Tapu iptal ve tescil davası, tapu kütüğünde gerçeğe ve hukuka aykırı biçimde başkası adına görünen bir taşınmazın kaydının iptal edilmesi ve gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi için açılan davadır. Taşınmaz mülkiyetinin korunmasında başvurulan en temel yollardan biridir: bir tapu kaydı yanlışsa, onu düzeltmenin yolu çoğu zaman bu davadan geçer.
Bu yazıda tapu iptal ve tescil davasının hukuki dayanağını, hangi sebeplerle açılabileceğini, kimin kime karşı dava açacağını, görevli ve yetkili mahkemeyi, harç ve dava değerini, ispat araçlarını ve iyiniyetli üçüncü kişi sorununu genel hatlarıyla ele alıyoruz. Her sebebin ayrıntısını, ilgili yazılarımıza verdiğimiz bağlantılardan okuyabilirsiniz.
- Ne için açılır?
- Yolsuz, yani geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan tapu kaydının iptali ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescili için (TMK m. 1024, 1025).
- Hangi mahkeme?
- Kural olarak asliye hukuk mahkemesi; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12). Aile konutu, tüketici ve kadastro uyuşmazlıklarında istisnalar vardır.
- Arabulucuya gitmek gerekir mi?
- Tapu iptal ve tescil davası, dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklar arasında sayılmamıştır.
- Süre var mı?
- Sebebe göre değişir. Yolsuz tescile dayanan davalar kural olarak süreye bağlı olmasa da önalım, irade bozukluğu ve kadastro öncesi sebepler gibi hallerde kısa süreler vardır.
Tapu iptal ve tescil davası nedir?
Türk hukukunda taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu kütüğüne tescille kazanılır (TMK m. 705). Ayni haklar kütüğe tescil ile doğar ve sıralarını tescil tarihine göre alır (TMK m. 1022). Mülkiyetin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması için resmi şekilde yapılması gerekir (TMK m. 706, TBK m. 237); satış ve bağış gibi resmi senetleri tapu müdürlükleri düzenler (2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26).
Tescil ilkesinin istisnaları da vardır. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırma gibi hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır; ancak yeni malik, tescil yapılmadıkça taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamaz (TMK m. 705/2). Bu nedenle mahkeme kararıyla mülkiyeti kazanan kişi de kararı tapuya tescil ettirmelidir.
Tescilin dayandığı hukuki işlem geçersizse ya da tescil hiçbir hukuki sebebe dayanmıyorsa kanun bu tescili yolsuz tescil olarak adlandırır (TMK m. 1024/2). Yolsuz tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kişi, tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m. 1025/1). Uygulamada “tapu iptal ve tescil davası” adıyla bilinen dava, kanundaki bu düzeltme davasıdır. Yargıtay, düzeltme davasının konusunun hem iptal hem tescil olduğunu, yalnızca iptal istenmesinin tescili kapsamadığını kabul eder. Yolsuz tescil kavramını, türlerini ve düzeltme davasıyla farkını yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil davası yazımızda ayrıntılı anlattık.
Bu dava kayıt düzeltmekten öte bir işlev görür. Mülkiyet hakkı Anayasa’nın 35. maddesiyle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesiyle güvence altındadır. Tapu iptal ve tescil davası, bu hakkın doğrudan korunmasını sağlar. Öte yandan kanun, tapu kaydına güvenerek iyiniyetle hak kazanan üçüncü kişiyi de korur (TMK m. 1023). Gerçek hak sahibinin korunması ile sicile güvenen kişinin korunması arasındaki denge, bu davaların en hassas noktasıdır.
Tapu iptal ve tescil davası hangi hallerde açılır?
Dava, tescilin arkasındaki hukuki işlemi geçersiz kılan veya tescili hukuki sebepten yoksun bırakan her durumda gündeme gelir. Uygulamada en sık karşılaşılan sebepleri, süreleriyle birlikte aşağıdaki tabloda özetledik. Süreler her olayda ayrıca değerlendirilmelidir; ayrıntılı süre tablosu için tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımıza bakabilirsiniz.
| Sebep | Kısa açıklama | Süre |
|---|---|---|
| Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) | Mirasbırakan, mirasçılarından mal kaçırmak için gerçekte bağışladığı taşınmazı satış gibi göstermiştir (01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İBK). Tescil, davacı mirasçının payı oranında yapılır. | Süreye bağlı değildir. |
| Ehliyetsizlik | Devreden, işlem anında ayırt etme gücünden yoksundur (TMK m. 13, 15). Adli Tıp raporu belirleyicidir. | Süreye bağlı değildir. |
| Vekaletin kötüye kullanılması | Vekil, sadakat ve özen borcuna aykırı olarak taşınmazı düşük bedelle ya da yakınına devretmiştir (TBK m. 506); alıcı bunu bilmekte veya bilebilecek durumdadır. | Yargıtay uygulamasında süreye bağlı tutulmamaktadır. |
| Hile, hata, korkutma | Devreden, esaslı yanılma, aldatma veya korkutma etkisiyle işlem yapmıştır (TBK m. 30-38). | Öğrenmeden veya korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren 1 yıl (TBK m. 39). |
| İnançlı işleme aykırılık | Taşınmaz, geri verilmek üzere güvenilen kişi adına tescil edilmiş; o kişi geri vermemiştir. Yazılı delil aranır (05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İBK). | Kural 10 yıl, iade istenebilir hale geldiği andan (TBK m. 146); yönetim amaçlı devirde 5 yıl riski bulunduğundan beş yıl içinde dava açmak en güvenli yoldur. |
| Sahte belge | Sahte vekaletname, sahte kimlik veya sahte mirasçılık belgesiyle tescil yapılmıştır. | Süreye bağlı değildir. |
| Ölünceye kadar bakma sözleşmesi | Bakım borcu yerine getirilmemiş ya da sözleşme mal kaçırma amacıyla yapılmıştır; dönme veya muvazaa iddiasıyla tapu geri istenir. | Geçersizlik ve muvazaada süre yok; borçlunun ölümünde sona erdirme için 1 yıl; bakım borcuna aykırılık nedeniyle dönmede 10 yıl gözetilmeli. |
| Kat karşılığı inşaat | Yüklenici edimini yerine getirmemiş, arsa sahibi sözleşmeden dönmüştür; yükleniciye devredilen paylar geri istenir. | Özel süre yok; dönmeden itibaren 10 yıl gözetilmeli. |
| Aile konutunun rızasız devri | Malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devretmiştir (TMK m. 194). Görevli mahkeme aile mahkemesidir. | Evlilik devam ettiği sürece. |
| Önalım (şufa) | Paydaş, payını üçüncü kişiye satmıştır; diğer paydaş payın kendisine devrini ister (TMK m. 732-734). | Bildirimden 3 ay; her halde satıştan 1 yıl (TMK m. 733/4; 25.12.2025 öncesi satışlarda 2 yıl). |
| Satış vaadi sözleşmesi | Noterde düzenleme şeklinde yapılmış satış vaadine rağmen satıcı tapuyu devretmemektedir; tescil istenir. | 10 yıl (TBK m. 146); taşınmaz teslim edilmişse zamanaşımı savunması dinlenmeyebilir. |
| Bağışlamadan dönme | Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemiş, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmiş ya da bağışlamaya bağlanan yüklemeyi haklı sebep olmaksızın yerine getirmemiştir (TBK m. 295). | Dönme sebebini öğrenmeden itibaren 1 yıl (TBK m. 297). |
| Kadastro öncesi sebepler | Kadastro tespitinden önceki bir hukuki sebebe (satış, miras, zilyetlik) dayanılarak tespitin aksi iddia edilir. | Tespitin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl (3402 s. K. m. 12/3). |
| Kazandırıcı zamanaşımı | Tapuda kayıtlı olmayan ya da maliki belirsiz taşınmazda olağanüstü zamanaşımı (TMK m. 713); yolsuz tescile iyiniyetle dayanan zilyet için olağan zamanaşımı (TMK m. 712). | 20 yıl / 10 yıl zilyetlik. |
Kazandırıcı zamanaşımına dayalı davalar, klasik anlamda bir kaydın iptaline yönelmeyebilir; çoğu zaman tapusuz bir taşınmazın tescili ya da kaydın zilyet adına düzeltilmesi istenir. Sonuç yine tapu kütüğünde bir değişikliktir.
Mirasbırakanın saklı payı zedeleyen kazandırmaları ise tapu iptaline konu olmaz; bu durumda mirasçının yolu tenkis davasıdır. Mirasçılık belgesinde adı geçmeyen mirasçının açtığı ketmi verese davası da bu kapsamda değerlendirilir.
Davayı kim açar, kime karşı açılır?
Davacı
Davayı, yolsuz tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kişi açar. Bu kişi çoğu zaman gerçek maliktir. Malik ölmüşse mirasçıları dava açabilir. Mirasçılar terekede elbirliğiyle malik olduklarından, kural olarak davayı birlikte açar ya da tereke adına atanan temsilci aracılığıyla hareket ederler (TMK m. 640). Muris muvazaasına dayanan davalarda ise her mirasçı, kendi miras payı oranında tek başına dava açabilir; diğer mirasçıların onayı aranmaz.
