Bir mahkeme kararı lehinize verildiğinde, karşı taraf istinaf veya temyiz yoluna başvursa bile kararı kural olarak hemen icraya koyabilirsiniz. Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar başta olmak üzere bazı kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kesinleşmeden icraya konulan böyle bir karar, geri dönüşü güç sonuçlar doğurabilir.
Bu yazıda hangi kararların kesinleşmeden icraya konulamayacağını, hangilerinin kesinleşme beklenmeden icra edilebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi fer’i hükümlerin durumunu ve hatalı bir takibe karşı başvurulacak yolları ele alıyoruz. Yazı hem lehine karar alan alacaklılar hem de aleyhine takip başlatılan borçlular için hazırlanmıştır. Kesinleşmeden icraya konulabilen kararlarda icrayı durdurma yolu için ilamlı icranın durdurulması (tehiri icra) yazımıza bakabilirsiniz.
- Genel kural?
- İstinaf ve temyiz kararın icrasını durdurmaz (HMK m. 350/1, 367/1).
- İstisna?
- Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350/2, 367/2).
- Fer’i hükümler?
- Yargılama gideri ve vekalet ücreti, asıl hükmün kesinleşme şartına bağlıdır.
- Hatalı takipte?
- İcra mahkemesine şikayet; kamu düzenine ilişkin olduğundan süreye bağlı değildir.
Kesinleşme nedir?
Bir karar, kanun yollarına başvurma imkanı kalmadığında kesinleşir. Bu, ya kanun yolu sürelerinin başvuru yapılmadan geçmesiyle ya da istinaf ve temyiz incelemesinin sonuçlanmasıyla gerçekleşir. Kesinleşen karar artık kanun yollarıyla değiştirilemez; buna şekli anlamda kesinleşme denir. Kesinleşen kararın konusu, aynı taraflar arasında aynı sebebe dayanılarak yeniden dava konusu yapılamaz; bu da maddi anlamda kesin hükümdür (HMK m. 303).
İcra hukuku bakımından önemli olan şekli anlamda kesinleşmedir. Kesinleşme şartına bağlı bir karar icraya konulacaksa, kararın altına kararı veren mahkemece kesinleşme şerhi verilmiş olması gerekir. İcra dairesi takip talebini incelerken bu şerhi arar; şerh yoksa ilamın kesinleşme şartına bağlı olup olmadığını değerlendirmelidir.
Kesinleşme şerhi nasıl alınır?
Kesinleşme şerhi, kararı veren ilk derece mahkemesinden istenir. Mahkeme, kararın taraflara tebliğ edildiğini ve kanun yolu sürelerinin başvuru yapılmadan geçtiğini ya da kanun yolu incelemesinin tamamlandığını tespit ederek şerhi verir. Taraflardan birine tebligat yapılmamışsa veya kanun yolu süresi henüz dolmamışsa şerh verilemez. Bu nedenle kesinleşme şartına bağlı bir kararı icraya koymak isteyen taraf, öncelikle kararın tüm taraflara usulüne uygun tebliğ edildiğini kontrol etmelidir. Kesinleşme şerhi bulunan ilamın onaylı örneği takip talebine eklenir.
Genel kural: kanun yolu icrayı durdurmaz
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz (HMK m. 350/1). Aynı kural temyiz için de geçerlidir (HMK m. 367/1). Bu nedenle para alacağına, tahliyeye veya bir malın teslimine ilişkin kararlar, karşı taraf kanun yoluna başvursa bile kesinleşme beklenmeden ilamlı icraya konulabilir. İlamlı takibin işleyişi için icra takibi türleri yazımıza bakabilirsiniz.
Borçlu, kanun yoluna başvurduğu ve teminat gösterdiği takdirde İİK m. 36 uyarınca icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1). Bu yol, kesinleşmeden icraya konulabilen kararlar içindir; kesinleşme şartına bağlı kararlarda zaten icra mümkün olmadığından tehiri icraya ihtiyaç yoktur.
