefatı halinde hayatta kalan eşe bu ortak tapudan düşen pay nedir?
2- Vefat eden eşin çocukları bu ortak tapudan ne kadar pay alırlar?
3- Vefat eden eşin evlenmeden önce edinmiş olduğu daireler ve arsalardan hayatta kalan eşe pay düşer mi?
Uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin ise eşler arasında 743 sayılı MK’nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Bu nedenle 2002 yılına kadar alınan mallarda hakkınız bulunmaktadır. Bu hakkınızın adına katkı payı alacağı denmektedir. Söz konusu malın edinilmesine 2002 öncesinde katkı sağlanmışsa bu oranda katkısı katkı payı alacağı olarak talep edilebilir.
1 Ocak 2002 tarihinden önce edinilmiş mallarda, katkı payı alacağı mı söz konusu olur yoksa katılma alacağı mı?
Biz 6kardeşiz babam öldü üstündeki mal mirası
Varis eline düştü ve babamın üzerine olan
Ev de oturuyorduk 2 ablam baş kaldırdı
Burası varis eline düştü dedi ve bizi evden
Kovdu bizim ne yapmamız lazım
Merhaba. Türk Medeni Kanunu’nun yürürlükte bulunan düzenlemelerine göre zina, evli eşlerden birinin evlilik birliğindeki sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak 3. şahısla cinsel ilişkisi olduğunun diğer eş tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde boşanma davasına konu edilebilecek özel boşanma sebebidir. Öpme, sarılma, beraber vakit geçirme gibi eylemler zina kapsamında değerlendirilmeyip zina sebebiyle açılan boşanma davasının kabulü için eşlerden birinin evlilik birliği dışında cinsel ilişki yaşadığının ispatı gerekmektedir. Ancak konunun hassasiyeti ve hususiyeti dolayısıyla tam ispatın zorluğu göz önünde bulundurularak mahkeme nezdinde zina kanaati oluşturacak emareler de yeterli kabul edilebilmektedir. Söz konusu bu ispat yemin hariç her türlü delille gerçekleştirilebilir.
2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu uyarınca evlilikte yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olup bu rejim, evlilik birliği içinde edinilmiş tüm mallar üzerinde eşlerin yarı yarıya hak iddia edebilecekleri anlamına gelmektedir. Ancak, yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olmakla beraber evlilik, zina sebebiyle boşanma kararıyla sona ermişse ve dava dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesine yönelik talebin de bulunması durumunda hakim, aldatan eşin katılma payını azaltabilir ve hatta ortadan kaldırabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için boşanma kararının şiddetli geçimsizlik sebebiyle değil zina sebebiyle açılmış olan dava uyarınca son bulması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesi;
“Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.“
Buna göre açılmış olan davanın boşanma kararıyla sonuçlanması durumunda dava tarihinden itibaren edinilmiş mallar üzerinde diğer eşin hak iddia etmesi kanunen engellenmiştir. Alacağınız araç üzerinde eşinizin hak iddiasında bulunamaması, davalardan birinin boşanma ile sonuçlanmasına bağlıdır. Yukarıda detaylıca açıkladığımız üzere mahkemenin, evliliği zina sebebiyle boşanma kararı verdiği takdirde, aldatan eş için mal rejimine yönelik tasfiye talebinde bulunulması halinde aldatan eşin edinilmiş mallara katılma payı mahkeme tarafından azaltılabileceği gibi tamamen kaldırılabilmesi de mahkemenin takdirindedir.