Paydaşlar, intifa ve üst hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri ve önalım hakkı sahibi de davacı olabilir. Her durumda davacının, kaydın düzeltilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmalıdır; hukuki yarar yoksa mahkeme esasa girmeden davayı reddeder.
Davalı
Dava, kural olarak tapuda malik görünen kişiye karşı açılır. Taşınmaz dava açılmadan önce el değiştirmişse, iptali istenen her kaydın maliki ve son kayıt maliki davaya dahil edilmelidir. Son malike yöneltilmeyen bir davada iptal ve tescil kararı verilemez. Kayıt maliki ölmüşse dava, mirasçılarının tamamına karşı açılır; mirasçılardan biri dışarıda kalırsa taraf teşkili eksik kalır.
Bazı davalarda Hazine de taraftır. Olağanüstü zamanaşımına dayalı tescil davaları Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisine karşı açılır (TMK m. 713/3). Hazine, orman ve kıyı gibi özel mülkiyete konu olamayan yerlerde kaydın iptali için davacı da olabilir. Tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararın tazmini için açılacak dava ise ayrı bir davadır ve Hazineye karşı açılır; ayrıntısı tapu sicilinin hatalı tutulmasından Hazinenin sorumluluğu yazımızda.
Babası yaşlılık döneminde evini komşusuna devreden ve bu devrin babasının ayırt etme gücünü yitirdiği bir dönemde yapıldığını düşünen mirasçı, davayı komşuya açar. Komşu evi bu arada başka birine sattıysa, yeni alıcı da davalı olarak gösterilmelidir. Yeni alıcının iyiniyetli olup olmadığı, davanın sonucunu belirleyen sorulardan biri olur.
Görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuk, harç
Görevli mahkeme
Mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, dava değerinden bağımsız olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m. 2). Tapu iptal ve tescil davaları da kural olarak bu mahkemede görülür. Bazı durumlarda ise uyuşmazlığın niteliği görevli mahkemeyi değiştirir:
| Uyuşmazlık | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Genel kural (muvazaa, ehliyetsizlik, vekalet, sahtecilik, inançlı işlem vb.) | Asliye hukuk mahkemesi |
| Aile konutunun eşin rızası olmadan devri (TMK m. 194) | Aile mahkemesi; bulunmayan yerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk |
| Konutu tüketici sıfatıyla edinen kişinin satıcı veya müteahhide karşı tescil talebi | Tüketici mahkemesi (6502 s. K. m. 73) |
| Kadastro tutanağı düzenlenmiş, henüz kesinleşmemiş taşınmaz (askı ilanı süresinde açılan dava, kadastro mahkemesine devredilen derdest dava) | Kadastro mahkemesi (3402 s. K. m. 25-27); tutanak kesinleştikten sonra açılan davalarda asliye hukuk |
Riskli yapıda konut niteliğindeki bağımsız bölümün maliki ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat uyuşmazlığında Yargıtay tüketici mahkemesini görevli saymıştır; birden fazla bağımsız bölüm veya işyeri alan arsa sahibi için asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevin tartışmalı olduğu durumlarda ilk itiraz ve görevsizlik kararları zaman kaybettirir.
Yetkili mahkeme
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12). Taraflar bu yetkiyi sözleşmeyle değiştiremez; mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetir. Birden fazla taşınmaz farklı yerlerdeyse, her biri için kendi yer mahkemesinde dava açılması gerekir.
Dava şartı arabuluculuk
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B, dava şartı arabuluculuğu kira, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarla sınırlamıştır. Tapu iptal ve tescil davası bu sayılanlar arasında yer almaz. Tüketici mahkemesinde görülen davalarda da taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuğun dışında tutulmuştur (6502 s. K. m. 73/A). Taraflar isterse ihtiyari arabulucuya başvurabilir; taşınmaz devrine ilişkin uyuşmazlıklar ihtiyari arabuluculuğa elverişlidir.
Harç ve dava değeri
Tapu iptal ve tescil davası nispi harca tabidir. Dava değeri, taşınmazın dava tarihindeki gerçek (piyasa) değeridir; tapuda gösterilen satış bedeli ya da emlak vergisi değeri esas alınmaz. Kadastro mahkemesinde ise harç ve yargılama giderleri, taşınmazın son beyan dönemi emlak vergisi değeri üzerinden hesaplanır (3402 s. K. m. 36). Davacı yalnızca bir payın iptalini istiyorsa, dava değeri o payın değeridir. 2026 yılında dava açılırken asliye hukuk başvurma harcı 732 TL ile nispi karar ve ilam harcının (binde 68,31) dörtte biri peşin ödenir; kalan kısım karar sırasında alınır.
Değeri 4.000.000 TL olan bir dairenin tamamı için açılan davada nispi harç 4.000.000 × 0,06831 = 273.240 TL’dir. Dava açılırken bunun dörtte biri olan 68.310 TL ile 732 TL başvurma harcı ve gider avansı yatırılır.
Değer dava dilekçesinde düşük gösterilirse, mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenen değer üzerinden harcı tamamlatır. Tüketici mahkemesinde tüketicinin açtığı davalar harçtan muaftır (6502 s. K. m. 73/2). Harç tutarları her yıl yeniden belirlenir.
Keşif, bilirkişi, tebligat ve tanık giderleri gider avansından karşılanır ve davanın sonunda kural olarak haksız çıkan tarafa yüklenir. Mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır; bu ücret, müvekkil ile avukatı arasındaki sözleşmeden doğan ücretten ayrıdır.
Dava şerhi ve ihtiyati tedbir
Dava sürerken davalı taşınmazı üçüncü bir kişiye satarsa, yeni alıcı tapuya güvendiğini ve iyiniyetli olduğunu ileri sürebilir. Bunu önlemenin iki yolu vardır:
- Dava şerhi: Davanın varlığı tapu kütüğüne yazılır. Şerh devri yasaklamaz; ancak taşınmazı sonradan edinen kişi davayı bilmediğini ileri süremez ve verilecek karardan etkilenir (TMK m. 1010).
- İhtiyati tedbir: Mahkeme, haklılığın yaklaşık olarak ispatı halinde taşınmazın devrini ve üzerinde hak kurulmasını yasaklayan tedbire karar verir (HMK m. 389 vd.). Kural olarak teminat istenir. Taşınmazı korumanın en güvenli yolu, devir ve temlik yasağı içeren bu tedbirdir.
Tedbir alınmamış ve taşınmaz dava sırasında devredilmişse, davacı davaya devralana karşı devam etmek ya da davasını tazminata dönüştürmek arasında seçim yapabilir (HMK m. 125).
Tedbirin şartları, teminat, itiraz ve dava şerhiyle farkı tapu iptal ve tescil davasında ihtiyati tedbir yazımızda anlatılmıştır.
İspat ve deliller
Kaydın yolsuz olduğunu davacı ispat eder. Tapu kaydı kural olarak doğru kabul edilir; bu karinenin aksini kanıtlamak davacıya düşer. Sık başvurulan deliller şunlardır:
- Tapu kaydı ve akit tablosu: Taşınmazın geçmişi, devir tarihleri, gösterilen bedeller ve işlemde kullanılan vekaletname tapu müdürlüğünden getirtilir.
- Resmi senet ve dayanak belgeler: Vekaletname, mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları ve imza örnekleri.
- Keşif ve bilirkişi: Taşınmazın gerçek değeri, kullanım durumu ve bedeldeki fark keşifte belirlenir.
- Adli Tıp raporu ve sağlık kayıtları: Ehliyetsizlik iddiasında işlem tarihindeki ayırt etme gücü bu raporla belirlenir.
- Tanık: Muvazaa iddiasında üçüncü kişi konumundaki mirasçı tanıkla ispat edebilir; inançlı işlem iddiasında ise kural olarak yazılı delil aranır.
- Banka kayıtları ve ceza dosyası: Bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve sahtecilik iddiaları bakımından önemlidir.
Delillerin kaybolma tehlikesi varsa, dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir (HMK m. 400 vd.).
İyiniyetli üçüncü kişi sorunu
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m. 1023). Yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi ise bu korumadan yararlanamaz (TMK m. 1024/1). Tapu sicili herkese açık olduğundan, kimse tapudaki bir kaydı bilmediğini ileri süremez (TMK m. 1020/3).
Uygulamada ayrım şöyle işler: yolsuz tescille taşınmazı doğrudan edinen kişi (ilk el) kural olarak korunmaz. Ondan iyiniyetle satın alan sonraki kişi ise korunabilir. Sonraki alıcının akraba ya da iş ortağı olması, bedelin rayiçten çok düşük olması, devirlerin kısa sürede art arda yapılması, tapuda şerh bulunması iyiniyeti çürüten olgulardır. İyiniyetli üçüncü kişi korunduğu için kaydın iptali mümkün olmazsa, gerçek hak sahibinin yolu tazminattır: yolsuz tescile sebep olanlardan tazminat istenebileceği gibi, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlar için Devletin kusursuz sorumluluğu da gündeme gelir (TMK m. 1007). Ayrıntılar için tapu siciline güven ilkesi ve iyiniyetli üçüncü kişinin korunması yazımıza bakabilirsiniz.
Dilekçeyi terditli kurun. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse ya da devredilme ihtimali varsa, asıl talep olarak tapu iptal ve tescil, bu talep kabul edilmezse terditli olarak tazminat istenebilir (HMK m. 111). Böylece iyiniyet savunması kabul edilse bile ikinci bir davaya gerek kalmaz.
Davanın sonuçları
Dava kabul edilirse mahkeme yolsuz kaydın iptaline ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verir. Muris muvazaasında tescil, davacı mirasçının miras payı oranında yapılır. Paylı mülkiyette tescil, davacının pay oranına göre yapılır.
Taşınmaz davalının fiili kullanımındaysa, aynı davada elatmanın önlenmesi ve taşınmazın teslimi istenebilir. Davalının taşınmazı haksız olarak kullandığı dönem için ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edilebilir. Değer kaybı ve kullanım kaybı gibi zararlar için tazminat istemi de gündeme gelir.
İptal edilen satışta davalı alıcı bedel ödemişse, bedelin iadesi ayrıca tartışılır. Muvazaalı işlemlerde gösterilen bedel çoğu zaman ödenmemiştir; gerçekten ödenen bedelin iadesi ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.
İstinaf, temyiz ve kararın tapuya tescili
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilir (HMK m. 361). 2026 yılında açılan davalarda istinaf sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı 682.000 TL’dir; bu sınırlarda davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır (HMK ek m. 1/2).
Taşınmaza ve ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu nedenle tapu iptal ve tescil kararı, kanun yolu incelemesi tamamlanıp kesinleşince tapu müdürlüğüne gönderilir ve tescil bu aşamada yapılır. Yargılama sürerken konulan tedbir veya dava şerhi, kesinleşmeye kadar taşınmazı korur.
Sık yapılan hatalar
- Taşınmaz el değiştirdiği halde davayı yalnızca ilk alıcıya açmak, son kayıt malikini davaya dahil etmemek.
- Ölen kayıt malikinin mirasçılarından birini davalı göstermeyi unutmak.
- Davayı davacının ya da davalının yerleşim yerinde açmak; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
- Dava şerhi veya ihtiyati tedbir istememek ve dava sürerken taşınmazın iyiniyetli bir alıcıya satılmasına izin vermek.
- Önalım, irade bozukluğu ve kadastro öncesi sebepler gibi kısa sürelere tabi halleri süresiz sanmak.
- Dava değerini tapudaki satış bedeline göre göstermek; harç sonradan gerçek değer üzerinden tamamlatılır.
- Aile konutu veya tüketici uyuşmazlığını asliye hukuk mahkemesinde açarak görevsizlik kararıyla zaman kaybetmek.
Sık sorulan sorular
Tapu iptal davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde. Aile konutunun rızasız devrinde aile mahkemesi, tüketici sıfatıyla konut edinen kişinin davasında tüketici mahkemesi, kadastro tutanağı henüz kesinleşmemiş taşınmazlarda kadastro mahkemesi görevli olabilir.
Tapu iptal davası açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Tapu iptal ve tescil davası dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Ancak aynı uyuşmazlık kira, ortaklığın giderilmesi veya kat mülkiyetinden doğuyorsa arabuluculuk aranabilir.
Tapu iptal davasında harç ne kadar?
Nispi harç, taşınmazın dava tarihindeki değerinin binde 68,31’idir. Dava açılırken bunun dörtte biri ile başvurma harcı peşin ödenir; kalanı karar aşamasında alınır.
Tapu iptal davası kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Yolsuz tescile dayanan davalar (muvazaa, ehliyetsizlik, sahtecilik gibi) kural olarak süreye bağlı değildir. Önalımda 3 ay ve 1 yıl, irade bozukluğunda 1 yıl, kadastro öncesi sebeplerde 10 yıl gibi süreler vardır.
Taşınmaz başkasına satıldıysa tapu iptal davası açılabilir mi?
Açılabilir; dava son kayıt malikine de yöneltilir. Son alıcı iyiniyetliyse kazanımı korunur ve gerçek hak sahibi tazminat isteyebilir. Alıcı yolsuzluğu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa kaydı iptal edilir.
Tapu iptal davası ne kadar sürer?
Keşif, bilirkişi incelemesi, Adli Tıp raporu ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Taşınmaza ilişkin karar kesinleşmeden tapuya tescil edilemediğinden, istinaf ve temyiz süreleri de toplam süreye eklenir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla