Basın sektörü, çalışma koşulları ve hukuki statüsü bakımından diğer iş alanlarından farklı özellikler taşımaktadır. Bu nedenle gazetecilerin çalışma ilişkileri, genel iş mevzuatından ayrı olarak 5953 sayılı Basın İş Kanunu ile özel olarak düzenlenmiştir. Söz konusu kanun, gazetecilerin çalışma şartlarını, ücret ve sosyal haklarını, iş sözleşmesinin sona ermesi halinde doğan tazminat haklarını ve iş ilişkisine ilişkin diğer önemli konuları belirleyen temel mevzuattır.
Basın İş Kanunu kapsamında çalışan gazeteciler; kıdem tazminatı, ihbar süresi, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve çeşitli sosyal haklar bakımından diğer işçilere kıyasla bazı farklı düzenlemelere tabidir. Bu nedenle gazetecilerin hangi haklara sahip olduklarının ve iş ilişkisinin hangi kurallara göre yürütüldüğünün bilinmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu yazımızda, Basın İş Kanunu kapsamında gazetecilerin sahip olduğu hakları, çalışma şartlarını, tazminat haklarını ve iş ilişkisinin sona ermesi halinde ortaya çıkan hukuki sonuçları genel hatlarıyla ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. Basın İş Kanunu Nedir?
- 2. Basın İş Kanunu’na Tabi Gazeteciler Kimlerdir?
- 3. Gazetecilerin Çalışma Şartları
- 4. Gazetecilerin Ücret ve Sosyal Hakları
- 5. Gazetecilerin Kıdem Tazminatı Hakkı
- 6. Gazetecilerin İhbar Süreleri ve İhbar Tazminatı
- 7. Basın İş Kanunu’nda Yıllık İzin Hakkı
- 8. Basın İş Kanunu’na Göre Fazla Mesai
- 9. Basın İş Kanununa Göre Fesih Halleri
1. Basın İş Kanunu Nedir?
1.1. Kanunun Kapsamı
Basın İş Kanunu, basın sektöründe çalışan gazetecilerin çalışma ilişkilerini düzenleyen özel bir iş kanunudur. 5953 sayılı Basın İş Kanunu, gazetecilerin çalışma şartlarını, ücret ve sosyal haklarını, iş sözleşmesinin kurulması ve sona ermesini, ayrıca iş ilişkisinden doğan tazminat haklarını düzenlemektedir. Bu kanun, basın çalışanlarının çalışma hayatındaki haklarını korumayı ve basın faaliyetinin kendine özgü koşullarını dikkate alarak özel düzenlemeler getirmeyi amaçlamaktadır.
1.2. Hangi Çalışanlar Basın İş Kanunu’na Tabidir?
Basın İş Kanunu, gazetelerde, dergilerde, haber ajanslarında ve benzeri basın kuruluşlarında gazetecilik faaliyeti yürüten çalışanları kapsar. Muhabir, yazar, editör, foto muhabiri ve benzeri görevlerde çalışan kişiler kural olarak bu kanun kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık basın kuruluşlarında çalışan ancak gazetecilik faaliyeti yürütmeyen muhasebe, teknik hizmetler veya idari personel gibi çalışanlar ise genellikle 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olmaya devam eder.
2. Basın İş Kanunu’na Tabi Gazeteciler Kimlerdir?
2.1. Gazeteci Tanımı
5953 sayılı Basın İş Kanunu’na göre gazeteci; gazete, dergi, haber ajansı ve benzeri süreli yayınlarda fikir ve sanat işi niteliğinde gazetecilik faaliyeti yürüten kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bu kişiler, basın kuruluşlarında haber üretimi, yazı yazma, araştırma yapma veya editoryal faaliyetlerde bulunarak kamuoyunun bilgilendirilmesine katkı sağlar.
2.2. Basın Çalışanı Sayılan Kişiler
Basın kuruluşlarında görev yapan muhabirler, köşe yazarları, editörler, foto muhabirleri, istihbarat şefleri ve benzeri görevlerde çalışan kişiler kural olarak Basın İş Kanunu kapsamında gazeteci sayılır. Bu kişiler gazetecilik faaliyeti kapsamında fikir ve içerik üretimine doğrudan katkıda bulunan çalışanlardır.
2.3. Basın İş Kanunu Kapsamı Dışında Kalanlar
Basın kuruluşlarında çalışmakla birlikte gazetecilik faaliyeti yürütmeyen bazı çalışanlar Basın İş Kanunu kapsamı dışında kalır. Örneğin muhasebe personeli, teknik personel, idari görevliler, dağıtım çalışanları ve benzeri görevlerde çalışan kişiler genellikle 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. Bu kişiler basın kuruluşunda çalışsalar bile gazetecilik faaliyeti yürütmedikleri için Basın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmezler.
3. Gazetecilerin Çalışma Şartları
- Çalışma Süreleri
Basın İş Kanunu’na göre gazetecilerin günlük çalışma süresi kural olarak 8 saattir. Gazetecilik faaliyetinin niteliği gereği çalışma saatleri zaman zaman değişkenlik gösterebilmekle birlikte, işverenin çalışma sürelerine ilişkin kanuni sınırlamalara uyması gerekir. Gazetecilerin çalışma süreleri iş sözleşmesi veya işyeri uygulamaları ile düzenlenebilir.
- Dinlenme Süreleri
Gazetecilerin çalışma süreleri içerisinde ara dinlenme ve haftalık dinlenme hakları bulunmaktadır. Çalışanların bedensel ve zihinsel olarak dinlenmesini sağlamak amacıyla belirli aralıklarla dinlenme süreleri tanınması gerekir. Ayrıca gazeteciler haftada en az bir gün hafta tatiline hak kazanırlar. Gazetecinin vazifesi devamlı gece çalışmasını gerektirdiği hallerde hafta tatili iki gündür.
- Fazla Çalışma
Gazetecilerin günlük çalışma süresini aşan çalışmalar fazla çalışma olarak değerlendirilir. Fazla çalışma yapılması halinde gazetecilere kanunda öngörülen esaslara göre fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekir. Gazetecilik mesleğinin niteliği gereği gece çalışmaları veya yoğun haber dönemlerinde fazla çalışma söz konusu olabilmektedir. Bu gibi durumlarda fazla çalışmanın karşılığının ücret veya izin olarak telafi edilmesi gerekir.
4. Gazetecilerin Ücret ve Sosyal Hakları
- Ücret Ödeme Yükümlülüğü
Basın İş Kanunu’na göre işveren, gazetecinin ücretini zamanında ve eksiksiz olarak ödemekle yükümlüdür. Gazetecinin ücreti iş sözleşmesinde kararlaştırılır ve düzenli olarak ödenmesi gerekir. Ücretin geç ödenmesi veya ödenmemesi durumunda gazetecinin kanundan doğan çeşitli hakları ve başvuru yolları bulunmaktadır.
- Fazla Çalışma Ücreti
Gazetecilerin günlük çalışma süresini aşan çalışmaları fazla çalışma olarak değerlendirilir. Bu durumda gazetecinin yaptığı fazla çalışmanın karşılığı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekir. Fazla çalışmanın karşılığının ödenmesi, gazetecinin emeğinin korunması bakımından önemli bir haktır.
- Yan Haklar
Gazeteciler, ücretlerinin yanı sıra iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulamalarına bağlı olarak yemek, yol, prim, ikramiye ve benzeri yan haklardan da yararlanabilirler. Bu tür sosyal haklar, gazetecinin çalışma koşullarını iyileştiren ve iş ilişkisinin önemli unsurlarından birini oluşturan haklar arasında yer almaktadır.
5. Gazetecilerin Kıdem Tazminatı Hakkı
5953 sayılı Basın İş Kanunu’na tabi olarak çalışan gazeteciler, belirli şartların gerçekleşmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanırlar. Kanunun 6. Maddesinde düzenlendiği üzere kıdem tazminatı, gazetecinin mesleğe ilik giriş tarihinden itibaren hesaplanır. Bir yıllık çalışma süresinin tamamlanmasının ardından iş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi halinde gazeteci kıdem tazminatı talep edebilir.
- Gazetecinin kıdem tazminatına hak kazanabileceği başlıca durumlar şunlardır:
- İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi
- Gazetecinin ücretin ödenmemesi veya çalışma şartlarının ağırlaşması gibi haklı nedenlerle sözleşmesini feshetmesi
- Gazetecinin vefat etmesi halinde mirasçılarının kıdem tazminatı talep etmesi
Buna karşılık gazetecinin haklı bir neden olmaksızın işten ayrılması veya işveren tarafından haklı nedenle işten çıkarılması durumunda kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir.
Basın İş Kanunu’na göre gazetecilere ödenecek kıdem tazminatı, gazetecinin her bir yıllık çalışması için bir aylık brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Bir yıldan artan süreler de hesaplamaya orantılı olarak dahil edilir.
Kıdem tazminatı hesaplanırken gazetecinin son brüt ücreti esas alınır. Ayrıca düzenli olarak ödenen bazı menfaatler de ücret kapsamında değerlendirilerek hesaplamaya dahil edilebilir. Örneğin;
- Düzenli ödenen primler
- Sürekli nitelikteki ikramiyeler
- Parayla ölçülebilen bazı yan haklar
kıdem tazminatı hesabında dikkate alınabilir.
Basın İş Kanunu’na tabi gazeteciler bakımından kıdem tazminatı uygulaması, genel iş hukuku hükümlerine benzer olmakla birlikte basın sektörünün kendine özgü çalışma koşulları dikkate alınarak düzenlenmiştir. Bu nedenle gazetecilerin kıdem tazminatı hesaplamasında somut çalışma koşullarının ve ücret unsurlarının ayrıca değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
6. Gazetecilerin İhbar Süreleri ve İhbar Tazminatı
Basın İş Kanunu’na göre gazetecilerin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde tarafların belirli ihbar sürelerine uyması gerekir. Bu süreler, iş ilişkisinin aniden sona ermesini önlemek ve taraflara yeni bir iş veya çalışan bulabilmeleri için makul bir süre tanımak amacıyla düzenlenmiştir.
5953 sayılı Basın İş Kanunu’na göre işverenin gazetecinin iş sözleşmesini feshetmesi durumunda uygulanacak bildirim (ihbar) süreleri gazetecinin kıdemine göre değişmektedir. Buna göre;
- En az 5 yıl çalışmış gazeteciler için ihbar süresi 3 ay,
- 5 yıldan az çalışmış gazeteciler için ise ihbar süresi 1 aydır.
İşveren, bu süreleri kullandırmadan iş sözleşmesini feshederse gazeteciye ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olur. İhbar tazminatı, gazetecinin ihbar süresine karşılık gelen ücret tutarında hesaplanır.
Öte yandan gazetecinin de iş sözleşmesini feshederken kanunda belirtilen ihbar sürelerine uyması gerekir. Gazetecinin bu sürelere uymadan işten ayrılması halinde işverenin de ihbar tazminatı talep etmesi mümkün olabilir. Bu nedenle Basın İş Kanunu’na tabi iş ilişkilerinde fesih sürecinin kanunda öngörülen ihbar sürelerine uygun şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
7. Basın İş Kanunu’nda Yıllık İzin Hakkı
5953 sayılı Basın İş Kanunu’na göre gazeteciler de belirli bir çalışma süresini doldurmaları halinde yıllık ücretli izin hakkına sahip olurlar. Yıllık izin, gazetecinin dinlenmesini sağlamak ve çalışma hayatındaki verimliliğini korumak amacıyla tanınmış temel bir haktır.
Basın İş Kanunu’na göre gazetecilerin yıllık izin süreleri kıdemlerine göre belirlenmektedir. Buna göre;
- Meslekte en az 1 yıl çalışmış gazetecilere yılda en az 4 hafta (28 gün) ücretli izin,
- Meslekte 10 yıl ve daha fazla çalışmış gazetecilere ise yılda en az 6 hafta (42 gün) ücretli izin verilir.
Yıllık izin süresi içinde gazetecinin ücreti tam olarak ödenmeye devam eder. İşveren, gazetecinin yıllık izin hakkını kullanmasını engelleyemez ve gazetecinin izin süresine ilişkin ücretini kesemez. Yıllık izin hakkı kural olarak çalışırken kullanılmalıdır ve gazetecinin dinlenmesini sağlamayı amaçlar.
Gazetecinin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmamış yıllık izin süreleri bulunuyorsa, bu sürelerin karşılığı olan yıllık izin ücreti gazeteciye ödenir. Böylece gazetecinin hak ettiği izin süreleri ücret olarak telafi edilmiş olur.
8. Basın İş Kanunu’na Göre Fazla Mesai
Gazetecilerin çalışma süreleri ve fazla çalışma koşulları 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında özel olarak düzenlenmiştir. Gazetecilik faaliyetinin niteliği gereği çalışma saatleri zaman zaman yoğunlaşabilmekte ve özellikle gündemin yoğun olduğu dönemlerde fazla çalışma yapılması gerekebilmektedir. Bu gibi durumlarda gazetecilerin fazla çalışmaları karşılıksız bırakılamaz.
Basın İş Kanunu’na göre gazetecilerin günlük çalışma süresi kural olarak 8 saattir. Bu sürenin aşılması halinde yapılan çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilir. Fazla çalışma yapılması durumunda gazetecilere, normal çalışma ücretine ek olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekir. Bu durum gündüz yapılan çalışmalarda saatlik ücretin %50 fazlası olarak uygulanırken, saat 24.00’ten sonra yapılan çalışmalarda ise saatlik ücretin bir katı fazlası ödenir.
9. Basın İş Kanununa Göre Fesih Halleri
Basın İş Kanunu’na tabi çalışan gazetecilerin iş sözleşmesi, belirli şartların varlığı halinde işveren veya gazeteci tarafından sona erdirilebilir. İş sözleşmesinin feshi haklı nedenle fesih veya bildirimli fesih şeklinde gerçekleşebilir. Fesih türüne göre tarafların hak ve yükümlülükleri ile tazminat hakları da farklılık gösterebilir.
Haklı Fesih
Haklı fesih, iş sözleşmesinin taraflardan biri tarafından derhal ve ihbar süresi beklenmeksizin sona erdirilmesidir. Gazetecinin ücretinin ödenmemesi, çalışma koşullarının ağırlaştırılması veya işverenin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi durumlar gazeteci açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.
Konuyla ilgili olarak daha detaylı bilgi almak için İşçi Hangi Hallerde İş Sözleşmesini Haklı Olarak feshedebilir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bununla birlikte kanunda, gazeteciye ihbar süresini beklemeksizin fesih hakkı tanınan hallerden biri de çalıştığı yayın organının yayın politikası ve karakterinde, gazetecinin şerefini, itibarını veya genel olarak manevi menfaatlerini zedeleyecek nitelikte açık bir değişiklik meydana gelmesidir. Bunun yanında gazetecinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi, işyerindeki düzeni bozacak davranışlarda bulunması veya güven ilişkisini zedeleyen eylemler gerçekleştirmesi de işveren açısından haklı fesih sebebi olabilir.
Konuyla ilgili olarak daha detaylı bilgi almak için İşveren Hangi Hallerde İş Sözleşmesini Haklı Olarak feshedebilir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ancak işverenin, gazeteciden şeref ve itibarını zedeleyebilecek nitelikte bir fiil veya davranışta bulunmasını istemesi ve gazetecinin bu isteği yerine getirmemesi, işverene iş sözleşmesini ihbar süresini beklemeksizin feshetme hakkı vermez.
Haklı fesih halinde taraflar genellikle ihbar süresine uymak zorunda değildir.
- Bildirimli Fesih
Bildirimli fesih, iş sözleşmesinin taraflardan biri tarafından kanunda öngörülen ihbar sürelerine uyularak sona erdirilmesidir. Basın İş Kanunu’na göre işverenin gazetecinin iş sözleşmesini feshetmesi halinde belirli bildirim sürelerine uyması gerekir.
İhbar sürelerine uyulmadan yapılan fesihlerde ise ihbar süresine karşılık gelen ihbar tazminatının ödenmesi gündeme gelir. Bu nedenle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi sürecinde Basın İş Kanunu’nda öngörülen fesih usullerine uyulması hem işçi hem de işveren açısından büyük önem taşımaktadır.