HMK m. 350/2 ve 367/2’ye göre kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Özel kanunlardaki hükümler ve yargısal uygulama bu listeyi genişletir.
Kesinleşmeden icraya konulamayan kararlar
Aşağıdaki tablo, kesinleşme şartına bağlı başlıca kararları ve dayanaklarını özetler. Her başlık altta ayrıca açıklanmıştır.
| Karar türü | Örnekler | Dayanak |
|---|---|---|
| Kişiler ve aile hukuku | Boşanma, soybağı, velayetin kaldırılması, ad ve yaş düzeltme, çocukla kişisel ilişki | HMK m. 350/2, 367/2 |
| Taşınmaz ve ayni haklar | Tapu iptali ve tescil, ipoteğin kaldırılması, yıkım (kal), şufa, irtifak ve intifa hakları | HMK m. 350/2, 367/2 |
| Tespit ve iptal hükümleri | Menfi tespit, işe iade, hizmet tespiti, genel kurul kararının iptali | Hükmün niteliği; İİK m. 72; 7036 s.K. m. 4/2 |
| Kira bedelinin tespiti | Yeni dönem kira bedelinin belirlenmesi | YİBK 12.11.1979, 1979/1 E., 1979/3 K. |
| Yabancı ilamlar | Tenfiz kararı | MÖHUK m. 50, 57/2 |
| Ceza ilamları | Mahkumiyet hükmündeki yargılama gideri ve vekalet ücreti | 5275 s.K. m. 4 |
| İstihkak | İstihkak iddiasının kabulü | Yargısal uygulama |
Kişiler hukuku ve aile hukuku kararları
Ad ve soyadı değişikliği, yaş düzeltme, nüfus kaydının düzeltilmesi, kısıtlama, velayetin kaldırılması, babalık ve soybağının reddi, evlat edinme, boşanma ve evliliğin iptali gibi kişinin şahsi veya ailevi durumunu değiştiren kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Çocuğun teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamlar da bu kapsamdadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, boşanma kararı ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerektiğini kabul etmiştir (2022/9269 E., 2022/9422 K.).
Nafaka bakımından ayrım yapmak gerekir. Dava sırasında hükmedilen tedbir nafakası kesinleşme beklenmeden icra edilebilir ve kanun yoluna başvurulması icrayı durdurmaz. Boşanmaya bağlı yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat ise boşanma hükmüne bağlıdır; boşanma bölümü kesinleşmeden icraya konulamaz. Nafaka takibinin ayrıntıları için nafaka alacağının icra yoluyla tahsili yazımıza bakabilirsiniz.
Taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar
Mülkiyet, irtifak, intifa ve ipotek gibi ayni haklar herkese karşı ileri sürülebilir ve tapu siciline tescil edilir. Bu nedenle tapu iptali ve tescil, ipoteğin kaldırılması, cebri tescil, şufa (önalım), yıkım ve mülkiyete dayalı tahliye gibi kararlar kesinleşmeden tapu işlemine veya icraya konu edilemez. Bu kararlara bağlı yargılama gideri ve vekalet ücreti de kesinleşme şartına tabidir.
Buna karşılık taşınmazla ilgili olsa da aynın, yani mülkiyetin çekişmeli olmadığı para alacakları kesinleşme beklenmeden icra edilebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 04.06.2012 tarihli, 2012/1830 E., 2012/18941 K. sayılı kararına göre ecrimisil (haksız işgal tazminatı) ilamı, mülkiyet uyuşmazlığı çekişmeli hale gelmedikçe kesinleşmeden icraya konulabilir. Aynı Daire, aynın çekişmeli olmadığı kamulaştırmasız el atma tazminatı ilamının da kesinleşme beklenmeden takibe konulabileceğine karar vermiştir (02.05.2023, 2022/10225 E., 2023/2970 K.). Bu kararda, Kamulaştırma Kanunu’na 2021’de eklenen ve kesinleşmemiş el atma ilamlarının icrasını durduran geçici 16. maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği de dikkate alınmıştır (AYM 30.06.2022, E.2021/127, K.2022/85). Kira sözleşmesinden doğan alacaklar ve sözleşmeye dayalı tahliye kararları da kesinleşme şartına bağlı değildir.
