Aile Hukuku

Yoksulluk Nafakası ve Şartları

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 9 Şubat 2025 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Yoksulluk Nafakası ve Şartları

Evlilik süresince eşler, birbirlerinin ve çocuklarının geçimine güçleri oranında katkıda bulunur. Boşanma bu dengeyi bir anda bozabilir: eşlerden biri düzenli gelirden yoksun kalabilir ya da yaşam standardı belirgin biçimde gerileyebilir. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimini, diğer eşin mali gücü oranında güvence altına alan nafakadır.

Bu yazıda yoksulluk nafakasının şartlarını, kimlerin isteyebileceğini, miktarın nasıl belirlendiğini, nafakanın ne zaman sona erdiğini ve davanın nasıl açılacağını anlatıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin 2026’da TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararının hem görülmekte olan davalara hem de mevcut nafakalara etkisini ayrı bir bölümde, Ekim 2026 itibarıyla güncel haliyle ele aldık.

Kısaca
Kim isteyebilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan eş. Kadın ya da erkek olması fark etmez.
Hakim kendiliğinden verir mi?
Hayır. Yoksulluk nafakası açıkça ve miktar gösterilerek talep edilmelidir.
Süresiz mi?
AYM’nin iptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır; sürenin nasıl belirleneceğini yeni yasal düzenleme gösterecek.
Ne zamana kadar dava açılır?
Boşanma davasında istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde (TMK m. 178).

Yoksulluk nafakası nedir?

Yoksulluk nafakasının dayanağı TMK m. 175’tir. Hükme göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Aynı kural, evliliğin butlanına karar verilen hallerde de uygulanır (TMK m. 158/2).

Yoksulluk nafakası ihtiyaca dayanır. Amacı, ekonomik bakımdan zayıf kalan eşin boşanmadan sonra geçimini sağlayabilmesidir; diğer eşi cezalandırma ya da talep edeni zenginleştirme işlevi yoktur. Kendi geliri veya malvarlığıyla geçimini sürdürebilen eş bu nafakayı isteyemez.

Kısa tarihçe

743 sayılı mülga Medeni Kanun’un 144. maddesi, nafakayı yalnızca kusursuz eşin “büyük yoksulluğa” düşmesi halinde ve en fazla bir yıl için öngörüyordu. 04.05.1988 tarihli 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bu sınırlar kaldırıldı; 12.05.1988’den itibaren yoksulluk nafakası süre sınırı olmaksızın bağlanmaya başlandı. 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK da bu yaklaşımı “süresiz olarak” ifadesiyle sürdürdü. Bu ifadenin akıbetini aşağıda ayrıca anlatıyoruz.

Yoksulluk nafakasının şartları

1. Talep

Hakim yoksulluk nafakasına kendiliğinden karar veremez. Talep açıkça ileri sürülmeli ve aylık miktar gösterilmelidir. Mahkeme, istenenden fazlasına hükmedemez. Boşanma davasında talep edilmemişse mahkeme boşanma kararıyla birlikte nafaka bağlayamaz; bu durumda ayrı dava açmak gerekir.

2. Kusur

Talep eden eş, boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır. Sadakatsizlik, fiziksel şiddet veya ağır hakaret gibi ağır kusurları bulunan eş nafaka alamaz. Eşit kusurlu ya da daha az kusurlu eş nafaka isteyebilir; tamamen kusursuz olmak gerekmez. Nafakayı ödeyecek eşin kusurlu olması ise şart değildir: kusursuz eş de şartlar varsa nafaka öder. Kusurun nasıl belirlendiğini boşanma davasında kusur yazımızda anlattık.

3. Yoksulluğa düşme

Kanunun aradığı yoksulluk ağır yoksulluk değildir. Talep edenin düzenli ve yeterli bir gelirinin, sürekli bir işinin bulunmaması ya da gelirinin zorunlu giderlerini (barınma, beslenme, giyim, sağlık, ulaşım, eğitim) karşılamaya yetmemesi yeterlidir. Mahkeme talep edenin malvarlığını, eğitim durumunu, iş bulma imkanını ve evlilik dönemindeki yaşam standardından ne ölçüde uzaklaştığını birlikte değerlendirir. Yoksulluğun boşanmayla bağlantılı olması gerekir.

Yoksulluk nasıl ispat edilir?

Yoksulluğu ispat yükü talep eden eştedir. Gelir belgeleri, SGK hizmet dökümü, kira sözleşmesi, fatura ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler sunulmalıdır. Mahkeme ayrıca kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır; tapu, araç ve banka kayıtlarını getirtir. Talep edenin adına kayıtlı bir konutta oturması ya da kira geliri elde etmesi yoksulluğu tek başına ortadan kaldırmaz; ancak gelirin miktarı ve zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığı birlikte değerlendirilir. Evlilik boyunca çalışmamış, ilerlemiş yaşta ya da sağlık sorunları olan eşin iş bulma imkanının sınırlı olması da yoksulluk değerlendirmesinde önem taşır.

4. Yükümlünün mali gücü

Nafaka “mali gücü oranında” istenir. Mahkeme, yükümlünün gelirini, giderlerini, çalışabilirliğini ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri inceler. Ödeme gücü bulunmayan eşe nafaka yüklenmez ya da düşük bir miktar belirlenir.

Özet

Yoksulluk nafakası için dört unsur birlikte aranır: açık talep, talep edenin daha ağır kusurlu olmaması, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve yükümlünün mali gücü. Yükümlünün kusuru aranmaz.

Kimler yoksulluk nafakası isteyebilir?

Boşanmış eşler

Yukarıdaki şartları taşıyan her eş, boşanma davasında veya boşanmadan sonra ayrı davayla nafaka isteyebilir. Kendi geçimini rahatça sağlayabilen eşin talebi reddedilir.

Erkek eş

Kanun yoksulluk nafakasında cinsiyet ayrımı yapmaz. Şartları taşıyan erkek eş de ekonomik durumu daha iyi olan eşinden nafaka isteyebilir. Uygulamada da ağır kusuru bulunmayan erkek eş lehine, ekonomik durumu yeterli olan kadının nafaka ödemesine hükmedilen Yargıtay kararları bulunmaktadır.

Çalışan eş

Çalışmak, tek başına nafakaya engel değildir. Maaş, kira geliri ve emekli aylığı gibi gelirler birlikte değerlendirilir ve gelirin temel ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına bakılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, asgari ücretle çalışmanın yoksulluk nafakasına tek başına engel olmadığını, bu durumun yalnızca miktarın belirlenmesinde dikkate alınacağını kabul etmiştir (HGK 21.03.2018, E.2017/2-1584, K.2018/503). Buna karşılık eşlerin gelirleri birbirine denk ya da yakınsa, örneğin talep eden eş düzenli emekli aylığı alıyorsa, yoksulluk şartının gerçekleşmediği sonucuna varılabilmektedir. Konuyu çalışan kadın veya erkek nafaka alabilir mi yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Evliliğin iptali halinde

Yoksulluk nafakası yalnızca boşanmaya özgü değildir. Evliliğin butlanına karar verilen hallerde de boşanmanın sonuçlarına ilişkin hükümler, dolayısıyla TMK m. 175 uygulanır (TMK m. 158/2). İptal edilen evlilikte yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş de aynı şartlarla nafaka isteyebilir.

Miktar nasıl belirlenir?

Miktar, talep edenin geçim ihtiyacı ile yükümlünün ekonomik gücü dengelenerek hakimin takdiriyle belirlenir. Amaç talep edene asgari düzeyde ekonomik güvence sağlamaktır; evlilikteki lüks yaşamın aynen sürdürülmesi beklenmez. Bununla birlikte yüksek yaşam standardına alışmış bir eşin boşanmadan sonra çok düşük bir yaşama mahkum edilmemesi de gözetilir. Mahkeme resmi kayıtlar, sosyal ve ekonomik durum araştırması, tanık beyanları ve gerektiğinde uzman raporlarıyla karar verir.

Taraf Mahkemenin baktığı unsurlar
Talep eden eş Çalışabilirliği, eğitimi ve iş bulma imkanı; maaş, kira, emekli aylığı gibi gelirleri; malvarlığı; evlilik dönemindeki yaşam standardı; zorunlu giderleri
Yükümlü eş Aylık geliri ve malvarlığı; borçları ve zorunlu giderleri; bakmakla yükümlü olduğu kişiler (yeni eş, çocuklar); iştirak nafakası yükü
Genel koşullar Hayat pahalılığı, enflasyon ve hakkaniyet (TMK m. 4)

Yükümlünün borçları, yüksek zorunlu giderleri ve yeni aile yükümlülükleri miktarı düşürebilir; ödeme gücü nafakanın üst sınırını oluşturur. Nafaka toptan ya da durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenebilir (TMK m. 176/1). İstem halinde hakim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m. 176/5).

Anlaşmalı boşanmada

Taraflar nafaka konusunda serbestçe anlaşabilir. Protokolde miktar, ödeme günü, yıllık artış ve varsa süre açıkça yazılmalıdır; hakim protokolü uygun bulursa hükme geçirir. Protokolde nafakadan feragat edilmesi de mümkündür; ancak bu feragat sonradan geri alınamaz. Yoksulluk nafakasının toptan ödenmesi kararlaştırılmışsa, sonradan artırma veya azaltma talebi gündeme gelmez. Protokolün içeriğini anlaşmalı boşanma protokolüne ayrılmış yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Süresiz nafaka: AYM kararı ve geçiş dönemi

TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresi, yoksulluk nafakasının kamuoyunda “süresiz nafaka” diye anılmasına yol açtı. Özellikle kısa süren evliliklerden sonra ömür boyu nafaka yükümlülüğü doğması uzun süredir tartışılıyordu.

Yargıtay’ın önceki uygulaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kanunun süre konusunda hakime takdir yetkisi tanımadığını kabul ediyordu. Alacaklı açıkça süreli nafaka istemedikçe nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması bozma sebebi sayılıyordu (örneğin 2. HD 12.12.2017, E.2016/8859, K.2017/14407; 2. HD 04.03.2026, E.2025/6525, K.2026/2506). Nafaka, şartları devam ettiği sürece ödeniyor; koşullar değişince ancak kaldırma veya azaltma davasıyla sona erdirilebiliyordu.

Anayasa Mahkemesi kararı

  1. Karar: 4 Haziran 2026Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararla TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini oyçokluğuyla iptal etti. Mahkeme 2012’de aynı ibare için yapılan başvuruyu reddetmişti.
  2. Yayım: 30 Eylül 2026Karar, 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.
  3. Yürürlük: 30 Haziran 2027İptal hükmü, doğacak hukuki boşluğun kamu yararını zedeleyeceği gerekçesiyle yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre, yasama organına yeni düzenleme için tanındı.

Kararın gerekçesinde, kusuru bulunmayan yükümlüye hiçbir ölçüt gözetilmeden süresiz ödeme yüklenmesinin ağır bir külfet olduğu; nafakanın kural olarak süreli olabilmesi, ömür boyu nafakanın ise istisnai kalması ve ölçütlerinin kanunda açıkça gösterilmesi gerektiği belirtildi. Süre belirlenirken dikkate alınabilecek ölçütler olarak evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlığı, ekonomik ve sosyal durumları, alacaklının eğitimi, kendi geçimini sağlama ve iş bulma imkanı ile ödemelerin yükümlünün hayatına etkisi sayıldı. Karar belirli bir yıl sınırı koymadı; yoksulluk nafakasının kendisini ve şartlarını da kaldırmadı.

Mevcut nafakalar kendiliğinden sona ermez. İptal kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153/5). Kesinleşmiş bir nafaka kararını gerekçe göstererek ödemeyi kesmek, birikmiş nafaka için icra takibine ve İİK m. 344 uyarınca tazyik hapsine yol açabilir. Değişiklik için kaldırma veya azaltma davası açılması gerekir.

Bu dönemde ne yapılmalı?

  • Görülmekte olan davalar: 30 Haziran 2027’ye kadar mevcut hüküm yürürlüktedir ve mahkemeleri bağlar. Bu tarihten önce açılıp sonra kanun yoluna taşınacak davalarda hangi kuralın uygulanacağı, çıkarılacak düzenlemenin geçiş hükümlerine bağlıdır. Yükümlü tarafın süre sınırlaması talebini ve buna dayanak olguları (evliliğin süresi, alacaklının yaşı, sağlığı ve çalışma kapasitesi) baştan dosyaya koyması önem taşır.
  • Alacaklının tercihi: Alacaklı açıkça isterse süreli nafaka bugün de bağlanabilir. Anlaşmalı boşanmalarda süreli nafaka veya toptan ödeme (TMK m. 176/1) bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
  • Kesinleşmiş nafakalar: İptal kararı tek başına kaldırma sebebi sayılmamaktadır. Ancak TMK m. 176/3 ve 176/4’teki sebepler varsa kaldırma veya azaltma davası açılabilir; AYM’nin saydığı ölçütler bu davalarda da tartışılabilir.

Yeni düzenleme ne durumda?

Ekim 2026 itibarıyla yoksulluk nafakasının süresini belirleyen bir kanun yürürlüğe girmiş değildir. 31.07.2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) bu konuda hüküm içermiyor. Basına yansıyan bilgilere göre 13. Yargı Paketi kapsamında evlilik süresine bağlı alt ve üst sınırlar, istisnalar ve mevcut nafakalar için geçiş hükümleri öngören bir taslak hazırlanıyor; ancak bu ayrıntılar kanunlaşmadan kesinlik taşımaz. Gelişmeleri süresiz nafaka yazımızda güncel tutuyoruz.

Nafakanın artırılması ve azaltılması

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde irat biçimindeki nafakanın artırılması ya da azaltılması istenebilir (TMK m. 176/4).

  • Artırma sebepleri: Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle nafakanın yetersiz kalması; alacaklının sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelmesi; yükümlünün maaşında önemli artış veya malvarlığında büyüme. Ayrıntılar: nafakanın artırılması davası.
  • Azaltma sebepleri: Yükümlünün işsiz kalması, gelirinin ciddi biçimde düşmesi, evlenip yeni bir aile kurması; alacaklının gelirinin artması. Azaltma davasının şartlarını ayrı bir yazımızda anlattık.

Hakim, artırma veya azaltma talebinde her iki tarafın güncel durumunu yeniden değerlendirir. Artırım için her yıl dava açılmasını önlemek amacıyla, nafakanın gelecek yıllarda belirli bir endekse göre artırılması da istenebilir.

Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?

Kendiliğinden sona erme (TMK m. 176/3)

  • Alacaklının yeniden evlenmesi: Resmi evlilikle nafaka kendiliğinden sona erer; ayrıca dava açmaya gerek yoktur.
  • Alacaklının ölümü: Nafaka hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır, mirasçılara geçmez.
  • Yükümlünün ölümü: Nafaka borcu da kendiliğinden sona erer ve mirasçılara geçmez. Ölümden önce birikmiş ve ödenmemiş taksitler ise terekenin borcu olarak istenebilir.

Mahkeme kararıyla kaldırma

  • Fiilen evliymiş gibi yaşama: Alacaklının resmi nikah olmaksızın imam nikahıyla ya da başka biriyle sürekli birlikte yaşaması.
  • Yoksulluğun ortadan kalkması: Düzenli ve yeterli gelir getiren bir işe girme, önemli bir miras ya da malvarlığı edinme.
  • Haysiyetsiz hayat sürme: Alacaklının toplumun ahlak anlayışıyla bağdaşmayan bir yaşam sürmesi. Çalışabileceği halde çalışmamak ya da nafakayı lüks harcamalara ayırmak bu kavrama girmez; bu tür olgular yoksulluk şartının devam edip etmediği değerlendirilirken ele alınır.

Yükümlünün yeniden evlenmesi ya da başka bir çocuğunun olması nafakayı kendiliğinden sona erdirmez; bu durumlar azaltma davasında değerlendirilir.

Kaldırma davasının şartlarını nafakanın kaldırılması davası yazımızda anlattık.

Yoksulluk nafakası nasıl talep edilir?

  1. Boşanma dilekçesinde talepTalep dilekçede açıkça ve miktar gösterilerek yer almalıdır. Dava sürerken ayrıca tedbir nafakası da istenebilir.
  2. Boşanmadan sonra ayrı davaBoşanma davasında istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılmalıdır (TMK m. 178). Bu süre geçtikten sonra talep zamanaşımına uğrar.
  3. Görevli ve yetkili mahkemeGörevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma davası içindeki talepte boşanma davasına bakan mahkeme, yani eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi (TMK m. 168) yetkilidir. Boşanmadan sonra açılan nafaka davasında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).
  4. Protokolde feragatAnlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan feragat edilmişse, boşanma kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası istenemez.
  5. ÖdenmezseNafaka kararı ilamlı icra takibine konu olur; maaş ve mallara haciz konulabilir. Ödeme yapılmazsa alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK m. 344); borç ödenince hapis sona erer. Ayrıntılar: nafaka alacağının icra yoluyla tahsili.

Sık yapılan hatalar

  • Boşanma dilekçesinde yoksulluk nafakası istememek ya da miktar yazmamak.
  • Kusur durumunu değerlendirmeden nafaka talebinde bulunmak; ağır kusurlu eşin talebi reddedilir.
  • Boşanmanın kesinleşmesinden sonraki bir yıllık süreyi kaçırmak.
  • AYM kararı nedeniyle ödemeyi kendiliğinden kesmek.
  • Protokolde nafakadan feragatin sonuçlarını düşünmeden imza atmak.
  • Alacaklının fiilen birlikte yaşadığı ya da işe girdiği iddiasını delilsiz ileri sürmek.
  • Gelir ve gider belgelerini sunmadan yalnızca tanık beyanına dayanarak yoksulluğu ispata çalışmak.
Yoksulluk nafakası talep etmeyi ya da mevcut nafakanızı değerlendirmeyi mi düşünüyorsunuz?
AYM kararı sonrasında dosyanıza hangi adımların uygun olduğunu online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Boşanmada kusurlu olan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Kusuru diğer eşten daha ağır değilse alabilir. Eşit kusurlu ya da daha az kusurlu eş nafaka isteyebilir; daha ağır kusurlu eşin talebi reddedilir.

AYM kararından sonra yoksulluk nafakası kaç yıl ödenecek?

Henüz belli değil. İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek ve süreyi belirleyecek yasal düzenleme Ekim 2026 itibarıyla kanunlaşmadı. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır.

Asgari ücretle çalışıyorum, nafaka alabilir miyim?

Alabilirsiniz. Yargıtay, asgari ücretle çalışmanın yoksulluk nafakasına tek başına engel olmadığını, yalnızca miktarı etkileyeceğini kabul ediyor.

Eski eşim başkasıyla yaşıyor, nafaka kendiliğinden kesilir mi?

Hayır. Resmi evlilik dışında fiilen birlikte yaşama, ancak mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılmasını sağlar. Bunun için kaldırma davası açıp birlikteliği ispat etmeniz gerekir.

Boşandıktan yıllar sonra yoksulluk nafakası isteyebilir miyim?

Hayır. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra yoksulluk nafakası talebi zamanaşımına uğrar.

Yoksulluk nafakası toptan ödenebilir mi?

Evet. Mahkeme durumun gereklerine göre toptan ödemeye karar verebilir; anlaşmalı boşanmada taraflar da toptan ödemeyi kararlaştırabilir. Toptan ödenen nafaka için sonradan artırma veya azaltma istenemez.

Nafaka yükümlüsü öldüğünde nafaka mirasçılardan istenebilir mi?

Yükümlünün ölümüyle nafaka borcu kendiliğinden sona erer ve ileriye dönük olarak mirasçılardan istenemez. Ölümden önce birikmiş ödenmemiş nafaka ise terekeden istenebilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın