Kiracının tahliyesi, kira sözleşmesinin sona ermesi veya kanunda düzenlenen belirli sebeplerin varlığı halinde kiracının kiralanan taşınmazı boşaltmak zorunda kalması anlamına gelmektedir. Ancak Türk hukukunda kiracının tahliyesi, ev sahibinin tek taraflı isteğine bağlı olmayıp yalnızca kanunda sınırlı olarak sayılan tahliye sebeplerinin bulunması ve bu sebeplerin usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi halinde mümkündür.
Tahliye sebebinin doğru belirlenmemesi veya kanunda öngörülen süre ve usul kurallarına uyulmaması halinde tahliye talebinin reddedilmesi ya da sürecin uzaması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle tahliye sürecinde hangi hukuki sebebe dayanılacağının doğru tespit edilmesi ve işlemlerin kanunda öngörülen usule uygun şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu yazıda, kiracının tahliye edilebileceği tüm hukuki sebepler sistematik şekilde ele alınmakta; tahliye davalarının nasıl açılacağı, tahliye sürecinin nasıl işlediği ve uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hususlar açıklanmaktadır.
Yazı İçeriği
1. Kiracının Tahliyesi Nedir?
Kiracının tahliyesi, kira sözleşmesinin sona ermesi veya kanunda düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığı halinde kiracının kiralanan taşınmazı boşaltmak zorunda kalması anlamına gelmektedir. Kira ilişkisi devam ettiği sürece kiracının taşınmazı kullanma hakkı korunmakta olup, bu hakkın sona erdirilebilmesi ancak hukuken geçerli bir tahliye sebebinin bulunmasına bağlıdır.
1.1. Tahliye Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Türk hukukunda kiracının tahliyesi, esas olarak Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanmaktadır. Kanunda kira sözleşmesinin sona ermesine ve kiracının tahliyesine ilişkin sebepler ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, kiracının tahliyesi yalnızca bu sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Bu düzenlemelerin amacı, kira ilişkisinde taraflar arasındaki menfaat dengesini korumak ve kiracının barınma veya faaliyet hakkını güvence altına almaktır.
1.2. Kiracının Tahliye Sebeplerinin Sınırlı Olması İlkesi (TBK 354)
Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracının tahliye edilebilmesi, kanunda açıkça düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığına bağlıdır. Bu durum, uygulamada tahliye sebeplerinin sınırlı olması ilkesi olarak ifade edilmektedir. Buna göre ev sahibi, kanunda yer almayan bir sebebe dayanarak kiracının tahliyesini talep edemez ve taraflar sözleşme ile kanunda öngörülmeyen yeni bir tahliye sebebi kararlaştıramaz.
Bu ilke, kira ilişkisinde kiracının hukuki güvenliğini sağlamak ve keyfi tahliyelerin önüne geçmek amacıyla kabul edilmiş olup, tahliye davalarında hangi sebebe dayanılacağının doğru belirlenmesini zorunlu kılan temel bir kural niteliğindedir.
2. Kiracının Tahliye Sebepleri Nelerdir?
Kiracının tahliyesi, yalnızca kanunda düzenlenen belirli sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Ev sahibinin kiracıyı istediği zaman tahliye etmesi hukuken mümkün olmayıp, tahliye talebinin mutlaka kanunda öngörülen bir sebebe dayanması gerekmektedir. Bu nedenle kira hukukunda kiracının tahliye edilebileceği sebepler sınırlı olarak belirlenmiş ve her bir sebep için farklı usul ve süre kuralları öngörülmüştür.
Aşağıda, uygulamada en sık karşılaşılan tahliye sebepleri ana başlıklar halinde özetlenmiş olup, her bir tahliye sebebine ilişkin ayrıntılı açıklamalara ilgili başlık altında yer alan bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
2.1. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye
Kiracının kira bedelini süresinde ödememesi, kira sözleşmesinden doğan en temel borcun ihlali anlamına gelmektedir. Bu durumda kiraya veren, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye, uygulamada en sık karşılaşılan tahliye sebeplerinden biridir.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki yollarla gündeme gelebilmektedir:
- Kirasını Ödemeyen Kiracının İki Haklı İhtarla Tahliyesi
Kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini süresinde ödememesi nedeniyle kendisine iki haklı ihtar gönderilmesi halinde, kira süresinin sonunda tahliye davası açılması mümkündür. Bu yol, özellikle kira bedelinin zaman zaman gecikmeli ödenmesi durumlarında uygulanan klasik tahliye sebeplerinden biridir.
Detaylı bilgi içinKirasını Ödemeyen Kiracının İki Haklı İhtarla Tahliyesi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
- Temerrüt Nedeniyle İcra Takibi Yoluyla Tahliye
Kiracının kira bedelini ödememesi halinde kiraya veren, icra takibi başlatarak hem kira alacağının tahsilini hem de kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu yol, özellikle kira bedelinin hiç ödenmemesi veya uzun süre ödenmemesi durumlarında başvurulan hızlı bir tahliye yöntemidir.
Detaylı bilgi için Temerrüt Nedeniyle İcra Takibi Yoluyla Tahliye başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
2.2. Kira Sözleşmesine Aykırılık Nedeniyle Tahliye
Kiracının kira sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine aykırı davranması, kiraya veren açısından tahliye sebebi oluşturabilmektedir. Kira sözleşmesine aykırılık yalnızca kira bedelinin ödenmemesi ile sınırlı olmayıp, taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde kullanılması, komşulara rahatsızlık verilmesi veya taşınmaza zarar verilmesi gibi durumları da kapsamaktadır.
Bu tür durumlarda kiraya veren, kiracıya aykırılığın giderilmesi için süre vererek ihtar gönderebilir; aykırılığın devam etmesi halinde ise tahliye talebinde bulunabilir.
- Kira Sözleşmesine Aykırılık ve Komşulara Saygısızlık Nedeniyle Tahliye (TBK 316)
Kiracının taşınmazı sözleşmeye aykırı şekilde kullanması, komşulara rahatsızlık vermesi veya taşınmaza zarar vermesi durumunda kiraya veren, kiracıya yazılı ihtar göndererek aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Verilen süreye rağmen aykırılığın devam etmesi halinde kira sözleşmesi feshedilerek tahliye talep edilebilmektedir.
Detaylı bilgi içinKira Sözleşmesine Aykırılık ve Komşulara Saygısızlık Nedeniyle Tahliye (TBK 316) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Kiracının İflası ve Güvence Gösterilmemesi Nedeniyle Tahliye (TBK 332)
Kiracının iflas etmesi halinde kiraya veren, kira bedelinin güvence altına alınmasını isteyebilir. Kiracının veya iflas idaresinin makul süre içinde yeterli güvence göstermemesi durumunda kira sözleşmesi feshedilerek kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir.
Detaylı bilgi içinKiracının İflası ve Güvence Gösterilmemesi Nedeniyle Tahliye (TBK 332) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.3. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya verenin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kiralanan taşınmaza konut veya işyeri ihtiyacı duyması halinde kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu durumda ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekmekte olup, mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki hallerde gündeme gelebilmektedir:
- İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
Kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının taşınmaza gerçek ve zorunlu bir ihtiyaç duyması halinde kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu yol, uygulamada en sık başvurulan tahliye sebeplerinden biridir.
Detaylı bilgi içinİhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası
Kiralanan taşınmazın yeni bir malik tarafından satın alınması halinde, yeni malik kendisi veya kanunda sayılan yakınları için taşınmaza ihtiyaç duyuyorsa kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kanunda öngörülen süreler içinde bildirim yapılması büyük önem taşımaktadır.
Detaylı bilgi için Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.4. Taşınmazın Yeniden Yapılması veya Esaslı Tadilatı Nedeniyle Tahliye
Kiralanan taşınmazın yeniden inşa edilmesi veya esaslı şekilde tadil edilmesi zorunluluğu ortaya çıktığında, bu işlemler sırasında taşınmazın kullanılması mümkün olmayacağından kiracının tahliyesi talep edilebilmektedir. Bu durumda yapılacak işlemin basit bir onarım değil, taşınmazın kullanımını imkânsız hale getiren nitelikte önemli bir inşaat veya tadilat olması gerekmektedir.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki durumda gündeme gelebilmektedir:
- İnşaat veya Tadilat Nedeniyle Kiracının Tahliyesi
Taşınmazın yeniden yapılması, genişletilmesi veya esaslı şekilde tadil edilmesi gerektiğinde, kiraya veren kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kiracının, taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde öncelik hakkı bulunabileceği de unutulmamalıdır.
Detaylı bilgi için Yeniden İnşa veya Esaslı Tadilat Nedeniyle Tahliye Davası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2.5. Süreye veya Sözleşmeye Dayalı Tahliye Sebepleri
Kira sözleşmesi belirli bir süre için kurulmuş olmakla birlikte, bazı durumlarda sözleşme süresi dolmadan veya belirli sürelerin geçmesiyle birlikte kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirme ve kiracının tahliyesini talep etme hakkı doğabilmektedir. Bu tür tahliye sebepleri, kiracının kusuruna veya kira bedelinin ödenmemesine dayanmayıp, doğrudan sözleşmenin niteliği, süresi veya taraflar açısından sözleşmenin devamının beklenemez hale gelmesi gibi durumlara dayanmaktadır.
Bu kapsamda kiracının tahliyesi aşağıdaki hallerde gündeme gelebilmektedir:
- Tahliye Taahhüdü ile Kiracının Tahliyesi
Kiracının, belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesi halinde, taahhüt edilen tarihte taşınmazın boşaltılmaması durumunda kiraya veren tahliye talebinde bulunabilmektedir. Tahliye taahhüdü, uygulamada en hızlı sonuç alınabilen tahliye yollarından biri olup, taahhüdün geçerli şekilde düzenlenmiş olması büyük önem taşımaktadır.
Detaylı bilgi için Tahliye Taahhüdü ile Kiracının Tahliyesi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmelerinin Feshi ve Tahliye (TBK 347)
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde veya belirli süreli kira sözleşmelerinin uzaması halinde, kiraya veren on yıllık uzama süresinin dolmasından sonra kira sözleşmesini herhangi bir sebep göstermeksizin sona erdirebilmekte ve kiracının tahliyesini talep edebilmektedir. Bu durumda kanunda öngörülen bildirim süresine uyulması zorunludur.
Detaylı bilgi için 10 Yılı Geçen Kira Sözleşmelerinin Feshi ve Tahliye (TBK 347) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Önemli Sebeplerle Tahliye (TBK 331)
Kira sözleşmesinin taraflar açısından çekilmez hale gelmesine yol açan önemli bir sebebin ortaya çıkması halinde, taraflardan her biri kira sözleşmesinin sona erdirilmesini talep edebilmektedir. Bu durumda mahkeme, somut olayın özelliklerini değerlendirerek kira sözleşmesinin devamının dürüstlük kuralı gereği beklenip beklenemeyeceğini incelemektedir.
Detaylı bilgi için Önemli Sebeplerle Tahliye (TBK m. 331) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
3. Tahliye Davası Nasıl Açılır?
Kiracının tahliyesi, çoğu durumda mahkeme kararı veya icra takibi yoluyla gerçekleştirilebilmektedir. Ancak tahliye talebinin kabul edilebilmesi için yalnızca bir tahliye sebebinin bulunması yeterli olmayıp, bu sebebin kanunda öngörülen usul ve süre kurallarına uygun şekilde ileri sürülmesi gerekmektedir. Tahliye davası açılmadan önce doğru hukuki sebebin belirlenmesi, gerekli bildirim ve ihtarların yapılması ve dava sürecinin usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Aşağıda tahliye davası açılması sürecinde dikkat edilmesi gereken temel hususlar özetlenmiştir. Her bir konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara ilgili başlık altında yer alan bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
3.1. Tahliye Davası Açma Şartları
Tahliye davası açılabilmesi için öncelikle kanunda düzenlenen geçerli bir tahliye sebebinin bulunması gerekmektedir. Bunun yanında bazı tahliye sebeplerinde dava açılmadan önce kiracıya yazılı ihtar gönderilmesi veya belirli sürelerin beklenmesi zorunlu olabilmektedir. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde açılan davanın reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
3.2. Tahliye Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tahliye davalarında görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise genellikle kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak kira ilişkisinin niteliğine ve talep edilen hukuki sonuca göre yetki ve görev konusunda farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle davanın doğru mahkemede açılması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır.
3.3. Tahliye Davası Açma Süreleri
Tahliye davalarında dava açma süresi, dayanılan tahliye sebebine göre değişiklik göstermektedir. Birçok tahliye sebebinde kiraya verenin, kanunda öngörülen belirli süreler içinde dava açması zorunlu olup, bu sürelerin kaçırılması halinde tahliye hakkı tamamen ortadan kalkmamakla birlikte, ilgili kira dönemi için tahliye talebinde bulunma imkânı kaybedilebilmektedir.
Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve on yıllık uzama süresi nedeniyle tahliye gibi durumlarda dava açma süresinin doğru hesaplanması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tahliye sebebine göre uygulanacak sürenin dikkatle belirlenmesi ve sürelere riayet edilmesi, tahliye talebinin başarılı olması açısından belirleyici niteliktedir.
3.4. Tahliye Davasında Deliller
Tahliye davalarında ileri sürülen tahliye sebebinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kira sözleşmesi, ihtarname, ödeme belgeleri, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi deliller dava sürecinde önem taşımaktadır. Hangi delillerin gerekli olduğu, tahliye sebebine göre değişiklik gösterebilmektedir.
4. Tahliye Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Tahliye davaları, belirli usul ve süre kurallarına tabi olan teknik süreçlerdir. Tahliye sebebinin varlığı tek başına yeterli olmayıp, bu sebebin doğru şekilde ileri sürülmesi ve kanunda öngörülen usule uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Uygulamada, küçük gibi görünen hatalar nedeniyle tahliye davalarının reddedildiği veya tahliye sürecinin beklenenden uzun sürdüğü sıklıkla görülmektedir.
Aşağıda tahliye davalarında en sık karşılaşılan hatalar özetlenmiştir.
- Yanlış Tahliye Sebebine Dayanılması
Tahliye talebinin, somut olaya uygun olmayan bir tahliye sebebine dayandırılması davanın reddedilmesine yol açabilmektedir. Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye veya tahliye taahhüdüne dayalı tahliye gibi farklı hukuki yolların birbirine karıştırılması uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.
- Sürelerin Kaçırılması
Tahliye davalarında dava açma süreleri, tahliye sebebine göre değişiklik göstermektedir. Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye gibi durumlarda belirli süreler içinde dava açılmaması halinde ilgili kira dönemi için tahliye talep etme imkânı kaybedilebilmektedir.
- Usule Uygun İhtar Yapılmaması
Bazı tahliye sebeplerinde dava açılmadan önce kiracıya yazılı ihtar gönderilmesi zorunludur. İhtarın süresinin yanlış belirlenmesi, içeriğinin eksik olması veya usule uygun şekilde tebliğ edilmemesi halinde ihtar geçersiz sayılabilmekte ve tahliye talebi reddedilebilmektedir.
- Delil Eksikliği veya Yanlış Delil Sunulması
Tahliye davalarında ileri sürülen tahliye sebebinin ispat edilmesi gerekmektedir. Gerekli belgelerin sunulmaması veya iddiaların yeterli delille desteklenmemesi halinde tahliye talebinin reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
- Tahliye Taahhüdünün Geçersiz Olması
Tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenmesi veya kiracının serbest iradesi dışında alınması halinde taahhüt geçersiz sayılabilmekte ve tahliye talebi reddedilebilmektedir. Bu durum uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
- Yanlış Mahkemede veya Yanlış Yolla Başvuru Yapılması
Tahliye talebinin yanlış mahkemede açılması veya dava yerine icra yoluna başvurulması ya da tam tersinin yapılması, sürecin uzamasına ve zaman kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle tahliye sebebine göre doğru hukuki yolun seçilmesi büyük önem taşımaktadır.
- İhtiyacın Gerçek ve Samimi Olduğunun İspatlanamaması
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususun yeterli delille ortaya konulamaması halinde tahliye talebinin reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.
- Tebligat ve Bildirim Süreçlerinin Hatalı Yürütülmesi
İhtarname veya dava dilekçesinin usule uygun şekilde tebliğ edilmemesi, adres hataları veya sürelerin yanlış hesaplanması gibi durumlar, tahliye sürecinin uzamasına veya işlemlerin geçersiz sayılmasına yol açabilmektedir.
5. Sık Sorulan Sorular
Tahliye davalarının süresi, davanın türüne ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişiklik göstermekle birlikte, uygulamada tahliye davalarının sonuçlanması genellikle birkaç ay ile bir yıl arasında sürebilmektedir. Ancak icra yoluyla tahliye gibi bazı durumlarda süreç daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir.
Tahliye kararı, tarafların karara karşı kanun yoluna başvurmaması veya kanun yolu süresinin sona ermesi ile kesinleşmektedir. Kiraya veren, kararın kesinleşmesini beklemeksizin ilamlı icra yoluyla tahliye işlemlerini başlatabilir; ancak karşı taraf, üç aylık kira bedelini teminat olarak yatırmak suretiyle icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) talep edebilir.
Tahliye kararı verilmesinden sonra kiraya veren, icra dairesine başvurarak tahliye işleminin uygulanmasını talep edebilir. Bu aşamada icra müdürlüğü tarafından kiracıya belirli bir süre verilmekte, bu süre sonunda taşınmazın boşaltılmaması halinde zorla tahliye işlemi gerçekleştirilebilmektedir.
Kiracının kira bedelini ödememesi halinde tahliye talep edilebilmesi için muaccel hale gelmiş herhangi bir kira borcunun bulunması yeterlidir. Verilen süre içerisinde kiracının ödemeyi gerçekleştirmemesi halinde kiracının tahliyesi talep edilebilir. Bununla birlikte kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini geç ödemesinden kaynaklı iki haklı ihtara sebep olması nedeniyle de tahliye talebinde bulunulabilir.
Hayır. Ev sahibinin kiracıyı istediği zaman tahliye etmesi hukuken mümkün değildir. Kiracının tahliyesi ancak kanunda düzenlenen tahliye sebeplerinin varlığı halinde ve usulüne uygun şekilde gerçekleştirilebilir.
Bazı durumlarda kiracının tahliyesi için doğrudan dava açılması gerekmeyebilir. Özellikle tahliye taahhüdü bulunması nedeniyle icra takibi yapılması halinde tahliye işlemi dava açılmadan da gerçekleştirilebilmektedir.
Tahliye davası açmak için avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak tahliye davaları teknik usul kurallarına tabi olduğundan, hukuki destek alınması sürecin doğru ve hızlı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır.
Tahliye davasının masrafı, davanın türüne ve sürecine göre değişiklik göstermekle birlikte, dava harcı, tebligat giderleri ve varsa bilirkişi ücretleri gibi kalemlerden oluşmaktadır. Dava sonunda yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilmektedir.
Evet. Tahliye davası devam ettiği sürece kira sözleşmesi yürürlükte olduğundan kiracı kira bedelini ödemeye devam etmek zorundadır. Kira bedelinin ödenmemesi ayrıca yeni bir tahliye sebebi oluşturabilmektedir.
Tahliye kararının kesinleşmesinden sonra icra dairesi tarafından kiracıya genellikle kısa bir süre verilmekte, bu süre sonunda taşınmazın boşaltılmaması halinde zorla tahliye işlemi gerçekleştirilebilmektedir.
Tahliye sebebine göre bu durum değişiklik gösterebilir. Özellikle ihtiyaç veya tadilat nedeniyle tahliye edilen taşınmazın belirli bir süre içinde başkasına kiraya verilmesi halinde kiracı tazminat talep edebilmektedir.
Tahliye taahhüdünün geçersiz olması halinde kiraya veren bu taahhüde dayanarak tahliye talep edemez. Bu durumda tahliye için başka bir hukuki sebebe dayanılması gerekmektedir.


Merhaba,
14 yıllık kiracıyım.
Nisan ayında 2025 ev satıldı.
Yeni mülk sahibi tahliye istiyor.
Haklarım nedir?
Merhaba, bulunduğumuz apartmanda bir kiracı var. Kendileri sürekli yüksek sesler çıkarıyor, kavga ediyorlar vb. Defalarca polis geldi. Kiracılar, evlerinin 2 yıllık kirasını peşin vermişler. Ev sahibi bu nedenle çıkaramayacağını söylüyor. Kiracı ise, peşin ödediği parayı ev sahibinden alabilirse evden çıkacağını belirtiyor. Apartmanda genel olarak bu kiracılardan şikâyetçi durumdayız. Bizler apartman sakinleri olarak hukuki yolla bu kiracıları çıkartma şansına sahip miyiz?
Hatay’da depremzedeyim, şu an eşim ve çocuğumla birlikte konteynerde kalıyoruz. Ancak eşim ve çocuğum konteyner ortamında kalmakta zorluk çekiyorlar. Bu sebeple, farklı ildeki kiracımı “eşim kalacak” gerekçesiyle çıkarabilir miyim?
Merhaba, ev sahibim ihtiyaç sebebiyle dava açtı. Dava sonuçlanmadan evden çıktım. Ancak ev sahibim “Oğlumu oturtacağım” demişti, fakat kiracı koyacakmış. Tazminat davası açabilir miyim? Ayrıca, eğer oğlunu oturtursa mahkeme masrafını ve avukat masrafını kim öder?
Merhaba,
Taşınalı 14 gün oldu ve emlakçı 12 aylık senet imzalattı. Ancak ebeveyn banyosunda bir türlü geçmeyen lağım ve kötü bir koku var. Bu koku, odanın daha büyük olmasına rağmen odayı kullanmamı engelliyor. Üstelik tüm eve yayılıyor. Bu durum hallolacak gibi görünmüyor. Yasal olarak fesih sebebi sayılabilir mi? Bir yıl boyunca bu kokuyla yaşayabileceğimi sanmıyorum. Kaldı ki sağlık açısından da zararlı bir durum.