Tahliye taahhüdü, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği ve bu tarihte taşınmazı tahliye etmemesi halinde kiraya verene tahliye isteme hakkı tanıyan tek taraflı bir hukuki irade beyanıdır.
Ne var ki, tahliye taahhüdüne dayanılarak kiracının tahliye edilebilmesi için, bu belgenin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşıması zorunludur. Dolayısıyla yalnızca bir tahliye taahhüdünün mevcut olması yeterli olmayıp, tahliye sürecinin doğru zamanda ve usulüne uygun biçimde yürütülmesi, özellikle hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşımaktadır.
Bu yazımızda; tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları, bu belgeye dayanılarak kiracının icra yoluyla veya dava açılarak nasıl tahliye edilebileceği ile uygulamada önem taşıyan temel usulî meseleler, yargı kararları ışığında ayrıntılı olarak incelenecektir.
Yazı İçeriği
- 1. Tahliye Taahhüdü Nedir?
- 2. Tahliye Taahhüdünün Geçerlilik Şartları
- 2.1. Tahliye Taahhüdünün Yazılı Olması
- 2.2. Tahliye Taahhüdünün Belirli Bir Tarih İçermesi
- 2.3. Tahliye Taahhüdünün Kiracı Tarafından İmzalanmış Olması
- 2.4. Tahliye Taahhüdünün Kira Sözleşmesinden Sonra Verilmiş Olması
- 2.5. Kiralananın Açıkça Belirtilmesi
- 2.6. Tahliye Taahhüdünün Serbest İrade ile Verilmiş Olması
- 3. Kira Sözleşmesi Yapılırken Verilen Boş Tarihli Tahliye Taahhüdü Geçerli Midir?
- 4. Kiracının Tahliye Taahhüdüne Dayalı Olarak İcra Yoluyla Tahliyesi
- 5. Kiracının Tahliye Taahhüdüne Dayalı Olarak Dava Yoluyla Tahliyesi
- 6. İcra Yoluyla Tahliye ile Dava Yoluyla Tahliye Arasındaki Farklar (İcra mı Dava mı Daha Hızlıdır?)
1. Tahliye Taahhüdü Nedir?
Tahliye taahhüdü, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği ve bu tarihte taşınmazı tahliye etmemesi halinde kiraya verene tahliye talep etme hakkı tanıyan tek taraflı bir hukuki irade beyanıdır. Bu yönüyle tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinin sona erdirilmesini sağlayan özel bir tahliye sebebi niteliği taşımaktadır.
1.1. Tahliye Taahhüdünün Hukuki Niteliği
Tahliye taahhüdü, hukuki niteliği itibarıyla kiracının tek taraflı olarak üstlendiği bir borç doğuran irade beyanıdır. Bu yönüyle tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinden ayrı ve bağımsız bir hukuki işlem niteliği taşımaktadır.
Tahliye taahhüdünün hukuki niteliği aşağıdaki temel özellikler çerçevesinde özetlenebilir:
- Tek taraflı borç doğuran bir beyan niteliğindedir: Tahliye taahhüdü, kiracının tek taraflı olarak üstlendiği bir yükümlülük olup, kiraya verenin ayrıca bir kabul beyanında bulunmasına gerek yoktur.
- Kira sözleşmesinden bağımsız bir hukuki işlemdir: Tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinin bir parçası olmayıp, ayrı bir hukuki işlem niteliği taşır. Bu nedenle kira sözleşmesinden farklı bir tarihte ve ayrı bir belge olarak düzenlenmesi gerekir.
1.2. Tahliye Taahhüdünün Hukuki Dayanağı
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
TBK MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.
Söz konusu hüküm uyarınca, kiracı kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmiş olmasına rağmen bu tarihte taşınmazı tahliye etmezse, kiraya veren belirli süre içinde icra yoluyla tahliye talebinde bulunabilir veya tahliye davası açabilir.
2. Tahliye Taahhüdünün Geçerlilik Şartları
Tahliye taahhüdüne dayanılarak kiracının tahliye edilebilmesi için, söz konusu belgenin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşıması zorunludur. Bu şartların bulunmaması halinde tahliye taahhüdü hukuki sonuç doğurmaz ve kiraya verenin tahliye talebi reddedilebilir. Nitekim uygulamada tahliye davalarının önemli bir kısmı, tahliye taahhüdünün şekil ve içerik bakımından geçerli olmaması nedeniyle sonuçsuz kalmaktadır.
Bu nedenle tahliye taahhüdünün düzenlenmesi sırasında kanunda öngörülen şartlara dikkat edilmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Aşağıda tahliye taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için aranan temel şartlar açıklanmıştır.
2.1. Tahliye Taahhüdünün Yazılı Olması
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için yazılı olarak düzenlenmesi zorunludur. Yazılı şekil şartı, tahliye taahhüdünün geçerliliği için kanunda açıkça öngörülmüş olup, sözlü olarak verilen bir tahliye taahhüdü hukuki sonuç doğurmaz.
Bu kapsamda tahliye taahhüdünün noter huzurunda düzenlenmesi zorunlu değildir. Ancak ispat kolaylığı sağladığı için uygulamada noter aracılığıyla düzenlenmesi tercih edilebilmektedir. Bununla birlikte adi yazılı şekilde düzenlenen bir tahliye taahhüdü de kanuni şartları taşıdığı sürece geçerli kabul edilir.
2.2. Tahliye Taahhüdünün Belirli Bir Tarih İçermesi
Tahliye taahhüdünde kiralananın hangi tarihte boşaltılacağının açık ve belirli şekilde gösterilmesi gerekir. Tahliye tarihi belirtilmeyen veya belirsiz bırakılan bir tahliye taahhüdü geçerli sayılmaz.
Örneğin, yalnızca “kiralanan uygun zamanda boşaltılacaktır” veya “kiralanan ihtiyaç halinde tahliye edilecektir” şeklindeki ifadeler belirli bir tarih içermediği için geçerli bir tahliye taahhüdü oluşturmaz. Tahliye tarihinin gün, ay ve yıl olarak açık şekilde yazılması gerekir.
2.3. Tahliye Taahhüdünün Kiracı Tarafından İmzalanmış Olması
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kiracı tarafından imzalanmış olması gerekir. Kiracı dışında bir kişinin imzaladığı tahliye taahhüdü kural olarak geçerli değildir.
Birden fazla kiracının bulunduğu durumlarda ise, tahliye taahhüdünün tüm kiracılar tarafından imzalanması gerekir. Aksi halde yalnızca bir kiracının imzasını taşıyan tahliye taahhüdüne dayanılarak tüm kiracılar hakkında tahliye kararı verilmesi mümkün olmayabilir.
2.4. Tahliye Taahhüdünün Kira Sözleşmesinden Sonra Verilmiş Olması
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kira sözleşmesinin kurulmasından sonra verilmiş olması gerekir. Kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenen tahliye taahhüdü, kiracının serbest iradesi ile verilmediği kabul edilerek geçersiz sayılabilmektedir.
Bu nedenle uygulamada tahliye taahhüdünün, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra ve mümkünse farklı bir tarihte düzenlenmesi önem taşımaktadır. Nitekim Yargıtay kararlarında da kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenen tahliye taahhütlerinin geçersiz sayıldığı görülmektedir.
2.5. Kiralananın Açıkça Belirtilmesi
Tahliye taahhüdünde kiralanan taşınmazın açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Taşınmazın adresinin, bağımsız bölüm numarasının veya ayırt edici özelliklerinin açıkça yazılması, tahliye taahhüdünün geçerliliği açısından önem taşımaktadır.
Kiralananın açıkça belirtilmemesi halinde, hangi taşınmazın tahliye edileceği konusunda belirsizlik ortaya çıkabilir ve bu durum tahliye taahhüdünün geçersiz sayılmasına yol açabilir.
2.6. Tahliye Taahhüdünün Serbest İrade ile Verilmiş Olması
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kiracının bu belgeyi serbest iradesi ile vermiş olması gerekir. Baskı, zorlama veya hile sonucu alınan bir tahliye taahhüdü hukuken geçerli sayılmaz. Uygulamada serbest irade ile verilmediği iddiası genellikle aşağıdaki durumlarda gündeme gelmektedir:
- Baskı veya zorlama altında imzalanması
- Boş tarihli olarak imzalatılması
- Hile veya yanıltma sonucu alınması
Bu tür durumlarda mahkeme, somut olayın özelliklerini değerlendirerek tahliye taahhüdünün geçerli olup olmadığına karar vermektedir.
3. Kira Sözleşmesi Yapılırken Verilen Boş Tarihli Tahliye Taahhüdü Geçerli Midir?
Uygulamada sıklıkla kiraya veren tarafından kiracıya, kira sözleşmesi ile birlikte tanzim tarihi ve tahliye tarihi boş bırakılmış şekilde tahliye taahhütnamesi imzalatıldığı görülmektedir. Bu durum özellikle konut ve işyeri kiralarında yaygın bir uygulama olup, çoğu zaman tahliye taahhüdünün geçerliliği konusunda uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Kural olarak, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinin kurulmasından ve kiralananın kiracıya teslim edilmesinden sonra verilmiş olması gerekir. Ancak tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinden önce ve kiralananın teslim edilmesinden önce verildiğini iddia eden kiracı, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesi yapılırken tarihleri boş olarak imzalanan tahliye taahhüdü bakımından, bu belgenin kiralananın tesliminden önce verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yönündeki iddianın kiracı tarafından ispatlanması gerektiğini; aksi halde tahliye taahhüdünün geçerli sayılacağını açıkça kabul etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas: 2017/975
Karar: 2021/1108
Karar Tarihi: 28.09.2021
“Kira sözleşmesinin yapılması sırasında tarihleri boş olan ve kiracı tarafından imzalanan tahliye taahhüdü alınması durumunda, bu belgenin kiralananın teslimi öncesinde tarihlerinin boş olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak sonradan tamamlandığına ilişkin savunmanın kanıtlanması gerekir. Düzenleme ve boşaltma tarihlerinin sonradan tamamlanması tek başına belgenin geçersizliğini gerektirmez. Bu tarihlerin anlaşmaya aykırı olarak tamamlandığına ilişkin iddia kiracı tarafından ispatlanmalıdır.”
4. Kiracının Tahliye Taahhüdüne Dayalı Olarak İcra Yoluyla Tahliyesi
Kiracı, tahliye taahhüdünde belirtilen tarihte kiralananı boşaltmazsa, kiraya veren bu taahhüde dayanarak icra yoluyla tahliye talebinde bulunabilir. Tahliye taahhüdüne dayalı icra yoluyla tahliye, uygulamada en hızlı sonuç alınabilen yöntemlerden biri olup, kiraya verenin doğrudan icra dairesine başvurması suretiyle başlatılır.
Bu yöntemde kiraya veren tarafından icra dairesine başvurularak kiracı hakkında tahliye takibi başlatılır ve kiracıya tahliye emri gönderilir. Kiracının süresi içinde itiraz etmemesi halinde tahliye işlemi icra dairesi tarafından gerçekleştirilir. Ancak kiracının itiraz etmesi halinde takip durur ve uyuşmazlık itirazın içeriğine bağlı olarak İcra Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilir.
4.1. İcra Yoluna Başvuruda Süreler
Tahliye taahhüdüne dayanılarak icra yoluyla tahliye talebinde bulunulabilmesi için, kiraya verenin tahliye taahhüdünde belirtilen tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatması gerekir. Bu süre, kanunda hak düşürücü süre olarak düzenlenmiş olup, sürenin geçirilmesi halinde tahliye taahhüdüne dayanarak icra yoluyla tahliye talep etme hakkı ortadan kalkar.
Hak düşürücü süre, tahliye taahhüdünde belirtilen tahliye tarihinin ertesi gününden itibaren işlemeye başlar. Örneğin tahliye taahhüdünde kiralananın 01.06.2025 tarihinde boşaltılacağı belirtilmişse, icra takibi başlatma süresi 02.06.2025 tarihinde başlar ve 02.07.2025 tarihinde sona erer.
4.2. Tahliye Taahhüdüne Dayalı Takipte Yetkili İcra Dairesi
Tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılacak icra takibinde yetkili icra dairesi, kural olarak kiralananın bulunduğu yer icra dairesidir. Bununla birlikte kiracının yerleşim yerindeki icra dairesinde de takip başlatılması mümkündür.
Yetkisiz icra dairesinde takip başlatılması halinde kiracı, süresi içinde yetki itirazında bulunabilir. Bu durumda takip durur ve yetki itirazı icra mahkemesi tarafından değerlendirilir.
4.3. Takibe İtiraz Halinde Görevli Mahkeme
Kiracının tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine itiraz etmesi halinde takip durur ve uyuşmazlık itirazın içeriğine bağlı olarak İcra Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenir. Bu durumda kiraya veren, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali için mahkemeye başvurmak zorundadır.
Mahkeme, tahliye taahhüdünün geçerliliğini ve tahliye şartlarının oluşup oluşmadığını inceleyerek itirazın kaldırılmasına/iptaline veya reddine karar verir. Mahkeme tarafından itirazın kaldırılmasına/iptaline karar verilmesi halinde tahliye işlemi icra dairesi tarafından gerçekleştirilir.
Bu nedenle tahliye taahhüdüne dayalı icra yoluyla tahliye sürecinde, kiracının itiraz etmesi halinde sürecin dava aşamasına geçeceği ve tahliye işleminin mahkeme kararına bağlı olarak gerçekleştirileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
5. Kiracının Tahliye Taahhüdüne Dayalı Olarak Dava Yoluyla Tahliyesi
Kiracı, tahliye taahhüdünde belirtilen tarihte kiralananı boşaltmazsa, kiraya veren tahliye taahhüdüne dayanarak doğrudan tahliye davası açabilir. Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davası, özellikle kiracının icra takibine itiraz edeceğinin öngörülmesi veya tahliye taahhüdünün geçerliliğinin tartışmalı olduğu durumlarda başvurulan bir hukuki yoldur.
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davasında mahkeme, öncelikle tahliye taahhüdünün kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığını inceler. Tahliye taahhüdünün geçerli olduğu ve kiracının tahliye yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilirse, mahkeme kiracının kiralanandan tahliyesine karar verir.
Tahliye davası, icra yoluna göre genellikle daha uzun sürebilmekle birlikte, uyuşmazlığın doğrudan mahkeme tarafından değerlendirilmesini sağladığı için bazı durumlarda daha güvenli bir yol olarak tercih edilebilmektedir.
5.1. Dava Yoluna Başvuruda Süreler
Tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye davası açılabilmesi için, kiraya verenin tahliye taahhüdünde belirtilen tarihten itibaren bir ay içinde dava açması gerekir. Bu süre, kanunda hak düşürücü süre olarak düzenlenmiş olup, sürenin geçirilmesi halinde tahliye taahhüdüne dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkar.
Hak düşürücü süre, tahliye taahhüdünde belirtilen tahliye tarihinin ertesi gününden itibaren işlemeye başlar. Örneğin tahliye taahhüdünde kiralananın 01.06.2025 tarihinde boşaltılacağı belirtilmişse, dava açma süresi 02.06.2025 tarihinde başlar ve 02.07.2025 tarihinde sona erer.
5.2. Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davasında görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu görev kuralı kamu düzenine ilişkin olup, tarafların anlaşması ile değiştirilemez.
Yetkili mahkeme ise kural olarak kiralananın bulunduğu yer mahkemesidir. Bununla birlikte, kiracının yerleşim yerindeki mahkemede de dava açılması mümkündür. Ancak uygulamada yetki itirazı riskini ortadan kaldırmak amacıyla davanın doğrudan kiralananın bulunduğu yer mahkemesinde açılması daha güvenli bir yöntem olarak kabul edilmektedir.
6. İcra Yoluyla Tahliye ile Dava Yoluyla Tahliye Arasındaki Farklar (İcra mı Dava mı Daha Hızlıdır?)
Tahliye taahhüdüne dayanılarak kiracının tahliyesi, hem icra yoluyla hem de dava açılarak gerçekleştirilebilir. Her iki yöntem de hukuken mümkün olmakla birlikte, süreç, süre ve sonuç bakımından bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre en uygun hukuki yolun seçilmesi büyük önem taşımaktadır.
Genel olarak icra yoluyla tahliye, tahliye davasına göre daha hızlı sonuç alınabilen bir yöntemdir. Özellikle kiracının icra takibine itiraz etmemesi halinde tahliye işlemi kısa süre içinde gerçekleştirilebilir. Buna karşılık kiracının icra takibine itiraz etmesi durumunda süreç uzayabilir ve uyuşmazlığın mahkemede görülmesi gerekebilir.
Tahliye davası ise doğrudan mahkeme tarafından yürütülen bir yargılama sürecidir. Bu yol, özellikle tahliye taahhüdünün geçerliliğinin tartışmalı olduğu veya kiracının icra takibine itiraz edeceğinin öngörüldüğü durumlarda tercih edilebilmektedir. Dava yolunda süreç genellikle icra yoluna göre daha uzun sürmekle birlikte, uyuşmazlığın baştan itibaren mahkeme tarafından değerlendirilmesini sağlar.
İcra Yoluyla Tahliye ile Dava Yoluyla Tahliye Arasındaki Temel Farklar
| Kriter | İcra Yoluyla Tahliye | Dava Yoluyla Tahliye |
| Başvuru Yeri | İcra Dairesi | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Süre | 1 ay (hak düşürücü süre) | 1 ay (hak düşürücü süre) |
| Hız | Genellikle daha hızlı | Genellikle daha uzun |
| İtiraz Durumu | İtiraz edilirse süreç uzar | Doğrudan yargılama yapılır |
| Tercih Edilme Durumu | Kiracının itiraz etmeyeceği düşünülüyorsa | Geçerlilik tartışmalıysa |
Sonuç Olarak
Uygulamada çoğu durumda ilk olarak icra yoluna başvurulması, kiracının itiraz etmesi halinde ise dava yoluna gidilmesi tercih edilmektedir. Ancak her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, tahliye sürecinin doğru ve etkin şekilde yürütülebilmesi için hukuki değerlendirme yapılması önem taşımaktadır.
İlgili Yazılar


Kirada oturduğum evde 3 yılı doldurdum. Şu an kiram 9.000 lira ve ev sahibi benden devletin açıkladığı %35,96 zam oranının üstünde bir kira artışı talep ediyor. 3 yıl önce yaptığım kontratta TÜFE oranı yazmakta. Kiraladığım zaman tahliye taahhütnamesi de imzaladım. Ne yapmam gerekiyor? Saygılar.
Merhaba, tahliye için icra takibi başlatılması durumunda bu işlem bize nasıl tebliğ edilir? Tahliye için bir gerekçe yok; kiralar zamanında ödendi, artışlar da yasal sınırlar çerçevesinde yapıldı. Hatta %25 sınırı olduğu dönemde bile %50 artışı kabul ettik ve itiraz etmedik. Sadece boş tarihli olarak imzalanmış bir tahliye taahhüdü bulunuyor.
Selamlar, 2022 Eylül ayında kiraladığım ev için tahliye taahhüdü imzalamıştım; ancak imza tarihi ve tahliye tarihi boş. Bu şekilde fotoğrafını çekmiştim. Yanımda kiraya kefil olan memur arkadaşım da duruma şahit. Ev sahibi hiçbir gerekçe göstermeden evden çıkarmak istiyor. Bu durumda tahliye taahhüdü geçersiz olur mu acaba?
Bir de tahliye için icra takibi başlatılırsa bu durum bize nasıl tebliğ ediliyor? 7 günlük itiraz süresini kaçırma gibi bir durum olabilir mi?
Merhaba, tahliye taahhütnamesine imza atan kiracının kendi atmış olduğu imzayı inkâr etmesi günü kurtardı ve sureyi uzattı diyelim. Bunun herhangi bir yaptırımı olmayacak mı? Adaleti oyalamak yalan beyan ev sahibini mağdur etmek gibi olumsuzluklar doğurduğu için.
Merhabalar,
tahliye taahhütnamesi sebebiyle hakkımda dava açıldı.
Taahhütte belirttiğim tarih 15 Haziran, dava açılış tarihi ise 5 Ağustos.
Arada yaklaşık 50 gün geçti.
Bu durumda tahliye taahhütnamesi geçerli midir?
Tahliye taahhütnamesine dayanarak Örnek 14 ve Örnek 1 no’lu icra takip formlarını doldurup, taahhütname ve kira sözleşmesini ekleyerek icra dairesine verdik.
Ancak icra memuru bu şekilde olmayacağını söyleyerek kabul etmedi ve bir avukata yönlendirdi. ‘Bunlar eskidendi, şimdi böyle işlem yapılmıyor’ dedi.
Bu durumda tahliye için nasıl bir takip başlatmamız gerekir?
Merhabalar, 5 Ekim ….. tanzim tarihli kira sözleşmesi yapılırken aynı anda 15 Ekim ….. tarihli tahliye taahhütnamesi imzalatıldı.
Ancak tahliye taahhütnamesinde tahliye tarihi boş bırakılmış durumda. Kira sözleşmesinde başlangıç tarihi ise 15 Ekim …. olarak yazıyor.
Bu durumda söz konusu tahliye taahhütnamesi geçerli midir? Ayrıca boş tarihli taahhütnamenin fotoğrafı ispat için yeterli sayılır mı?
Teşekkür ederim.
Merhabalar
5 Ekim …. tanzim tarihli kira sözleşmesi yapılırken aynı anda 15 Ekim …. tarihli tahliye taahhütnamesi imzalattılar, taahhütname de tahliye tarihi boş şu an, sözleşme de kira başlangıç tarihi de 15 Ekim ….,bu durum da ki tahliye taahhütnamesi geçerli midir, ayrıca boş tarihli taahhütnamenin fotoğrafı ispat için yeterli mi? Teşekkür ederim
Bilgilendirmeniz için sağ olun gönlünüzce ömür geçirmenizi dilerim. Ancak vicdanlara hükmetmeyen adalet kanunlarla sağlanamıyor.
Tek girişli üç katlı dükkânımın sadece zemin katını kiraya verdim. Kira kontratında da kiracının yalnızca burayı kullanacağı yazılı.
Ancak kiracı şimdi üst katları da işgal ederek kullanıyor. Anlaşmaya yanaşmıyor, gönderdiğim ihtara da cevap vermedi.
Üstelik beni tehdit ettiği yönünde şikâyette bulunmuş.
Bu durumda ne yapabilirim?