Tespit ve iptal hükümleri
Eda içermeyen, yalnızca bir hukuki durumun varlığını veya yokluğunu tespit eden kararlar icra kabiliyeti taşımaz. Bu kararlara dayanılarak bir şeyin ödenmesi veya yapılması istenemez; bunun için ayrıca eda hükmü gerekir. Tespit ve iptal hükümlerine bağlı yargılama gideri ve vekalet ücreti ise kesinleşmeden icraya konulamaz.
- Menfi tespit: Borçlu davayı kazanırsa takip durur, kararın kesinleşmesiyle takip iptal olunur (İİK m. 72/5). Menfi tespit ilamına dayalı tazminat ve yargılama giderleri kesinleşmeden icraya konulamaz. Ayrıntılar için menfi tespit davası yazımıza bakabilirsiniz.
- İstirdat: Doğrudan açılan istirdat davasında karar bir para alacağına ilişkin olduğundan kesinleşme şartı aranmaz. Menfi tespit davasından dönüşen istirdat davasında ise uygulamada kararın kesinleşmesi beklenir.
- İşe iade: İşe iade kararı tespit niteliğinde olduğundan vekalet ücreti dahil kesinleşmeden icraya konulamaz (Yargıtay 12. HD, 11.10.2018, 2018/4072 E., 2018/9696 K.).
- Hizmet tespiti: Sigortalı çalışmanın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına geçirilmesine ilişkin kararlar tespit niteliğindedir; Kurum, kesinleşmiş mahkeme kararına göre işlem yapar (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4/2). Bu karara bağlı vekalet ücreti ve yargılama giderleri de kesinleşmeden icraya konulamaz.
Kira bedelinin tespiti
Kira tespit kararı yeni dönem kira bedelini belirler; kiracıya doğrudan bir ödeme emri içermez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 12.11.1979 tarihli, 1979/1 E., 1979/3 K. sayılı kararına göre kira tespit kararları kesinleşmeden icraya konulamaz. Kira farkı alacağı da ancak tespit kararının kesinleşmesiyle muaccel olur; bu nedenle kesinleşmeden önce kiracı temerrüde düşmüş sayılmaz. Tespit kararındaki yargılama gideri ve vekalet ücreti de kesinleşme şartına bağlıdır.
Yabancı mahkeme kararları
Yabancı bir mahkeme kararı Türkiye’de doğrudan icra edilemez. Yargı yetkisi Türk mahkemelerine ait olduğundan (Anayasa m. 9), yabancı ilamın Türkiye’de icrası, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (5718 sayılı MÖHUK m. 50). Tenfiz isteğine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulması yerine getirmeyi durdurur (MÖHUK m. 57/2); bu nedenle tenfiz kararı kesinleştikten sonra yabancı ilam Türk ilamı gibi icra edilir.
Ceza mahkemesi kararlarındaki yargılama gideri ve vekalet ücreti
Ceza yargılamasında mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hallerinde yargılama giderleri sanığa, beraat halinde ise kamuya yüklenir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre mahkumiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz edilemez (m. 4). Bu nedenle mahkumiyet hükmündeki vekalet ücreti ve yargılama giderleri de kesinleşmeden icraya konulamaz. Mahkumiyet dışındaki kararlar bakımından kesinleşme şartının aranmayabileceğini savunan görüşler bulunsa da uygulamada genel olarak kesinleşme aranır. Koruma tedbirleri nedeniyle verilen tazminat kararları ise kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz (CMK m. 142/10).
İstihkak davası kararları
Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiasıyla açılan istihkak davasında, iddianın kabulüne ilişkin karar mülkiyetin tespiti niteliği taşıdığından kesinleşmeden icraya konulamaz. Buna karşılık istihkak iddiasının reddi kararındaki yargılama gideri ve vekalet ücreti, kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir. İstihkak davasının işleyişi için istihkak davası yazımıza bakabilirsiniz.
Gemilere ilişkin kararlar
Uygulamada gemi siciline kayıtlı gemilerin mülkiyeti, zilyetliği, teslimi veya kira sözleşmesine ilişkin ilamların da, gemilerin taşınmaz benzeri niteliği ve deniz ticaretinin özel yapısı nedeniyle kesinleşmeden cebri icraya konulamayacağı kabul edilir. Bu konuda somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti
Yargılama gideri ve vekalet ücreti, asıl hükmün fer’isidir ve onun akıbetini izler. Asıl hüküm kesinleşme şartına bağlıysa, bu kalemler de kesinleşmeden icraya konulamaz (Yargıtay 12. HD, 03.06.2020, 2019/7924 E., 2020/3607 K.). Örneğin tapu iptali ve tescil davasını kazanan tarafın lehine hükmedilen vekalet ücreti, karar kesinleşmeden takibe konulamaz.
Asıl hüküm kesinleşme şartına bağlı değilse, yani bir para alacağına veya tahliyeye ilişkinse, yargılama gideri ve vekalet ücreti de kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir. Davanın reddine ilişkin kararlarda ise reddedilen talebin niteliğine bakılır: kesinleşme şartına bağlı bir talebin reddi halinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin durumu tartışmalı olabileceğinden, takipten önce ilamın niteliği dikkatle incelenmelidir.
Asliye hukuk mahkemesi, davacı lehine tapu iptali ve tescile, ayrıca davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmeder. Davalı kararı istinaf eder. Davacı, karar kesinleşmeden vekalet ücreti için ilamlı takip başlatırsa, asıl hüküm taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin olduğundan vekalet ücreti de kesinleşme şartına bağlıdır. Davalı icra mahkemesine şikayette bulunarak takibin iptalini isteyebilir; bu şikayet süreye bağlı değildir. Davacı ise istinaf incelemesi tamamlanıp karar kesinleştikten sonra, kesinleşme şerhli ilamla yeniden takip yapabilir.
Kesinleşme beklenmeden icra edilebilen kararlar
Kesinleşme istisnadır; kural, kararın hemen icra edilebilmesidir. Uygulamada kesinleşme beklenmeden icraya konulabilen başlıca kararlar şunlardır:
İdari yargı kararları bakımından da benzer bir ayrım yapılır. Yargıtay uygulamasında idare mahkemesi ilamlarında hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin kesinleşme beklenmeden icraya konulabileceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte idari yargı kararlarının icrasına ilişkin özel hükümler bulunduğundan, takipten önce ilamın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kesinleşmeden icra edilen karar bozulursa
Kesinleşme beklenmeden icraya konulabilen bir kararın sonradan kaldırılması veya bozulması mümkündür. Bu ihtimal, kesinleşmeden icranın alacaklı açısından taşıdığı başlıca risktir. İİK m. 40’a göre icra işlemleri sürerken ilam bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya Yargıtayca bozulursa icra işlemleri bulunduğu aşamada durur. Yeniden yapılan yargılama sonunda ilam tamamen veya kısmen hükümsüz kalırsa icra, tamamen veya kısmen eski haline iade olunur; borçlu bunun için ayrıca bir dava açmak zorunda kalmaz.
Uygulamada bu, alacaklının tahsil ettiği parayı iade etmesi anlamına gelir. Borçlu açısından ise kesinleşmeden icra edilen bir karara karşı kanun yoluna başvurmuşsa, teminat göstererek icranın geri bırakılmasını istemek, paranın alacaklıya geçmesini önlemenin en etkili yoludur. Bu süreç ve teminatın akıbeti tehiri icra yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Kesinleşmeden icraya konulan kararlara karşı yollar
İcra müdürünün denetimi
İlk denetim icra müdürüne aittir. İcra müdürü takip talebini incelerken dayanak ilamın kesinleşme şartına bağlı olup olmadığını gözetmeli, kesinleşmesi gereken bir ilam kesinleşme şerhi taşımıyorsa icra emri göndermemelidir. Uygulamada bu denetim her zaman yapılmaz; dikkatsizlikle gönderilen bir icra emri borçlu için hak kaybına yol açabilir.
Borçlunun şikayet hakkı
Kesinleşmesi gereken bir ilamın kesinleşmeden takibe konulması halinde borçlu, İİK m. 16 uyarınca takibin yapıldığı yer icra mahkemesine şikayette bulunabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2020 tarihli, 2017/2833 E., 2020/855 K. sayılı kararına göre bu durum kamu düzenine ilişkindir; şikayet yedi günlük süreye bağlı değildir ve icra mahkemesi şikayet üzerine takibi iptal eder. Aynı kararda, icra müdürünün böyle bir takip talebini kendiliğinden reddetmesi gerektiği de vurgulanmıştır. Şikayet usulü için icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikayet yazımıza bakabilirsiniz.
- İlamı ve takip talebini inceleyinİlamın hangi konuda verildiğini, kesinleşme şerhi taşıyıp taşımadığını ve takibe konu edilen kalemleri tespit edin.
- İcra mahkemesine şikayet edinTakibin iptalini ve gerekirse işlemlerin durdurulmasını isteyin. Süresiz şikayet hakkı olsa da gecikmek, haciz ve satış riskini artırır.
- Ödenen paranın iadesini isteyinTakip iptal edilmeden önce ödeme yapılmışsa, iptal kararıyla birlikte paranın iadesi talep edilir.
Sık yapılan hatalar
- Boşanma kararındaki tazminat veya iştirak nafakasını, boşanma bölümü kesinleşmeden takibe koymak.
- Tapu iptali ve tescil davasında hükmedilen vekalet ücretini kesinleşme beklemeden takibe koymak.
- Kira tespit kararına dayanarak kesinleşmeden kira farkı takibi yapmak.
- Borçlu olarak, kesinleşmeden takibe konulan ilam nedeniyle şikayet hakkını kullanmayıp ödeme yapmak.
- Kesinleşmeden icra edilebilen bir karar için tehiri icra yoluna başvurmayı geciktirmek.
Sık sorulan sorular
İstinafa giden bir kararı icraya koyabilir miyim?
Kural olarak evet. İstinaf ve temyiz kararın icrasını durdurmaz. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar ile tespit niteliğindeki bazı kararlar kesinleşmeden icraya konulamaz.
Boşanma kararındaki tazminat kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Hayır. Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakası boşanma hükmüne bağlıdır; boşanma bölümü kesinleşmeden icraya konulamaz. Tedbir nafakası ise kesinleşme beklenmeden icra edilebilir.
Tapu iptali ve tescil kararındaki vekalet ücretini hemen takibe koyabilir miyim?
Hayır. Asıl hüküm taşınmaza ilişkin ayni hakla ilgili olduğundan kesinleşme şartına bağlıdır; vekalet ücreti ve yargılama giderleri de asıl hükmü izler.
Kesinleşmeden takibe konulan karara karşı ne kadar sürede şikayet edebilirim?
Bu durum kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden şikayet süreye bağlı değildir. Yine de haciz ve satış riskini önlemek için gecikmeden icra mahkemesine başvurulmalıdır.
Ecrimisil kararı için kesinleşme beklemek gerekir mi?
Mülkiyet uyuşmazlığı çekişmeli hale gelmedikçe gerekmez. Ecrimisil bir para alacağı olduğundan karar kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla